Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Geri Dön Yazıyaz Forum > Siyaset > Siyasi İdeolojiler

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Sosyalizm ve Din

/

konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Tüm siyasal ideolojilerin özgürce incelenip tartışılabileceği bölüm.


Cevapla
 
Konu Araçları
Eski24-05-06, 18:43  #1
küçükkarabalık
Yazıyaz Dergi Yazarı
 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 2,604
Sosyalizm ve Din



Alıntı:
Sayın Friedrich Engels şöyle demiş:

Soru:Komünist örgütlenmenin mevcut milliyetler karşısındaki tutumu ne olacaktır?

(Bu sorunun yanıtı, "Komünist İman Yemini Taslağı"nın 22. Sorusuna verilen yanıttır
"Yanıt: Bugüne kadar varolan bütün dinler, tek tek halkların ya da halk gruplarının gelişimlerinin tarihsel aşamalarının ifadesiydiler. Ama komünizm, mevcut bütün dinleri gereksizleştiren ve onların yerini alan tarihsel gelişim aşmasıdır."
Sosyalist ideolojiye kasıtlı ve ya bilgi eksikliğinden dolayı yapılan eleştirilerden biri, Sosyalist Oluşum ve Komünist Dünya'da dinin yasak olacağıdır. Halbuki sosyalistler/komünistler, inançlara (ister kamusal alan olsun, ister olmasın) bireysel tabanda sınırsız özgürlüğü savunurlar. Dinin gereksizleşeceği düşünce temel olarak dinin afyon özelliği üzerinden şekillenir ve tabi materyalist dünya vizyonundan. Bu konular incelenmeye değer..

Alıntı:
Sayın Lenin şöyle demiş:

Din, kişinin özel sorunu olarak kabul edilmelidir. Sosyalistler, din konusundaki tavırlarını genellikle bu sözlerle belirtirler. Oysa herhangi bir yanlış anlamaya yol açmamak için bu sözlerin anlamı kesinlikle açıklanmalıdır. Devlet açısından ele alındığı sürece, dinin kişisel bir sorun olarak kalmasını isteriz. Ancak, Partimiz açısından dini kişisel bir sorun olarak göremeyiz. Dinin devletle ilişkisi olmaması, dinsel kurumların hükümete değin yetkileri bulunmaması gerekir.
Lenin, bu sözlerle ne demek istemişti? Lenin'in demek istediği şey, devlet ve devletin imkanları din ve inançlar konusunda tamamen laiktir. Hiçbir tinsel inanca, Tanrı konusundaki düşünceye kayırma yoktur. Ama Sosyalistler ve Parti dine karşı mücadeleye girerler. Bilimsel gerçeklerin safında olmaktır. Dogmalara, gericiliğe karşı, bireysel ve örgütsel olarak propogandavari olarak mücadele yapılır. Lenin bu konuda devam ediyor,

Alıntı:
Sayın Lenin şöyle demiş:

Herkes istediği dini izlemek ya da dinsiz, yani kural olarak bütün sosyalistler gibi ateist olmakta tamamen özgür olmalıdır. Vatandaşlar arasında dinsel inançları nedeniyle ayrım yapılmasına kesinlikle göz yumulamaz. Resmi belgelerde bir vatandaşın dininden söz edilmesine de son verilmelidir. Kiliseye ve dinsel kurumlara hiçbir devlet yardımı yapılmamalı, hiçbir ödenek verilmemelidir. Bunlar, devletten tamamen bağımsız, aynı düşüncedeki kişilerin oluşturduğu kurumlar niteliğinde olmalıdır. Ancak bu isteklerin kesinlikle yerine gelmesi halinde, kilisenin devlete Rus vatandaşların ise kiliseye feodal bağımlılıklarının sürdüğü, (bügüne kadar ceza yasalarımızda ve hukuk kitaplarımızda yer alan) engizisyon yasalarının var olduğu ve uygulandığı, insanları inançları ya da inançsızlıkları nedeniyle cezalandırdığı, insanların vicdan özgürlüğünü baltaladığı ve kilisenin şu ya da bu afyonlamasıyla hükümetten gelir ya da mevki sağladığı utanç verici geçmişe son verilebilir. Sosyalist proletaryanın modern devlet ve modern kiliseden istediği, kilise ile devletin birbirlerinden kesinlikle ayrılmasıdır.
Dinin Afyon olduğu konusunda ise Lenin Şunları Belirtiyor,

Alıntı:
Başkaları hesabına çalışmaktan, yerine getirilmeyen isteklerden ve yalnız bırakılmışlıktan yılmış halk kitleleri üzerine her yerde büyük ağırlıkla yüklenen ruhsal baskı biçimlerinden biri dindir. Doğaya yenik düşen ilk insanların tanrılara, şeytanlara, mucizelere ve benzeri şeylere inanmasına yol açışı gibi, sömürülen sınıfların sömürenlere karşı mücadeledeki yetersizliği de kaçınılmaz olarak ölümden sonra daha iyi bir yaşamın varlığına inanmalarına yol açar. Din, bütün yaşamı boyunca çalışan ve yokluk çekenlere, bu dünyada azla yetinmeyi, kısmete boyun eğmeyi, sabırlı olmayı ve öteki dünyada bir cennet umudunu sürdürmeyi öğretir. Oysa yine din, başkalarının emeğinin sırtından geçinenlere bu dünyada hayırseverlik yapmayı öğreterek, sömürücü varlıklarının ceremesini pek ucuza ödemek kolaylığını gösterir ve cenette de rahat yaşamaları için ehven fiyatlı bilet satmaya bakar. Böylelikle din, halkı uyutmak için afyon niteliğindedir. Din, sermaye kölelerinin insancıl düşlerini, insana daha yaraşan bir yaşam isteklerini içinde boğdukları bir çeşit ruhsal içkidir.
Partinin din'e yaklaşımı ve partiyi niye ateist olarak nitelendirmedikleri konusunda,

Alıntı:
Bizim Programımız tamamen bilimsel, dahası materyalist dünya görüşü temeli üzerindedir. Bu nedenle Programımızın açıklanması demek, din sisinin gerçek tarihsel ve ekonomik kökenlerinin açıklanmasını da zorunlu kılacak demektir. Propagandamız kaçınılmaz olarak ateizm propagandasını, gerekli bilimsel yayımların yapılmasını, otokrat feodal hükümetin bugüne kadar yasakladığı ve kovuşturduğu yazıların Parti çalışmalarımızın bir dalı haline getirilmesini de içermektedir. Bir zamanlar Engels'in Alman sosyalistlerine verdiği öğüdü şimdi bizim izlememiz gerekebilir: Onsekizinci yüzyıl Fransız Aydınlanma dönemi düşünür ve ateistlerinin yazıları çevirilmeli ve geniş ölçüde yayılmalıdır.
Ve bitiriyor,

Alıntı:
Dinin devletten ayrılması açısından, devrimci proletarya dini gerçekten kişisel bir sorun durumuna getirmeyi başaracaktır. Ve ortaçağ kalıntısı küflenmiş görüşlerden arınmış, bu siyasal düzende, proletarya, din aldatmacasının gerçek kaynağı olan ekonomik köleliğin kalkması için açık ve yaygın mücadele verecektir.
Kaynaklar:

Komünist Manifesto - Marx&Engels
Sosyalizm ve Din - Lenin
__________________
küçük kara balık denizi düşünüyordu. bu düşünce onun zihninde birgün gerçekleştireceği bir amaçtı. ona göre hayat yalnızca yemek, uyumak, dünya sandığı küçücük bir gölde yaşamak değildi.

küçükkarabalık Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 24-05-06 20:27 .
küçükkarabalık is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski25-05-06, 00:00  #2
adil
 
adil'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 1,028

Egemen ideoloji dini her zaman kullanır demiş Lenin. Evet çok haklı. Örneğin TC'de sağ-kemalistler (Demirel vs...) en çok kullananlardandır. Toplumda öyle bir yaygara çıkarmışlardır ki sanki sosyalizm dini yasaklayacakmış gibi bir öcü olarak gösterilmiştir. Hem de aslında sosyalizm dine karşı bu propagandayı yapanlardan daha özgürlükçüyken...

Sosyalizm'in din konusundaki tutumunu Sayın Artena güzel alıntılarla anlatmış. Biraz da nasıl olmaması gerektiğine bakalım:

Alıntı:
... İşte bu nedenle Programımızda ateist olduğumuzu belirtmiyoruz ve böyle davranmak zorundayız. İşte bu nedenle, eski önyargılarını henüz sürdüren proleterlerin Partimize katılmalarını engellemiyoruz ve engellememek zorundayız. Biz her zaman bilimsel dünya görüşünü öğütleyeceğiz ve çeşitli "Hıristiyanlar"ın tutarsızlıklarıyla savaşacağız. Fakat bu hiçbir zaman, yeri olmadığı halde din sorununun birinci plana alınması demek değildir. Yine bu hiçbir zaman, gerçekten devrimci ekonomik ve siyasal mücadele güçlerinin üçüncü sınıf görüşler ya da anlamsız fikirler nedeniyle birbirlerinden kopmasına, siyasal önemlerini kaybetmesine, ekonomik gelişim karşısında bir yana itilivermesine göz yummamız da demek değildir.
Lenin'in belirttiği gibi din sosyalistler açısından hiç bir zaman birinci planda değildir.
Alıntı:
Dinle nasıl savaşacağımızı bilmeliyiz, bunu yapabilmek için de inancın ve dinin kökenini kitlelere maddeci bir biçimde açıklamalıyız. Dinle savaş, soyut ideolojik öğütler çerçevesinde kalamaz, bu tür sınırlı öğütlere indirgenmemelidir. Dinle savaş, dinin toplumsal kökenini ortadan kaldırmayı amaçlayan sınıf hareketinin somut uygulamasıyla bağlanmalıdır. Din etkisini neden en çok geri kalmış şehir proletaryası, yarı-proletarya ve köylü kitlesi üzerinde göstermektedir? Burjuva ilerici aydınları, radikaller ve burjuva maddecileri bu soruya "cahil oldukları için" diye cevap verirler. O zaman da "kahrolsun din, yaşasın dinsizlik! Ateist görüşleri yaymak başlıca görevimizdir"- diye haykırmaya başlarlar. Marksistler ise, bunun doğru olmadığını, aldatıcı bir görüş olduğunu, dar görüşlü burjuvaların fikri olduğunu söylerler. Bu görüş dinin kökenini yeterince açıklamaz, açıklar da, maddeci biçimde değil, ülkücü biçimde açıklar. Modern kapitalist ülkelerde bu kökler genellikle toplumsaldır. Bugün dinin en derine uzanan kolu, emekçi kitlelerin toplumsal ezikliği ve hergün her saat emekçilere en dayanılmaz acıları, savaş, deprem vb. doğal afetlerden çok daha beter kahırları çektiren kapitalizmin karanlık güçleri karşısındaki çaresizliğidir.
Lenin burada dar görüşlü "ateist cihatçılar" gibi bir tutumun yanlışlığını en yalın ifadeyle anlatmış.
Alıntı:
Engels aynı zamanda, Sosyal Demokratlardan "daha sol" ya da "daha devrimci" olmak isteyenlerin dine savaş açarcasına işçi partisinin programına ateist olduklarının konulması yolundaki çabalarını da sık sık suçlamıştır. Engels 1874'de Londra'da sürgünde yaşayan Blanquist geçici Komünarların ünlü manifestosundan söz ederken, onların dine savaş açmalarını budalalık olarak nitelemiş ve böylesi bir savaş açmanın dine karşı yeniden ilgi duyulmasını sağlamak ve dinin gerçekten ortadan kalkmasını engellemek için en iyi yol olduğunu belirtmiştir.
...
dine savaş açılmasını işçi partisinin siyasal görevi olarak yorumlamanın anarşist safsatadan başka birşey olmayacağını belirlemiştir. 1877'de Anti-Dühring'inde de, düşünür Dühring'in ülkücülük ve dine karşı verdiği en ufak ödünlere karşı çıkan Engels, Dühring'in sosyalist toplumda dinin yasaklanması yolundaki sözde devrimci görüşünü de yerer.
(Alıntılar: Sosyalizm ve Din, Lenin)
__________________
“İşçinin milliyeti ne Fransız, ne İngiliz ne de Alman’dır, onun milliyeti emektir, özgür köleliktir.”
"İşçinin vatanı yoktur" (Karl Marx)
adil is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski25-05-06, 17:37  #3
Elaşina
Ayrıldı
 
Elaşina'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2006
Mesajlar: 1,464

İslamlığın yasama ,yürütme ve hukuku \ sosyal yaşamı, hayatın bütününü hatta insanlığa gönderildiğine göre insanlığı kapsayan bir idare sistemi \iddiası vardır, yukarıda samimiyetle hem arkadaşlarımızın hem de MARKS, ENGELS ve LENİN 'in ifade ettiği görüşler dinin komünistler tarafından, ne proleter diktatörya ne sosyalizm ne de komünizm aşamasında kullanılmayacağının garantisidir; ancak İslamlığın, bu idari bütünsel sistemi, tabiidir ki parçalanmadığında kendi için anlamlı olur... Gerçek anlamda İslam'ı anlayanlar şeriati gerçekleştirmek, kendi hukuk nizamlarını ve sosyal düzenlerini kurmak isteyeceklerdir çünkü Allah öyle emretmiştir, Peygamberi de bunu öğütlemiş ve kendisi de gerçekleştirmiştir (kısmen ) şimdi bu noktada; komünistler, kurduklarını yıkmak isteyen diğerlerine ettikleri muameleyi, dine inanan ve gerçek anlamda bunu yaşamak zorunda hissedenlere de aynı muameleyi etmek zorundadırlar...Karşı karşıya gelme bu noktada başlar...
__________________
Yarınlarını alıp avuçlarına
Tırmanırlar güneşin al burçlarına
Barut acısı ölüm bu sığar mı tabutlara
Sesimiz bıçak gibi saplanır bulutlara
Elaşina is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski25-05-06, 17:58  #4
adil
 
adil'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 1,028

İslamın kendi hukuk nizamı ve sosyal düzeni her inanan tarafından savunulmaz. Zaten öyle bir sistemin olduğunu da düşünmüyorum, varsa bile bu çağda savunulamaz. Arapların devletleşme modelinin sistemidir ve emperyalizm çağındaki sorunlara vereceği yanıtlar doğrudan değil yorumlar şeklinde olacaktır.
Kimisi İslam'ın demokrasiye uygun olduğunu söyleyecek ve demokrasiyi savunacak, kimisi kapitalizmi savunacak....Kimisi faşist olacak. Kimisinin ideolojisi küçük-burjuva ideolojisine benzeyecek vesaire...
Yani dine inananların sadece tek bir sistem düşündüklerini düşünmüyorum. Bu konuda kim ne düşünüyor ona bakılmalı yani kim neye inanıyora değil.
Bu konuda kafa karışıklığı yersizdir.
__________________
“İşçinin milliyeti ne Fransız, ne İngiliz ne de Alman’dır, onun milliyeti emektir, özgür köleliktir.”
"İşçinin vatanı yoktur" (Karl Marx)
adil is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski26-05-06, 19:06  #5
Elaşina
Ayrıldı
 
Elaşina'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2006
Mesajlar: 1,464

İslamın, hukuk nizamları, sosyal düzenler ve her türlü maddi olayla birlikte yaşamın bütününe dair niteliksel yetresizlik kaynaklı, çözümsüz bırakabilme sonucuna katılıyorum...

Bizim için burada bir kafa karışıklığı yersizdir; İslamiyete ve diğer dinlere inananlar için kafa karşıklığı söz konusu olamaz mı sizce ? Üstelik de bahsi geçen ihtimaller çoğaltılabilecekken?

(belki de bölünebilecek ve militanlaşmadan kendi kendilerine yok olacakları hususuna dikkatimi çekmek istiyorsunuz, size hak veriyorum, ancak biraz daha açarsanız daha iyi anlayabilirim, teşekkürler )
__________________
Yarınlarını alıp avuçlarına
Tırmanırlar güneşin al burçlarına
Barut acısı ölüm bu sığar mı tabutlara
Sesimiz bıçak gibi saplanır bulutlara
Elaşina is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski26-05-06, 21:59  #6
Türesin
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,807

İslamiyet için dünya bir imtihan vesilesidir.Yalan dünya nizamı içinde imtihanı geçenler öte alemde cennet denilen yerde ebedi huzura kavuşacaklardır.Ebedi huzurun yeri, yalan dünyanın kıyametle alt üst edilmesinden sonra başka bir alemde olacaktır.

Sosyalistlere göre ise,islam aleminin cennetini dünya üzerinde kurup yaşatmaktır.

Cennetin peygamberi Hz.Muhammed'dir.Yeryüzünde kurulacak cennet'in peygamberi ise Karl Marks ve Engels'tir.:-)

Benden bu kadar.Uzun uzun yazmaya hiç gerek yok.

Saygılarımla.
Türesin is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski26-05-06, 22:05  #7
küçükkarabalık
Yazıyaz Dergi Yazarı
 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 2,604

Sosyalist/Komünist ideoloji kimsenin tekelinde değildir. Bu ideolojiye herkesin ister teorik ister pratik olsun katkısı olmuştur. Komünizm, ne kadar Marx'ın ise o kadar işçinin, köylünündür. Ve Marx'ı bir yüceliği, önderliği yoktur, katkıları vardır, emekleri vardır elbette saygı duyulacaktır. Ama bu marx'ın engels'in eleştirilmesine, taşlanmasına engel değildir. Komünist manifesto olsun, sosyalist başyapıtlar olsun, bugün artık yanlış ve ya geçersiz olan bir şey görülünce(ürse) değiştirilmesinde tereddüt yaşanmamaktadır.

Komünizm de sorunsuz bir dünya değil, çoğu sorunun kaynağını ortadan kaldırmak ve kalan sorunların da katılımcı demokrasi ve karşılıklı "iletişim" yönetimi ile çözülmesi ile öngörür.
__________________
küçük kara balık denizi düşünüyordu. bu düşünce onun zihninde birgün gerçekleştireceği bir amaçtı. ona göre hayat yalnızca yemek, uyumak, dünya sandığı küçücük bir gölde yaşamak değildi.
küçükkarabalık is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski28-05-06, 00:27  #8
adil
 
adil'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 1,028

Alıntı:
İslamiyete ve diğer dinlere inananlar için kafa karşıklığı söz konusu olamaz mı sizce ?
Bu sistemde bile bir ayaklanma olmazken? Sadece benim bildiğim Şex Sait isyanı vardı. O da daha çok ulusal bir hareket, Kürt serhildanı.
Bu noktada tarihsel materyalizme bakmamız gerekiyor. Sadece tek bir unsur (din, milliyet) insanların isyan etmesi için yeterli bir sebep değildir.
Zaten dinin kuralları da daha çok kişisledir. Kişisel olarak dininden dolayı bir baskı gören dindar eğer sistemden de memnun değilse o zaman dinci olur, o zaman şeriat ister.
Bu sebepten dolayı sosyalizmde dindarlar için ayrı bir kafa karışıklığının doğacağını düşünmüyorum. Mevcut şeriat istekleri sönümlenerek devam edecektir zannediyorum.
Hatta şimdi ayetlerde nasıl demokrasi arıyorlarsa sosyalizm de arayacaklar ve kendi dinlerini yüceltmeye çalışacaklardır.
Alıntı:
komünistler, kurduklarını yıkmak isteyen diğerlerine ettikleri muameleyi, dine inanan ve gerçek anlamda bunu yaşamak zorunda hissedenlere de aynı muameleyi etmek zorundadırlar...Karşı karşıya gelme bu noktada başlar...
Karşı karşıya gelme eğer olursa dindarlarla değil dincilerle olur ve bu ayrım da düzgün ve gerçekçi bir şekilde olur.
***
Engels dinin yasaklanmasını budalalık olarak nitelemiştir. Peki dini yasaklamak ne demek? İnsanların kafalarının içine girip inanmalarını yasaklayamayacağımıza göre?
__________________
“İşçinin milliyeti ne Fransız, ne İngiliz ne de Alman’dır, onun milliyeti emektir, özgür köleliktir.”
"İşçinin vatanı yoktur" (Karl Marx)
adil is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski04-06-06, 02:57  #9
ibrahim_oz
 
Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 12

Din insanların özellikle kuramcı ve filozofların en cok kafasını yordukları şey oldu . Bircoğu kendi felsefelerinde kuramlarında ruhani en yuksek güce bir yer ayırdılar ve onu acıklamaya ,niteliklerini anlatmaya calıstılar ama bunların hepsi dünyaya karanlık bir odadan , kucucuk bir delikten bakmakla eş değerdi . İyonya da baslayıp Karl Marx- Friedrich Engels le bir bilim halini almış olan sistematik dinin temelini ,menşeini ve özünü ortaya cıkarmıstır . Din toplumsal baskı sindirme , gercek işçi ve halk demokrasisi , sömürü ve ekonomik eşitlikle birlikte gelecek olan kültürel gereksinmelerin tüm halka eksiksiz kazanımıyla din olgusu yavaş yavaş gecerliliğini yitircektir.. Marx manifestoda din in bir yığın burjuva önyargısının arkadasında saklı olduğu bir olgu olarak bir tahlilde bulunmuştu ve bu cokta yerli yerindeydi . Toplumun iktisadi biçimi ve mülkiyet bicimi yani temeli , üstyapıyı da belirler . Bu üst yapı ister siyasi ,dini , felsefi ve sanatsal olsun ardında sınıfsal bir öz taşır ve maske bicimine burunmustur ... Maddeci teori bu perspektifte bakmaktadır esas soruna , nesnel dünya ve toplumların dusunme tarzları , doğrudan urettikleri kulturel değerler o zamanın iktisadi bicimiyle ilgilidir , ve maddi dunyanın birer izdusumunden baska birşey değildir , burjuvazi tarafından pompalanan din safsatalarıda , kültürel palavralar da , siyasi bos bağırıslarda ardında bir yığın burjuvazinin iktisadi egemenliğini ve mülkiyet araclarındaki özel mülkiyetini korumak amacıyla tamamiyle sömürüyü devam ettirebilmesi amacıyla varolmaktadır ve nesnel şartlar sosyalizm ve nihayet komünizmde herkesin özgür gelişim ve eşitliğini sağladığında , insanlar ne idüğü belirsiz bir zamansız-mekansız yerde mutluluk arama handikapına dusmeyecektir , cunku gercek cennet insanlarımızın elleriyle gelmiş , ve ellerinde olacaktır.
ibrahim_oz is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski05-06-06, 02:29  #10
Türesin
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,807

Sayın ibrahim oz !

Alıntı:
insanlar ne idüğü belirsiz bir zamansız-mekansız yerde mutluluk arama handikapına dusmeyecektir , cunku gercek cennet insanlarımızın elleriyle gelmiş , ve ellerinde olacaktır.
Şu insanların elleriyle getirdiği gerçek cennetten kastınızı pek anlayamadım.Bu cennet daha önce nerede ve kimler tarafından kuruldu.Zerdüşt dinine mensup birinin İran'da sahte bir cennet kurduğunu ve mürütlerine afyon yutturduğunu duymuştum.

Sizin bahsettiğiniz cennetin nerede ve kimler tarafından kurulduğundan bahsetmeniz dileğiyle.
Türesin is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Komünizm nedir, ne değildir? küçükkarabalık Siyasi İdeolojiler 202 16-04-08 23:20
Yeryüzünün Geleceği: Sosyalizm! melnur Siyasi İdeolojiler 437 01-12-07 19:49
ÖDP Programı Taslak Metni küçükkarabalık Türkiye Siyaseti 30 22-09-07 22:46
Kırgız köylüleri ve sosyalizm. canugur Dünya Siyaseti 50 21-06-07 17:15
Marksizm nedir ? petricli Siyasi İdeolojiler 134 03-04-06 01:08


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 15:11.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz