Yeni ve Eski Bürokrasi
Üst sınıflar, alt sınıflar arası kopukluğun nedeni maddi gücün elitleşmeyi sağlamasındadır. Yöneticilerin ve yönetilenlerin, ayrışım göstermesinden ortaya çıkan üst ve alt sınıf ilişkileri tamamen sermaye ilişkileri ile çözülmelidir. Sermayenin iktidarına yükselmiş egemen sınıflar yöneticilerini de elitleştirmiş ve günün gücünü yakalayabilmek için halkın üstüne çıkartmışlardır. Nerede? Serbest Piyasa Ekonomisini sahiplenmiş Türkiye’de, pazarını küresel güçlere açmış Türkiye’de, devletini emperyalizmin kucağına atmış ve gelişimi ona bağlamış Türkiye’de…
Bürokrasinin, özellikle 1980 ABD darbesinden sonra Türkiye’de, sermaye odakları eksenli gelişiminin sağlanması ve bunun içinde gerekli siyasal zeminin oluşturulması en büyük atılımdı. Bu bilinçle, ABD büyük localarında yetişmiş Turgut Özalları iktidara getirmek bir görevdi. Dünya değişiyor, Sovyetler çaresizleşiyor, dünya tek bir düzleme sürükleniyordu… Vahşilerin vahşisi en vahşi emperyal düzen; büyük para babalarının egemen olacağı dünya… Bu dünya için yutulması gereken, yok edilmesi gereken tek bir devlet modeli vardı o da: Milli Devlet’ti.
Para, dünya üzerinde tek bir mantığa yanıt veriyordu, serbest dolaşıma. Paranın sınırlarını kaldırmak, parayı tüm milletlerin içinde tekelleştirmek, dünya ekonomisini tek bir ekonomiye bağlamak ve milli devleti yok etmek kaçınılmaz bir gerçekti. Bu düşünce ile hareket eden büyük ve üstün sınıflar milli devlet eksenli ülkelerde devletin milleten kopup, kendi emirleri altına girmeleri için gereken zemini oluşturdular, bu zemini yeri gelince darbelerinle destekleyip, iktidarlarını kurdular. Bu iktidar süreçlerini, egemen sınıfların yöneticilerini kademelerin en üst kademelerine getirerek başardılar ve özledikleri zafere ulaşmak için milli devlet adına ne varsa tüm siyasal zeminlerden yok ettiler.
Bürokrasinin, sermayenin kontrolüne girmesini özgürlük millet yolunda açılım gösterip, hem bilimsel hem de tarihi bir yanılgı içine girdiler. Çünkü; bürokrasi halk yönetiminin doğurduğu bir üründür, milletin ürünüdür. Devlet ve millet kavramlarının ortaya çıkışından sonra doğmuş bir üründür. Fakat serbest piyasa ekonomisi savunucusu küreselleşmecilerin düşündüğü gibi sermayenin iktidar mücadelesinin ürünü değildir. Bürokrasi, üst halk-alt halk demeden devletin yönetimini elinde bulunduran bir duruştur. Serbest piyasa ekonomisinin egemenleri için bu durum farklıdır. Paranın, yönetimi vardır halk para eksenli yönetilmelidir. Bürokraside, paranın yönetilmesi hizmetinde siyasaldır ve bu düzlemde taraf olmalıdır, paranın büyüklüğünün tarafı işte yeni düzende de bürokrasinin kimliği burada açıklanmaktadır: Yönetici sınıfı paranın küresel dünya için ülke içindeki kontrolünü sağlamak için vardır.
Milli devlet eksenli devrimleri incelediğimizde çok net bir biçimde göreceğiz ki; bürokrasi milletin yarattığı ve sadece halk yönetimi için var olan bir devlet ürünüdür. Milli devleti yıkmış, piyasa ekonomisine sahip olan ülkelerde de göreceğimiz üzere paranın egemenlerinin kontrolünde, onların siyasal zeminleri yönetiminde var olan bir devlet ürünüdür.
Gerçekler, tüm insanların fikrinde, yaşayışında egemen tek duruş gücü olması dileğiyle…
Ozan DOĞAN |