"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
![]() |
| |||||||
Evrim mi Devrim mi ?/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Dünya'daki gelişmeler, Dış ilişkiler, Avrupa Birliği |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,806
| Doğa sadece yaşamı bilir. Ölüm,doğa için olaylar zinciri içerisinde bir ara bölümdür.Doğa ,ölümün izlerini kumlarla ve karlarla siler,gür yeşilliklerle ve pırıl pırıl otlarla,rengarenk çiçeklerle üstünü örter.Her canlı ister bitki,ister hayvan ve isterse insan olsun, onlardan geriye kalanlar toprakla bütünleşerek gübre olurlar veya güneşin yakıp yok eden ışınları altında kuruyor ve rüzgarlar onun tozlarını çayırın kumları arasına serpiştiriyor.Doğanın ölüm karşısındaki bu kayıtsızlığında ve yaşam karşısındaki bu açgözlülüğünde bir muhteşemlik vardır. Doğada müthiş bir evrim süreci vardır.Bu evrim süreci hiç bir müdahaleyi kabul etmez. Bu evrim sürecine ayak uydurabilenler hayatta kalır ve diğerleri yaşam ve evrimin döngüsü içerisinde yok olup giderler.Hiç bir müdahale bu evrimsel süreci değiştiremez. Kısmi zaferler elde edilir gibi görünürse de uzun zaman içinde doğa ve yaşam koşullarının evrim çarkları içinde öğütülerek doğa ve yaşam kanunlarının egemenliğini kabul etmek zorunda kalırlar. Devrimler;doğa ve yaşam koşullarına karşı yapılan düşsel müdahalelerdir.Her devrimde,geçmişin deneyimlerinden yardım gören yaratıcı zekanın yerini yıkıcının genç ve kaba gücü alacaktır.O, bayağı tutkularla içgüdüleri ele geçirecek ve onları öne çıkaracaktır. Büyük savaş ( Birinci Dünya Savaşı ) kanıtlamıştır ki,insanlık hep daha yüksek ideallere doğru gelişmelidir.Fakat,İsa’nın, havari Aziz John’un, Buda’nın ,ilk Hıristiyan şehitlerinin,Dante’nin ,Leonardo da Vinci’nin, Goethe ‘nin ve Dostoyevski’nin zamanından önce gördükleri ve Lanet de işte tam bu sırada ortaya çıkmıştır.Bu lanet ortaya çıkarak bizim, ilahi olana giden yolumuzu kapamıştır.Devrim bulaşıcı bir hastalıktır ve Avrupa ,Moskova ile anlaşarak hem kendisini ve hem de dünyanın diğer bölgelerini aldatmıştır.Büyük ruh,hayatımızın eşiğine,ne öfkeyi ne de bağışlamayı bilmeyen Karma’yı yerleştirmiştir.Karma , hesabımızı görür.Bunun sonucu ise kıtlık ve yıkımdır; uygarlığın,onurun ,şerefin ve ruhun ölümü,devletlerin ve ruhun ölümüdür.Bu dehşeti,insanlığın bu karanlık ve çılgınca çöküşünü şimdiden görebiliyorum.(Atatürk’te aynı şekilde düşünerek bu yıkım için Türk milletinin o bölgelerde yaşayan türk insanıyla bağ kurabilmek adına hazırlıklı olmak için uyarmıştı.) Rusya da askeri bir Budist örgütü kurmak istediğimi size anlatmıştım.Niye biliyor musunuz.? İnsanlığın evrimini korumak ve devrime karşı mücadele etmek için. Çünkü, evrim insanı tanrısallığa, devrim ise ancak hayvanlığa götürür. Ben Rusya da bulundum.Köylüler kaba, okumaz yazmaz, başlarına buyruk ve her zaman öfkelidirler,bunlar her şeyden ve herkesten nedensiz yere nefret ederler.Kuşkucu ve materyalistirler.Kutsal idealleri yoktur.Rus aydınları , gerçekle ilgili olmayan düşsel idealler içinde yaşıyorlar.Her şeyi eleştirecek güçlü kapasiteleri vardır ama yaratıcı güçten yoksundurlar. Başka da hiçbir güçleri yoktur, yalnızca bol bol konuşmayı bilirler.Köylüler gibi ,onlarda hiçbir şeyi,hiç kimseyi sevmiyorlar.Sevgileri de duyguları da tamamen düşsel. Düşünceleri,boş sözcükler gibi,iz bırakmadan geçip gidiyor. Rus’un iç güdüsünü yenebilmek için alkolün,haşhaşın ve afyonun sınırsız biçimde kullanımları içindedirler. ----------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Değerli arkadaşlar ! Yukarıdaki satırlar; Hayvanlar,İnsanlar ve Tanrılar adlı kitaptan alınmıştır.Çok az olmak üzere şahsımın ufak bir katkısı olmuştur. Kitap Ferdynand A. Ossendowski’nin eseridir ( 1875,Rusya – 1945,Varşova,Polonya ). Evrim mi, Devrim mi tartışma konusu ; sosyalist ve komünist görüşteki arkadaşları kırmak ve kızdırmak için değil,farklı bir bakış açısından konuyu irdelemek adına açılmıştır. Şahsen insanları ne kadar sevdiğimi ve içimin sevgi dolu olduğunu bildiğinizi umuyorum. Bazı arkadaşlarımın bu sözlerime böyle de :-) :-) :-) yaklaştığını görür gibi oluyorum. Olsun içimdeki sevgiye halel getirmez. Saygılarımla. |
|
| #2 | ||
Yazıyaz Dergi Yazarı ![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 2,609
| Kanımca çok zayıf bir yazı olmuş, Başlamadan önce, şu konuya bir göz atmak gerekiyor, http://www.yaziyaz.com/forum/thread3145.html Yazının yazıldığı tam tarihi bilmesem de yazarın yaşadığı yıllara bakarak, sosyal darwinizm yanılgısının tavan yaptığı dönemler olduğunu tahmin edebilirim. Devrimlerin insanları her zaman geriye götürdüğünü savunmuş şu sözlerle, Alıntı:
Evrim(ki burda kültürel evrimden bahsediyoruz) ilerledikçe (örneğin fransız devrimi demokrasi ve özgürlük bilincinin filizlenmesi..) devrimleri getirir. (tabi bu geriye bir gidiş de olabilir, İran İslami Devrimi gibi). Devrimler, biyolojik evrimdeki seçilim gibidir. Belirli bir birikim oluşumundan var olurlar. Eğer bu birikim oluşumu, patlamayı gerçekleştiremezse yani devrim yapamazsın dinamizmini kaybetme riskiyle karşılaşır. Bir ülkü, ideoloji, sınıf devrim yapar, yapamazsa baskı altında kalır. Şimdi evrim, devrim ve komünizm ilişkisini incelersek şunu görürüz, Marx toplumsal ilerlemenin kapitalizminden sonraki evresini sosyalizm ve komünizm olarak tespit etmiştir. Yazarımız bu konuda bunun düşsel bir müdahale olacağını söylemektedir. Ki kendisi bilimsel devrim, fransız devrimi gibi küresel etkileri olan devrimler için de benzer şeyleri söylemektedir. Halbuki biz toplumsal ilişkileri bir tabana oturttuğumuzdan beri zaten kendi evrimimize müdahale ediyoruz. Tarımsal üretime geçiyoruz, ulus kavramları yaratıyoruz, devleti ortaya çıkartıyoruz. Bazen yıkıcı sonuçlar bazen de yapıcı sonuçlar alıyoruz. Komünizm de insanın kültürel evrimine insanın müdahelesidir. Sınıfsız, devletsiz, sömürüsüz bir toplum hedefiyle bir ideolojidir. Bu sürecin zorlu olacağı şüphe götürmez. ( ki her devrim zorludur, zafere giden yollar çiçeklerle kaplı değildir.) Ama bu onun yıkım getireceği anlamına gelmemektedir, tekrar etmek gerekirse her devrimin yıkım getireceğini söylemek medeniyetin varlığını reddetmek demektir! Devrim insanı hayvanlığa götürür diyor. Evrim ise tanrısallığa.. Bir bakalım kızıl devrim ne diyor, insanın insana kulluğu yok olacak diyor, efendi, patron, ağa, tanrı hegomonyası olmayacak diyor, her insan yeteneğini en verimli şekilde kullanıcak ihtiyacı kadar alacak diyor.. Ve bunu insanın evriminin bir sonraki aşaması olarak görüyor. Yazar ise, ezmeyi ezilmeyi bireysel olarak hak ve evrimin aşaması olarak görüyor. Yani bireysel bir "gelişim" öne sürüyor, kızıl devrim ise hepberaberce "toplumsal"... Köylüler kaba, okumaz yazmaz demiş.. İlginç gerçekten.. Kendisini düşünemeyecek kadar aciz mi ki, toplumsal ilişkileri, ekonomik durumları.. Herhalde karnını doyurmak için -şanlıysa- tarlada çalışan köylülerden sahte bir burjuva ahlakı ve oxfordluk bilgiler bekliyordu! İlginç gerçekten.. __________________
küçük kara balık denizi düşünüyordu. bu düşünce onun zihninde birgün gerçekleştireceği bir amaçtı. ona göre hayat yalnızca yemek, uyumak, dünya sandığı küçücük bir gölde yaşamak değildi. | |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 1,026
| Devrim, evrimin belli bir aşamasıdır. __________________
“İşçinin milliyeti ne Fransız, ne İngiliz ne de Alman’dır, onun milliyeti emektir, özgür köleliktir.” "İşçinin vatanı yoktur" (Karl Marx) |
|
| #4 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,806
| Yazarın, daha dönemin başlangıcında bunun tüm insanlığa ve devletlere büyük bir zarar vereceği öngörüsü gerçekten ilginç ve bir o kadarda doğrulanmış nitelikte.Bu uygulamanın iki büyük devi bundan vazgeçtiğine göre, yazarın görüşteki haklılığı çok büyük oranda kanıtlanmış oldu. Şimdilerde sadece düşlere yer var. |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 1,026
| Varsın liberaller ve kafasızlaşmış entelektüeller, özgürlük uğruna ilk gerçek kitlesel meydan savaşından sonra cesaretlerini yitirip, korkakça şöyle desinler: Bir kez yenildiğiniz yere gitmeyin, bu uğursuz yola tekrar ayak basmayın! Sınıf bilinçli proletarya onlara şu yanıtı verecektir: Tarihin büyük savaşları ve devrimin büyük görevleri ancak, ileri sınıflar tekrar tekrar saldırıya geçtikleri ve yenilgi deneyimiyle akıllanmış olarak zaferi kazandıkları için yapılabilmiş ve çözülebilmiştir. (Vladimir İlyiç Lenin) __________________
“İşçinin milliyeti ne Fransız, ne İngiliz ne de Alman’dır, onun milliyeti emektir, özgür köleliktir.” "İşçinin vatanı yoktur" (Karl Marx) |
|
| #6 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,806
| Sayın Adil ! [QUOTEVladimir İlyiç Lenin) Yoldaş Lenin bunu söylediğinde SSCB'de devrim olmuştu ve çok da başarılı bir şekilde olmuştu...[/quote] Evet olmuştu.Şimdilerde Lenin'in dirilip olanları görme imkanı olsaydı,heykellerini çöplükte görmek ve toplamak zorunda kalırdı.:-) |
|
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 1,026
| Tarih düz bir çizgiden ibaret değildir elbette. Bir kez yenildiğiniz o uğursuz yola bir daha girmeyin diyen kafasızlaşmışları dinlemeyeceğiz! __________________
“İşçinin milliyeti ne Fransız, ne İngiliz ne de Alman’dır, onun milliyeti emektir, özgür köleliktir.” "İşçinin vatanı yoktur" (Karl Marx) |
|
| #8 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,806
| Sayın Adil ! Bir buçuk milyara yakın çinliyle,SSCB ve uydularının insanları kafalarını kulllanma gereği duyarak doğru yola erdiler. Gözleriyle görüp gerçekleri yaşadıkları halde,bazı insanlar hülyalarıyla yaşamaktan vazgeçmediler.Ne de olsa çıkmayan canda umut vardır. :-) |
|
| #9 | |
Kayıtlı Okur
Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 359
| En büyük devrimci Mustafa Kemal Atatürk... Evrimle bağlantısını nasıl kurabiliriz onun? |
|
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,340
| Ilk kez aldanan icin bir sey söyleyemeyiz. Normaldir. ikinci kez ayni bicimde aldanan icin söyle bir düsünürüz ama, ücüncü kez aldananin elinde mutlaka bir din kitabi (!) vardir ki, dördüncü besinci aldanislar kacinilmazdir.. ben sustum? saygilar __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Darwin & Evrim Teorisi | melnur | Doğa Bilimleri | 874 | 13-07-08 02:30 |
| Evrim Kuramı ve Bağnazlık | Antioksidan | Doğa Bilimleri | 56 | 20-11-06 21:37 |
| Evrim Teorisinin Çöküşü | TURKS | Arşiv | 113 | 10-06-06 17:55 |
| Her Açıdan Evrim Teorisini | petricli | Arşiv | 109 | 24-10-05 01:55 |
| Programlanmış Evrim | Antioksidan | Arşiv | 25 | 21-10-05 04:41 |