"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
|
![]() |
| |||||||
Kapitalizm ve Mustafa Kemal/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Tüm siyasal ideolojilerin özgürce incelenip tartışılabileceği bölüm. |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Ayrıldı Giriş Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 531
| İzmir İktisat Kongresi’nin mimarı M. Kemal’e ait olan şu sözler, neredeyse bir tümcede anlatmaya çalıştığım süreci özetlemektedir: "Memleketimizde birçok milyonerin, hatta milyarderin yetişmesine çalışacağız" M. Kemal, bu özlü sözü, İzmir İktisat Kongresine giderken yolda Balıkesir'de, paşa camii mimberinden halka seslenirken sarfetmiştir. İlgili konuşmada, bir dolu dinsel demagojinin yanında, halka uzun uzun neden "sınıfsız kaynaşmış bir kitle olduklarını" ve aynı nedenle tek partinin CHF (şimdiki CHP)nin yeterli olduğunu, başka partilere gerek olmadığını da anlatmıştır. Bu konuşmasında fazla uzun olmayan bir girişten sonra, kendisine yöneltilen sorular olmuş ve onlara yanıt vermiştir. Lozan Konferansı ile ilgili sorulan soruya verdiği yanıttan sonra, Osmanlı borçlarının tanınacağını ve rejimin niteliğinin her zaman üzerinde tartışılabilir bir mesele olduğunu söylemiş(ki bu iki konu İzmir İktisat Kongresinde, emperyalistlerin istediği gibi Lozan yeniden toplanmadan önce kesinleştirilmiştir) ve kurulacak kemalist rejimin özünü yansıttığını düşündüğüm ilgili sözleri de, CHF ile ilgili bir soruya verdiği yanıtta aşağıdaki gibi geçmiştir: "...Bu milletin siyasal partilerden çok canı yanmıştır. Şunu arz edeyim ki, diğer memleketlerde partiler mutlaka iktisadi amaçlar üzerine kurulmuş ve kurulmaktadır. Çünkü o memleketlerde çeşitli sınıflar vardır. Bir sınıfın çıkarlarını korumak için oluşan siyasî bir partiye karşı diğer bir sınıfın çıkarlarını koruma amacıyla bir parti oluşur. Bu çok doğaldır. Güya bizim memleketimizde de ayrı ayrı sınıflar varmış gibi oluşan siyasî partiler yüzünden şahit olduğumuz sonuçlar bilinmektedir. Halbuki Halk Fırkası dediğimiz zaman bunun içinde bir kısım değil, bütün millet girmektedir. Bir defa halkımızı gözden geçirelim. Biliyorsunuz ki, memleketimiz çiftçi memleketidir. O halde milletimizin büyük çoğunluğu çiftçi ve çobandır. Bu böyle olunca buna karşı büyük arazi ve çiftlik sahipleri hatıra gelir. Bizde büyük araziye kaç kişi sahiptir? Bu arazinin miktarı nedir? Araştırılırsa görülür ki, memleketimizin genişliğine bakarak hiç kimsenin büyük arazisi yoktur. Bundan dolayı bu arazi sahipleri de korunacak insanlardır. Sonra sanat sahipleriyle kasabalarda ticaret yapan küçük tüccarlar gelir. Doğal olarak bunların çıkarlarını bugününü ve geleceklerini sağlamak ve korumak zorundayız. Çiftçilerin karşısında olduğunu var saydığımız büyük arazi sahipleri gibi bu ticaret sahiplerinin karşısında da büyük sermaye sahibi insanlar yoktur. Kaç milyonerimiz var? Hiç. Bundan dolayı biraz parası olanlara da düşman olacak değiliz. Tersine memleketimizde birçok milyonerlerin hatta milyarderlerin yetişmesine çalışacağız.Sonra işçi gelir. Bugün memleketimizde fabrika, imalâthane ve benzeri kurumlar çok sınırlıdır. Var olan işçimizin miktarı yirmi bini geçmez. Halbuki memleketi yükseltmek için çok fabrikalara gerek vardır. Bunun için de işçi lâzımdır. Bundan dolayı tarlada çalışan çiftçilerden farkı olmayan işçiyi de korumak gerekir. Bundan sonra aydınlar ve âlimler denilen kişiler gelir. Bu aydınlar ve âlimler kendi kendilerine toplanıp halka düşman olabilir mi? Bunlara düşen görev halkın içine girerek onları uyarmak ve yükseltmek ve onlara gelişme ve medenileşmede önder olmaktır. İşte ben milletimizi böyle görüyorum. Bundan dolayı çeşitli meslek sahiplerinin çıkarları birbiriyle iç içe olduğundan, onları sınıflara ayırmak imkânı yoktur ve geneli halktan oluşmaktadır..." (Atatürk'ün söylev ve demeçleri I-III, Bugünkü dille yayına hazırlayanlar:Prof.Dr. Ali SEVİM, Prof.Dr. M.Akif TURAL, Prof.Dr. İzzet ÖZTOPRAK, sayfa: 93-103) (abç) İşte kemalist demagojinin örneklerinin bolca sergilendiği bir konuşma. Bakalım gerçekler böyle mi? Elbette hayır. İşte o dönemi rakamlarla analiz eden bir araştırmacının verilerinden tarihsel gerçek: "Birinci Dünya Savaşı başlangıcına doğru büyük toprak sahibi ağalar (köy nüfusunun %1'i) tüm işlenen toprakların %39,3 ünü, küçük toprak ağaları ve zengin köylüler (%4) toprakların %26,2 sini ellerinde tutuyorlar, köylü ailelerin (köy nüfusunun %95'i) payına ise işlenen toprakların %34,5'i kalıyordu. Kemalist devrimden sonra Türkiye'de toprak mülkiyetinin tablosu az değişmiştir. Türkiye'de 1920 yılları sonu ve 30 yılları başındaki toprak mülkiyeti ve toprak kullanımına ilişkin güvenilir veriler yoktur. Üstelik bazı bilgilere göre büyük toprak toprak sahiplerinin ülkede tüm işlenen toprakların %40-50'sini ellerinde tuttukları sonucuna ulaşmak olanaklıdır." (Y.N. Rozaliyev, Türkiye'de Kapitalizmin Gelişme Özellikleri,Onur yayınları,Aralık 1978, sayfa:23) Bir de tabi çok fazla bilinmeyen başka bir gerçeği, konuyla bağlantısı nedeniyle anımsatmak gerekiyor: M. Kemal, döneminin büyük toprak sahipleri arasındadır. Ayrıca, o döneme göre, büyük kapitalistlerdendir. Yaşam tarzını ise söylemeye gerek yoktur. Bu konuda, adına açılan müzelerde, halkın büyük bir yoksullukla milli mücadelede yer aldığı döneme ait olan giysilerinden tutun da, özel kullandığı eşyalara kadar bir fikir edinmek mümkündür. Toprak sahipliği ve kapitalistliği için, Fikret Başkaya, Sadi Borak'ın "Bilinmeyen Yönleriyle Atatürk" isimli 1966 tarihli kitabından, "Paradigmanın İflası"na aynı konuyu şöyle aktarmıştır: "Buna göre; (Mustafa Kemal'in serveti) üçyüzbin dönümden fazla arazi (bağ, bahçe, fidanlık, çayır, yoncalık, orman vb. dahil), bir bira fabrikası, bir malt fabrikası, soda ve gazoz fabrikası, yoğurt imalathaneleri, şarap imalathanesi, değirmenler, bir çeltik fabrikasının %40 hissesi, mandıralar, 13,100 baş koyun, 443 baş sığır (çeşitli ırklarda), 69 at, 2,450 tavuk, 16 traktör, 13 biçer ve harman makinesi ve ziraat aletleri, bir adet deniz motoru; 5 kamyon ve kamyonet (çiftliklerde kullanılan), iki binek otomobil, 19 adet yük arabası vb..." (F. Başkaya, Paradigmanın İflası, Özgür Üniversite, Maki Basın Yayın,11. Baskı, Eylül 2006, sayfa:230) Lozan’ı anlamak isteyen önce İzmir İktisat Kongresi’ni anlamak zorundadır. M. Kemal’in İzmir İktisat Kongresi’ne giderken sarfettiği özlü sözler ise, neredeyse tüm TC. Tarihini anlatan ve şekillendiren sözlerdir.Gerçekten de –M. Kemal’in beklentilerini bile aşarak- 1923'te girilen yolun sonunda, bu topraklardan dünyanın sayılı zenginleri arasına giren dolar milyarderleri yetişmiştir. Onlar İzmir İktisat Kongresi’ne minnettardırlar. Ama aynı sürecin kahrını omuzlayan emekçilerin kimseye minnet borcu olmadığı gibi, soracakları birikmiş yığınla hesapları vardır. Kaynak: http://docs.google.com/View?docid=dg59r573_256ggznp6cs |
|
| #2 | |
Ayrıldı Giriş Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 531
| Emperyalizm ve sosyalizmde bölünme yazısından... Lenin'in emperyalizm tarifi... Son demlerini yaşayan kapitalizm olarak yorumluyor ve içeriğine şunları koyuyor.... 1-Serbest rekabetin tekeller tarafından sonunun hazırlanması...Bunun içine kartelleri tröstleri...Büyük bankaların tekelci konumunu ekliyor... 2-Hammadde kaynaklarının mali oligarşinin eline geçtiği bir yapı diyor... 3-Dünyanın ekonomik uluslararası karteller tarafından paylaşımında pay sahibi olma talebi... 4-Dünya toprak bölüşümünden çıkar sağlama hedefi... Sorum şu; kapitalist olma özelliğine hiçbir itiraz gelmeyen kemalizm ve uzantısı olan hakim zihniyet aynı zamanda "küçük" emperyalist olarakta nitelendirilebilir mi? Zira ben yukarıdaki tanımlardan hiçbirine burda Türkiye'yi oturtmakta zorlanmıyorum ve Lenin diyor ki; emperyalizm kapitalizmin en yüksek aşamasıdır, sadece güçlü devletin güçsüzü sömürmesinden ibaret değildir, anti-kapitalist olmayan anti-empeyalistte olamaz. Özellikle kemalist arkadaşlardan Mustafa Kemal'in kapitalist olmadığına ve dolayısıyla küçük emperyalist olma hedefi taşımadığına yönünde tatminkar bir cevap bekliyorum ve yukarıda yazdığım şu devamlı örtbas etmeye çalıştıkları İzmir İktisat Kongresi kararlarını biz solcuların nasıl değerlendirmemiz gerektiğine dair bildik ezber dışında bir yorum istiyorum. Saygılarımla. cühela Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 15-04-08 22:19 .Sebep: Yazım hatası |
|
| #3 | |
Yazar Adayı
Giriş Tarihi: Apr 2008 Ülke / Şehir: Devrimden
Mesajlar: 19
| anti-kapitalist olmayan anti-empeyalistte olamaz. olamadığını da gördük zaten... güzel bir paylaşım arkadaşım, teşekkürler; özellikle solun mustafa kemal'i, kemalizm'i artık iyice etüt etmesi gerekiyor. __________________
Vermeyin insana izin kanması ve susması için Hakkını alması için kitleyi bilinçlendirin Bizlerin ellerindedir gelen ışıklı günler |
|
| #4 | ||
![]() Giriş Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 274
| Alıntı:
Marksizm kalıp söz, kutsal düşünce, dogmalar bütünü değildir. Anti-kapitalist olmayan anti-emperyalistler vardır. Var olan bir şeye ilişkin Olamaz! demek onun varlığını çürütmez.. __________________
Elhamdülillah Sömürgeyiz diyen Aa-Ke-Pe'yi İstemiyoruz | |
|
| #5 | ||
Ayrıldı Giriş Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 531
| Alıntı:
Lenin'in Emperyalizm ve Sosyalizmde Bölünme adlı eserini okudunuz mu ? __________________
"Memleketimizde birçok milyonerin, hatta milyarderin yetişmesine çalışacağız" M.K Atatürk | |
|
| #6 | |||
![]() Giriş Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 274
| Alıntı:
Alıntı:
__________________
Elhamdülillah Sömürgeyiz diyen Aa-Ke-Pe'yi İstemiyoruz ferroburak Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 17-04-08 19:59 . | ||
|
| #7 | |
Genel Moderatör ![]() Giriş Tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 1,387
| "Anti-kapitalist olmayan anti-emperyalist olabilir mi?" Güzel konu, Mayıs ayı dergimizde emperyalizm üzerine birşeyler karalıyordum, buna da değineceğim. Yazı yayınlandıktan sonra tartışmaya dahil olmak istiyorum. Saygı ve Dostlukla __________________
Düşman Çizmesi Altında Yurdum! |
|
| #8 | ||
Ayrıldı Giriş Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 531
| Alıntı:
Lenin'in Marksizme göre emperyalizmi tanımladığı eserdir. Haliyle Marx'tan alıntılarla yazılmış çok değerli bir yapıttır ve tanıma göre anti-kapitalist olmayan anti-emperyalistte olamaz der özetle...Bu benim değil Lenin'in Marx'a göre emperyalizm tanımıdır. __________________
"Memleketimizde birçok milyonerin, hatta milyarderin yetişmesine çalışacağız" M.K Atatürk | |
|
| #9 | |
![]() Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 220
| M.Kemal'in Sınıfısız bir toplum yaratma derdi yok zaten.Amaca koylulerin daha az ezilmesi ve hayat şartlarının daha da yüksek olması. Fakat benim inandığım şey kemalizm anti-emperyalist'dir.Emperyalizm'e karşıdır.Tıpkı Uğur Mumcu'nun söylediği gibi ![]() |
|
| #10 | |||
Ayrıldı Giriş Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 531
| Alıntı:
Kemalizmin "köylünün daha az ezilmesi için" önerdiği çözüm önerilerini 6 okun iki ilkesi başlığında inceleyebiliriz. Alıntı:
__________________
"Memleketimizde birçok milyonerin, hatta milyarderin yetişmesine çalışacağız" M.K Atatürk cühela Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 25-04-08 13:20 .Sebep: Yazım hatası | ||
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Atatürkçülük ve Kemalizm | phidas | Siyasi İdeolojiler | 70 | 21-05-08 23:41 |
| Atatürk hakkında düşünceleriniz olumlu olumsuz!? | SupHi | Türkiye Siyaseti | 323 | 06-05-08 12:52 |
| Mustafa Kemal'i Sevmek (Tuncay Özkan) | tatoprak | Ustalardan Seçkiler | 0 | 02-11-07 12:49 |
| Kemalizmi anlamak ve yorumlamak | kemaler | Siyasi İdeolojiler | 5 | 28-05-07 15:31 |
| Mustafa Kemal anarşist miydi? | Beckho | Türkiye Siyaseti | 17 | 22-01-07 23:23 |