"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||||||
![]() |
| |||||||
| Din Bir Afyondur... / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - İslamiyet, Hristiyanlık ve Yahudilik |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 644
| İnsan var olduğu sürece elbette din de olacaktır. Çünkü çaresiz kaldığımız zamanlarda bir sığınağa ihtiyacımız var. İşin içinde bir de ölüm olunca bu din daha değerli oluyor. Daha bir önem kazanıyor. İşte bunun için dinin insan yaşamında önemli bir yeri vardır. Bunun farkında olan egemenler elbette bunu da en etkili şekilde kullanma yoluna gideceklerdir. Din bunların elinde etkili bir silah haline getirilmiştir. Bu yolla insanlar uyuşturulmuştur. Bu yolla insanlar sürüleştirilerek egemenliklerini ve sömürülerini devam ettirmişlerdir. Egemenler tarafından bu dinin kullanılması normaldır. Onların çıkarları bunu gerektirmektedir. Ne diyor bu din ezilenlere. Sen varlığını allaha borçlusun. Allah seni bu dünyada sınava tabi tutmak için yaratmış. Bu dünya fanidir. Nasıl olsa öleceksin. Ne yapacaksın bu dünyayı. Sen asıl öbür dünyaya bak. Dolayısıyla bu dünyayı sakın temel alma. Senin için önemli olan öbür dünya. Onun için öbür dünyayı düşünerek hareket edeceksin. Orayı temel alacaksın. Bunun için de allahın ipine sıkı sıkı sarılacaksın. Allahla yatıp allahla kalkacaksın. Senin kaderin zaten çizilmiştir. Kaderinde ne varsa sen onu göreceksin. Sakın kaderine isyan etme. Yatıp kalkıp allaha şükredeceksin. Ama ezilenlere ne demeli? İşte benim ezilen insanım egemenlerin bu oyununa gelmektedir. Tüm bunlar seni uyutmak ve sömürmek için egemenler tarafından uydurulmuş masallardır. Asırlardır seni uyutuyorlar ve sömürüyorlar. Onlar bu dünyada senin sırtından servetlerine servet katarken ve cenneti yaşarlarken seni de öbür dünyadaki hayali cennet masalıyla kandırmaktadırlar. Tabi bizim saf ve temiz insanlarımız da bu aldatılmanın farkında değillerdir. Allahın ipine öyle sıkı sarılmışlar ki bir türlü koparamıyorsun. Halbuki onlar bu ipe sıkı sıkı sarılırken egemenler de zevk ve sefa içerisinde yaşamaya devam etmektedirler. Sen de onlar gibi bir insansın. Bu dünyada senin de onlar gibi insanca yaşamak en doğal hakkın. Onun senden üstün bir yönü yok. O senin sırtından geçinerek ve seni sömürerek zevk ve sefa içinde yaşamaktadır. Senin niye buna hakkın olmasın? Sen eğer bu dünyada insanca yaşayamıyorsan öbür dünyadaki cenneti ne yapacaksın? Üstelik kimsenin bilmediği, görmediği uyduruk bir cennet için buna değer mi? Senin için asıl olan bu dünya değil mi? Gerçek olan da bu dünya değil mi? Bu dünyadaki mutluluğun daha önemli değil mi? Sen bu dünyada cehennemi yaşadıktan sonra öbür dünyadaki cennetin bir anlamı olacak mı? Bu dünyada hak, hukuk, adaleti ve eşitliği sağlamayan bir dinin öbür dünyada bunları sağlaması mümkün mü? Bu dünyada hak, hukuk, adalet ve eşitliği sağlayacak tek güç varsa o da senin gücündür. Eğer bu gücüne inanırsan gerçek cenneti yaşayacaksın. Kendi gücüne inanmadığın sürece ezilmeye ve sömürülmeye her zaman mahkumsun. Ezilmek ve sömürülmek istemiyorsan egemenlerin yanında değil ezilenlerin yanında olmalısın. Ezilenler olarak seni ezmelerine ve sömürmelerine karşı mücadele edeceksin. Dinini kendi dünyasında yaşayan,çıkara ve siyasete alet etmeyen insanlarla bir sorunumuz yoktur. Bizim sorunumuz insanları din yoluyla uyuşturup sömüren bu egemenler ve din tacirleridir. Dikkat edin bunlar iki şeyi kullanırlar. Biri din. Diğeri milliyetçilik. Ama ne din ne de milliyetçilik karın doyuruyor. Bunlardan önce aş, iş, konut, sağlık, eğitim gibi kendilerine insanca yaşamı sağlayacak koşullar daha önemlidir. Artık ezilen insanlarımız bu gerçeği görmelidirler. İnsanca yaşam için mücadelenizi yürütün ve inanıyorsanız da inancınızı da yerine getirin. Ama onların çirkef emellerine kendinizi alet ettirmeyin. Din her zaman insanlığa ayak bağı olmuştur. Yararından çok zararı olmuştur. İnsanlığın ilerlemesi önünde bir engel oluşturmuştur. Din uğruna insanlar birbirine düşürülmüş ve milyonlarca insanın kanına girilmiştir. İnsanlık ne zaman bu dinleri ikinci plana almışsa o zaman ilerlemeye başlamıştır. Dinlere karşı çıkışımızın temelinde bu gerçek vardır. Yaşamak için din şart değildir. Dinsiz de insan en güzel şekilde yaşayabilir. İşte biz ateistler bunun mücadelesini vermekteyiz. Bizde insan sevgisi vardır. Bizdeki insan sevgisi bizleri dinlere karşı çıkmaya yöneltmiştir. Biz hayali mutluluk değil gerçek mutluluk peşindeyiz. Biz bu dünyada cennet istiyoruz. Hem de tüm insanların sevgi, barış, kardeşlik, adalet, ve huzur içerisinde yaşadıkları bir cennet olsun istiyoruz. Dinin beslendiği iki önemli kaynak vardır. Bu kaynaklar yoksulluk ve cehalettir. Bu kaynaklar kurutulduğu zaman din önemini yitirmeye başlayacaktır. İnsanların refah seviyeleri yükseldikçe ve bilgiye ulaştıkça din etkisiz hale gelecektir. Bu sürece girilmiştir. Bu kaçınılmazdır. Bu sürece damgasını vuracak tek güç de insan aklı ve bilim olacaktır. __________________
Benim Manevi Mirasım Bilim Ve Akıldır... ATATÜRK |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 521
| Ben din ile alakalı forumda hiç yazı yazmadım.Ancak dinin siyasi veya sosyal alandaki etkisi herkesi ilgilendirir.Onun için itikat alanına girmeden bir kaç şey söylemek gerekir diye düşündüm. Sayın ezkamo inançsız olabilirsiniz veya üstün bir iradeye inanıp dini kabullenmeyebilirsiniz.Fakat din gereklidir ve dinin en büyük güvencesi devlet olmalıdır.Siz hem dinin kullanılmaya müğsait bir alan olduğunu kabullenir hem de devletin bir din politikası olmamasını savunursanız tezata düşersiniz.Bu ilke anlamında bir tezat değildir.Nasıl ki dinin bireysel yaşanması gerektiğini söylüyorsanız aynı şekilde devletin bu alanla ilgilenmemesi gerektiği fikri de ebediyyen bireysel bir ilke olarak kalacaktır.Çünkü önemli olan dinin özü değil torumlarıdır.Bu yorumların art niyetli insanların elinde nerelere gideceğini tahmin edersiniz.Üstelik din sadece bir ülkeyi değil çevrenizdeki bütün insanları etkilemektedir.Bu büyük unsura sırt çevirmek yerine onun kötü ellere düşmesini önlemek,başkalarına karşı kullanılmasını yok etmek,inanmayanların bu kanalla rahatsız edilmesine mani olmak,milletin vicdanının temsil edilmesini sağlamak ve devletimizin etkinliğini artırmak için devletimiz din alanının stratejik hakimi olmalıdır.Yani Türkiye milletten kaynaklanan bir İslam politikasının hem sahibi hem de temsilcisi olmalıdır.Biz karışmayız,moderniz falan bunlar hayaldir ve safdillikten ibarettir.Sonuçta her unsur gibi din de belirleyen değil belirlenendir.İslam'ın bir ideoloji olabilmesi hem fikirsel hem de dünya şartları açısından çok çok zordur.Çünkü İslam gene en büyük zararı kendisinin itikattan ibaret olduğunu sanan yandaşlarından görmüştür. Bir kere şunu da ifade edelim.Din ne bir afyondur ne de sihirli bir deynek...Bu bütün düşünceler için geçerlidir.Dünyada ideoloji kullanarak ilerlemiş hiçbir ülke yoktur.İlk önce hedefler belirlenmiş ve ülkeler kendilerinin hedefe gidebileceği yollara ideoloji demişlerdir.Bir örnek vereyim mesela geçmişte hayrımıza olan kemalizmin bugün aynen sürdürülmesi küçülmemize sebep olur.Kapitalizm geçmişte iyi bir yoldu ama şimdi büyümeye engel olmaya başladı.Demek ki bu ideolojiler ismi ne olursa olsun insan aklından üstün olamazlar.Sadece birer metotturlar.Siz mesela dinin senelerce çatışma sebebi olduğunu söylediniz.80 öncesinde acaba insanlar sen dindarsın bem dindar değilim diye mi kavga ettiler?Olay ideolojikti.Bugün Refah il AKP çizgisi aralarında din sebebi ile mi kavga etmektedirler?İkinci Dünya Savaşı hristiyanlar arasında olmadı mı?Sebebi din miydi?Biz olguları,ideolojileri,fikirleri dünyada olup biten olayların sebebi zannediyoruz.Devletlerin din için,fikir için savaşacağını zannediyoruz.Olay böyle değildir ve din mesela çatışmada ne kadar araç yapılıyorsa günü gelir lazım oldukça komünizmde,kapitalzim de kemalizm de,milliyetçilik de kitleleri karşı karşıya getirmek için kullanılabilir. Tabii benim yazdıklarıma gülüp geçebilir ve din ile veya başka bir fikirle kalkınmaya gidip gitmeyeceğimizi tartışabilirsiniz.Ancak ne olursa olsun yaratıcının en büyük lütfu akıldır, din veya ideolojiler değil.Ben ne milletimin dinini ne de insanlarımızın ideolojilerini küçümserim.Fakat ilerlemenin ve inandıklarımızı muhafaza etmenin akıldan geçtiğine inanırım.Bugün dinden çok daha fazla olarak ideolojik hareket edenlerde mantıksızlık hakimdir.Üstün aklı temsil eden bir devletimiz olmadığından bugün ne dinimizin ne de düşüncelerimizin bir haysiyeti kalıyor. |
|
| #3 | ||
![]() Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 1,249
| Alıntı:
yüreginize saglik, ayni zaman da bizim de paylastigimiz düsüncelerimizi cok iyi dile getirmissiniz. gecekten de öyle, biz ateistler bir iyiligi, güzelligi, bir yardimi, bir sevgi paylasimini hic bir karsilik beklemeden yapariz. Yani sevabina nail olcagimiz bir olgu yoktur, bunun icin karsiliksizdir eylemlerimiz. Düsünsenize, cennet icin sadaka vermek, cehennem atesinden korunmak icin küs durmamak, yine cennete girebilmek icin, namaz kilmak..... Hepsi bir karsilik icin. Biz ateistlerin böyle sorunlari yok, bizim icin önemli olan, o an sadaka verdigimiz kisiye yardim etmisligimiz ve onun hazzi. Yine bizim icin önemli olan, kisiye deger vermemizden dolayi küs durmamamiz. Cennet ve namaz alisverisini hala anlamis degilim. Din bana görede Afyondur, hatta daha da etkilisi. Tutsak kilar insani her daim! sevgiler | |
|
| #4 | |
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 19
| onemli olan din degil..bir tanrının olup olmadıgı..dine gelene kadar neler var..ilk once tanrının varlıgı uzerine saglam bir dusunce bulmalıyız.varsa neden bunca kotulugu engellemiyor bu yuzden hersey sınavmı tekrar yasayacakmıyız? bence tanrı yuzde doksan var ama dinlerdeki tanrı degil yada cok az bir kısmı.. |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 877
| Dini bir uyuşturucuya benzeten Marks, bu sözünü ''hristiyan'' teolojisini gözlemledikten sonra edindiği tecrübeye dayanarak ifade etmiştir... Ama bizim yerli marksistler herşeyi birebir kopye etme geleneğine pek alışık olduklarından aynı tecrübeyi islama uygulamaktan çekinmemişlerdir... yıllardır bu cümleyi edip durdular... Taaakii, Asya tipi üretim tarzı modeli geliştirilinceye kadar... biz de uzun süredir marksist dostlarımızdan bu cümleyi işitmedik... çünkü onlar islamın insanları uyuşturmadığına yakından şahit olmuşlardı... Marks şahit olmamış olsa da ... oysa gel gör ki, uyuşturulmuşçasına Marksı kopya eden bizim yerli malı bazı marksist arkadaşlarımız bu tecrübeyi de körü körüne ithal ettiler... Oysa Marksizm, iflas etti ve teslim oldu.... İslam ise Kapitalizme ve Post kapitalizm ürünü modernizme hala direnmeye devam ediyor.. eski Marksist dostlarımız bu gerçeği şöyle ifade etmişlerdi... ''Biz teslim bayrağını çektik... İnsanlığın son kalesi İslamcılar kaldı''... Bugün bütün Marksist arkadaşlar biliyor ki ; Kapitalizm ve MArksizm aynı makasın sağ ve sol bacakları idi... aynı insanı doğramakta idiler... İslam ise bütün bir insanlığı küresel sömürü sistemine başkaldırmaya ve özgürlüğe çağırmaya 1400 senedir devam ediyor... Marksizm ise 100 sene bile dayanamadı... Çünkü bütün dostlar şunu çok iyi gördük, MARKSİZM BİR AFYONDU... |
|
| #6 | ||
![]() Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 644
| Alıntı:
Ben zaten bazı insanların doğası gereği dine gereksinimlerinin olduğunu belirttim. Bundan dolayı insan yaşamında önemli bir yer tuttuğunu belirttim. Kendi dünyasında dinini yaşayan insanlarla bir sorunumuz yok. Bizim sorunumuz dini kulananlarladır. Bence siz İslamı yeterince tanıyamamışsınız.İslam bir ideolojidir. İnsan yaşamını düzenlemede iddialı bir dindir. Bu bağlamda ülkemizde İslam her zaman laik ve demokratik Cumhuriyeti tehdit etmektedir. Ülke olarak asıl sıkıntımız da budur.İslam üzerinde bu ülkede bir baskı olmamasına rağmen İslam görüldüğü gibi sanki üzerlerinde büyük bir baskı varmış gibi yaygara koparılmaktadır. Türkiyenin hedefi bellidir. Çağdaş uygarlık seviyesi. Atatürkle birlikte bu hedef ortaya konulmuş ve bu hedef devam etmektedir. Çağdaş ve uygar ülkelere bakıldığında onlarda bir din sorunu yoktur. Çünkü gerçek anlamda laik ülkelerdir. Ama bizde böyle değil. Bizdeki laiklik zaten sizin savunduğunuz anlamdaki laikliktir. Din devletin kontrolündedir. Devlet sünni İslam mezhebinin temsilcisi durumuna gelmiştir. Bu da çarpık bir laiklik anlayışıdır. Böyle bir laiklik anlayışını dünyada göremezsiniz. Reçete bellidir. Bir ideolojiye bu ülkenin gereksinimi yoktur. Bu ülkenin bir kuruluş felsefesi vardır. Bu felsefe üzerinde bu ülke yükseltilmiştir. Bunun günümüzdeki adı da çoğulcu demokrasidir. Ülkemizde İslam bunun önünde bir engeldir. Avrupada nasıl Hıristiyanlık kilise sınırlarına çekildiyse bizde de İslam caminin sınırlarına çekilmelidir. Bunun için de ekonomik olarak eğitim olarak gelişmek zorundayız. Akıl ve bilim temelinde hareket etmek zorundayız.Çözüm budur. Çünkü din kaynağını yoksulluk ve cehaletten almaktadır. Asıl bu bataklıkların kurutulması lazımdır. Sevgiyle... __________________
Benim Manevi Mirasım Bilim Ve Akıldır... ATATÜRK | |
|
| #7 | |
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 13
| ezkamo@ din bir afyon bir hurafe diyorsunuz, peki gerçekler nedir öğrenebilirmiyiz... dünyamızın kendiliğinden oluştuğunu söylemiyeceksin değil mi keza canlılığın da öyle, sen sanıyormusun ki başıboşuz, evren denen boşlukta bilinçsizce süzlüyoruz, kimsenin bizden haberi yok...? |
|
| #8 | ||
![]() Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 644
| Alıntı:
Biz ateistler kendimizi ifade etmeye devam edeceğiz. Devam edeceğiz ki insanlar bizi anlayabilsinler. Bize karşı olan ön yargılarını değiştirebilsinler. Ben din bir afyondur derken dinin egemenler ve din tacirleri tarafından sömürü aracı olarak kullanıldığını anlatmaya çalıştım. Bunu anlamayan arkadaşları görüyorum. İnsanların inanç özgürlüğü vardır. İsteyen istediği şekilde inansın. Buna en ufak bir itirazımız olamaz. Bu temelde inancını yaşayanlarla en ufak bir sorunumuz olamaz. Ama forumda da görüldüğü gibi İslam insanlığı kurtaracak bir din olarak önümüze sürülmekte. İnsanların bu dini temel almaları gerektiği ileri sürülmekte. Üstelik İslamın yaşandığı İslam ülkeleri gerçeği ortadayken. İnsanların bunu ileriye sürerken biraz düşünmeleri gerektiğini düşünüyorum. Ortaçağ da köleci bir topluma hitap eden bir dini günümüzde kalkıp da insanlığın kurtuluşu olarak ileriye sürmek demek insanlığın köleleşmesi demektir. İnsanlığın geriye döndürülmesi demektir. İslam ülkeleri de bunun kanıtıdır. Bu ülkelerin İslamı yanlış uyguluyorlar söylemleri kendilerini kandırmaktan başka bir şey değildir. Gerçekleri çarpıtmaktan başka bir şey değildir. Sorun yanlış uygulama değil sorun orta çağa ait bir dinin günümüzde uygulanamayacağı gerçeğidir. Sevgiler... __________________
Benim Manevi Mirasım Bilim Ve Akıldır... ATATÜRK | |
|
| #9 | ||
![]() Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 644
| Alıntı:
Dünyanın ve canlılığın kendiliğinden oluşup oluşmadığı çok mu önemli. Sizce yaşamın kriteri bu mudur? Sizce bilinçli olmak bir dine mi inanmaktır? Bir dine inanmadan da insan yaşayamaz mı? Bana göre gerçek bu dünyada sınrlı bir yaşamımızın olduğu gerçeğidir. Ben buna bakıyorum. Ve bunu temel alıyorum. Bunu temel alırken de akıl ve bilimin gereği neyse onu yapmaya çalışmaktayım. Ama din böyle demiyor. Bu dünya geçici. Bu dünyayı değil diğer dünyayı temel alın diyor. Biz de diyoruz ki bu doğru değildir. Öbür dünyayla ilgili en ufak bir kanıt yok. Hayal üzerine değil gerçek üzerine yaşayın diyoruz. Biz bunu derken kimseye İslam gibi dayatma yapmıyoruz. Tercih sizin. Ama kalkıp da siz de benim gibi yaşayın dayatmasında bulunmayınız. İsteyen inanır, istemeyen inanmaz. Bu herkesin inanç özgürlüğüdür. Saygılı olmak lazım... __________________
Benim Manevi Mirasım Bilim Ve Akıldır... ATATÜRK | |
|
| #10 | |
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 1,067
| İslam ise bütün bir insanlığı küresel sömürü sistemine başkaldırmaya ve özgürlüğe çağırmaya 1400 senedir devam ediyor... demişsnizi sevgili evaporit... Ben müslümanların haykırışlarını yalnızca türban mitinglerinde duyuyorum. Görmek istemediğinizzden diyeceksiniz biliyorum. Kimseyi kandıracak değilim ne ise onu söylüyorum. Irakda milyonlar katlediliyor sadece duacısıyız deniliyor. Afrikada kıtlıktan çoluk çocuk akbabalara yem oluyor. Bizim kadın programlarında başı bağlı dilinde devamlı çok şükür... kaynı tecavüz etmiş kayınpederi sarkmış çocuğuna bakamamış cami avlusuna bırakmış gibi aile içi türlü entrikalar dönen bunları tvlerde bağıra bağıra söyleyen... Tavukdan çıkan yumurtaya bir takım yazılar yazıp gazeteci çağırıp bak yummurtada allah yazıyor diye sahtekarlık yapan... Yıllarca okuyup eteklerine eğildikleri hocalarının kendinden yaşça küçüklere cinsel tacizde bulnunması. Parkta köşede bucakta aişe anasını ömer babasını yıllar önce neler konuştuğunu anlata anlata biteremeyip evinde konuşan karısına tahammül edemeyip karısını 6 kattan aşağı atan. Bu saydıklarımın hepsi gerçek... Bu şekilde nelere başkaldırılmış merak edilmiyor değil hani. 1400 sene önce türemiş. Geçerliliğini koruyabilmiş olsa idi mahkemelr kurulmazdı. Dünya kanunları yasalar...Her konuda kuran referans alınırdı. Bol keseden atmak kolay. 1400 senedir devam eden nedir? ezan sesi ise mi? peki o halde, çan sesine nedemeli? Var olmaları işlevselliğini sürdüyor olmaları anlamını vermiyor. İslamın inanırlarının hal ve durumları son derece çağdışıyken (bknz. allaha küfr etmenin cezası ölüm) Yani 1400 seneden beri günümüze kadar geldi..Eeee geldi de ne oldu? Bütün insanlar kardeş mi oldu? Dünyadaki savaşları durdurdu mu? Küresel sömürü gün geçtikçe insan yutarken tam tersini iddia etmek mümkünken ; yani 1400 senedir devam ediyor neler geldi geçti ama hala 1400 senedir islam dini yayılmakta (sözde) hemde küresel sömürü ile beraber ! ne tesadüf diyebilecek misiniz? Bence denebilir! Keza herşey ortada! Yezit Kızı Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 10-05-08 03:17 . |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|