"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
|
![]() |
| |||||||
Liberal Demokrasiden Liberal Tutuculuğa/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Dünya'daki gelişmeler, Dış ilişkiler, Avrupa Birliği |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 107
| Liberal Demokrasiden Liberal Tutuculuğa Bu gün sahneye konan oyun, gelişmiş kapitalist toplumları, bunalımın sürüklediği yeni sosyal ve siyasal stratejiye alıştırmak için ve kitlelerde, onları gelmekte olan zor zamanlara hazırlayacak yeni bir topluluk duygusu yaratmak için bu toplumların ideolojik parametrelerini değiştirmeyi amaçlayan egemen teorinin yeniden örgütlenmesidir. Egemen teorideki yeni düzenleme, mevcut söylemlerin öğelerini yeniden belirlemektedir ve özel olarak seçilmiş tutucu tezler liberalizmin ana tezleri ile karşılaştırılıp birleştirilmektedir. Ve buradan ortaya yeni bir birleşim çıkıyor: Yeni tutuculuk. Bu yeni ideolojinin oluşturulup geliştirilmesi sürecini batıda başlıca üç ideolojik kaynak besliyor: Yeni-Liberaller, Yeni-Tutucular, ve Yeni-Sağ. Bu pek keskin olmayan kategorileme yeni ideolojinin yandaşları tarafından her vakit kabul edilmektedir özellikle ABD'de. Buch iktidara gelir gelmez ne diyordu? ''Ben Tanrı tarafından görevlendirildim ve Tanrı benimle konuşuyor''. Francis Fukuyama’nın ortaya attığı “Tarihin Sonu” tezi, Samuel Hungtington’un; “Medeniyetler Çatışması” tezi, tamamen yeni bir toplum yaratırken geliştirilen Yeni-Liberal tezlere oturtulmak istenen sistemin şekillendirilmesi çabalarıdır. Ama tezleri ve amaçları pek çok noktada birbirine ters düşen bu üç akım arasında farklılaşmayı sergilemek bakımından çok işe yarıyor. Üstelik bu üçlü farklılaşma yeni bir sorunsalın başlıca konusudur. Yaklaşık 20-25 senedir batıda hızla, 12 eylül darbesi ile ülkemizde yavaş yavaş uygulanan bu sistemin özellikle, 2001 İkiz kuleler çok bilinmeyenli saldırıları ile birlikte ülkemizdeki uygulama şekli ve ayağını, Derviş sivil darbesi ile AKP üstlenmiş ve giderek hızlanan sistamatik yaptırımlarla, pratiğe dökmeye başlamışlardır. Ülkemizde ki tutuculuğun (ılımlı islam) dozunun tam kararında kalacağı garantisini her fırsatta veren AKP, büyük bir ekonomik bunalıma sürüklenen Dünya'nın aksine önceliğini bu yeni ideolojinin salt tutucu kısmına yöneltmiştir. Gerçi bu arada Fukuyama'nın tezleri çürütülmüş ve kendiside yanıldım diyerek mevcut bilgileri onamışsada, gerekli olan adımlar çok hızlı ve kararlı olarak atıldığı için ülkemiz bu yeni-tutucu liberal dalganın laboratuvarı haline gelmenin ötesinde, liberal şeriatçı bir düzene doğru savrulmaktadır. Son elli yılın sonucu olan bu Yeni-Liberal sistemden kurtulmanın tek yolu günümüz gerçekleri itibarı ile, oluşacak küresel bir ekonomik kriz ile ve ardından çıkacak yeni arayışlara, günümüz gerçekleri ile örtüşen yeni ideolojiler ile yanıt vermek olabilir ancak. saygılar... __________________
Hayale, düşe, doğa ötesine karnım tok Cine, periye, tanrıya, iblise karnım tok Adam gibi yaşadım şu dünyada diyebilsem bir gün Gerisine karnım tok (A.Behramoğlu) |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 3,964
| Liberalizm zengin diktası, yoksulların sömürülmesidir. Kölelik yani faşizmdir. __________________
Yok! |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 107
| Günümüzde yaşanan ve bilinçli olarak oluşturulan kavram ve ideoloji karmaşasından kendi payına düşenden fazlasını alan ülkem, Dünya çapında ki kırizide tıpkı bize aids komaz şovenist içgüdüsü ile kabul etmemekte ve dün bir bu gün iki demeden oluşan prinç kuyruklarına inat, son 30 yılda çökertilen tarım sektörüne inat bize komaz mantığı ile yaklaşmakta ve Din-i İslamı getirince herşeyin çözüleceğine olan inançla, Çanakkale'nin Din ve erenler tarafından kazanıldığından aldığı safsata dayanakla (200 yıl ezilen ve toprak kaybeden Din-i İslamı duymayan Allahın birden Çanakkalede ölümüş kişileri göndererek Din-i İslamı muzaffer kıldığına dair dayatılan safsatalardır ki bu tamamıyle Allaha yapılan bir küfürdür ayrıyeten) pompalanan Emperyalist bir koy üç al köşe dönücü çıkar mantığı şişirilerek kitlelerin salt tutucu yani kökten gerici olmalarından ziyade gerçekleri çarpıtmanın bir unsuru olarakta kullanılarak, Emperyalist devletlerin tüketen uydularından birisi olmanın gerçekliği bu şekilde duble faşist bir düzenle kitlelerden saklanmak istenmektedir. Unutmayın ki; kafanızı nekadar derin bir kuma gömerseniz gömün, göreceğiniz sadece kum olacaktır her zaman. __________________
Hayale, düşe, doğa ötesine karnım tok Cine, periye, tanrıya, iblise karnım tok Adam gibi yaşadım şu dünyada diyebilsem bir gün Gerisine karnım tok (A.Behramoğlu) |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| " Türkiye'de Liberal Demokrasinin tek siyasi temsilcisi Liberal Demokrat Parti'dir " | Aristo | Türkiye Siyaseti | 19 | 25-02-08 07:02 |
| Baskın Oran ve Liberal Ezberi | Aris | Türkiye Siyaseti | 8 | 25-01-08 03:01 |
| Teziç'in ideolojisiz liberal anayasa taslağı? | noperva | Türkiye Siyaseti | 12 | 22-09-07 22:30 |
| Liberal Ekonomi & Liberalizm | Antioksidan | Siyasi İdeolojiler | 93 | 15-09-07 21:29 |