"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||||||
![]() |
| |||||||
| İslam'da çok eşlilik ve pedofili / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - İslamiyet, Hristiyanlık ve Yahudilik |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Yazar Adayı Giriş Tarihi: May 2008
Mesajlar: 1
| İslam'da Muhammed'in zevcelerinin sayısı ve çok eşlilik o zamanki şartlar açısından savaşlarda ölen kadınların gerek ekonomik açıdan gerekse yalnız yaşamanın sakıncaları yönünden ele alınarak zorunluluk hatta onları koruma olarak açıklanmış.Ancak ilk karısı Hatice'den başlayarak çok çeşitli konumda,yaşta kadınlar ve çocuklarla evlenmiş ve bunların açıklamasını yapmada yetersiz kaldığı durumlarda da ayetler indirerek kendini temize çıkarmış. Günümüze geldiğimizde meclisten tutun da bilmem ne giyimin sahibine kadar çok eşli olan ve bunun bir hak olduğunu savunanlar için hangi sosyo-ekonomik gerekçeler geçerli? Kadının yeri evidir, çocuklarımın anasıdır ve bana aittir.Mahremimdir, saçının bir telini başkasına gösteremez.Erkeğin doğasında çok eşlilik var ve İslam'da buna izin veriyor.Eğer tek eşlilik olmasaydı genelevler ve fuhuş olmazdıya varan açıklamalar. Bunu savunan erkek egemen bakışını anlıyorum da kadın açısından ele aldığımızda belli bir eğitim düzeyine ve mesleğe sahip olduğu halde bir erkeğin ikinci hatta üçüncü karısı olmayı kabullenişlerini nasıl ve neye bağlamalıyız? |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 486
| Sayın mirnur; Öncelikle hoş geldiniz.İlk mesajınız açtığınız konunuz olmuş. Başlığına yüklediğiniz mana ise çok çarpık olmuş. Öncelikle sizin bu başlığı düzeltmeniz gerektiğini düşünüyorum. İslamda çok eşlilik ve pedofili demişsiniz. Benim burdan anladığım İslam içerisinde pedofili'nin olduğu. Oysa başlık olarak açtığınıza göre pedofili'nin ne olduğunu bildiğinizi var sayıyorum. Psikolojik bir sapkınlığı dine ait bir kavrammış gibi yayınlamanızı dil sürçmesi olarak değerlendiriyorum. Umarım değiştirme nezaketini gösterirsiniz. __________________
Müslümanız,Yakınçağ bizim için Orta çağ oldu. Hıristiyanın engizisyonu İslamın yurdunda bu gün kuruldu... |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 2,783
| Sayın Alptegin, Neden kendi kişisel görüşlerinizi doğru olarak kabul edip de karşı görüş serdeden insanlarınkini değiştirmek gerektiği inancındasınız? Pedofilinin manasını bilmese sayın Mirnur kullanmazdı. Sapkınlık konusu da çok ayrı bir konudur. Bazılarınca sapkınlık olarak algılanan olgular diğerleri için normal olmasaydı, bu olgular da gerçekleşmezdi. O bakımdan yaşadığımız dünyayı iyice gözlemleyerek sadece kendi düşüncelerimizin değil de karşımızdakilerin düşüncelerinin de en az bizimkisi kadar doğru olabileceğini kabul etmemiz gerekmez mi? Mesela Tanrının adaletinden söz edenler İslamdaki çok kadınla evlenmeye karşı adaletli olduktan sonra mesele yok gibisinden kendilerini kandırırlar da, esas adalet denilince çok erkekli evliliğin de anlaşılmasına pek yanaşmazlar. Bu sizce psikolojik veya dinsel açıdan sapkınlık olmuyor da sadece pedofili mi sapkınlık oluyor? İslam'daki çok eşlilik ne derecede sapkınlık ise bence pedofili de o derecede sapkınlıktır...Çok eşlilikte sadece erkek çok kadınla ilişkiye girebilirken, kadınlara tek erkek vermek sizce sapkınlık olmuyor mu? Sevecenlikle, sesli Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 04-05-08 23:37 . |
|
| #4 | ||
![]() Giriş Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 486
| Alıntı:
Amacım;Sayın mirnur'un fikrini değiştirmek ve ya yazdıklarını farklı kılmak değil.Pedofili'nin manasını bildiğine eminim.Bunu zaten yazdım. Böyle bir düzeltmeyi bir sürç-i lisan vardır diyerek istedim.Eğer böyle bir durum varsa vereceğim cevap ile isteyerek ve böyle düşünerek açılmış bir başlığa vereceğim cevap arasında çok büyük farklılık olacaktır. Bu arada pedofili'yi sapkınlık olarak görmeyen biri varsa buyursun söylesin. Sitede bu tür sapkınlıklar bir çok bölümde tartışılsada çocuk istismarına dayalı pedofili'nin normal kabul edildiği ne bir başlık ne de bir mesaj ben hiç okumadım. Merak buyurmayınız sayın sesli inanın bana yaşadığım Dünyayı ve ülkemi elimden geldiği kadarı ile sürekli analiz çabası içerisindeyim. Kimseye kendi gerçeğimi onun da doğrusu olsun diye dayatmıyorum. Hatta açın mesajlarımı ve bakın hepside benim düşüncelerime ve inanışlarıma yapılan saldırılara cevap niteliklidir.Bir tane bile bir fikre(şahsa değil fikire) kaba olarak değerlendirilecek mesajım yoktur. Ben sayın mirnur'un cevabını beklemeye devam edeceğim.Tabi yazar adayı olması nedeniyle mesajlarının sonradan ulaştığını biliyorum.Eğer sizin böyle bir düşünceniz varsa buyrun yazın bildiğimiz kadarı ile cevap verelim. __________________
Müslümanız,Yakınçağ bizim için Orta çağ oldu. Hıristiyanın engizisyonu İslamın yurdunda bu gün kuruldu... | |
|
| #5 | |||
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,258
| Alıntı:
Şu ana kadar yapılan yorumlardan bu konuya ait dört görüş olduğunu görmekteyiz. 1. Bu yaştaki evliliği ‘’Hz. Muhammed’e özel ’’ gibi gösteren görüş. 2. Bu yaştaki evliliği kabul etmeyen görüş. 3. Yaşı kabul eden ancak dönemin bir uygulaması olarak normal gören görüş. 4. Yaşı dönem olarak görse bile bunun söz konusu asır içinde düzeltilmesi gerektiğini söyleyen görüş. Şimdi bu görüşleri analiz edelim. Birinci görüş: Bu görüşte olanlara göre küçük yaşta evlilik konusu, Hz. Muhammed’e özel bir durumdur. Döneminde, bu yaşta evlenen yoktur. Bunlar bundan olsa gerek O’na ‘’pedofili’’ demeyi dillerinden düşürmezler. Aslında meseleyi biraz araştıran kimse, bu yaştaki evliliğin O’na özel olmadığını görür. O’na özel bir durum olsaydı hakkında her türlü söz söylemek için tetikte bekleyen dönemin putperestleri bu olayı her defasında dillerine dolarlardı. Bu durum ve tarih kitaplarının anlattığı olayları okuduğumuzda küçük yaş evliliklerinin ‘’dönem geleneği’’ olduğu kesin görülmektedir. Bunları bir arada düşündüğümüz zaman onu bu yaş konusunda (diğerlerini göz ardı ederek) eleştirmenin bir dayanağı kalmamaktadır. Sadece dördüncü görüşte ele alacağımız yönüyle (düzeltilmesi gereken bir uygulama)eleştirebilmelidir. Bu görüşte olanlar, bunu ikide bir dile getirerek Müslümanları Hz. Muhammed hakkında şüpheye düşürmek isterler. Yoksa azıcık bir çalışma, bu yaştaki evliliklerin dönem uygulaması olduğunu gösterecektir. İkinci görüş: Bunlar ise 9–10 yaşları arasında evlendiği konusunu kabul etmezler. Bu yaştaki evliliğin dönem ürünü olduğunu kabul etmekle beraber Peygamberin bu uygulamayı kaldırdığını söylerler. Genelde mealci olup hadisleri hiç kabul etmeyen bu kesimin alternatif olarak sunduğu herhangi bir delili görmüyoruz. Bilakis daha zayıf sayılan hadisleri kanıt gösterme peşine düşerler. Eğer Hz. Muhammed’in hayatının geneli ile ilgili bir bilgi getirselerdi daha çok inandırıcı olabilirlerdi. Bunlar bu hadisleri kitaplarına alanları ‘’sapık ve iftiracı’’ olarak değerlendirmektedir. Bu görüşte olanlar da birinci görüşte olanlar gibi duygusal ve tepkisel bir tavır içindedirler. Ancak bu görüşte olan ve başka hadisleri delil getiren bir grup da vardır ki(çalışmalarını takdir etmekle beraber)tespitlerine katılmıyoruz. Bunu ilk mesajlarımda dile getirmiş bulunmaktayım. Evrensel öğreti içinde düşündükleri Peygamberlerine bunu yakıştırtamadıkları için yaşını büyük gösteren zayıf dayanaklı haberlerin peşine düşerler. Oysa kanaatime göre eğer sorun küçük yaştaki ile evlilik sorun ise ‘’biyolojik ergenlik’’ açısından 9-10 ile 17-18 yaşı arasında bir fark yoktur. Hz. Aişe, 18 yaşında bile olsa dedesi yaşında olan 53 yaşındaki biri ile evlenmiştir. Modern değer yargıları ile olaya bakıldığı zaman bu yaş bile sorunludur. Üçüncü görüş: Yaşı 9–10 olarak kabul eden ve dönem uygulaması olarak normal gören görüştür. Eskiden beri hadis külliyatlarının sağlam kabul ettiği bu görüşü İlahiyat Fakültelerinde İslam Tarihi dalında Öğretim üyesi olanlar da kabul etmektedir. Ben de bu görüşü tercih ediyorum. Bu yaştaki evliliğin de, köleliğin kaldırılması konusunda olduğu gibi zamana bırakıldığını, hatta zamanla değişmediği takdirde devam edilmesinde sakınca görülmeyen bir uygulama olarak düşünüyoruz. Çünkü uygulamanın yürürlükte olduğu toplum’’Ataerkil ve tarım toplumu’’.Sosyologlar, bu toplumların özelliklerini bizden daha iyi biliyorlardır. Bu toplumda kadın, zaten toplumun bir bağımsız üyesi değil, içinde bulunduğu ailenin bağımlı bir üyesidir. Tarihçiler de, 7.yy dünyasında Arap Yarımadasının kültürel yapısını bizden daha iyi biliyorlardır. Bu görüşün eleştiri aldığı tek konu ’’ Evrensel mesaj getiren bir peygamberin tarihsel olarak yorumlanmaması gerektiği’’dir.Bunu da dördüncü görüş olarak değerlendirdim ki üçüncü görüşün bu görüşe olan cevabını da orada getireceğim. Dördüncü görüş: Bunlar da uygulamayı dönem olarak sorunlu görmemelerine rağmen Peygamberin bunu düzeltmesi gerektiğini söyleyenlerdir. Çünkü evrensel öğreti getiren ve toplumunun eksik kalan uygulamalarını düzelten birinin evlenme konusu gibi bir konuyu düzeltmemeleri bir eksikliktir. Hele buna Peygamberin kendisinin katılması hatadır. Bu sorun ,’’Evlatlıkların gerçek evlat olarak bakılması’’ sorunundan daha büyüktür. Bu konu için ayet özel olarak araya girmişken bu konuya ise girmemiş olması anlaşılacak gibi değildir. Özellikle dördüncü görüşün eleştiri ve iddialarının çok yerinde olduğunu belirteyim. Bu açıdan eleştirilerine cevabı da ayrı noktadan verelim. ‘’Evrensel öğreti getirmiş bir peygamberin tarihsel bir uygulamaya katılması yanlıştır.’’ eleştirisi: Hz. Peygamberin ‘’öğretileri’’ ile ‘’uygulamaları’’ karıştırılmaktadır. Onun tüm uygulamalarını her asırda bağlayıcı gören bir anlayış var ise de iyice araştırıldıktan sonra dinin sosyal hayatı düzenleyen kurallarının değil de insanlara o kurallarla getirmek istediği mesajın evrensel olduğu görülecektir. Hz.Muhammed tarihi bir kişilik olduğuna göre tarihinin bir ürünü olacaktır. Uygulamaları da, sosyal hayatı düzenleyen kuralları da… Ancak, sözgelimi Hz. Muhammed bu evlilik ile ilgili uygulamada döneminin uygulamasına katılmışsa da buradan çıkarılacak evrensel mesaj ne olabilir? Kanaatime göre, İslam’ın özellikle aile hukuku ile ilgili evrensel değerleri Peygamberden sonraki kuşağa bu evlilik sayesinde taşınmıştır. Karı-Koca ilişkilerinin nasıl olacağı ilgili evlilik vasıtasıyla öğrenilmiştir. Diğer eşlerinin aksine Hz. Aişe’nin İslam tarihindeki konumu çok iyi bilinmektedir.Bu öğretileri 45–50 yaşlarında kadın birinin net aktarılması zor idi.Hz.Aişe sivri zekâsı ve keskin görüşleri, önemli bir yer edinmiş bu evliliğin aslında ne anlama geldiğini göstermiştir. ‘’Peygamber, kendi dönemin uygulaması olan bu yaştaki evlilikleri de evlatlılar meselesinde olduğu gibi hemen kaldırmalı idi.’’ eleştirisi: Bunun için döneme bakmamız gerekir. Acaba İslam, bunu kaldırmak için bir alternatif sunmuş mudur? Hz. Ömer İslam gelmeden önce kadınlara söz hakkının bile tanınmadığı ve İslam sayesinde görüş bildirme hakkına kavuştuğunu hem söylemiştir, hem de mescidin de bayanların kendisine yaptığı bir eleştiriyi kabullenmiştir. Hz. Peygamber de evliliklerin karşılıklı rıza ile gerçekleşmesi gerektiğini söylemiştir. Bu açıdan İslam’ın henüz küçük yaşlarda iken babası tarafından zorla evlendirilmemesi gerektiği kuralını getirdiğini söylemek mümkün. Böylece bu evliliğin artık Müslümanlar için bağlayıcı olmadığını öğrenmiş bulunmaktayız. Müslümanlara düşen görev, bu evlilikten alacakları örnektir. Bunu bir ayetle hızlı bir şekilde gerçekleşmemesi bunun zamanla çözülmesi gereken bir olgu olduğunun düşünülmesindendir. Evlatlıkların öz evlat gibi hukuki arena da bilinmesi konusu da aslında sanıldığı gibi hemen çözülmemiştir. Her ne kadar ilgili ayeti varsa da ondan önce tavsiye niteliğinde başka bir ayetin bulunduğunu bilmek gerekir. Buradan diyebileceğimiz şey, o uygulamanın da jet hızıyla gerçekleşmediğini söylemektir. Alıntı:
Bu azı çoğaltma değil; çoğu aza indirme yönünde bir düzeltmedir. Çünkü mağduriyetin dolayısıyla da sıkıntının ortaya çıkmasına neden olan tek eşlilik değil, tam tersi çok eşlilikti.. Zaten öyle bir sorun da yok çünkü indiği toplumda neredeyse tüm erkekler çokeşli. Kur’an’ın odaklandığı ve öncelik verdiği konu haksızlık yani adalet meselesidir. Kadınlara ve yetimlere haksızlık yapılmaktadır ve onun behemehal giderilmesi gerekiyor. Yani Kur’an ruhunu harekete geçiriyor. Artırmaya yönelik ruhsat da yok, dörtle sınırlandırdığı da yok. Bilakis azaltma, bire kadar indirme var. Şu halde çok eşlilik ayeti diye bilinen bu ayet, günümüzde, tek eşlilere değil çok eşlilere hitap etmektedir. Muhatabı çok eşli olanlardır. Tek eşli olanlar zaten amacı tahakkuk ettirdiklerinden ayetin muhatabı değildirler. Bugün hala çokeşliliğin hüküm sürdüğü kişi ve toplumlar varsa ayetin muhatabı onlardır. Siz bu söylemin Kuranın evrenselliği ile çelişeceğini söylüyorsanız...öyle değildir.Sosyal düzenleme ile ilgili ayetlerin değşime açık olduğunu tüm islam bilginleri söylemektedirler.Bugün toplum teş eşli ise artık bu ayete muhataplık kalmamıştır diye düşünüyorum.Olsa bile ancak savaş sebebiyle dulların artmasına bağlayanları düşündüğümüzde bunun hiçbir zaman keyfi çok eşlilik olmayacağını rahatlıkla görmek mümkün.. | ||
|
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2008 Ülke / Şehir: Anarquismo
Mesajlar: 1,508
| Arkadaslar pedofili hastaligiyla bogusanlarin toplum heyetinden bagimsiz davranislar sergilemesi bir derecede 'sapkinliktir', bilakis bu onlari toplumun bir parcasi olarak, birey olarak kuculten bir kavramdir. Sapkin olmak fiili dilimizdeki bukulgenlikle duskun olmakla esdeger tutunabilecek ve genelde olumsuzlugu nakseden bir tabirdir, kavramdir. Psikiyatrik terminoloji'de pedofili bir "sapiklik" (hastalik) meselesi olarak tasnif edilir. Bu iki kelimeyi ayristirarak, yalnizca "sapkinlik" hususuna yogunlasarak yorumlayacak olursak eger, dil-bilimsel olarakta hakim olabiliriz konu'ya: Sapkinlik psikiyatrik terminoloji'de ve yahut halk dilinde "shanghai" (turet) bir kavram olarak kullanilmaktadir. __________________
Gencler hayati seviyor, ama siz onlarin isyan etmelerine sebep oluyorsunuz. Lutfen sorumlu ebeveynler olun.. sefilhippi Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 05-05-08 12:11 . |
|
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 468
| günümüz ahlaki değerleri ile 1500 yıl önceki ahlaki değerler aynı değildi. 1500 yıl önce ne çocuk hakları vardı, ne kadın hakları. kadınlar ve çocuklar, para eden, alınıp satılabilen değeri olan bir mal'dı. savaşlarda esir alınan kadın ve çocuklar, savaş ganimeti olarak pay edilirdi. yani kişi kendi payına düşen kadın ve çocuklara dilediği gibi davranabilirdi. hiç kimse o kişinin payına düşen küçük kızlara veya erkek çocuklara neden tecavuz ettiğini sorgulayamazdı, çünkü onlar o kişinin malıydı. bizler aişe nin yaşını, arap lider muhammed'in sağ kolu olan ebu bekir'in kızı olduğu için biliyoruz. eğer aişe de sıradan bir köle olsa idi bu yaş meseleside hiç gündemde olmazdı. çünkü arap lideri muhammed'in hareminde sayısız cariye vardı, bunların da yaşları üç aşağı beş yukarı aişe ile aynıydı. __________________
kirli bir ırmaktır insan.kirli bir ırmagı icine alması ve bozulmadan kalması icin deniz olmalı insan |
|
| #8 | ||
![]() Giriş Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 486
| Alıntı:
Dolayısı ile kast edilen evrensel ahlaki değerler değil İslami hükümler. Şimdi çocuk kavramı bambaşka bir şeydir.Pedofili her dönem yaygın bir şekilde hastalık ve sapkınlıktır. Bu Hz.Muhammed döneminde de bu günde aynı ölçüde yanlıştı. Tarih içerisinden başka kültürlere ait örnekler verip İslamı ve öğretisini küçültmeye çalışmanın ve ona iftira etmeninde dilimizde ki karşılığı en hafif ifadesiyle iftiracılıktır.Bunu yapan müfteridir.İnansın ve ya inanmasın fark etmez.Allah inanmayanın bile edeplisi ile karşılaştırsın. Sayın maximus; Madem tarihte böyle olaylar var bir çok sahabede de bu kabilden cariyeler(çocuk)var bir kaç örnek verinde bizde bilelim.Kimmiş bunlar? __________________
Müslümanız,Yakınçağ bizim için Orta çağ oldu. Hıristiyanın engizisyonu İslamın yurdunda bu gün kuruldu... | |
|
| #9 | ||
![]() Giriş Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 486
| Alıntı:
Bu dediğinizden yola çıktığımız zaman bir öğretinin mensuplarının toplu olarak böyle bir hastalığı ve sapkınlığı yaşaması mümkün müdür? Diğer bir sorum da şu;inançlar(her türlü) ile bu ve ya benzer hastalık ve sapkınlıklar arasında bağ kurmaya çalışmanın adı nedir? __________________
Müslümanız,Yakınçağ bizim için Orta çağ oldu. Hıristiyanın engizisyonu İslamın yurdunda bu gün kuruldu... | |
|
| #10 | ||
![]() Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 2,783
| Alıntı:
Olayları eğer duygusal bir süzgeçten geçirdikten sonra idrak ediyorsak, biliniz ki yanılgılarımız çok daha artmaktadır. Mesela Sesli'nin sayın Alptegin'e yazdığı yazıyı siz tutup da sayın Mirnur'a avukatlık olarak değerlendirince, Sesli de sizi İslam'ın yanlışlarını örtmeye çalışan bir avukat olarak mı görmelidir? Yoksa biz kimsenin avukatlığına soyunmaksızın kendi görüşlerimizi mi ifade etmeliyiz? İkinci yanılgınız da, İslam'ı eleştiren arkadaşlar sanki eşcinsel kadın ve erkek ilişkileriyle, ensest konularında bu eylemlere katılanları destekliyormuş şeklinde bir sunumda bulunmanızdır. Sayın Özedönüş, hiç bir şekilde burada bizler provokasyonla ilgili bir söylemde bulunmuyoruz. Bu sadece sizlerin algılarınızdaki süzgeçlerinizin sizi yanıltması olabilir. 6 Yaşında bir kız çocuğu ile 50 yaşını geçmiş bir kişi nişanlanırsa, ya da aynı kişi yani 50 yaşını geçmiş bu kişi tutup da 9 yaşındaki bebekleriyle oynayan bir kız çocuğunu nikahına alıp da onunla gerdeğe girerse, bu sizce nasıl adlandırılmalı ki, bir sapkınlık olmasın? Bütün sahih hadislerde olay bu şekilde anlatılmaktayken siz tutar da bu 50 sini geçkin kişiyi savunmaya kalkar ve de bunu yaparken bizlere de pislik atmaya çalışırsanız bu davranışınız sizi de müşgül bir duruma sokmaz mı? İslam dininde çok eşli evlilik yine bu 50 sini aşmış olan dinin önderince uygun görülmüş...Ve de bunun için ALLAH'tan da destek alınmış olacak ki, bu çok eşli evlilik için sadece ADALETTEN söz edilmiş ve evlenecek erkeklerin bu konuda ADİL olmaları istenmiş...Bu kadar basit! Biz de diyoruz ki, eğer ADALET gerçekten gerekliyse, o zaman ADALET ancak bir hanımın da çok sayıda erkekle aynı zamanda evlenmesiyle oluşabilir...Yoksa söz konusu olan ADALET palavradan başka da bir şey olamaz... ADALET sadece erkekleri kollayan bir TANRISAL ifadeyse, bunun ADALET olarak adlandırılması bir kandırmacadan başka da bir gerçeklik taşımaz. Sayın Özedönüş, lütfen İslam'ı savunurken karşınızdaki kişilerin ahlaksal durumlarını bilmeden ve onları tanımadan, ---bu kişiler dinsiz imansız olduklarına göre, ahlaktan da nasipleri yoktur--- şeklinde bir düşünceyle değil de bu insanların söylediklerinin yanlışlığını göstermeye çalışın. Burada gayemiz bir kavga, bir batırma, karşımızdakini incitme değil de, gerçeklerin daha da açık bir tarzda anlaşılmasına yardımcı olmaktır. Sevecenlikle, | |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| İslam'da Zorlama Yokmuş! | sesli | Kitaplı Dinler - Tarikatlar | 180 | 29-04-08 22:04 |
| İslamda Kölelik | fenasi | Kitaplı Dinler - Tarikatlar | 58 | 27-04-08 10:36 |
| İslamda sağ elin kerameti | qwertas | Kitaplı Dinler - Tarikatlar | 15 | 11-03-08 11:32 |
| Modern düşüncede 1200 eşlilik... | Firnas | Arşiv | 14 | 07-08-07 23:30 |
| İslamda namus anlayışı | sulh | Arşiv | 63 | 07-08-07 16:44 |