"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
|
![]() |
| |||||||
İran ve sol/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Dünya'daki gelişmeler, Dış ilişkiler, Avrupa Birliği |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 3,964
| "70'lerin ikinci yarısı Şah karşıtı gösteriler yoğunlaştı, İslamcılarla solcular ortak cephede yer aldı. Şah'ı devirip demokrasi getireceklerdi. Üye sayısı milyonu aşan İran Komünist Partisi (TUDEH) yönetimi, mollalara iki isim yakıştırdı: İlerici Din Adamları, Devrimci İslam. 16 Ocak 1979'da Şah, İran'ı terk etti. 1 Şubat'ta Humeyni Tahran'a döndü, 1 Nisan'daki halkoylamasının tek maddesi vardı: İslam Cumhuriyeti'ne evet mi hayır mı? O koşullarda hayır çıkması olanaksızdı. Solcular hâlâ uyanmamıştı! *** Bir yıl sonra Şubat 1980'de Humeyni, üzerine küçük bir yetki aldı: Tüm yargı atamalarını yapmak! Nisanda "İslam Kültür Devrimi" paketi kabul edildi. Artık başka kültür yoktu. Ve sol uyandı! Tüm üniversitelerde eylemler yapıldı, karşı çıkıldı. Mollalar buna çok demokratik yanıt verdi: "Üniversiteler iki yıllığına kapatılmıştır." Bu zaman diliminde üniversitelerdeki molla rejimine karşı çıkan tüm öğrenciler, öğretim üyeleri ayıklandı. 1983'te son darbe indirildi: Tüm TUDEH yöneticileri tutuklandı. O süreçte İran'da molla rejiminin kıyımına uğrayan solcu, aydın sayısının 2 milyon olduğu tahmin ediliyor. Kadınlar için ayrı bir pencere açalım... Mollalar ilk günlerde başı açık kadınlara dokunmadılar. Biraz güçlenince devlet dairelerinde kara çarşaf şart dediler. Kadınlar buna gülüp geçtiler, olur muydu öyle şey? Bu yasanın çıkma arefesinde Tahran sokaklarında tümü kadın 50 bin kişi yürüdü. Rejimin ikinci yılında devlet dairelerinde, sokaklarda, özel işyerlerinde, kısacası hiçbir yerde başı açık tek kadın kalmamıştı. Başı kapalı ama ojeli olduğu anlaşılan kadınlar, rejim muhafızları Pasdaranlar tarafından sarı renkli minibüslere götürülüyor, elleri içi böcek dolu poşetlere sokuluyordu. " Mustafa Balbay' ın Nisan 2007' de yazdığı bir yazısı. Başka bir forum sitesinden alıntı yaptığım için tam link vermiyorum. Bilindiği üzerine Humeyni' yi Fransa muhafaza etmiş ve beslemiştir. Bazen şöyle denir; "Şahı solcular devirdi, başa mollalar geçti".. Ne kadar doğrudur sizce? ABD ve Avrupa' nın bunda rolü nedir? İran solcuları neden kendilerini mollalar ile şah arasında bir tercih yapmak zorunda hissetmiş? Daha sonra milyonlarca solcu desteklediği mollaların ihanetine uğramış, işkencelerle öldürülmüştür, binlerceside yurtdışına kaçmak zorunda kalmıştır. Biraz İran' ı tartışalım... __________________
Yok! fenerbahçeli Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 13-04-08 02:17 . |
|
| #2 | |
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 160
| abd; devrimin şokunu atlatır atlatmaz karşı devrimi geliştirme ve yönetme politikalarına girişti. dışarıdan saddam denen işbirlikçisini irana saldırtırken içeride de geniş bir işbirlikçi ittifak arama oluşturma faailiyetine girişti. bu sırada son derece kullanışlı çünkü oldukça militan iki grup abd karşı devrim politikaları ile uyumlu faailiyetlere başladı. tudeh ve halkın mücahidleri.... tudeh in ilk ciddi eylemini burada hatırlatarak konuya şimdilik ara verelim.. DR. beheşti ve 72 arkadaşının bombalı saldırı ile şehid edilmesi. Dr.Beheşti kimmi. iranda sosyalist islamın yegane şansı muhafazakar mollaların baş düşmanı olarak gördükleri hem halkın çok sevdiği hemde gerçekten o toplumun islam sosyalizmini üretebilmesinin tek şansıydı.imam humeyninin ve iran halkının umuduydu.şehid edildiği günlerde toprak reformu prıjesini hayata geçirmeye çalışıyordu. Allah ona ve yanındakilere rahmet etsin. işte tudeh bu. abd nin tetikçisi. daha sonra tudeh ve halkın mücahidleri ırakta konuşlandı ve ırak ordusunun operasyonlarına katıldı. İran abd emperyalizmine direniyor. sizler de abd söylemlerine açılımlarınızla katkı yapmaya devam edin bakalım. extreme357 Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 13-04-08 16:21 . |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 380
| iran da yaşananlar devrim değil emperyalist ülkelerin ekonomik savaşadır. abd, tescilli uşağı şah rıza yı kullanarak hep bana hep bana poltikasını güdünce fransa ve almanya bundan hoşnut olmadılar, bu büyük pazarda onlarında sözü olmalıydı. hiç zaman kaybetmeden drakula nın sakallı versiyonu humeyni yi besleyip kıvamına getirdiler, abd farkedinceye kadar iş işten geçmişti. tabi bu arada olan iran aydınlarına oldu, onlar daha demokratik bir iran beklerken yobazlık kelimesinin anlamına anlam katan ayetullah, kapkaranlık bir iran yarattı. devrime destek veren solcularda üçün birini aldı. __________________
kirli bir ırmaktır insan.kirli bir ırmagı icine alması ve bozulmadan kalması icin deniz olmalı insan hector Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 13-04-08 18:24 . |
|
| #4 | |
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 160
| maximus sen her platformda aynı şeyi yapıyorsun. tek kelime ile terbiyesizsin. şu an almanya ve fransa mı var iran petrolunun başında.... yalan söylemek tek yaptığın |
|
| #5 | |
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 160
| seninle yüzyüze tartışmak isterim.... |
|
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 1,406
| Dostlar, 1979 İran İslam Devrimi süreci ve Humeyni'nin Tahran'da uçaktan inerken milyonlar tarafından karşılanışının siyah beyaz görüntüleri bugün dahi gözlerimin önündedir.. İran İslam Devrimi ABD'ye rağmen,İran halkı tarafından gerçekleştirilmiştir.. TUDEH ve sair siyasi gruplar da bu işe destek vermiş olsalar da,devrimin lokomotifi Paris'teki imam'dan gelen bir emri 1 saat içerisinde tüm İran'a telefon zinciriyle yayıp,meydanlarda icraya koyan İSLAMCI harekettir.. Bu işin ve liderliğin böylesine tesirli olma nedenini,CAFERİ AKAİDİ içeriğinde aramak gerekiyor..Ayetullah'lar tesirli şahsiyetlerdir.. *********************** İran'da seçmen yaşı 18'dir...Herkes gider oyunu kullanır,ancak herkesin seçilme hakkı yoktur..İran'da seçilme hakkı " Anayasa Koruyucular Konseyi " tarafından belirlenir..Bu kurum izin vermezse kimse aday olamaz.. Bu o zaman ne manaya gelir...Bu kurum istediği şekilde meclise şekil şemail verebilir... ************************ Şimdi işe bir de ters taraftan bakalım... İran Meclisinin yasama,kabine ve cumhurbaşkanını denetleme,görevden alma gibi muazzam yetkileri vardır.Anayasalarında açıkça belirtilmektedir.. Buraya kadar tamam... Ancak bu noktada ortaya VELAYET-i FAKİH çıkar..Bu kurumun bizzat kendisi ve kendisine bağlı birimleri DENETİM görevini yerine getirir.. Neyi denetler,onaylar. ?..Tabi ki Meclisi ve Cumhurbaşkanını.. Meclis rejimin sınırları dışında kanun yapamaz..Yapılan kanunlar Şuray-e Negehban (Anayasa Koruyucular Konseyi) onayından sonra uygulanmaya başlar.. Bu konsey 12 kişilik bir kadrodan oluşur..Kanunların Anayasaya ve İslam fıkıhına uygunluğunu tesbit eder.. Bununla da kalmaz Cumhurbaşkanlığı, Milletvekilliği,Yerel seçimlerin adaylarını denetler..Uygun görmediğini veto eder..Onaydan geçen aday olabilir.. Ayrıca gerektiğinde kazanılmış bir seçimi iptal etme selahiyetine de haizdir.. Peki bu KONSEY üyelerini kim atıyor ?..Bu yetki de görev başındaki dini lidere aittir... İRAN'da SOLCULUK başlığı konusunda üretimde bulunan arkadaşlarımızın,bu ülkedeki seçme-seçilme konusuyla alakalı yukarıda yazılanları dikkate alacaklarını umut ediyorum... Saygılarla.................harbey................. ....... harbey Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 13-04-08 23:32 . |
|
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 1,406
| Eğer solcuların icraatları adına GEÇMİŞ konuşulacaksa,1973 petrol buhranından dolayı artan petrol fiyatları nedeniyle ŞAH'ın en önemli silahı PETROL gelirlerinin düşme (düşürme) sebeblerini irdelemek icab eder.. İran solu hakim oldukları petrol çalışanları üzerinde yaptıkları faaliyetler,petrol sanayiinde yaygınlaştırdıkları GREVLER ile günlük üretimi 1978'de 6 küsur milyonlardan,500-600 bin varillere kadar indirip,ŞAH'ın ŞAH DAMARINI ekonomik olarak kesmişlerdir.. Nitekim ilk büyük olaylarlar da 1978'in Ağustosunda İsfehan'da patlamış..Sıkıyönetim ilan edilmiş,Başbakanlığa vaziyeti yumuşatsın diye Cafer Şerif İmami getirilmiş,bu da fayda vermeyince büyük şehirlerin tamamında sıkıyönetim ilan edilmişti...Arkası uzun hikaye... Ayrıca o dönemki SOL cenah adına TUDEH'in haricinde olarak,Marksist Fedayin-i Halk teşkilatını da bir tarafa notlamak gerekir... Harbey.............. |
|
| #8 | |
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 160
| Sayın Harbey; İran herşeyden önce ciddi bir uluslararası emperyalist karşı devrim hareketinin muhatabı olarak rejimini koruma endişesi içerisindedir.Uzun yıllar süren savaş halen devam eden uluslararası yanlızlaştırma politikaları ve bunun yanında kendi iç sorunlarının kullanılarak yıpratılması..... Aslında devrim ne yazıkki daha ilk günlerinde kesintiye uğrayarak kendi statükoculuğunu üretmiştir ne yazıkki. İmam humeyni; Dr.beheşti ve kadrosunun şehadetinden sonra gelenekçiler tarafından bir anlamda tasviye edilmiştir. Pek çoğuna bu söylediklerim anlamsız gelebilir. Ancak devrim pek çok projesini hayata geçirebilme şansı edememiştir. bunun sebeplerinden bir tanesi de kendisini komünist diye tanımlayan abd maşalarıdır. ne çeşit bir komünist saddamın komutası altında kendi topraklarına karşı savaş yürütür bu ayrı mesele. uzun sözün kısası, söylediğiniz anti demokratik uygulamalar eleştirel anlamda anlamlı değil. Bizim ülkemiz bu bağlamda iran kadar risk altında olmadığı halde, üstelik demokratik geleneği daha uzun bir geçmişe de sahipken, aynı sorunlar bu ülke için de halen geçerli değilmi. tek farkla bizde anti demokratik uygulamalar irana nispetle biraz daha rafine olmuştur. ancak ne olursa olsun hala iran için umudumu kaybetmedim. sonuçta devrimi o insanlar yaptı. açılımlar sağlamayı da başaracaklardır. devrimin usuli(gelenekçi) anlayışa teslim olmasını kabullenmeyeceklerdir. faşizan uygulamaları bir an önce tasviye ederek durdurulan devrimi yeniden harekete geçireceklerdir. siz bizim ülkemiz için de aynı şekilde umutlumusunuz. |
|
| #9 | |||||||
![]() Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 1,406
| Sayın Extreme357, Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Ayrıca rejimi ne olursa olsun Ortadoğu isimli MELANET coğrafyasında DEVLET denen otoritelerin BATI tarzı bir DEMOKRASİ ile varlıklarını yürütebilecekleri kanaatinde değilim.. Alıntı:
BATI, bu MINTIKADA DEMOKRASİ tanımını ŞEYTANCA yapıyor,malum olduğu üzere eşraf halklarına demokrasiyi çok farklı bir şekilde tevil eyliyor.. Alıntı:
Üzgünüm..Ancak çok geç gibi gözüküyor..İşin enteresanı 4 Mart 2008'de yapılan İran'daki parlamento seçimlerine katılım % 60 küsurlarda kaldı..Hatta resmi olmayan rakamlar çok çok daha düşük... Artık bunun yorumunu siz daha iyi yaparsınız.. İran'da sınırları önceki mesajımda çizilmiş alanda olmak üzere çok seslilik ve siyasi mücadeleler yapıldığını yadsımak mümkün değil..Ama her şey ortada.. Ben bunu normal görüyorum..İsrail ve ABD'nin her gün tehdit ettiği bir ülke nasıl yönetilebilir ? O vakte kadar ABD ile bir savaşa tutuşmazsa,İran'ın geleceğinde 2009 cumhurbaşkanlığı seçimlerinin çok önemli gösterge olacağını söylemek isterim.. İran'ın istikrarı ,TÜRKİYE'nin istikrarını da yakından ilgilendirmektedir.. Alıntı:
Umutlu olmak ve bunun mücadelesini vermek zorundayız..Başka çaremiz yok..Ülkemiz iç çatışmalara,bölünmelere veya başka türde senaryoların uygulanmasına büyük bir süratle koşuyor.. Çok yazık olabilir...Eskiden olduğu gibi,günümüzde de bir kaç kuşağımız çok acı bedeller ödemek zorunda kalabilir.. Şimdi yakın geçmişten çok acı bir rakam vereceğim..Malesef her okuduğumda üzülüyorum..O yıllarda ki nüfusumuzu düşününüz... Arkadaşlar bunları ibretle okusunlar isterim.. I.Dünya harbinde silah altına alınanların sayısı ( 1285-1315 OTUZ KUŞAK ) 2,608,000........ Muharebe dışı kalan,toplam Zayiat 2,285,000..... Bunun 250 bin kadarı da esir.....(2.285,000 rakamı içerisinde) Geriye ne kalmış peki.... Tarih TEKERRÜRDEN ibaretse eğer,bunlardan ders alıp bu ülkeyi Sosyal Adaletin ve Hukukun üstünlüğü ilkesinin tavizsiz uygulandığı bir yer haline getirmek zorundayız.. Saygılarla............harbey............. harbey Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 14-04-08 09:20 . | ||||||
|
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 3,964
| Fransacı Humeyni nasıl antiemperyalist olur anlamıyorum. Burada Sovyetler Birliği KP' nin de hatalarını görmeden geçmemek gerekir. Humeyni ve yandaşları ABD' nin "yeşil kuşağı" nın gülleridir. Bugünkü Ahmedinejad' ı burada farklı değerlendirmek mümkündür. Ahmedinejad' a bakıp, 1979 ve sonrası (ve tabii ki öncesi-Şah) ABD karşıtı olarak nitelendirmek yanlıştır. Chavez' den öncekiler antiemperyalist denilebilir mi? İran' a Amerika ile Avrupa' nın ekonomik çatışması olarak bakmakta mümkündür. (Bu da farklı bir bakış açısı) __________________
Yok! fenerbahçeli Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 14-04-08 11:25 . |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Ahmet Hakan:"Türkiye Bal Gibi İran Olur" | bekirsami | Türkiye Siyaseti | 0 | 24-02-08 21:14 |
| İran BOP'a Direniyor | FatmaSeher | Türkiye Siyaseti | 5 | 02-08-07 17:42 |
| İran Büyük Elçisinden Nükleer Program!!! | Anti-Kahve | Dünya Siyaseti | 14 | 03-04-07 18:22 |
| İran ile Suriye savunma protokolü | harbey | Dünya Siyaseti | 4 | 13-03-07 10:53 |