"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
|
![]() |
| |||||||
Gerçeğin GÖLGESİNDE.../konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Fizik, Kimya, Biyoloji, Astronomi, Jeoloji... |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 2,580
| Sevgili Dostlar, Ülkemiz bir deprem kuşağı içinde yer almaktadır. Bu bir gerçek. Ama bu gerçeğin gölgesinden istifade edenler de var. Bu gerçeği anımsatmak, tedbirler alınmasına yönelik çalışmalarda bulunmak, bilimsel yayınlar yapmak, bilimsel incelemelerde bulunmak ve daha nice çalışma deprem gerçeğiyle açıklanabilirken, Bu gerçekten istifade ederek, insanlarımızın bu konuda bilgisinin azlığı nedeniyle, bu gerçeğin gölgesinde, gerçeklerle bağdaşmayan eylemlerde ve söylemlerde bulunmak ne manaya geliyor? Deprem gerçeğini Kandilli Rasathane müdiresi Prof. Dr. Sayın Altay bir kez daha vurgulamak istemiş olabilir, ne var ki bunu vurgularken, MARMARA'nın güneyinde ve kuzeyinde ve Saros açıklarında bir hareketlenme olduğundan söz ederek bu durumun deprem olasılığının yüksekliğini koruduğunu iddia ediyor. Ve daha da ileri giderek,uzmanların deprem riskini var olandan az göstermemesi gerektiğini belirtiyor, MARMARA'yı deprem açısından ölçebilmek için deniz tabanına yerleştirilmiş olan dedektörlerin yerleştirilmesini haber veriyor ve bu arada bu sistemle TSUNAMİ açısından da erken uyarı alma imkanı olacak diyor... Deprem gerçeğinin gölgesindeki oluşumlardan bir örnek olarak son zamanlarda ortaya atılan DEPREMİ ÖNCEDEN BİLDİREN SİSTEM adıyle piyasaya sokulan E-SİSTEM var. Bir şirket bunu bir sistem adı altında piyasaya sunmuş bulunmakta ve demektedirler ki, en önce gelen P dalgalarını bu sistem bir zil çalarak bize bildirecek ve de daha sonraki S dalgaları gelmeden, biz de gereken tedbirleri almış olacağız...Ve bu cihazı pazarlayan şirketin iddiası S dalgalarının yıkıcı özelliği olmasıymış... Sevgili Dostlar, eğer siz JEOFİZİK bilimi hakkında bilgi sahibiyseniz, bu anlatılanların gerçeğin gölgesinden bir istifade ile söylenmiş olacağını kolaylıkla anlarsınız. 1- Saros körfezindeki sismik devinimin MARMARA deniziyle ilgisi olmayıp daha çok Ege denizine ait bir sismolojik etki göstergesi olabileceğini, MARMARA denizinde TSUNAMİ olasılığının SIFIR olduğunu , çünkü TSUNAMİLERİN ancak Okyanuslarda ve deniz tabanının, karalardaki kabuk altına girmesiyle oluştuğunu, yani ters faylar gerektiğini biliyorsanız, bu söylenenlerin ne derecede GERÇEĞİ yansıttıklarını da anlamış olursunuz. 2- Gelelim E-SİSTEM'e yani depremi önceden haber verdiği iddia edilen sisteme... P dalgalarıyle S dalgaları arasındaki zaman farkı, depremin odak uzaklığına, aradaki kayaçların cinsine bağlı olarak 10 saniye ile bir dakika arasında değişmektedir. S dalgalarının bu sistem satıcıları tarafından iddia edildiği gibi hiç bir yıkıcı özelliği de yoktur. Aslında depremde yıkıcı özellik LOVE ve RAYLEIGH isimli YÜZEY DALGALARINDA bulunmaktadır. P ve S dalgalarının varışları arasındaki bu derecede kısa zaman içinde (10-60 saniyelik) ne gibi tedbirler almanız mümkün olabilecek doğrusu merak konusu değil mi? İşte gerçeğin GÖLGESİ dediğim bu tarz anlatımların kime ne faydası var o da açıkça belli olmaktadır. FARKINDALIK en büyük aracımızdır... sesli Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 09-05-08 15:17 . |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 2,580
| Dostlar, TV lere çıkıp Marmara denizindeki faylardan söz etmenin, çatlaklardan çıkan gazların deprem habercisi olduğunu söylemenin, E- SİSTEM diyerek uyduruk cihazlar satmanın kimseye faydası olmaz... Bakınız Çin gibi bir ülkede deprem ne tablolar oluşturdu. Bilim adamlarımıza düşen Marmara denizindeki YALANA TSUNAMİ adı takmak yerine, ülkemizdeki mevcut inşaat sistemi ve mevcut duruma karşı nasıl bir çareler sistemi kurmamız gerektiğinin anlatılması olmalıdır. Reklam yapan bilim adamlarından hayır gelmez. Onlar sadece ceplerini düşünmektedirler... FARKINDALIK en büyük aracımızdır. |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|