| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
| Ali Yaşar / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Ustaların şiir, roman gibi edebi eserleri |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Mar 2008 Ülke / Şehir: Hatay
Mesajlar: 62
| De yeter artık... (1) Dört yanımız trahomlu gözler heyulası Domuz bağı Cereyanlı tel Filistin askısı İleri geri tutar yanı yok Üstümüz çapraz ateş Altımız mayın tarlası... Kükremiş aslan sesi duyulan feryat Kan bulaşığı ağızlarda ölü etimiz Ayaklar altında Çamurlar içinde çiğnendi Ebeveynlerimizin bile görmediği mürüvvetimiz... Soslu sözlerin aslı astarı yok Kökler saksıda Dallar el uşağı Fikirler sığ Fiiller banal Sohbetler belden aşağı... Kör kalem murdar yazı Şer kurşun hoyrat sızı Öbek öbek taladılar gülistan obamızı... Şaşaalı vaatler şırıngayla zehir Meymenetsiz yüzlerde cüzam salgını Fitne fesat koynumuzda yatılı misafir... Suyumuzu bulandırdılar Ekmeğimizi dolandırdılar Yetmedi İstila ettiler topraklarımızı Yerimizi çahşattılar... Yaktılar harmanlarımızı Yıktılar haymalarımızı Barışın ve özgürlüğün gönderine hışımla çekilen haset Gark olmuş yarınların resmidir Kürediler hülyalarımızı... Unutma ki Bu özümüze saldırıdır Bu türkülerimize düşen tetik Halaylarımıza atılan molotof kokteyli Yavrularımızın gırtlağında sustalı Nasırlı ayağımıza batan iğde Şalvarımızın peyiğinde karaçalı Bu dilimize vurulan gemdir... Sis bulutu içinde Ağrı dağının silüeti Çıldırmış tanrıları Nemrutun Fıratın deli cesareti Su altında Hasankeyf Kıtlık kıran Harran Mecalsiz Munzur Bu Çukurovanın felaketi Hayra yorulmayan kemdir... Töremize ana avrat küfür Boğazımızda haram lokma Mahremiyetimize namertçe uzanan el Namusumuza çözülen uçkur Alnımızda kara damga Bu canların cebelleştiği mahşeri cemdir... Bu kınından çıkan kılıç Alnı beşik eşkine kısrak İnceldiği yerden kopan ip Yayından fırlayan ok Kemiğe dayanan yağlı bıçak Bu dervişin sabra doyduğu demdir... Bunlar gavur dölü İt irsi, hınzır soyu Şah damarı çatlamış arsızlar Bunlar melun cevazlı Cazgır avazlı, pis boğazlı Rızkımızı çalan hırsızlar bunlar... Bunlar ayrık otu Barut tozu, kibrit suyu İsa'nın asıldığı çarmıh Yusuf'un atıldığı dipsiz kuyu Bunlar Deccal, Yezid, Firavun Merhameti merhum kanun Mazluma kan kusturan soysuzlar bunlar... Elleri cebimizde soyguncular Nefesleri ensemizde hortumcular Bunlar çıyan çerisi Sırtlan sürüsü Kan emici vampirler Et obur akbabalar Leş yiyen kargalar bunlar... Düşün hele Kambur sırtlarımızda çatılan keyf-i alem Eteklerimizde tutuşan çağ yangınları Mahpus damlarında atılan arpa boyu voltalar Ve kılı kırk yaran umut Acı çığlığımız Düşün bir Garnitür sofralarda karın ağrısı paylaşım Boşa çalan kaşıkların kahır yüzü Sabır şöleni şükürler Gök gürültüsü Yani açlığımız... Demem o ki Tanı bunları İyi belle... Kuşluk vakti gözlerine bürünen karanlık Çorak iklimlerin kısır bulutları Kır zincirlerini esaretin emzirdiğin güneşlerle Yık içindeki haksızlığa susan dilsiz putları Üstüne biçilmiş pejmürde kaftanı yırt... Sana reva görülen bu hayat Bu rezil yaşantı hakkettiğin değerin değil Yalnızlık Allah'a mahsus Hainlik kötünün harcı Ezginlik kaderin değil... Oy benim Giryanım Ciğerimin köşesi Yoluna gurbanım... İtaat, canhıraş ölüm Sükut, zulüm silsilesi... Uyan söğüt gölgesi uykulardan Sırtını sevdalara yasla Ve sarıl sadık sevdiğine... Karşında ihanetin semiz gövdesi Ve kulak tırmalayan kışkırtıcı sesi Oturttur taşı gediğine... Kör şeytanın kör gözüne sokarcasına parmağını Çal kaleme Vur mızraba Bas tetiğe Sustur bu parazitleri Tak etti canımıza De yeter ettikleri... (2) Sen anasın Kürt kızı Türkmen özü Alevi yüzü… Sen babasın Laz oğlu Çerkez soylu Afşar boylu… Aynı ağaç, ayrı dal Kök bütün, farklı dil Biz biriz Beraberiz Ne sen bana yabancı Ne ben sana el… Daha dün Rusya’da soğuktan kırılmadık mı Çanakkale’de omuz omuza kahpece vurulmadık mı Giden gelmedi Yemen’e Kore’de kabrimiz belli değil Yavru vatan Kıbrıs’ta yekvücut dirilmedik mi… Peki bugün ne değişti Yenimiz mi yerimiz mi Etimiz mi derimiz mi Yoksa toprağa can katan Kanımız mı terimiz mi… Sen yiğitsin Sözünün erince mert Perçinli öfkence sertsin Sen sınır boylarında uç beyi Kılıcı keskin süvari Sen kudurmuş dalgalara kürek çeken leventsin… Susma…Haykır Bitsin artık yüzüstü sürünüş Başlasın şanlı direniş Bendini çiğneyen sel gibi akarcasına Küfrün bağrına hançeri sokarcasına Ülkemin makus talihini yıkarcasına Durma…Saldır Ürkme çakal seslerinden Dik tut başını Sık dişini Yumruğunu kaldır… Bilmeliler ki; budamakla ağaçlar kurumaz Vuruldukça püskürecek filizleri Anadolu’nun Körpe çıvgınlar boy verecek Çatlayacak tohum Yarılacak meme Ana rahminden fırlayacak çocuk Mayası sağlam soy verecek… Ali Yaşar Budamakla ağaçlar kurumaz...vuruldukça püskürecek filizler... |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Yaşar Kemal’e ‘Özgür İnsan’ ödülü verildi. | LiberterKedi | Edebi tartışmalar ve kitap tanıtımları | 15 | 20-06-08 15:47 |
| "Orhan Pamuk ve Yaşar Kemal bizde ders veremez" Mesut Parlak | redyellow | Türkiye Siyaseti | 45 | 25-01-07 18:13 |
| İnsan ne ile yaşar? | phidas | İnsan Bilimleri | 24 | 12-11-06 13:00 |