"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



 



Geri Dön Yazıyaz Forum > Bilim > İnsan Bilimleri

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

KOMÜN

/

konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Antropoloji,Psikoloji, Sosyoloji...


Cevapla
 
Konu Araçları
Eski01-05-08, 21:28  #1
Celali
 
Giriş Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 13
KOMÜN




Sol cenahta Komün denildiği zaman ilk akla gelen genellikle İlkel Komünal Toplum, Eşitlikçi İlkel Komünizm vb oluyor. Hemen herkeste Komün’ün ‘’imtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış , eşitlikçi bir toplum olduğu doğrultusunda bir ön kabül var. Hatta mitolojik, dinsel bir söylemle Komün ‘’Kaybolan Cennet’’ oluyor.

İddia kısaca şu: Bundan yaklaşık 7 bin yıl önce ticaret, para ve devlet üçlemesi dolayımında uygarlığa geçilmeden önce, insanlar ortak mülkiyete ekonomisine dayalı eşitlikçi komünler halinde yaşıyorlardı. Uygarlığa geçildiğinde o eski güzel günleri ‘’kaybolan Cennet’’ olarak kuşaktan kuşağa atkardılar.

Oysa yakından bakılıdığında vaziyet hiç te öyle gözükmüyor.

Komün, Kadın, erkek ve çocuklardan oluşan, yekpare, imtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış toplum değildi. Bu, herşeyden önce, onun oluşum nedenlerine tersti. Komünün oluşum nedeni, esas olarak erkek cinsinin dişi ve dişinin yavrularına karşı besinsel ve cinsel saldırılarını engelleyip, türün devamını sağlamaktı.

Yaklaşık 7 ile 6 milyon yıl önce, ayakları üstüne dikilip yürümeye başlayan hominidilerin bir kolunun, 1,5 milyon yıl önce alet yapımı ve ateşin muhafazası ile buluşması, sürünün sonunu, toplumun başlangıcını canlıların aleminin ve yeryüzünün gündemine sokmuştu.

Çünkü, hem ayağa kalkma, hem alet üretme, hem de ateşi sürekli olarak muhafaza edebilme, hominidlerde, özellikle hominidlerin dişilerinde organik ve bilişsel değişiklikler meydana getirmiş, bu organik ve bilişsel değişiklikler artık onların yaşamlarını sürü şeklinde devam ettirmelerini olanaksız kılmaya başlamıştı.

Çünkü, yukarda sayılan nedenlerden dolayı milyonlarca yıllık organik ve kognitiv/ bilişsel evrim içinde dişilerin hamilelik, lohusalık süresi uzamış, çiftleşme mevsimlik olmaktan çıkmış, yavrunun doğumdan sonra kendi başına yaşayabilmesi için gerekli olan ana-bakım süresi oldukça uzamış , yani yavruya genetik olarak aktarılan bilgilerin yanısıra, sonradan öğretilmek zorunda olunan bilgilerin boyutu, genetik olarak aktarılandan çok daha fazlalaşmış, bunun sonucu olarak artık sürü, hem dişiler, hem de yavruları için güvenilir bir yer olmaktan çıkmıştı. Çünkü ‘’düşman’’ yalnızca dışta değil aynı zamanda içteydi. Bu düşman erkek cinsiydi. Erkek cinsi, sürü ortamında, hamilelik, lohusalık ve ana-bakım süresi gittikçe uzadığından dolayı güşsüz düşen dişi ve yavrularının başına gittikçe daha fazla bela olmaya başlamıştır. Dişi, gittikçe uzayan hamilelik ve lohusalıktan dolayı fiziksel olarak yaşamın gerektirdilleri ve erkekler karşısında daha uzun süre güçsüz, korunmasız duruma düşmektedir. Yavru ise sonradan öğrenmesi gereken şeylerden dolayı daha geç kendi başına yaşayabilecek hale gelmektedir. Bu, onların, gerek ‘’İçteki düşman’’, gerekse dıştaki düşmanlar karşısında çok kolay av haline gelmesine neden olmaktadır.

Türün organik ve bilişsel evrimi ve buna bağlı olarak sürüden topluma evrimi esas olarak dişiler üzerinden yürümüştür. Erkeklerin cinsel evriminde dişilere oranla pek bir değişiklik olmamıştır Bilişsel evrimleri de anaları üzerinden genetik olarak aldıklarıdır (ön beyinin gelişimi)
Bu durum, hominid dişilerini beslenme ve cinselliğe dair sonradan öğrenilen kurallar koymaya itmiştir. Özellikle hamile ve lohusa dişiler ve yavruları, erkeklerin cinsel amaçlı veya beslenme amaçlı saldırılarından korumak için önlemler geliştirmeyi gerekli kılmıştır. Bu yönde genetik olmayan, totem dolayımında bilinçli yasalar/yasaklar konmuş, iş bununla kalmamış, erkek cinsi sürüden komüne geçilirken topluluğun/sosyalitenin perifersine itilmiştir.

Sonuçta bundan yaklaşık 500 000 yıl önce merkezinde dişi ve çocukların, periferisinde erkeklerin yer aldığı, parçalı, “cinsel sınıflı”, anaerkil komünler kristalize olmaya başlamıştır. Bu komünlerde dişi çocuklar sonuna kadar, erkek çocuklar ise belli bir yaşa kadar barınmaktadırlar. Erkek çocuk ana-bakım süresi tamamlanana kadar komün de tutulmakta, birinci toplumsallaştırma dönemi de diyebileceğimiz bu dönemde, esas olarak komünün beslenme ve ve cinsellik kurallarını içselleştirecek bir eğitime tabii tutulmakta ve zamanı gelince komünün periferisine itilmektedir. Periferide konuşlanan erkek, merkeze bağımlı, ikili parçalı, şizoid/ muhtaç bir yaşam sürmekte, döllenme için komüne kabul edilmeyi beklemekte, döllenme rekabetinde kendi cinsini boğazlamaktadır. Özellikle endogaminin geçerli olduğu vahşet komünlerinde bu böyledir. Vahşet komünlerinden barbar komünlerine geçilmesi aynı zamanda ana komünün büyüyüp alt komünlere/klanlara bölünmesine de işaret eder ki, orada ana komünün alt komünleri arasında egzogami kuralı uygulanmaya başlar. En son şeklini Klan=>Fratri(yarım)=>Trıbü örgütlenmesinde bulan bu en gelişmiş komünde bile erkekler arasındaki cinsel rekabet bitmez.

Erkeğin komüne kalıcı duhülü, ataerkil komünlere kadar mümkün olmamıştır. Orada bile erkek çocuklar işkenceli sınavlara tabii tutularak insan olma/komünden olma ve ‘’ad alma’’ hakkına kavuşabilmişlerdir. Dede Korkut hikayelerindeki Boğaç Han efsanesi bile buna işaret eder.

Yani Komün, dişi hominidlerin beslenme ve cinsellik edimlerine yönelik ‘’bilinçli kurallar koymasıyla’’ meydana gelen bir olgudur. Orta Barbar Komünlerine kadar Anaerkildir. Bu toplumların üst yapısını önce totemler sonra tanrıçalı dinler oluşturur. Yani iktidar vardır ve anaların iktidarıdır. İktidarın olduğu heryerde, şu ya da bu nedenle bastrılılan,kontrol altında tutulan, dışlananlar vardır.

Anaerkil Komünlerde bunların adı erkekdir.

Yani komün; eşitlikçi, sınıfsız ilkel bir komünizm değildir. ‘Kaybolan Cennet ‘ hiç değildir. Demokrasi konusunda sorduğumuz o ünlü sorumuzu cennet konusunda da sormalıyız. Kimin için cennet ? ne için cennet ? İlla cennet lafını kullanmak zorundaysak, belki kadınlar ve çocuklar için cennet olmuştur ama erkekler için olsa olsa bir cehenmemdir , ve neredeyse bütün erkek cinsine yayılmış şizoid davranışların kaynağıdır.

Yani komün, parçalı, “cinsel sınıflı”, beslenme ve cinsellik kural /yasakları dolayımında varlığını sürdürmeye çalışan, orta barbarlık dönemine (neolitik devrim) kadar kadınların, neolitik devrimle zamandaş artı-ürün sömürüsünün başlamasından hemen sonra ise erkeklerin egemen olduğu bir kıtlık toplumdur. Antik Uygarlık denilen yazılı, paralı ve devletli toplum; bu parçalı, eşitliksiz, önce kadın sonra erkek egemen komünlerde mayalanmıştır.

Üretim araçlarının ortak mülkiyeti ilkel komünü eşitlikçi kılmaya yetmemiştir. Aynı şekilde Sovyet Komününü eşitlikçi kılmaya da yetememiştir. Çünkü mesele yalnızca üretim araçların ortaklığı değil, toplumsal artının eşit paylaşımı meselesidir.

Komünü böyle algılarsak, ondan sonraki gelişmeleri anlamamız daha kolaylaşır.

Kaynak: H. Kıvılcımlı, E. Reed, W. Reich. M. Gimbutas. J. DeMeo
Celali is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski01-05-08, 21:41  #2
gezer
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 2,731

Alıntı:
Sol cenahta Komün denildiği zaman ilk akla gelen genellikle İlkel Komünal Toplum
Solda Komün, bu gün belediyelerin üslendigi devletsiz yerel idare sekileridir.
__________________
Sevda deyince, insanlarin ödlerinin patladigi bir cagda yasiyoruz....
gezer is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Dergiye isim... melnur Dergi, Bilim ve Nedir? Bölümleri 61 02-06-08 16:29
Proleterya Diktatörlüğü !!! analiz Siyasi İdeolojiler 13 08-01-08 02:36
Paris Komünü analiz Dünya Siyaseti 1 09-08-07 02:00


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 06:30.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz