"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



 



Geri Dön Yazıyaz Forum > Edebiyat > Öykü ve Denemeleriniz

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Devletmek

/

konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Öykü - Deneme Çalışmalarınız...


Cevapla
 
Konu Araçları
Eski29-03-08, 23:30  #1
Godot
 
Godot'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 279
Devletmek



I

Medya yaramaz latin çocuk
Anasıyla babası ta ezelden kavgalı
Dadısı devlet soyutluğundan utanan bir yaşlı kadın
Aktör kulplu seyirciler bilinçli olmanın acısını çekiyorlar doğduklarından beri
Bir temaşa aleminde zamanın umursamazlığından öğrendiler yaşamayı

Medya kaplumbağayla köstebeği tokuşturan ipsiz çocuk
İnsanlar kör horoz taklidi yapmaya hevesli hafifmeşrepler
Kavga varoluş kaygısına örtülen perde
Adalet milyon yıl önce konuşmak isteyen dilsize atılan istif şamarı
Ahlak bir meczubun ağzından kaçan küfrün kibar ismi
İnanç kulpların renk değiştirmesine basılan kahkaha

Ben düştüğüm topraktan biliyorum efendim


Heves o yaramazdan utanan uslu bir çocuk
Umut onun önüne bırakılan kendi kendiyle oynayan oyuncak

Az önce aşk diye bir şeyin tartısından geçtiler sıra sıra
Ve bedava çıktılar ağlayarak

Bir köşede iki kişi halbuki uzaktayken ikiz gibiydiler
Birbirlerine sarılıp yabancı oldular şimdi

Ve herkese üstten bakmaya çalışan bir hafız
Ona küçük bir zafer verin
Anlayacaktır
Yoldan geçen bir köpeğin bakışında tüm insanlar eşittir









II


Tahterevallide inip kalkan ve gülüp somurtan işbirlikçi çocukların adı nedir?

diye sordu yüzünü göremediğim bir adam, cevapladım...

Ben düştüğüm topraktan biliyorum efendim, yalan söylemeyi bıraktım bir zaman önce..
Eski anı kağıtlarının arasına sıkıştırılmış kendine kutsal rejim yeminleri oyunlarıdır.

Mağaradakiler bir yanılgıyla güneşi görene kör dediler ve onunla dalga geçtiler. Ah benim hüzünlü Platon’um şimdilerde herkesin başına bir mağara ören Devlet ana bahçesi sulayıcısını görseydi!

Seni uzak bir adaya hayallerini ve gerçek bildiklerini gömmeye gönderecekler...
Annen ve baban da böyle yaşamıştı, sen de böyle yaşayacaksın, alışmak en kolayın olacak merak etme, sömürüldüğünü hissetmedikten sonra her tehdit bir latifedir senin için..

Oraya giderken eline bir meşale verecekler ve bu tarafa geç diyecekler sana..
"Bu şekilde gitmen daha kolay olur."
Ben bir tarafa geçmek istemiyorum dediğinde yapay değerden yapılma urbaları sırtına giydirmeyecekler, belki üstündekileri de alacaklar...

İşte burada doğruyu söyleyenin kim olduğunu tahmin etme ve kendi inancımızı tatmin etme oyunu oynuyoruz. Uğruna gözyaşları döktüğümüz onca habersiz eğreti dilaverler için hep beraber dualar edelim, yarın ben bir kez daha taşlardan kutsal varlıklar yaratacağım...

Ve yarattığım o kutsal varlıklar uğruna gerçek kutsallğımı kurban edeceğim, ardından ağlamak benim en büyük sermayem olacak...

Devlet ana dilsizdir ama ona su veren yaramaz çocuğun her zaman bir sözü vardır ve onu tekrar eder durur, "daha iyi ya... daha iyi ya"...

Devlet ana hiç yaşlanmaz, ama benim oğlum yaşlanır, ihtiyar bir adam olur ve sefalet içinde ölür...

Devlet’in oturduğu evin etrafında mecburi ve sonradan kutsanmış sinekler uçar ve kendi kutsallığından bi-haber olan benim küçük oğlum "büyüyünce o sinekler gibi olmak istiyorum" demeye başlar...

Sineklerin az yaşaması Devlet ananın umrunda olmaz, Devlet ananın hisleri eğretidir, ve başkasının ağzından konuşur, devamlı iki yüzlüdür, kendi soyutluğunu fırsat bilip, insanlara damgalanan ahlak kısıtlayıcısının kendisi için bir anlamı olmadığını akledip, ulusların üzerine basıp yüksekte olan arkadaşlarını görmeye çalışır...

Bilincin acısını çeken halk kesimi, acı halkasını koluna bilezik yapar ve diğer kesimin mağaralarına onlardan birer yem olarak atar, diğer kesim acıyı bilezik yapamaz, ve acıyı hayatlarına bir soy isim olarak koymayı uygun bulurlar...

Hafifmeşrep genç kuşak yaramaz çocuğun yaramazlıklarını kendinden şüphe etmeyecek kadar asil duran diğer kuşağa öğretir..

Kısa bir yaşamları olur hepsinin ve hepsi bu yaşam müddetince birer gölge olduklarının farkında olmadan sahte gölgelerine basmaya çalışırlar, rüyada yaşadıklarının farkında olmadan kendilerine "gerçek" tahayyül ettikleri vasıflar yakıştırırlar...

Tahterevallide inip kalkan ve gülüp somurtan iki çocuğun ismi "ben" ve "o" dur...
Bu yüzden ikisinin aynı anda gülüp aynı anda ağladığı bir oyun bulmaya çalışan ve "biz" olmak isteyenler kendi içlerinde bölünerek zincirde bir halka olmaya devam ederler...

Yeni gelen, zincirde zayıf bir halka olmamak için diğer halkaların ne şekilde olduklarına bakar ve onları taklit eder, diğerleri de bir başka halkayı taklit ettiği için özellikler ve zincire tutunma şekilleri devamlı değişir...

Ve Devlet ana bu zincirlemenin adını "hayat" koyduktan sonra taklitler bir ömür sürer...

Godot Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 29-03-08 23:33 .
Godot is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 11:04.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz