Yazıyaz Forum RSS beslemesi
Bu nedir?
 


"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.

Yeni Üyelerimizin Dikkatine!

 



Geri Dön Yazıyaz Forum > İnançlar ve Dinler > Kitaplı Dinler - Tarikatlar

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Nasıl Emin Olmaktayım? / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - İslamiyet, Hristiyanlık ve Yahudilik

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski08-05-08, 14:53  #1
sesli
 
sesli'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 3,161
Nasıl Emin Olmaktayım?



Sevgili Dostlar,

Buradaki tartışmalarımız esnasında FARKINDALIK söz konusu olduğunda, sevgili Evaporit FARKINDALIKTAN söz ederken-- ne kadar FARKINDA olduğundan sen de emin olamazsın--- gibisinden bana serzenişte bulundu.

Eğer FARKINDALIK konusunda tam bir bilgiye sahip değilsek böylesi bir önermede bulunmak kolaylaşır. Ama eğer siz FARKINDALIK denilen zihinsel BİLİNÇ durumunuzu idrak etmişseniz, EMİNSİNİZ demektir.

Şimdi eğer siz, mensubu olduğunuz din nedeniyle, yaşamınız boyunca hiç tanımadığınız ve size hiç bir şekilde olumsuz bir davranışta bulunmamış olan kişiye devamlı olarak günde beş defa, yani her namazınızda BEDDUA ediyorsanız, ve de ---EBU LEHEBİN ELLERİ KURUSUN--- diyorsanız. Ve buna
ALLAH adına, ALLAH kelamı olarak inanmış, ve de bunu söyleyerek bir sevap kazanmayı düşünüyorsanız,,, o zaman,,,SİZ HİÇ BİR ŞEYİN FARKINDA DEĞİLSİNİZ,,,demektir. O zaman hiç bir durumunuzdan da emin olamazsınız ki!

Namaz kıldığım zamanlarda hiç tanımadığım bu kişiye, yani ABDÜL UZZA'ya
devamlı surette dinimden dolayı beddualar etmiş olmam eğer beni üzmüyorsa, ve bundan dolayı bir pişmanlık duymama neden olmuyorsa,,,o zaman ben veya bu MÜSLÜMAN arkadaşlar acaba neyin ve nasıl FARKINDA olacağız?

İşte FARKINDALIK böylesi bir gerçek, onu idrak etmedikçe ne desek boş...İdrak eden için FARKINDALIK bir aydınlanmanın adıdır...

Sevecenlik ve de farkındalıkla kalın,

sesli Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 08-05-08 15:40 .
sesli is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski08-05-08, 15:20  #2
evaporit
 
Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 928

Sevgili sesli,
farkındalık konusunu sizinle konuşmayı ve tartışmayı çok isterim...
ancak kendi kabullerinizi bir farkındalık olarak ve benim inançlarımı ise bir farkındasızlık olarak nitelerseniz sizinle nasıl bu konuyu tartışabiliriz ki ?

ben de aynen size mukabelede bulunup, ''hayır efendim asıl siz farkında değilsiniz, çünkü biz bu söylediklerinizi çooookkkk önceden zaten farketmiştik.... ve araştırdığımızda farkettik ki; aslında Kuranın kastetdiği ebu leheb olamazdı, çünkü ebu leheb çoktaaan ölüp gitmişti... oysa kuranda Ebu Leheb bir semboldür... Firavn bir semboldür.. Musa gibi, Karun gibi...onlar ölüp gitmiş olsa da yaşayan onların mantığı ve felsefeleri idi..yoksa müslümanlar haşa aptal mı ki; ölüp gitmiş insanların arkasından beddua edip dursunlar...'' şeklinde bir cevap vermiş olsam...

sizin Farkındalığınızın aslında Farkında imiş gibi olduğunuzu sanmanızdan öte bir hali olabilir mi ?
Farkında mısınız bilmiyorum ama, Farkındalık sizin farkında olduğunuz gibi bir şey değil....

siz benim mantık düzlemi teorimi yabana atmayın derim...bir daha düşünün ve birlikte düşünelim... olur mu ?

selam ile....
evaporit is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski08-05-08, 15:33  #3
sesli
 
sesli'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 3,161
Yapmayın, Gerçekler dediklerinizi yalanlamaktadır!

Alıntı:
Sayın evaporit şöyle demiş:

Mesajı Göster
Sevgili sesli,
farkındalık konusunu sizinle konuşmayı ve tartışmayı çok isterim...
ancak kendi kabullerinizi bir farkındalık olarak ve benim inançlarımı ise bir farkındasızlık olarak nitelerseniz sizinle nasıl bu konuyu tartışabiliriz ki ?

ben de aynen size mukabelede bulunup, ''hayır efendim asıl siz farkında değilsiniz, çünkü biz bu söylediklerinizi çooookkkk önceden zaten farketmiştik.... ve araştırdığımızda farkettik ki; aslında Kuranın kastetdiği ebu leheb olamazdı, çünkü ebu leheb çoktaaan ölüp gitmişti... oysa kuranda Ebu Leheb bir semboldür... Firavn bir semboldür.. Musa gibi, Karun gibi...onlar ölüp gitmiş olsa da yaşayan onların mantığı ve felsefeleri idi..yoksa müslümanlar haşa aptal mı ki; ölüp gitmiş insanların arkasından beddua edip dursunlar...'' şeklinde bir cevap vermiş olsam...

sizin Farkındalığınızın aslında Farkında imiş gibi olduğunuzu sanmanızdan öte bir hali olabilir mi ?
Farkında mısınız bilmiyorum ama, Farkındalık sizin farkında olduğunuz gibi bir şey değil....

siz benim mantık düzlemi teorimi yabana atmayın derim...bir daha düşünün ve birlikte düşünelim... olur mu ?

selam ile....
Sevgili Evaporit,

Eğer dedikleriniz gerçekleri yansıtmış olsaydı, durum belki biraz farklı olabilirdi.

Ama dediğiniz gibi değil. KURAN'daki El-Leheb suresi daha ABDÜL UZZA,yani EBU LEHEB denilerek Muhammed peygamberce aşağılanan kişi yaşarken söylenmiştir. Siz hangi sembolden söz etmektesiniz? Yok böyle birşey...

EBU LEHEB denilen şahıs Peygamberin kızlarını oğullarına boşatınca olay zuhur ediyor. Yani adam daha yaşarken...Ve düşünün ki, adam yaşarken cehennemlik ilan edilmiş oluyor. Gel de şimdi inanmaya devam et!

Sevgili Evaporit, lütfen aklın dışına çıkmayalaım. Allah'ın bize en büyük lutfu bu sahip olduğumuz akıldır. Onu dışlayarak ne peygamberi ne de ALLAH'ı idrak edebiliriz...

Sevgilerimle,

sesli Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 08-05-08 15:44 .
sesli is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski08-05-08, 15:48  #4
alpx07
 
Giriş Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 290

Alıntı:
Eğer FARKINDALIK konusunda tam bir bilgiye sahip değilsek böylesi bir önermede bulunmak kolaylaşır. Ama eğer siz FARKINDALIK denilen zihinsel BİLİNÇ durumunuzu idrak etmişseniz, EMİNSİNİZ demektir.
Farkındalık hakkında tam bir bilgiye sahip olduğunuza nasıl emin olabilirsiniz? Farkındalık denen bilinç durumunu idrak ettiğinizin kanıtı nedir? Ortaya arguman sunuyorsunuz ama argumanların içi boş.

Bilgim var + Farkındalık denen bilinç durumunu idrak ettim = Farkındayım gibi bir önermenin felsefede geçerliliği var mıdır?

Örneğin siz bir şizofren olabilirsiniz. Veya sizle tamamen zıt düşünürken aynı farkındalık halini ben de yaşıyor olabilirim. Sizle benim aramdaki fark nedir peki?
alpx07 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski08-05-08, 15:54  #5
evaporit
 
Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 928

sevgili sesli,
Farkındalık bir olgudur, zihinsel bir durumdur öyle mi ?

siz şimdi Farkındalık olgusundan mı söz ediyorsunuz , yoksa Ebu lehebin kuranda neden elleri kurusun şeklinde anıldığından mı ?
eğer bu ikincisini yapıyorsanız bu bir farkındalık olgusu üzerine tartışma değildir... başlığı yanlış açmışsınız derim...
yok eğer Birincisinden söz ediyorsanız, o halde ebu lehebin konu ile ne alakası var ?

Gelelim benim bu konudaki düşünceme...
Farkında olan insan zihninin kendisidir... insan zihni ise ancak bilgi ve algı boyutu ile doğru orantılı olarak bir mantık düzlemi boyutu kurabilir..
Zihninizde canlanan şey aslında bir konumlandırmadır..
Farkındalık dediğiniz şey sizin zihin düzleminizde X olayının karşılık geldiği bir koordinattır... bunun sözel ifadesi de sizin kendi fikrinizdir...
benim düşüncem de, kendi zihnimdeki bir algı ve koordinatlandırmadan kaynaklanmaktadır...
bunlar birbirleri ile örtüşmedikleirnde farklı mantık düzlemleri, farklı koordinatlandırmalardan söz ediyoruz ki, bu da aslında farklı algı, farklı bilgi ve farklı metodolojilerden kaynaklanıyor demektir...
şimdi şu sorularıma kısa ve net bir cevap verebilir misiniz ?

1- Şimdi Siz başı ve sonu olmayan bir farkındalık düzleminde, neyin nasıl ve ne kadar farkında olduğunuzu bize ispatlayabilir misiniz ?
2- yarın bu farkındalığınızın değişmeyeceğini garanti edebilir misiniz ?
3- Ölçülemeyen farkındalık kavramı görecelidir... Göreceli olarak kendi farkındalığınızı bir başkasıının farkındalığına nasıl kıyaslayacaksınız ?
4- Farkındalık eğer bir emin olma durumu ise bunun herkesçe bilinen bir ölçüsü var mıdır ? var sa bu ölçü ne kadar objektif ve bilimseldir ?
5- Farkındalığın ölçüsünün kendi farkndalığımız olmaması için ne yapmak gerekiyor ?

şimdiden teşekkür ederim..
selam ile...
evaporit is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski08-05-08, 18:45  #6
sesli
 
sesli'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 3,161
Ben kendimden sözetmekteyim...Sizi bilemem ki!

Alıntı:
Sayın alpx07 şöyle demiş:

Mesajı Göster
Farkındalık hakkında tam bir bilgiye sahip olduğunuza nasıl emin olabilirsiniz? Farkındalık denen bilinç durumunu idrak ettiğinizin kanıtı nedir? Ortaya arguman sunuyorsunuz ama argumanların içi boş.

Bilgim var + Farkındalık denen bilinç durumunu idrak ettim = Farkındayım gibi bir önermenin felsefede geçerliliği var mıdır?

Örneğin siz bir şizofren olabilirsiniz. Veya sizle tamamen zıt düşünürken aynı farkındalık halini ben de yaşıyor olabilirim. Sizle benim aramdaki fark nedir peki?
Sayın Alpx07,

FARKINDALIK kendimizi sorgulamaktır. Kendimi sorgulayarak bu sonuca varmaktayım. Namazlarda sureleri okurken hiç tanımadığım bir kişiyi aşağılayan bir isimle ve de ona beddualar ederek bu namazın sonunda kendime ALLAH'tan sevap geleceğini sanıyorsam...Bu durum dinim hakkındaki gerçeklerden pek FARKINDALIK sahibi olmadığımı ortaya koymaz mı?

Günde beş defa namaz kılarken ve sureler okurken EL-LEHEB suresini de okuyorsam ve de bundan sevap umuyorsam,,, sizce FARKINDA mıyım? Yoksa FARKINDA değil miyim?

Sevecenlikle kalın,
sesli is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski08-05-08, 18:58  #7
sesli
 
sesli'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 3,161
Benim tarifim bu!

Alıntı:
Sayın evaporit şöyle demiş:

Mesajı Göster
sevgili sesli,
Farkındalık bir olgudur, zihinsel bir durumdur öyle mi ?

siz şimdi Farkındalık olgusundan mı söz ediyorsunuz , yoksa Ebu lehebin kuranda neden elleri kurusun şeklinde anıldığından mı ?
eğer bu ikincisini yapıyorsanız bu bir farkındalık olgusu üzerine tartışma değildir... başlığı yanlış açmışsınız derim...
yok eğer Birincisinden söz ediyorsanız, o halde ebu lehebin konu ile ne alakası var ?

Gelelim benim bu konudaki düşünceme...
Farkında olan insan zihninin kendisidir... insan zihni ise ancak bilgi ve algı boyutu ile doğru orantılı olarak bir mantık düzlemi boyutu kurabilir..
Zihninizde canlanan şey aslında bir konumlandırmadır..
Farkındalık dediğiniz şey sizin zihin düzleminizde X olayının karşılık geldiği bir koordinattır... bunun sözel ifadesi de sizin kendi fikrinizdir...
benim düşüncem de, kendi zihnimdeki bir algı ve koordinatlandırmadan kaynaklanmaktadır...
bunlar birbirleri ile örtüşmedikleirnde farklı mantık düzlemleri, farklı koordinatlandırmalardan söz ediyoruz ki, bu da aslında farklı algı, farklı bilgi ve farklı metodolojilerden kaynaklanıyor demektir...
şimdi şu sorularıma kısa ve net bir cevap verebilir misiniz ?

1- Şimdi Siz başı ve sonu olmayan bir farkındalık düzleminde, neyin nasıl ve ne kadar farkında olduğunuzu bize ispatlayabilir misiniz ?
2- yarın bu farkındalığınızın değişmeyeceğini garanti edebilir misiniz ?
3- Ölçülemeyen farkındalık kavramı görecelidir... Göreceli olarak kendi farkındalığınızı bir başkasıının farkındalığına nasıl kıyaslayacaksınız ?
4- Farkındalık eğer bir emin olma durumu ise bunun herkesçe bilinen bir ölçüsü var mıdır ? var sa bu ölçü ne kadar objektif ve bilimseldir ?
5- Farkındalığın ölçüsünün kendi farkndalığımız olmaması için ne yapmak gerekiyor ?

şimdiden teşekkür ederim..
selam ile...
Sevgili Evaporit,

Dikkat ederseniz ben kendime ait olan bir gerçekten söz etmekteyim. Ama bu gerçek eğer sizce de görülebilirse, siz de aynı duyguları ve de izlenimleri yaşarsınız. Mesela GÜNEŞ hepimiz için aynı şekilde algılanır. Gözleri görmeyenler dahi onu diğer duyu organlarıyle idrak ederler.

Şimdi size diyorum ki, Bir Müslüman olarak namazlarımda günde beş defa okumakta olduğum surelerden biri de EL-LEHEB suresiyse, ve de ben bu sureyi okudukça, hiç tanımadığım ve bana hiç bir kötülükte bulunmamış olan bir kimseyi aşağılayıcı bir isimle anarak, ona beddua ediyorsam ve de ayrıca karısıyle birlikte onun cehennemlerde yanmasını istiyorsam, ve de bu namazın sonunda ALLAH'tan bu namaz nedeniyle bana sevap yazmasını diliyorsam,,, sizce bu neyin farkında oluştur?

Bana göre bu ALLAH hakkında ve de din hakkında hiç bir şekilde bilgi sahibi olmayışın sonucudur.

Eğer siz, El-Leheb suresini okuduğunuzda bu dediklerimi hiç aklınıza getirmiyorsanız ve de FARKINDALIKLA EBU LEHEB'in ne ilgisi var diyorsanız, o zaman sizinle daha fazla bu konularda tartışmamın hiç de gereği olamaz...

Çünkü çok farklı dünyalarda yaşıyoruz demektir...

FARKINDALIK içinde olduğunuz her durumun sorgulamasını yapmanız manasına gelir...Benim tarifim budur. Sizinkini bilemem tabii ki!

Sevecenlikle kalın,
sesli is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski08-05-08, 19:17  #8
evaporit
 
Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 928

sevgili sesli,
eğer bir başlık açtıysan bildiklerinizi bizimle paylaşmak isteyişinize bunu yoruyoruz...ama görüyoruz ki senin kocaman puntolarla yazdığın ve arkadaşalarınla koro halinde seslendirdiğin FARKINDALIK, sadece Tebbet suresi ile ilgili bir bilgi eksikliği ya da farklı yorumu...

benim size sorduğum sorular ise Farkındalık kavramı üzerine çok daha derin ve felsefi boyutu olan şeyler... sizin kendi çapınızda yaşadığınız bir Ebu Leheb tecrübesinin Farkındalık kavramı çerçevesinde yorumunu bizizmle paylaşmak istemiş olmalısınız...
benzer şekilde herkesin bir farkındalık hikayesi olduğunun da farkında olmalısınız değil mi ?
bizim sorduklarımız bu bireysel tecrübelerin farklı yorumları olmaktan ötede başka şeylerdi...ama emeğiniz ve bizi aydınlatma çabanız için teşekkür ederim sevgili sesli...
selam ile...
evaporit is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski08-05-08, 20:03  #9
katrin
 
katrin'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 1,645

Alıntı:
Sayın evaporit şöyle demiş:

Mesajı Göster
sevgili sesli,
Farkındalık bir olgudur, zihinsel bir durumdur öyle mi ?

siz şimdi Farkındalık olgusundan mı söz ediyorsunuz , yoksa Ebu lehebin kuranda neden elleri kurusun şeklinde anıldığından mı ?
eğer bu ikincisini yapıyorsanız bu bir farkındalık olgusu üzerine tartışma değildir... başlığı yanlış açmışsınız derim...
yok eğer Birincisinden söz ediyorsanız, o halde ebu lehebin konu ile ne alakası var ?
sevgili evaporit,

konunun hem de dogrudan ebu leheble alakasi vardir. Söyleki:
Ebu leheb kafir ve dolayisiyla kötü biri olarak bilinir.
Sizin deyiminize göre ebu leheb ayni zaman da bir semboldür.
Peki ama siz neden bu sembolü kullanip günde bes vakit, kötü de olsa böyle insanlara sövmektesiniz ibadet ederken?
Yaptiginiz isin mantigi nedir? Neyi amacliyorsunuz? nereye ulasmak istiyorsunuz?

Bize göre sizin yaptiginiz bu iste mantik falan yoktur, sadece birilerine, amaci bilinmeden sövülmektedir.
Aramizdaki fark; biz bunu yapmiyoruz, cünkü yaptigimiz sövmenin bize ve dolayisiyla o sövülen kötü insanlara hic bir faydasinin olamayacaginin farkindayiz.
Farkinda olmak, mantigini bilgi cercevesi icerisinde dogru kullanmaktir.

Alıntı:
Gelelim benim bu konudaki düşünceme...
Farkında olan insan zihninin kendisidir... insan zihni ise ancak bilgi ve algı boyutu ile doğru orantılı olarak bir mantık düzlemi boyutu kurabilir..
Zihninizde canlanan şey aslında bir konumlandırmadır..
Farkındalık dediğiniz şey sizin zihin düzleminizde X olayının karşılık geldiği bir koordinattır... bunun sözel ifadesi de sizin kendi fikrinizdir...
benim düşüncem de, kendi zihnimdeki bir algı ve koordinatlandırmadan kaynaklanmaktadır...
iyi güzelde amac, niyet, yapilis gayesi denen bir sey var. Örnegin siz 5 vakit namaziniz da lehebe (sembolize edilerek)beddua ederken neyi amaclamaktasiniz, ne yaptiginizin farkindamisiniz? Ve nicin yaptiginizin?
Alıntı:
1- Şimdi Siz başı ve sonu olmayan bir farkındalık düzleminde, neyin nasıl ve ne kadar farkında olduğunuzu bize ispatlayabilir misiniz ?
2- yarın bu farkındalığınızın değişmeyeceğini garanti edebilir misiniz ?
3- Ölçülemeyen farkındalık kavramı görecelidir... Göreceli olarak kendi farkındalığınızı bir başkasıının farkındalığına nasıl kıyaslayacaksınız ?
4- Farkındalık eğer bir emin olma durumu ise bunun herkesçe bilinen bir ölçüsü var mıdır ? var sa bu ölçü ne kadar objektif ve bilimseldir ?
5- Farkındalığın ölçüsünün kendi farkndalığımız olmaması için ne yapmak gerekiyor ?
siz bunlara kendi farkindaliginizla yanit verebiliyormusunuz, sevgili evaporit?
sevgiyle kalin
katrin is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski08-05-08, 20:48  #10
süpheci
 
süpheci'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 2,939

Alıntı:
Sayın evaporit şöyle demiş:

Mesajı Göster
sevgili sesli,
eğer bir başlık açtıysan bildiklerinizi bizimle paylaşmak isteyişinize bunu yoruyoruz...ama görüyoruz ki senin kocaman puntolarla yazdığın ve arkadaşalarınla koro halinde seslendirdiğin FARKINDALIK, sadece Tebbet suresi ile ilgili bir bilgi eksikliği ya da farklı yorumu...

benim size sorduğum sorular ise Farkındalık kavramı üzerine çok daha derin ve felsefi boyutu olan şeyler... sizin kendi çapınızda yaşadığınız bir Ebu Leheb tecrübesinin Farkındalık kavramı çerçevesinde yorumunu bizizmle paylaşmak istemiş olmalısınız...
benzer şekilde herkesin bir farkındalık hikayesi olduğunun da farkında olmalısınız değil mi ?
bizim sorduklarımız bu bireysel tecrübelerin farklı yorumları olmaktan ötede başka şeylerdi...ama emeğiniz ve bizi aydınlatma çabanız için teşekkür ederim sevgili sesli...
selam ile...

Sevgili Evaporit:

Farkındalık psikolojik bir terimdir, dahası psikolojinin temelidir. Herhangi bir psikiyatra sorabiirsiniz! Mesela deliler farkında degillerdir. Ben cumhur baskanıyım'' diyen deli, cumhur baskanı olmadıgının farkında degildir. cumhurbaskanı olduguna bilincten kaynaklanan bazı sebeblerle inanıyor. FARKINDA degildir. FARKINDA olsa, deli olmaz.

Uzun süreli telkinler bir tür deliliklere sebeb olabilir. Bu telkinler sonucunda cok kötü fiilleri isleyenlere dünyanın her yerinde sahit olunmaktadır.

Sizin Allaha küfür eden birini siz neden bogazlarsınız sevgili evaporit? Cünkü siz Allahı cumhurbaskanı sanmaktasınız. Eger allah sıradan bir kavram olsa zaten gülüp gecersiniz. İste telkinler sonucunda sizin ruh dünyanız, size cok kötü fiilleri olmayan seyler icin bile yaptırabilir.

Farkındalık, Anne bildigini kimsenin aslında anneniz olmadıgını bilmektir ve sonucları kısa süreli soklardır. Soke olmazmısınız bunu ögrendiginizde? olursunuz olursunuz bizde oldukta ordan biliyorum.

Kimseye deli demiyorum sevgili evaporit sakın yalnıs yorumlamayın! Bizde gectigimiz icin o güzergahlardan bizde sizin gibiydik yane... Dini tekinler insanı deli yapmaz, farkındalık yasamasına engel olur, ama dini telkinlerden dolayı tutupta bir insanın bogazınız keserseniz, siz artık bir delisiniz. Zaten avrupalılarda bunu diyor. Tanrı icin tanrının yarattıgı insanı öldürmek, bir tür deliliktir. Farkında olanlar böyle kötü bir eylemi isler mi?


sevgiler ve saygılar efendim.
__________________
Ne yazarsan yaz, onların nazarın-da sen sadece bir günahkarsın. Tutku.
süpheci is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Kürtler ve Türkler kardeşce yaşayabilir mi? thinker Türkiye Siyaseti 1010 05-05-08 13:58
Elektron nasıl elde edilir Erdemmm41 Doğa Bilimleri 3 07-02-08 02:59
Medyanın, dini değerlere karşı tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? mavi_tuna Türkiye Siyaseti 14 02-06-07 18:55


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 15:31.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz