Dergi
 
Blog
 
Evrim
 
Marksizm
 
Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.

2. Geleneksel Yaziyaz Amator Şiir Yarışması



Geri Dön Yazıyaz Forum > İnançlar ve Dinler > Kitaplı Dinler - Tarikatlar

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

sinadan hadramevte bir yolculuk / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - İslamiyet, Hristiyanlık ve Yahudilik

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski29-04-08, 22:20  #1
evaporit
 
Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 877
sinadan hadramevte bir yolculuk



geçtiğimiz günlerde bir barış yürüyüşünde olan italyan bir sanatçının ülkemizde iç yakan bir şekilde son bulmasını ibretle ve dehşetle izledim...
Aklıma peygamberin o eşsiz mesajı geldi...
bir zaman gelecek...
bir yolcu İtalyadan Çine, Allahtan başka kimseden korkmaksızın seyahat edecek....
dese idi eğer, insan olduğumuz için utanırmıydık ?

insanlığın peygamberin işaret ettiği değerlerin ne kadar gerisinde kaldığını biliyor musunuz ?
ve ona ne kadar Muhtaç olduğunu ?
Peygamberin işaret ettiği o güvenlik ve insanlık iklimi bir gün bütün yeryüzünde güneş gibi doğacak ve yürekleri ısıtacak diye umut etmekten başka çare de yok gibi...
çünkü kutsaldan ve dini değerden soyutlanan insanlık, çölden çıkıp, kalabalık kentlerin sokakları arasında yalnızlaştırıldıkça, Bacca'nın sonuna doğru adım adım yaklaşıyoruz...
Ne dersiniz yeryüzü, barış yürüyüşünü kaldırır mı dersiniz ?
evaporit is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski29-04-08, 22:42  #2
katrin
 
katrin'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 1,443

sn evaporit,

Peygamberlerin isaret ettigi degerler nedir sizce? Hepsi göreceli bir kavram olup, zaten peygamber olmasada insanoglunun ulasabilecegi seylerdir!
Insanligin bu degerlerin gerisinde kalip kalmadigini ölcebilmek icin , bunun tarihle karsilastirilmasi gerekir ki, her dönemde her cesit insan gelip gecmesiyle beraber, tarih pekte ic acici degildir.
4 büyük kutsal kitabin getiremedigi barisi, insanlarin bir araya kenetlenipte, barisa dogru kendi istekleri ile yönelmesi getirir diyorsaniz, kimbilir, hakli olabilirsiniz!

saygilar
katrin is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski29-04-08, 22:55  #3
süpheci
 
süpheci'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 2,669

Muhammed söyleyince direk tanrı elcisi oluyor, ama konfücyüs derse elin adamı durumunda kalıyor garibim. Kimin ne söyledigi önemli degilde önemli olan, kimin ne oldugudur. Kurân'da yazan bütün hikayeler alıntıdır. Hatta o kadar alıntıdır ki bazıları kaynak belirtmeden bire bir copy paste yapılmıstır.

Nostradamus ne demis olursa olsun elin adamıdır, ama Muhammed söyleyince yüce Allahın yüce sevgilisi oldugu apacık ortaya cıkmıs oluyor.


Misal fransızlar der ki; ''akılsız birisinin aklına hayran kalacak baska bir akılsız her zaman bulunur'' Muhammed gibi bir insanın dogru seyler söylemiyecegini kim inkar edebilir, ama Muhammed'ten binlerce yıl önce dogrular söylendigini inkar etmek ise kolaydır.


Tarihte ne yasanmıssa yasanması gerektigi icindir. Yukarda yazdıgım gibi, kimin ne söyledigi önemli degil, kimin ne oldugu önemli.
__________________
Bütün insanlar kardestir.
süpheci is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski30-04-08, 01:29  #4
Yezit Kızı
 
Giriş Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 1,125

çünkü kutsaldan ve dini değerden soyutlanan insanlık, çölden çıkıp, kalabalık kentlerin sokakları arasında yalnızlaştırıldıkça, Bacca'nın sonuna doğru adım adım yaklaşıyoruz...

Sevgili evaporit "kutsaldan ve dini değerlerden soyutlanmamış biri, bacca'nın sonunu hazırlayan sapık vede li kanlı bir katil olamaz" diye kesin bir hükme varamayız.
İslamiyette hz muhammedin yaptığı savaşların içeriğini hele heleki kılından tüyüne kadar biliyorsak bu maalesef mümkün olamıyor. Çünkü bir taraf müslümanca savaşıp savaş esnasında o vakit canları kadın çektiğinde, düşman safın erkeklerini öldürdükten sonra o öldürdükleri adamların kadınlarıyla beraber olmakta. Bunun için hz muhammedden izin istemekte ve buna izin verilmekte. Bakın ben bu işin içinden çıkamamaktayım. Devamlı surette erkeğin tahrik olmasını engelleyici hükümlerin faturası her ne hikmetse hep kadınlara kesilirken dini değerleri kıstas almak bana doğru gelmiyor bu anlamda.
Bir ateist içinde kesnikes böyle bir hüküm geçerli olmaz tabi.
Ama bir tarafta ne görüyoruz sevgili evaporit? dini gerekçeler adı altında bir şekilde kadın istismarı. Sonu ölüm ya da kalım. Ölen mi kalan mı diye kara kara düşündürüyor insanı. Bir taraf zaten imansız. En büyük hata bu tür sapıkça eğilimleri dinden soyutlamaya çalışmanız. Çünkü cinsel anlamda bir ateistin referans aldığı bir din olmamaktadır.

Şimdi diyeceksiniz ki yurt dışında bir sürü olaylar vs. baba-kız aile içi cinsel sapkınlıklar. Siz bu kimselerin dini inançlarının zayıf olduğunu hatta ve hatta ateist olduklarını iddia edemezsiniz. Bende "inançlıdır kesin" hükmünü veremem. Biz bu tür olayları hep beraber lanetliyoruz hep beraber tiksiniyoruz. Hep beraber utanıyoruz. Ben diyorum ki önce insan. Ne olduğu neye inandığı insanlar bu noktaya takılmadan ,hep beraber daha mutlu daha modern daha çağdaş daha insancıl nasıl yaşıyabiliri gerçekler üstünden çıkarımlar yaparak, cenneti yaşayalım diyorum. Biz diyoruz ki burası da bir cennet gelin bu cenneti hep beraber yaşayalım. Allahın temenni ettiği cennete (garantisi olmayan) kafirleri kılıçtan geçiren inanırların dolduramayacağını söylemekteyiz.

Soruyorum size huzuru ve mutluluğu yakalamış kimselerin günah işlemeye zamanları ve amaçları kalır mı? (Zihinsel bir bozukluğu olmadığı sürece)
Huzur bazen kütüphanededir. Bazende bir bira şişesinde. Bazen ılık ballı bir sütte.
Bu çevre koşullarına zevklerinize ve hayatı algılayış biçiminize göre değişir.
Ne olursa olsun...ne kadar farklı görüş farklı zevk farklı algılamalar olursa olsun hiç farketmez. Ortak payda insanca dosdoğru bir şekilde yaşamaksa farklılıklar inanın hergün daha mutlu olmamaızı sağlayacaktır.
İnsanları inançsızlıklarına göre bu dünyanın şuanki halinden sorumlu tutmak doğru değildir.
İlk cinayet ne zaman işlendi sevgili evaporit? biraz düşünün kimin işlediğini değil ama kimin olduğunu bildiğinizi tabiki biliyorum anladınız siz
Hepimiz kendimizin tanrısıyız. Sadece farkında değiliz.
__________________
Ölüme hasret geldim eyvallah.
Dünya`nın kaymağını yerim inşallah
"sevgisiz olmak" bana baştan yaraşmış.
43 yaşında sana toprak yer açmış.
Yezit Kızı is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski30-04-08, 08:40  #5
özedönüş
Uzaklaştırıldı
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,252

Alıntı:
Sayın evaporit şöyle demiş:

Mesajı Göster
geçtiğimiz günlerde bir barış yürüyüşünde olan italyan bir sanatçının ülkemizde iç yakan bir şekilde son bulmasını ibretle ve dehşetle izledim...
Aklıma peygamberin o eşsiz mesajı geldi...
bir zaman gelecek...
bir yolcu İtalyadan Çine, Allahtan başka kimseden korkmaksızın seyahat edecek....
dese idi eğer, insan olduğumuz için utanırmıydık ?

insanlığın peygamberin işaret ettiği değerlerin ne kadar gerisinde kaldığını biliyor musunuz ?
ve ona ne kadar Muhtaç olduğunu ?
Peygamberin işaret ettiği o güvenlik ve insanlık iklimi bir gün bütün yeryüzünde güneş gibi doğacak ve yürekleri ısıtacak diye umut etmekten başka çare de yok gibi...
çünkü kutsaldan ve dini değerden soyutlanan insanlık, çölden çıkıp, kalabalık kentlerin sokakları arasında yalnızlaştırıldıkça, Bacca'nın sonuna doğru adım adım yaklaşıyoruz...
Ne dersiniz yeryüzü, barış yürüyüşünü kaldırır mı dersiniz ?
Evet sayın Evaporit.dediklerinize katılıyorum.İnsanlık ya özüne dönmek için beraber bir ortak vicdan altında toplanacak veya insan namına hiçbir şey kalmayacaktır.Gerçi beyni islam peygamberi ve islam dini ile hipnoze edilmiş muhataplarımıza bu gerçekler hiç de inandırıcı gelmeyecektir.Ama bu gerçeği değiştirmez.İnsanlık kendi elleriyle kendi sonunun getirecek.Dine ihtiyacın olmadığı ve insanın et ve kemik yığını olduğunu sandıkça daha çok rezalete gidecek.

Herkesin yalnızca kendi sesini duyduğu dünyada ilerleme mümkün mü?Din adına ortaya çıkanların dahi sadece kendi seslerini duyduğu bir dünya ile karşı karşıyayız.Modern hayat,insanlığın özlemle aradığı hayat değil.Bu dünya savaşları ve sınırsız güç rekabetleri ile anlaşılmış durumda..Her ne kadar kurumsal bazda ''dini kurum'' diye bilinen şeylerin aktivasyonu azalmışsa da vicdanlarda gerçeği arayanların hala çok olması ve dini bilmediği halde ahlakiliği isteyenlerin varolması gösteriyor ki insan ne kadar nimet ve teknik kolaylıklar içine girerse girsin vicdanlardaki din ölmüyor.Çünkü o insanın önemli bir parçası..

özedönüş is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski30-04-08, 10:46  #6
evaporit
 
Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 877

Alıntı:
Sayın katrin şöyle demiş:

Mesajı Göster
sn evaporit,

Peygamberlerin isaret ettigi degerler nedir sizce? Hepsi göreceli bir kavram olup, zaten peygamber olmasada insanoglunun ulasabilecegi seylerdir!
Insanligin bu degerlerin gerisinde kalip kalmadigini ölcebilmek icin , bunun tarihle karsilastirilmasi gerekir ki, her dönemde her cesit insan gelip gecmesiyle beraber, tarih pekte ic acici degildir.
4 büyük kutsal kitabin getiremedigi barisi, insanlarin bir araya kenetlenipte, barisa dogru kendi istekleri ile yönelmesi getirir diyorsaniz, kimbilir, hakli olabilirsiniz!

saygilar
sevgili katrin peygamberin ''zaman gelecek, Sina'dan yolculuk eden bir kimse, Allahtan başka kimseden korkmaksızın hadramevt'e varacaktır'' şeklindeki sözü ile, emniyet ve barışa işaret etmiştir...
o dönemin şartlarında bu iki bölge arasında güvenli bir yolculuk mümkün değildi... şairler, her köşe başında, her taşın altında bir Haraminin gizlendiğinden söz ederlerdi...
peygamberin burada işaret ettiği değerler, Adalet, Huzur ve Barış değerleridir...
oysa gününmüzde yeyryüzünde hiç bir yer güven ve emniyet yurdu değildir... ben bunu ortaya koymak istedim..
İslamın hedefi, yeryüzünün barış ve esenlik yurdu halini almasıdır... çünkü insanların Rabblerini tanmaları ve iyiliğe ermeleri ancak bu iklimin eseri olacaktır...
insanlığın özlediği barışı ve güveni ancak ve yine islamın sevgi iklimi gerçekleştirebilir...
selam ile...
evaporit is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski30-04-08, 10:58  #7
evaporit
 
Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 877

Alıntı:
Sayın süpheci şöyle demiş:

Mesajı Göster
Muhammed söyleyince direk tanrı elcisi oluyor, ama konfücyüs derse elin adamı durumunda kalıyor garibim. Kimin ne söyledigi önemli degilde önemli olan, kimin ne oldugudur. Kurân'da yazan bütün hikayeler alıntıdır. Hatta o kadar alıntıdır ki bazıları kaynak belirtmeden bire bir copy paste yapılmıstır.

Nostradamus ne demis olursa olsun elin adamıdır, ama Muhammed söyleyince yüce Allahın yüce sevgilisi oldugu apacık ortaya cıkmıs oluyor.


Misal fransızlar der ki; ''akılsız birisinin aklına hayran kalacak baska bir akılsız her zaman bulunur'' Muhammed gibi bir insanın dogru seyler söylemiyecegini kim inkar edebilir, ama Muhammed'ten binlerce yıl önce dogrular söylendigini inkar etmek ise kolaydır.


Tarihte ne yasanmıssa yasanması gerektigi icindir. Yukarda yazdıgım gibi, kimin ne söyledigi önemli degil, kimin ne oldugu önemli.
sevgili Şüpheci,
kimin ne söylediği de, neden söylediği de ve nasıl söylediği de önemlidir... ve hatta biz o sözün ne zaman ve hangi ortamda söylendiğine de bakarız...
sonra bu sözü kimin söylediğine bakarız... çünkü kanaat sahibi olmanın ve değerlendirmenin yöntemi budur...
her söz sahibi ile birlikte anılır... her sahibi sahip yapan da sözüdür... söz o ki; kişi üzerinde bir hal olsun ve bu hal onun kişiliği olsun...bir insanın hali ve sözü birliktelik ve uyum içerisinde ise, sözü etkili ve tesirli olur...
Muhammedin sözlerinin neden tessirli olduğunu hiç düşündünüz mü ?
aynı şeyleri Şüpheci söylese konfiçyüs kadar anlam ve değer katabilir mi o söze ?
söz var....sözvar.... bir de söyleyen tabiki... ama en önemlisi söyleten var...
fark burada işte...
selam ile...
evaporit is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski30-04-08, 11:04  #8
Yezit Kızı
 
Giriş Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 1,125

insanlığın özlediği barışı ve güveni ancak ve yine islamın sevgi iklimi gerçekleştirebilir...

Siz böyle dediğiniz zaman olmuyor sevgili evaporit. Barış güven sevgi gibi değerleri yalnızca islama mal etmeniz başkalarını rahatsız eder. Beni eder. Bir başkasını da ediyor emin olun.
Bu kadar kibirli olmayın. Çünkü tarih aksini söylüyor.
Çünkü siz hala kafirlere hakaretle küfürlerle cevap veren allahın sevgi dolu barış dolu olduğunu savunmaktasınız.
Siz mesnetsiz iddia ettikçe ayetler önünüzü tıkayacak. Baktınız olmuyor inancıma saygı dersiniz ve bu konunuda inançlar bölümünde tartışılan diğer konulardan farkı kalmaz!
__________________
Ölüme hasret geldim eyvallah.
Dünya`nın kaymağını yerim inşallah
"sevgisiz olmak" bana baştan yaraşmış.
43 yaşında sana toprak yer açmış.
Yezit Kızı is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski30-04-08, 19:43  #9
evaporit
 
Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 877

Alıntı:
Sayın Yezit Kızı şöyle demiş:

Mesajı Göster
çünkü kutsaldan ve dini değerden soyutlanan insanlık, çölden çıkıp, kalabalık kentlerin sokakları arasında yalnızlaştırıldıkça, Bacca'nın sonuna doğru adım adım yaklaşıyoruz...

Sevgili evaporit "kutsaldan ve dini değerlerden soyutlanmamış biri, bacca'nın sonunu hazırlayan sapık vede li kanlı bir katil olamaz" diye kesin bir hükme varamayız.
İslamiyette hz muhammedin yaptığı savaşların içeriğini hele heleki kılından tüyüne kadar biliyorsak bu maalesef mümkün olamıyor. Çünkü bir taraf müslümanca savaşıp savaş esnasında o vakit canları kadın çektiğinde, düşman safın erkeklerini öldürdükten sonra o öldürdükleri adamların kadınlarıyla beraber olmakta. Bunun için hz muhammedden izin istemekte ve buna izin verilmekte. Bakın ben bu işin içinden çıkamamaktayım. Devamlı surette erkeğin tahrik olmasını engelleyici hükümlerin faturası her ne hikmetse hep kadınlara kesilirken dini değerleri kıstas almak bana doğru gelmiyor bu anlamda.
Bir ateist içinde kesnikes böyle bir hüküm geçerli olmaz tabi.
Ama bir tarafta ne görüyoruz sevgili evaporit? dini gerekçeler adı altında bir şekilde kadın istismarı. Sonu ölüm ya da kalım. Ölen mi kalan mı diye kara kara düşündürüyor insanı. Bir taraf zaten imansız. En büyük hata bu tür sapıkça eğilimleri dinden soyutlamaya çalışmanız. Çünkü cinsel anlamda bir ateistin referans aldığı bir din olmamaktadır.

Şimdi diyeceksiniz ki yurt dışında bir sürü olaylar vs. baba-kız aile içi cinsel sapkınlıklar. Siz bu kimselerin dini inançlarının zayıf olduğunu hatta ve hatta ateist olduklarını iddia edemezsiniz. Bende "inançlıdır kesin" hükmünü veremem. Biz bu tür olayları hep beraber lanetliyoruz hep beraber tiksiniyoruz. Hep beraber utanıyoruz. Ben diyorum ki önce insan. Ne olduğu neye inandığı insanlar bu noktaya takılmadan ,hep beraber daha mutlu daha modern daha çağdaş daha insancıl nasıl yaşıyabiliri gerçekler üstünden çıkarımlar yaparak, cenneti yaşayalım diyorum. Biz diyoruz ki burası da bir cennet gelin bu cenneti hep beraber yaşayalım. Allahın temenni ettiği cennete (garantisi olmayan) kafirleri kılıçtan geçiren inanırların dolduramayacağını söylemekteyiz.

Soruyorum size huzuru ve mutluluğu yakalamış kimselerin günah işlemeye zamanları ve amaçları kalır mı? (Zihinsel bir bozukluğu olmadığı sürece)
Huzur bazen kütüphanededir. Bazende bir bira şişesinde. Bazen ılık ballı bir sütte.
Bu çevre koşullarına zevklerinize ve hayatı algılayış biçiminize göre değişir.
Ne olursa olsun...ne kadar farklı görüş farklı zevk farklı algılamalar olursa olsun hiç farketmez. Ortak payda insanca dosdoğru bir şekilde yaşamaksa farklılıklar inanın hergün daha mutlu olmamaızı sağlayacaktır.
İnsanları inançsızlıklarına göre bu dünyanın şuanki halinden sorumlu tutmak doğru değildir.
İlk cinayet ne zaman işlendi sevgili evaporit? biraz düşünün kimin işlediğini değil ama kimin olduğunu bildiğinizi tabiki biliyorum anladınız siz
Hepimiz kendimizin tanrısıyız. Sadece farkında değiliz.
sevgili yezitkızı,
bu güzel değerlendirmeniz için size teşekkür etmek istiyorum ve bir de itirafta bulunmak sitiyorum...
sizin yazılarınızı okudukça, ''bu hanımefendi, neden bu kadar keskin bir dil kullanıyor'' üzülüp duruyordum...çünkü hem itirazlarınıza ilişkin hak verdiğim bazı noktalar vardı ve hem de anlamadığım bir kızgınlık ve öfke taşıyordu kelimeleriniz...
oysa hepimiz temelde Sina'dan yola çıkmış birer yolcu idik ve hiçbirimizin Hancı olmak gibi bir derdi de yoktu... biz ne han sahibi idik ve ne de gideceğimiz yer bize aitti... biz hepimiz bir süre bu otelin birer odasında bu gece konaklamak zorunda olan yolculardık... hiç bir şeyin kavgasını etmeye ne gerek vardı ve ne de ihtiyacımız...
birbirimizi sevmek ve birbirimize muhabbet duymak kadar anlamlı bir uğraş ve hikaye daha olabilir mi ?
Sevgili Yezit Kızı;
Hepimizin Hadramevt'e varıncaya kadar yol arkadaşı olduğumuzu bir düşünür müsünüz ?
hayat deiğimiz şey de zaten bir yolculuk değil mi ?
birbirimizle bir gece konaklayacağımız Han ve hancı yüzünden kavga etmenin bir anlamı olacak mı ?
hiç bir anlamı yok değil mi ?
hepimiz aynı ademin çocuklarıyız...

Alıntı:
Şimdi diyeceksiniz ki yurt dışında bir sürü olaylar vs. baba-kız aile içi cinsel sapkınlıklar. Siz bu kimselerin dini inançlarının zayıf olduğunu hatta ve hatta ateist olduklarını iddia edemezsiniz. Bende "inançlıdır kesin" hükmünü veremem. Biz bu tür olayları hep beraber lanetliyoruz hep beraber tiksiniyoruz. Hep beraber utanıyoruz. Ben diyorum ki önce insan. Ne olduğu neye inandığı insanlar bu noktaya takılmadan ,hep beraber daha mutlu daha modern daha çağdaş daha insancıl nasıl yaşıyabiliri gerçekler üstünden çıkarımlar yaparak, cenneti yaşayalım diyorum. Biz diyoruz ki burası da bir cennet gelin bu cenneti hep beraber yaşayalım. Allahın temenni ettiği cennete (garantisi olmayan) kafirleri kılıçtan geçiren inanırların dolduramayacağını söylemekteyiz.
bu yüzden tam da sizin dediğiniz gibi, kötülüğe karşı aynı hisleri besliyoruz...
iyiliğe karşı da aynı hisleri beslememiz bu yüzden... Bize gülümseyen bir yüze karşı, hangi yürek öfke duyabilir ? bu mümkün mü ?
işte hepimizin temelde aynı duyguları beslediği ve aynı hisleri taşıdığı gerçeğini ben islami özde bulduğumu söylüyorum...
sevgili Yezitkızı,
islamı çözüm olarak önermem temelde ''bu din fıtrata uygun'' olduğu içindir... yoksa insanları kendi doğasına yabancılaştıran hiç bir inanç islam olamaz, diye inanıyorum...

sevgili Yezitkızı,
yeryüzünü barışın ve huzurun egemen olduğu bir dünya haline geitrme fikrinize ne kadar taraftarız bilemezsiniz...hiç olmazsa cehennem haline dönüştürülmesin.... tek derdimiz bu...
çünkü elimizde olmayan bir yolculuğun ortasındayız... ve Sina'dan yola çıkmış bulunuyoruz...
Hadramevt'e ne kadar yolumuz var bunu da bilmiyoruz....
bildiğimiz bir şey var...
paylaşırsak...
birbirimize insan olduğumuz temelinde değer verirsek....
inançalrımızı bir başkası için değil, kendimiz için bir değer olarak görürsek...
ve birbirimizin rızasını ve yardımını ve dahi desteğini yüreğimizde hissedersek...
Hadramevt'in ışıkları yakın...şu tepenin arkasında...
selam ile...
Not: yazınızı çok sonradan tesadüfen görüyoruz... bu yüzden çok zaman okuma fırsatımız olmuyor...
evaporit is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski30-04-08, 19:54  #10
evaporit
 
Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 877

Alıntı:
Soruyorum size huzuru ve mutluluğu yakalamış kimselerin günah işlemeye zamanları ve amaçları kalır mı? (Zihinsel bir bozukluğu olmadığı sürece)
Huzur bazen kütüphanededir. Bazende bir bira şişesinde. Bazen ılık ballı bir sütte.
Bu çevre koşullarına zevklerinize ve hayatı algılayış biçiminize göre değişir.
Ne olursa olsun...ne kadar farklı görüş farklı zevk farklı algılamalar olursa olsun hiç farketmez. Ortak payda insanca dosdoğru bir şekilde yaşamaksa farklılıklar inanın hergün daha mutlu olmamaızı sağlayacaktır.
İnsanları inançsızlıklarına göre bu dünyanın şuanki halinden sorumlu tutmak doğru değildir.
İlk cinayet ne zaman işlendi sevgili evaporit? biraz düşünün kimin işlediğini değil ama kimin olduğunu bildiğinizi tabiki biliyorum anladınız siz
Hepimiz kendimizin tanrısıyız. Sadece farkında değiliz.
sevgili yezit kızı,
elbette huzuru yakalamış bir insandan kötülük etmesini bekleyemeyiz...
bu yüzden herkesin kendi inanç dünyasında o uyumu ve huzuru yakalamasını diliyoruz...
çünkü bu birbirimizi anlamanın ve sevebilmenin tek yolu...
dediğiniz gibi, herkesin bu huzuru aradığı ve bulduğu yerler farklı olabilir...bunun kadar doğal birşey olamaz...çünkü aradığımız yerler birbirinden farklı...
dünyanın bugünkü halini hiç bir inancın (teist ya da ateist) eseri olarak görmüyorum.. Dünyanın bugünkü hali tamamen insanların hırslarına - bitip tükenmek bilmeyen sonsuz isteklerine- bağlıyorum...
ilk cinayetin nedeni de budur...
Kuranda anlatılmasının nedeni de, bize bir örnek olsun da hırslarımıza kapılmayalım diyedir... bu velev ki Tanrı adına bile olsa.... kötülük kötülüktür mesajı verilmesi içindir...aksi takdirde yapılan işin kötü olduğu söylenmezdi...öyle değil mi ?
çünkü insan yaşamı Tanrı için bile olsa tecavüze uğramayacak kadar kutsaldır ilk verilen mesajdır...
selam ile...
evaporit is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Zamanda yolculuk 3 ay sonra gerçekleşiyor göktürk Doğa Bilimleri 349 22-08-08 17:27
Evren genişliyor mu? melnur Doğa Bilimleri 431 31-07-08 08:48
yolculuk kısgünesi Konu Dışı 3 28-04-08 08:36
Hücre İçinde Yolculuk tuqu Doğa Bilimleri 10 25-12-07 11:01
Düşünce yolu ile gerçekte yolculuk yapmak mümkün mü? Erdemmm41 Doğa Bilimleri 9 17-05-07 16:46


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 23:16.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz