"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||||||
![]() |
| |||||||
| Din hakkında konuşmak üzerine / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - İslamiyet, Hristiyanlık ve Yahudilik |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 877
| sevgili Arkadaşlar burada sorduğunuz bütün sorulara arkadaşlarımızın bir cevap verme değil ve fakat birlikte bir cevap arama gayretinde olduklarını kabul etmenizi istiyorum... kimse kimsenin sorunlarını bütünü ile cevaplayamaz.. çünkü sorular eğer genel ve bilgi eksikliğine dayanıyorsa bilgiyi ortaya koyduğunuzda problem kendiliğinden çözülmüş olur.. ama eğer ki sorun bilgiyi farklı algılama ve yorumlama noktasında ise bu durumda da karşılıklı yorumlar ortaya konulur ve insanların tercihine bırakılır... insanlar bütün yorumları okur ve akılları hangisine yatkın ise ve kalbi hangi yorumla tatmin oluyorsa onu tercih eder... Peki Dinin bir görüşü ve önermesi üzerinde yorum yaparken, nasıl bir tavır ve hal üzerine olmak gerekir ?.. bizim inanmayan kesimden bir takım ricalarımız olacaktır.. 1- saygı : eğer fikirlere saygı yoksa, paylaşma diye birşey de olmayacaktır...burada bir başlıkta bir konuyu tartıştığımız bir arkadaş, o konu hakkında görüşlerimizi alıp hiç bir itirazda bulunmuyor... Ama bir bakıyorsunuz, bir başka başlıkta aynı anda bir başkasına aynı iddiaları tekrarlayıp duruyor... yahu be kardeşim el insaf... daha az önce (örneğin, Aişenin Yaşının küçük olmadığını, kuranda dövme emrinin olmadığını, 4 kadınla evlenmenin olmadığını, kadının şahitliğinin ve miras hakkının erkeğinkinin yarısı olmadığını ) konuşmadık mı ? bütün bunları size yöntemi ile birlikte aktarmadık mı ? ee şimdi ne oldu da, arkanı döner dönmez, ''Muhammedin 9 yaşında çocukla evlendiğini, muhammedin sara hastası olduğunu, kuranda kadınların dövülmeisinin emredildiğini, 4 kadın alınması gerektiğini'' iddia ediyorsun... oysa daha az önce bu iddialarına cevap vermemişlermiydi ? bu tavır buradaki bütün arkadaşları bıktırıyor ve sonunda yoruyor...sürekli aynı şeyleri tekrarlatmak hem kendimize ve hem karşımızdakine bir saygısızlıktır... eğer hala dönüp dönüp aynı konuları aynı insanlara yeniden anlatacağımızı sanıyorsanız bu saygısızlığı yapmak istemiyoruz artık... 2- Seviye : yazdığımız ve paylaştığımız bilgiler dini bir zemin üzerindedir ve insanlar tarafından okunmaktadır... din bizim kutsalımız olan alnımızdır... eğer bu alana ayakkabılarınızla girerseniz bizleri incitmiş olursunuz... din hakknda konuşurken uslubunuzu alaycı ve karalayıcı bir şekle sokarsanız, müslümanları rencide edersiniz... bakınız bir şeyi lutfen dikkatli ayırınız... Sizin kutsal bir alanınız olmadığı için müslümanların kutsalını zihninizde algılayıp canlandıramıyorsunuz...böyle olmadığı içinde sizin rahat davranmanız büyük bir adaletsizliktir... Eşi olmadığı için karşısındakinin eşine hakaret eden bir adamın ''sen de benim eşime hakaret edebilirsin'' demesi gibi bir şey bu...bilmem bunun farkında mısnız ? Tartıştığınız şey kendinizin olmayan ve fakat bir başkasının gönül bahçesidir... lutfen o bahçede ekilmiş gülden nazik kavramları ezmeyiniz... 3- Sorgulama Yöntemi : Sorgulama yöntemi eğer bir konuyu anlamak ve kavramak içinse paylaşıma açıktır... herkes istifade eder...hepiimizin hayrınadır... İnançları aşağılama ve küçük düşürme amaçlı bir sorgulama kişilik haklarına bir saldırıdır ve sorumsuzluktur... ''Sizin Allahınız şöyledir'' şeklindeki bir mantık araştırma ve soruşturmaya engel, bir savcı mantığıdır...bunu kimse yapamaz ve yapmaya da hakkı yoktur.. Ancak ''Sizin inandığınız Allah inancında böyle bir konu var mı? '' şeklinde sorarsanız.. muhakkak bir müslüman bunu cevaplayacaktır... ya da cevaplayamaz belki de... ama bu şekilde bir sorgulama yöntemi soruyu herkesin malı yapacaktır... Oysa ''sizin Alllahınız şu şekildedir'' şeklindeki bir yöntem, sorgulamadan çok yargılamadır...bu yöntem müslümanlardan aynı ile mukabele hakknı getirir ki, bizim inancımıza bu uygun düşmüyor.. Tanrı bunu bize yasaklıyor... o halde bu adaletsizliğin giderilebilmesi için, tek yol kalıyor, sizden bu uslubunuzu terk etmenizi istemek... 4- Hepimizin insan olduğu temelinden hareket etmek : burada dini bir konu açıldığında ilk kabulumuz hepimizin birer insan olduğunu kabul etmekle başlamalı.. bizler insanız ve hiçbirimiz de Tanrıdan Vahy almıyoruz.. sadece bildiklerimizi ve akledebildiklerimizi paylaşıyoruz.. ne biz sizden ve ne de siz bizden insanüstü şeyler lutfen beklemeyiniz... kimsenin inandıklarının bir diğerinin inandıklarından üstünlüğü yoktur... bilgi bütün insanlığın ortak malıdır.. paylaşıldıkça çoğalır...kimse kendisinde olanın üstün olduğu ve elindekinin kendini üstün kıldığı hissine kapılmasın... çünkü eğer hepimiz insan isek ve bilgi de hepimizin ortak malı ise paylaşılamayacak hiçbirşey de yoktur... lutfen sevgili arkadaşlar, sorularınızı açık ve yorumsuz sorunuz... biliyorsak cevaplarız... ve eğer bilmiyorsak da bilmediğimizi söyleriz.. ama lutfen bunu istismar edip dinimizde eksiklik iddiasına dönüştürmeyiniz... olmaz mı ? sizin bu söylediklerim konusunda ilave etmek istediğiniz veya bizden istediğiniz şeyleri lutfen sizler de bize iletiniz... selam ile.. |
|
| #2 | |
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,258
| Dinleri araştırmak, önceden karar verilmiş bir dinsel tepki anlayışıyla dinlerin içyüzünü ortaya çıkarmak değildir. Aksine dinleri sosyal bilimler perspektifinden ve herhangi bir dini veya dinleri savunma gayesi gütmeden ve ideolojik muhalefet tavrı içine girmeden olgusal temelde araştırmak demektir. Dini tartışma metodu özel bir maharet gerektirmektedir. Bunu çok defa söyledim. Benim bir dünya görüşüm olabilir ama konu benim gibi düşünmeyen biri ile bir gerçeği araştırmak ise yapmam gereken kendi inancımdan bile şüphe etmek ve inancımı bile tartışmaya açmaktır.. Din gibi hassas bir konuda tartışmak, öteki konuların üzerinde durmaktan daha fazla itina gerektirir.. Gerek etik açıdan, gerek terbiye açısından olsun, dine inanmayan bir insanın, dine inanan ve dini hayatının temeline oturtmuş bir insanın değer yargılarına saygı göstermesi, onun en temel insani vazifesi olmalıdır, aksi takdirde dinine saldırı yapılan kişi de durum karşısında cevap verme hakkına sahip olacaktır. Ateistlerin, kendi içlerindeki çelişkilerle hareket edip kırıcı sözler kullanmaları ve sahip oldukları paradoksal huzursuzluklarını saldırgan bir tutum haline getirip inançlı insanların değerleri ile alay etmeleri ise zaten başlıbaşına bir saygısızlıktır. Muhataplarımızın en çok başvurduğu üç yöntem de tartışmaları kilitlemektedir. 1.Sonucu neden gibi gösterme 2.Peygamberi ve tanrıyı çok argo kelimelerle tanımlama 3.Olayların önü ve sonununu makaslayarak verme.. özedönüş Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 08-05-08 10:45 . |
|
| #3 | |
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,258
| Bu konu çok mu önemsiz acaba? |
|
| #4 | ||
![]() Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 877
| sevgili özedönüş.. bu forumda çokça üzerinde durduğum bir tez vardı... Ahlaki kavramların kökeninde ilahi bir bilginin varlığı ve etkili oluşu şeklinde ... arkadaşlar bunun aksini ispatlayamadılar... ne akıl ve ne de insan bu kavramları üretebilecek yetenekte değildi... şimdi bu konu bir ahlaki alana işaret ettiği için arkadaşlar doğal olarak sessiz kalmış olabilirler diye düşünüyorum... mesala şu cümleleri bir hindu ya da budist, ya da toteme inanan için yazabilir misiniz ? Alıntı:
çünkü alay etmek ve aşağılamak üzerine bir ahlaki modele hiç sahip olmadınız... bu yazı karşısında insanların din algılamalarının bu kadar basit olamayacağını düşünürsünüz... Eğer bu konuyu merak edip de öğrenmek için sormuş olsa, oturup ona sayfalarca izahat yaparsınız... Ama bunu yazan arkadaşın niyeti öğrenmek ya da soruşturmak değil... kendini farkında hissettiği ve bütün inanırları da farkındasızlıkla kabul ettiği için, aklın sıra dalga geçecek ve kendini rahatlatacak.... müslümanların bütün kutsalını bir sakız gibi ağzında geveleme hakkını sırf müslümanların ahlaki kabulleri üzerinden elde edecek... devam edeceğiz... | |
|
| #5 | ||
![]() Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 877
| şimdi şu örneği inceleyelim... Alıntı:
burası bir mahkeme değil elbette ve bende savcılık görevi yapmıyorum... Ama biz kendi değerlerimiz üzerinde sizinle konuşurken ve sizinle bu konuyu irdelerken, sizin bu değerler üzerinden alay etme ve dalga geçme hakkınız olduğunu size verdiğimiz fikrinden lutfen vazgeçiniz... sizin bir kutsalınız ve ahlaki değeriniz yok ise, müslümanların da olmaması gerektiğini varsaymayınız... Biz sizin kime tapınacağınızı ya da nasıl tapınacağınızı merak etmiyoruz ve ilgilenmiyoruz da... bunu kendi dininiz çerçevesinde yapabilirsiniz... Ama lutfen kıyaslamalarınızı yaparken bizim kutsalımıza ilintilemeyi bırakınız...çünkü bizim ahlaki değerlertimiz sizinle taptığınız ilahların ilişkisini sorgulamaya elvermiyor... bunu yapmamıza mani oluyor... ve eğer böyle yapmaya devam ederseniz, seviyeyi de kaybetmiş olacağız.... selam ile... | |
|
| #6 | |
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,258
| Sayın Evaporit Bence mesajın yazarı kadar ,uzlaşmacı görüntüsünü veren ve bu argo ifadelerin dini duyguları rencide etmediğini düşünenleri de iyi irdelemeliyiz.Konu islama geldiği zaman en sakininin bile akıl tutulmasına geçmesi bizi çok düşündürmelidir.İşin ilginç yanı ise bizleri suçladıkları konularda kendilerinin olmasıdır. |
|
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 877
| kullandıkları uslubu, kendilerinin farkındalıkla yazdıklarına inanmak istemiyorum... çünkü tam da kendi kullandıkları keliime ile Trans halinde olduklarını düşünüyorum... bu hipnotik trans hali onlara neler söyletiyoe bunun farkında bile değiller... Akıllarının almadığı ise şu : müslümanların tutucu ve yasakçı olduğunu iddia etmek daha kolay bir anlama yöntemi gibi geliyor... oysa müslümanların tartıştıkları konuları Ateistlerin akıllarına bile getiremediğini biliyorum... mesala zatı alinizin Vahy üzerine açtığı A. Süruş'un görüşlerini ben burada tartışmaya açmak istemediğim için çekindim.... çünkü seviyenin ve kalienin olmadığı bir yerde kiminle neyi tartışabilirsiniz... felsefi ve ilmi derinliği olan konuları ancak ahlaki bir seviyenin olduğu eksende tartışırsanız verimli olur... bu dediklerimin olmadığı yerde sadece çekirdek çitlersiniz, bazıları da sakız çiğner... demek istediğim odur ki; müslümanlar tabuları olan ve konuşmaktan, açıklamaktan çekinmeyen insanlardır... bizim kaçındığımız cehalet ve ahlakın sükut ettiği ortamlardır... |
|
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2008
Mesajlar: 70
| Bu konuda en önemli değerin saygı olduğunu düşünüyorum. Bu saygı önce insan olduğu için olmalı. Karşımızdakinin inancı ne olursa olsun, onun kutsal saydığı değerlere böyle alaycı tavırlarla yaklaştığımızda kendisinin de incineceğini ve aynı zamanda ona da saygısızlık yaptığımızın bilincinde olmalıyız. Saygının ne demek olduğunu, önce kendimize saygı duymaya başlayarak anlarız bence. Fakat bu tür alaycı ve hakaretimsi yaklaşımlarla aslında önce kendimize olan saygımızı yitiriyoruz yavaş yavaş. Tabi sonrasında da insanların bize olan saygısını... |
|
| #9 | ||
![]() Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 1,249
| Alıntı:
Yazinizda “saygi” ve “seviye” kurallarindan bahsetmissiniz. Biraz güc bir mesele… Kimin, saygi ve seviye anlayisini baz alacagiz? Sizlerin, saygisizlik ve seviyesizlik diye nitelendirdiginiz bazi fikirleri, yeri geldi, paylasmadigimi biliyorum. Polemige sebebiyet vermemek icin örnekler sunmayacagim. Konunun dagilmamasi acisindan… Fakat saygi ve seviye anlayisinin, kisiden kisiye degise bildigi bir gercektir. Kimi alingandir ve en ufak bir düsünceyi hakaret olarak algilamaya meyillidir, kimi ise o düsüncede bir hakaret sezinlemez… Ayrica; kutsalimizdir, peygamberimizdir, Allah’imizdir dayatmasiyla, belli bir dokunulmazlik getirme girisiminize karsiyim. Düsüncelerimizi dile getirmekte, bu tür argümanlarla, sinirlama hakkinizin olmadigini düsünüyorum. Bir tarihi sahis hakkinda görüs belirtmeler, onun taraftarlarini rencide etmeme özverisiyle yapilamaz! Sirf belli taraftar kitlesine sahip oldugu icin, Hitler gibi bir kisilik hakkinda, düsüncelerinizi acikca ifade edememek sizi rahatsiz etmez miydi? Size o insan icin saygi gösterminiz talebinde bulunsalar, bundan rahatsiz olmaz miydiniz. Sizi bilmem ama, beni bu tür sinirlamalar rahatsiz ediyor. Kusura bakmayin. Sorgulama sistemi hakkindaki görüslerinize de katilmiyorum. „Sorgulama“ veya getirilen bir „elestiri“, bir konuyu „anlama“ ve „kavrama“ niyetini icermek zorunda degildir. Bazi seyler, bazi gercekleri dile getirmek icin yazilir. O konuda kavramaya yönelik bir beklentisi yoktur insanin. Örnegin; evlatligin karisiyla evlenme meselesi, benim ahlak anlayisimin disina cikan ve anlamam gereken bir konu degil, yapilmis bir eylemin yanlisligini dile getirmek ve yargilamak icin acilmis bir konudur. Hersey anlama ve kavrama icerikli bir tartisma icermez. Görüs alis verisi denen bir sey de var, diyorum! Hepimizin insan olduğu temelinden hareket etmemiz gerektigi konusunda yazdiklariniza gönülden katiliyorum efendim. sevgiyle | |
|
| #10 | |
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,258
| Sayın katrin İnanın, eğer ben hitler hakkında da bir makale ele alsam ve muhataplarım içinde naziler olduğunu biliyorsam uslubumu değiştiririm.Ancak sayın Evaporitin değindiği sadece uslup da değildir.Muhataplarımızın yazıları bir metoda dayanmıyor. (Don Kişotça) bazı itilimlerden doğan tepkilerden ibarettir çoğu..İslami kaynakları değerlendirmede hiçbir metoda dayanmayışları, İslam'ın temelinden olmayan (İslam’ın temeli Kuran ve ona uygun rivayetlerdir) kitaplardan eleştirebileceği parçaları almaları; buna karşın işine gelmeyen bölümlere gözünü kapayışları bunu göstermektedir. |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Vizyona girecek filmler... | Godfather | Arşiv | 2 | 25-10-06 19:15 |
| Tartışma kültürü hakkında... | melnur | Forum Hakkında | 4 | 12-09-06 20:09 |