| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mesajlar: 81
| Sizce İrade var mıdır, yok mudur? merhaba arkadaşlar:; irade herkesin kafasını karıştıran bazı insanların inançlarını değiştiren bir konu... yani görüldüğü gibi önemli bu konu hakkındaki görüşlerinizi bekliyorum.... |
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2006 Ülke / Şehir: izmir-adana-sakarya
Mesajlar: 41
| ben iradenin varlığına inanıyorum. insan aklını ne kadar kullanıyorsa o kadar özgür iradelidir. insanın hayatının başkaları tarafından yönetildiği düşüncesi çok sinir bozucu. ayrıca neden bazı insanların inançlarını değiştiriyor onu anlayamadım. örnek verebilir misiniz. sonuçta inanan insanlar için bu açıktır. insan özgür iradelidir.ve yaptıklarının sonucunda ya ödüllendirilecek ya da cezalandırılacaktır.bunun için insanın iradesinin olması şart herhalde...yoksa Allah hem yaratıp hem hayatını yazıp hemde kendi yazdığı hayat için bir insanı cezalandırıyor mu?? bana hiç inandırıcı gelmedi.. zaten inanmayan insanlar için iradeyi kim kısıtlayabilir ki??(benim aklıma birşey gelmedi eğer varsa, paylaşırsanız sevinirim) saygılar... |
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 386
| İnananların bazısı Tanrı sadece doğum ve ölümü yazmıştır kaderde der, bazısı herşey ondandır, kaderde baştan yazılmıştır herşey der.. Bunun aslı nedir? __________________
Haramilerin saltanatını yıkacağız! |
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2006 Ülke / Şehir: izmir-adana-sakarya
Mesajlar: 41
| dinler yoruma açıktır. bence bunu nedeni bu. kim kendini nasıl daha rahat hissediyorsa, hangi görüş ona daha mantıklı geliyorsa ona inanıyor. sonuçta hiçbir kitapta bütün bilgiler verilemez.bilgisi verilmeyen konular üzerinede insan yorum yapar. bu yorumlarda böyle farkları beraberinde getiriyor haliyle. saygılar... |
| #5 | ||
![]() Giriş Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 407
| Alıntı:
Bence ilk önce irade kavramını incelemeliyiz. İrade; İstek, arzu. Dilemek. Emir. Ferman. Bir şeyi yapmak veya yapmamak için olan iktidar, güç.(İrade, ihtiyardan daha geniştir, umumidir. İhtiyar, taraflardan birini diğerine tafdil ile beraber tercihtir. İrade; yalnız tercihtir. Mütekellimler bazan iradeyi ihtiyar mânasında kullanmışlardır. İradenin zıddı kerâhet; ihtiyarın zıddı icâb ve ıztırardır. İrade, hakikatte dâima ma'duma taalluk eder. Çünkü, bir emrin husûl ve vücudu için o, tahsis ve takdir eder.) * Fık: Cenab-ı Hak irade sıfatı ile muttasıftır ve iradesi ezelîdir. Yaratacağı şeyleri bu irade sıfatı ile kendi hikmeti ile birer veche tahsis buyurur ve onun irade buyurduğu mutlak olur.(Âdetullah üzerine irade-i külliye-i İlâhiye, abdin irade-i cüz'iyesine bakar. Yani, bunun bir fiile taallukundan sonra o taalluk eder. Öyle ise cebir yoktur. İ.İ.)[:Osmanlıca sözlük] Burada bahsedilen iktidar bence esas noktayı oluşturuyor bir şey üzerinde iktidar sahibiyseniz iradenizden bahsedebiliriz eğer bazı şeylerde iktidar değilseniz muktedirde olamazsınız. Muktedir olmasanız irade denen şey olmaz örneğin dünyanın dönmesi hakkında benim hiçbir iradem yoktur, dönüşünü durduramam iradem bu eylem üzerinde geçersizdir. Eylemin yönünü değiştiremem buda tamamen muktedir olmadığımın kanıtı ve eylem üzerinde kayıtsız olduğumu ispatlar. Ama yazı yazmak üzerinde bir iradeden bahsedilebilir örneğin ben bu yazıyı şuan yazıyorum bu konuda iktidar sahibiyim kontrolüm var ve her an vazgeçebilirim, ya da istediğim gibi yazabilirim. Bu eylemin düşüncesi önce zihnimde belirir karar veririm ve eylem için zihinsel alt yapıyı oluştururum sürecin bütünü içinde kararımı veririm, bu karar beynimin otomatik olmayan kısmından verilmiş olur ve bu karar tamamen benliğimin bir ürünü olmuş olur. Söz gelimi aksırmak bir irade işi değildir çünkü engellemek gibi bir şansınız yok… işte zihnin bilinçli olarak verdiği kararlar irade ürünüdür burada bilinç nedir sorusu ortaya çıkabilir ve bu yeni bir tartışmayı daha başlatır burada bunu tartışacak değilim ama İslam kaynakları açısından bir iki irade çeşidinden bahsedebiliriz… İRADE-İ CÜZ'İYYE; Allah tarafından insanın kendi salâhiyetinde bıraktığı istek, arzu. İnsanın herhangi bir tarafa meyletme kuvveti ve isteği. Az ve zayıf irade. Sınırlı irade ve bizim insan iradesi dediğimiz şey ve bizim sorumluluk alanımız bu iradenin eyleme dönüştü alanlardır bunun dışında kalan alan ise İRADE-İ İLÂHİYE; Külli irade. Allah'ın emri ve isteği. Ve bu bizim çemberimizin dışını oluşturuyor bu iradenin ürünü olan eylemler üzerinde herhangi bir sorumluluktan bahsedemeyiz __________________
Hak geldi batıl zail oldu..... | |
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 1,026
| Mutezile mezhebi insan kendi yaptıklarını kendisi yaratır diyor. Cebriye insanın yaptıklarını da Tanrı yaratır diyor. Ehl-i sünnet de ikisinin arası bir şey söylüyor: Kul ister Allah yaratır. Ehl-i sünnetin yaklaşımı ne şiş yansın ne kabap cinsindendir. Bundan dolayı irade-i cüziye diye bir şey ortaya atar. Halbiki kuran'a bakarsak cebriyenin görüşü doğrultusunda olduğunu görürüz. Allah her şeyi önceden bildiğine göre ve taktir ettiğine göre (kader) insanın hür iradesinden söz etmek anlamsızlaşır. Materyalist açıdan bakarsak insanın iradesi vardır. Ama bu irade determinist bir şekilde oluşmuştur. Tamamen özgür değildir, şartlara bağlıdır. Ama diyalektik materyalizmin yadsımanın yadsınması ilkesine göre insanın seçiminde şartların etkisi büyük ölçüde olsa da insanın hür seçimi de etkilidir. Yani şartlar insanın seçme hakkını da (iradesini) oluşturmuştur. __________________
“İşçinin milliyeti ne Fransız, ne İngiliz ne de Alman’dır, onun milliyeti emektir, özgür köleliktir.” "İşçinin vatanı yoktur" (Karl Marx) |
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mesajlar: 81
| sayın selçuk; Her insan, doğar, büyür, yaşar ve ölür. Ve ilk insandan günümüze kadar her insanın doğduğu andan itibaren yaşadığı ve yaşayacağı her olay kaderindedir. Kader, Allah'ın ilmidir. Hepimizin kaderini belirleyen herşeyin yaratıcısı, sonsuz ilim ve kudret sahibi olan Rabbimiz'dir. Bu yüzden samimi olarak iman eden insanların gelecekten veya geçmişte yaşananlardan endişe duyması son derece gereksizdir. Allah salih kulları için herşeyi hayırla yaratmaktadır. Buna bir ayetle de açıklık getirelim: Yeryüzünde olan ve sizin nefislerinizde meydana gelen herhangi bir musibet yoktur ki, Biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (yazılı) olmasın. Şüphesiz bu, Allah'a göre pek kolaydır. (Hadid Suresi, 22) Ve de şöyle bir örnekte verebiliriz; Bir caddede yürüyen iki kişi, köşeyi döndüklerinde ne ile karşılaşacaklarını bilemezler. Ancak köşeyi döndükleri zaman bunu öğrenebilirler. Caddeye kuş bakışı bakan bir göz ise, bu insanlar daha köşeyi dönmeden onların görecekleri arabaları, insanları, mağazaları görebilir. Sonuç olarak Allah'a ve Allah'ın yarattığı kadere teslim olmuş bir insan ile bu gerçeği kavrayamayan bir insan arasındaki fark şudur: Teslimiyetli olan insan, kendi yaptığı hissini yaşamasına rağmen, bunların tümünü Allah'ın dilemesi ile yaptığının bilincindedir. Diğeri ise, her yaptığını kendi aklı ve gücü ile yaptığını zannederek yanılır. Gerçekte ise Allah'ın bir ayetinde bildirdiği gibi, "Allah'ın emri, takdir edilmiş bir kaderdir". (Ahzab Suresi, 38) sorularınıza cevap bulabildiysem ne mutlu bana.... SAYGILAR |
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mesajlar: 81
| Sayın selçuk; Her insan, doğar, büyür, yaşar ve ölür. Ve ilk insandan günümüze kadar her insanın doğduğu andan itibaren yaşadığı ve yaşayacağı her olay kaderindedir. Kader, Allah'ın ilmidir. Hepimizin kaderini belirleyen herşeyin yaratıcısı, sonsuz ilim ve kudret sahibi olan Rabbimiz'dir. Bu yüzden samimi olarak iman eden insanların gelecekten veya geçmişte yaşananlardan endişe duyması son derece gereksizdir. Allah salih kulları için herşeyi hayırla yaratmaktadır. bunu bir ayetlede kanıtlayalım.... Yeryüzünde olan ve sizin nefislerinizde meydana gelen herhangi bir musibet yoktur ki, Biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (yazılı) olmasın. Şüphesiz bu, Allah'a göre pek kolaydır. (Hadid Suresi, ) Bir caddede yürüyen iki kişi, köşeyi döndüklerinde ne ile karşılaşacaklarını bilemezler. Ancak köşeyi döndükleri zaman bunu öğrenebilirler. Caddeye kuş bakışı bakan bir göz ise, bu insanlar daha köşeyi dönmeden onların görecekleri arabaları, insanları, mağazaları görebilir. BU ÖRNEKTEDE OLDUĞU GİBİ SONUÇ OLARAK;Allah'a ve Allah'ın yarattığı kadere teslim olmuş bir insan ile bu gerçeği kavrayamayan bir insan arasındaki fark şudur: Teslimiyetli olan insan, kendi yaptığı hissini yaşamasına rağmen, bunların tümünü Allah'ın dilemesi ile yaptığının bilincindedir. Diğeri ise, her yaptığını kendi aklı ve gücü ile yaptığını zannederek yanılır. Gerçekte ise Allah'ın bir ayetinde bildirdiği gibi, "Allah'ın emri, takdir edilmiş bir kaderdir". (Ahzab Suresi, 38) İnşallah yardımım dokunmuştur...SAYGILAR |
| #9 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 1,026
| Her şeyi Allah mı yapıyor yani? Bir insana günahı da Allah mı işletiyor? __________________
“İşçinin milliyeti ne Fransız, ne İngiliz ne de Alman’dır, onun milliyeti emektir, özgür köleliktir.” "İşçinin vatanı yoktur" (Karl Marx) |
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mesajlar: 81
| sayın adil; arkadaşım dünyaya müslüman olarak geliyosun zaten ana rahmini hatırlıyomusun sen hepimiz 9 ay orda kaldık aklımızda orasıyla alakalı ne var demekki ana rahmide mantıksız orası hakkında bişi hatırlamıyoruz ne kadar ordan çıktın deselerde inanmayalım hatırlamıyoruz çünkü ana rahminden öncede ruhlar alemindeydik ve bir söz verdik hepimiz ALLAHA iman konusunda insanın en büyük farkı irade sahibi olmasıdır kader senin karşılaşacağın kaza bela kısmet tarzı şeylerin genelidir senin iradenle alacağın şeyler kader değildir ALLAHIN senin önüne her zaman iki yol sunması kaderdir iyi ve kötü yol hep senin önünde durur ve kader henüz yaşanmamıştır değişebilir ALLAH şu an itibarıyla senin sonunu bilir sen ona güzel kulluk yaptığın sürece ALLAH seni daha çok sever ve yolunu açar yapacağın ibadetin sonucunda alacağın sevap kaderdir ve tabiki yapacağın kötü şeylerin sonunda alacağın cezada kaderdir sadaka belayı def eder kaderini güzelleştirmekte bi yerde bizim elimizde ve sabit değildir yaşanmamıştır değişebilir sana zarar veren bir insana seninde zarar verip vermemen sana kalmıştır o insanın sana zarar vermesi kaderdir senin ise iki yoldan birini seçmen iradendir bu noktada ALLAH tercihi sana bırakır sen o an aklına ALLAHI getirerek iyi yolu seçersen ALLAH sana vereceği sevabı bilir ama sen o ana kadar ALLAHTAN bi haber yaşamışsan ALLAH senin onu öldüreceğinide bilir çünkü sen verdiğin sözde durmamış haydut gibi bişi olmuşsundur tabiri caizse haydutlarında ne yapacağını sadece ALLAH değil bizlerde tahminedebiliriz şöyle bi örnekte verebilirim gözünü açtığın zaman cehennemde olabilirdin ama olmadın dünyadasın cehennemde olsaydın ALLAHA bana haksızlık ettin ben sana gayet güzel kulluk yapardım hiç fırsatım olmadı derdin işte sana fırsat dünyadasın ve bunu değerlendir illede mantıksız geliyo bana ALLAHA inanmıyorum diyenler varsa sonuçta iyilik emrediliyor iyi olmak kimseye bişi kaybettirmez boyunu aşan bişi varsa sadece yaptığın işi iyi yap kuran da defalarca tembihlendiği gibi ''ALLAH İŞİNİ İYİ YAPANLARI SEVER'' bu kadarınıda yapmak kimsenin boyunu aşmaz sanıyorum.... sayGILAR... |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|