Yazıyaz Forum RSS beslemesi
Bu nedir?
 


"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.

Yeni Üyelerimizin Dikkatine!

 



Geri Dön Yazıyaz Forum > İnançlar ve Dinler > Kitaplı Dinler - Tarikatlar

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Ebu lehebin elleri kurusun / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - İslamiyet, Hristiyanlık ve Yahudilik

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski09-05-08, 20:29  #1
evaporit
 
Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 928
Ebu lehebin elleri kurusun



ben Tebbet suresini bilinçli olarak okuduğumu iddia ederken ve bunun farkında olduğumu söylerken sevgili sesli hala ''hayır efendim farkında olmazsınız'' deyip durmaktadır…
çünkü ben kendi algım ve bilgimle bir kanaate ulaşmışım ve bunun gereği de Tebbet suresini okumaktayım...
siizn iddia ettiğiniz gibi sadece namazlarda da okumuyorum...günün belli zamanlarında Ebu leheb ile rastlaşırım... bazen konuşma imkanımız da oluyor... kendisine sevgili Leheb diye hitap ediyorum... o bize dedelerinin Muhammede davrandığı şekilde davranma geleneğini sürdürüyor... Ben de ona Muhammedin sabrını göstermeye gayret etsem de çok zaman tahmmül etmek zorlanıyor... Geçen gün yüzüne karşı ''ellerin kurusun ...'' diye başlayıp okumuştum da...Hoşuna gitmedi...yüzünü buruşturdu ve arkasını döndü gitti...
Biz ne Ebu Lehebin ve ne de Nemrudun öldüğünü sanmıyoruz.. onların halen yaşadıklarını ve ortalıkta yürüdüklerini görebiliyoruz...
Nerede insanları iyilikten alıkoyan birini görsek aklımıza Ebu Cehil gelir... o zaman Muhammedi hatırlar ve iyiliği yapmanın bir başka yolunu aramak için zayıflık göstermeyiz.. çünkü kuran bize hep hatırlatmaktadır...
NE zaman iyilik yapanların ve hayırda yarışanların üzerine pislik atıldığını, ayaklarına engeller takıldığını görsek Ebu Cehil gelir aklımıza... o zaman bu ayetler dökülür dudaklarımızdan.... Allahın vaadi haktır deriz... ve iyiliğin önünde her zaman bir Ebu Lehebin var olacağı duygusu ile tekrar baştan başlarız...
biz de insanız ve bütün Ebu Lehebleri Allaha havale ederiz... ''Elleri kurusun'' deriz...
onlara aynı ile mukabele etmeyiz... Ebu leheblere iftira edemeyiz...onlara pislik atmayız... tuzak kurmayız... onlara şiddet uygulamayız... küfretmeyiz de...
sadece Allaha havale ederiz ve ''elleri kurusun'' deriz'...

Ebu lehebler ve Ebu cehiller masum değildir.... yanıldığınız nokta bu...
onlar insnaları iyilikten alıkoyan, insanlara zulmeden, insanlara işkence yapan kötülük merkezleridir...
Mazlumlar ise müslümanlardır...
mazlumların elinde taş bile yoktur... Onlar ''elleri kurusun'' demekten başkaca bir şey yapamazlar..

Allah bize nasıl davranacağımızı, nasıl karşılık vereceğimizi ve nasıl mukabele de bulunacağımızı bile öğretir...
'' de ki; sizin dininiz size, bizim dinimiz bize...''
''onlardan güzel bir ayrılış ile ayrıl...''
ve Rabbimiz bizi uyarır... ''Sakın haddi aşmayın...''

şimdi anladınız mı neden ''elleri kurusun ....'' dediğimizi...

peki siz kendi vicdanınıza söyler misniz ?
sizi alıkoyan, sizi engelleyen ve sizi mahkum eden, size işkence eden, size eziyet eden bu Adama (her kimse) karşı ne yapardınız ?
cevap vermenize gerek yok, çünkü ne yaptığınızı yakından görebiliyoruz...
şimdi lütfen bir daha Leheb suresini taşıyıp durmaktan vazgeçiniz... olur mu ???
selam ile….
evaporit is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski09-05-08, 21:00  #2
özedönüş
Uzaklaştırıldı
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,244

İslami öğretide yaygın olan inanca göre tüm insanlar, ölmeyene kadar iyi ve kötü olma arasında seçimlerini kullanarak bir imtihandan geçmektedirler. Buna göre hiçbir insanin ölüm öncesi cehennemlik veya cennetlik mi olduğu bilinmez.Bundan dolayı İslam inancında kafir statüsünde görülen insanlara bu dünyada oldukları sürece lanet okumak dahi yasaklanmıştır.Kuranda Ebu Lehep isim verilerek,velid,ebu Cehil,nadr b.haris gibileri de özellikleri verilerek cehenneme girecekleri henüz dünyada iken ayette belirlenmiş,diğer yandan hz.Muhammed de bu ayetlerden sonra bunları islama davet etmeye devam etmiştir.

Sorun şu: Ebu lehep kendi ile ilgili bu ayet geldiğinde ve geldikten sonra da Kurana iman etmekle sorumlu tutulmuş mudur?

Kelamcılar bu konuda şu sonuca varmışlardır. Birisinin cehennemlik olduğu belli olsa bile iman etmeye davet edilir. Demek ki Allah olmayacağı kesin olan bir iş için insanları onlara dini anlatmakla sorumlu tutmaktadır.Ebu Lehep cehennemlik olduğu kesin olduğu halde kendisinden iman etmesi istenmektedir. Daha ilginçi Ebu lehep kendisinin ateşe atılacağı ile ilgili bu ayete de inanmak ile sorumludur.Kendisine cehenneme gideceği söylenen ayetlere inanmak şartı koşuluyor.


Şimdi bakalım Kuranı inkâr etse ( zaten etti) kâfir olmak var fakat Müslümanların telkinleriyle Kurana inansa bu sefer cehenneme gideceğine inanma durumunda kalacak şimdi bu adamın kurtulma durumu var mı?

Bu sorunu sorunu ilk defa gündeme getiren Ebu Suud olmuştur.Başta bu ayetin onun hiç iman etmeyeceğini göstermez diye başlar.Ardından onun cehenneme girişinin küfründen değil,zalimliğinden olacağını ele alır.

Ama neticede bir ayetle ümitsiz hale getirilmiş velev çok zalim iselerde insanlar var.Bu sorun hakkında yorumunuzu bekliyorum.

Bu ayetin indirilen ilk ayetlerden olduğu söyleniyor.Hz.peygamber cehenneme gidecekleri kesinleştirilmiş insanları neden islama davet ediyor?

özedönüş Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 09-05-08 21:02 .
özedönüş is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski09-05-08, 21:52  #3
sesli
 
sesli'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 3,161
FARKINDALIK IŞIYINCA...

Sevgili Evaporit,

Siz Abdül Uzza'nın Muhammed peygamberce vaktiyle ne derecede sevilip sayıldığından habersizsiniz. Aralarının neden bozulduğunu da belli ki bilmiyorsunuz!

Abdul Uzza'nın ne eline bir şey olmuş ne de başka bir yerine. Eceli gelene kadar yaşamış olan bir kişi...Aralarındaki husumet nedeniyle bu surenin Muhammed tarafından KURAN'a yerleştirilmiş olduğunu da bilmiyorsunuz.

Ve (TEBBET YEDA EBİLEHEBİN ) demenizin nedenini de bilmiyorsunuz. Sadece size verilen telkinlerin zoruyla bu dediklerinizi yaptığınızı sanmaktasınız.

Yani sevgili Evaporit durumunuzun hiç ama hiç FARKINDA değilsiniz. Eğer farkında olsaydınız, hiç tanımadığınız bu çok yaşlı kişinin ardından böylesi üzücü bir bedduada da bulunmazdınız. Bunu size dininiz yaptırmakta...Yani almış olduğunuz TELKİNLER...

Ben bu sure ve diğerlerinin Muhammed tarafında söylendiğini idrak edince, Abdül Uzza'ya karşı söylemiş olduğum bu beddua ve de aşağılayıcı sözler yüzünden çok üzüldüm.

FARKINDALIK işte öyle bir ışık ki, nerede olursanız olun, ne yaparsanız yapın, eylemlerinizin BİLİNCİNDE olduğunuzu gösterir...

Size de farkındalığın ışımasını dilemekten gayrı elimden başka bir husus gelmiyor.

Sevecenlikle,
sesli is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski09-05-08, 21:59  #4
evaporit
 
Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 928

sevgili özedönüş,
bu konu üzerinde tefekkür etmek gerekiyor diye düşünüyorum...

Şimdi bildiğimiz bir şey var, kuranın uslubunda zaman ve mekan mefhumu yoktur... bir bakarız ki, geçmiş sanki şu an oluyormuş gibi anlatılır ve bir bakarız ki gelecek sanki geçmişte gibi bizlere sunulur.. bu kuranın uslubudur...
kuran geçmişi anlatırken de, gelecekte olanları haber verirken de sanki yaşanıyormuş gibi haber verir.. ay yarılmamıştır, ama sanki yarılmış gibi anlatılır...oysa ayın yarılması kıyametin bir alameti olarak anlatılır...

şimdi bu çerçevede bildiklerimize baktığımızda, kuran uslup olarak o dönemin dilini ve kelimelerini, ifade şekilleirni kullanıyor, öyle değil mi ?
sembolik anlatımlar ve simgesel ifade tarzı kuranın bir anlatım özelliğidir ...
Ebu leheb tıpkı bir firavn gibi ele alınmıştır... Kafir olan cehenneme atılacak olan bizatihi o şahıs değil, o şahsiyettir... kafir olan ebu leheb değil, ebu lehebin çizdiği kişiliktir...
bunu şöyle anlıyorum...
hani cennetle müjdelenen müslümanlar vardı ya...
Peygamber onlar için şunu demişti... ''Cennetlik görmek isteyen falana iyi baksın...''
yani onun yaptığı bir işten ötürü, onu değil ve fakat yaptığı işi yüceltmek kasdı ile söylenmiş bir eylemi işaret etme amacı vardır...
benzer şekilde burada da aynı uslup vardır... cehennemlik olan bir eylem ve tavır işaret edilmiştir..

Hani hukukta bir bab vardır...
Nassın delaleti, Nassın işareti, İbarenin delaleti, İbarenin işareti, ve İktizanın delaleti..
şimdi hukuken bu durumu bu ibareler altında birlikte düşünmeye devam edelim diyeceğim.. ama senin bana yardımcı olman gerekiyor...
selam ile...
evaporit is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski09-05-08, 22:05  #5
evaporit
 
Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 928

sevgili sesli,
farkındalık temenniniz için teşekkür ederim...
ebu lehebin kim olduğunu biliyoruz... kendisiyle kişisel hiç bir işim olmaz...
benim ilgilendiğim ve bazı günler adını andığım o kişilik ile, senin sözünü ettiğin kişi aynı değil...
ben bir ''kişilik''ten söz ederken, sen illa bir ''kişi''den söz ediyorsun...biz müslümanlar kişilerle değil, kişiliklerle ilgileniriz... Allah da bunu bize örnek olarak verdi... bu örneğin adı ister Leheb olsun, ister Uzza...
önemli olan bu ismin altındaki kişiliktir.. ve bukişiliğin hangi olay nedeni ile ortaya çıktığıdır...biz buna farkındalık diyoruz...
yoksa kuran nasıl yaşayan kuran olsun değil mi ?
evaporit is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski09-05-08, 22:07  #6
özedönüş
Uzaklaştırıldı
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,244

Ebu lehep konusu içinden rahatlıkla çıkılacak bir konu değildir.Bu konuyu sorgulamak da küfür değildir.Bir konu eğer sizi rahatsız ediyorsa soracaksınız ki öğrenmek durumunda olasınız.

Bu ayet indiği halde neden Hz.peygamber bunları islama çağırır?Yoksa bu ayet Ebu lehebin ölümünden sonra mı indi?

Bunların son derece dikkatli bir şekilde tartışılması gerekiyor.Konunun bir sembol olduğunu kabul ediyorum ve haliyle uslub da ona göre olacaktır.Ama işin bu tarafını çok merak ediyorum.

özedönüş Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 09-05-08 22:31 .
özedönüş is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski09-05-08, 22:14  #7
hector
 
hector'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 627

tıpkı küçük bir tiyatro sahnesi gibi, muhammed'in küçük dünyası ve içindeki karekterler. kargadan başka kuş, hira'dan başka dağ bilmez. hurmadan başka meyve, deveden başka hayvan bilmez.hayatında topu topu üç beş kişi var hepside kuranda tek tek yer almış. iyiler, kötüler,
daha kötüler.

niye ebu leheb'in elleri kurusun ? çünkü ebu leheb den başka kötü tanımıyor. hayatındaki en kötü adam leheb, onuda senaryosuna dahil etmiş. niye muşrikler bir pisiliktir? çünkü muşriklerle ticari anlaşmazlığı var, dünyada ki en büyük tacir muşrikler zannediyor, başka bilmiyorki. zeyneb'e gönül vermiş yer vermiş, aişe gönül vermiş, yer vermiş, evlatlığı zeyd, hadi oda dahil olsun, yardımcıları, ali, ebu bekir, vs. vs. küçük bir tiyatro sahnesi gibi. tek eksiği senaryonun edebi yönü zayıf, kopuk kopuk, zayıf, çok zayıf.
__________________
kirli bir ırmaktır insan.kirli bir ırmagı icine alması ve bozulmadan kalması icin deniz olmalı insan
hector is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski09-05-08, 22:24  #8
evaporit
 
Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 928

Alıntı:
Sayın özedönüş şöyle demiş:

Mesajı Göster
Ebu lehep konusu içinden rahatlıkla çıkılacak bir konu değildir.Bu konuyu sorgulamak da küfür değildir.Bir konu eğer sizi rahatsız ediyorsa soracaksınız ki öğrenmek durumunda olasınız.

Bu ayet indiği halde neden Hz.peygamber bunları islama çağırır?Yoksa bu ayet Ebu lehebin ölümünden sonra mı indi?

Bunların son derece dikkatli bir şekilde tartışılması gerekiyor.Konunun bir sembol olduğunu kabul ediyorum ve haliyle uslub da ona göre olacaktır.Ama işin bu tarafını çok merak ediyorum.
bu konunun tartışılmasının ve yapılacak öngörülerin hiçbirinin de küfür olacağına inanmıyorum..
elbette sorgulamak zorundayız ....
belki de bu ayet ebu lehebin ölümünden sonra inmiştir... ama bu konuda da elimizde bir veri yok...
eğer böyle kabul edersek bir sorun kalmayacaktır...
Ama eğer öyle değilse peygamber cehennemlik olacağı bildirilen birini neden islama davet etmeye devam etti ? sorusu hakikaten zor bir soru...

bizim için bilinenler ile Tanrı için bilinenler farklıdır...biz kendimiz için bilinenlerden yola çıkarak mı amel etmekle mükellefiz... yoksa Tanrı için bilinenlerden yola çıkarak mı amel etmek durumundayız ?
Eğer Tanrı için bilinenlerden çıkarak peygamberin amel etmesi gerekse idi, o zaman ebu lehebe gitmemesi gerekiyordu... Ama kendi için bilinenlerden hareket ettiği için ebu lehebe gitmesi gerekiyordu...

burada şunu hatırlatmak istiyorum...
Peygamber ile Rabbi arasındaki ilişki sadece vahy'den ibaret değildir öyle değil mi ?
onu gecenin bir cüzünde alıp götüren rabbi ona hangi mucizelerini gösterdi bilemiyoruz....bunu ancak kendisi billebiliyor... öyle mi ?
herşeyi bilen ona bildiriyor değil mi ?
bu bize hadiste anltılanları da belki izah ediyor olabilir ... hani peygamberin münafıkların kimler olduğunu bildiği halde onların cenaze namazının kılındığı konusunda anlatılan olayı hatırlıyor olmalısın...
bu peygamberin bildirilenlere rağmen bilinenlerle hareket etmesi gerektiğini göstermektedir diye düşünüyorum... Pegamber bildirilen de olsa batını bilse de, zahiren görünen ve bilinene göre hareket etmek zorunda idi...
doğrusunu ancak Allah bilir... Allah bizi hakikate ulaşanlardan eylesin...
ama bu konu hakikaten zihnimi zorladığım ve çokça da dua ile yardım istediğim ayetlerden birisidir..
selam ile...
evaporit is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski09-05-08, 22:28  #9
sesli
 
sesli'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 3,161
Telkinlerden insanı yanıltır!

Alıntı:
Sayın evaporit şöyle demiş:

Mesajı Göster
sevgili sesli,
farkındalık temenniniz için teşekkür ederim...
ebu lehebin kim olduğunu biliyoruz... kendisiyle kişisel hiç bir işim olmaz...
benim ilgilendiğim ve bazı günler adını andığım o kişilik ile, senin sözünü ettiğin kişi aynı değil...
ben bir ''kişilik''ten söz ederken, sen illa bir ''kişi''den söz ediyorsun...biz müslümanlar kişilerle değil, kişiliklerle ilgileniriz... Allah da bunu bize örnek olarak verdi... bu örneğin adı ister Leheb olsun, ister Uzza...
önemli olan bu ismin altındaki kişiliktir.. ve bukişiliğin hangi olay nedeni ile ortaya çıktığıdır...biz buna farkındalık diyoruz...
yoksa kuran nasıl yaşayan kuran olsun değil mi ?
Sevgili Evaporit,

Çocukların oyun için kullandıkları bir hamur gibi evrilen madde vardır ya,,,işte siz böylesine yuğuruvererek gerçekleri çarpıtıvermektesiniz.

EBU leheb KİŞİLİk değildir. Kişilikler bir iş yapmazlar iş yapanlar eylemde bulunanlar insanlardır. canlılardır. kişilikler sadece soyut kavramlardan öte gerçekliktaşımazken, ne de güzel evirdiniz bu ABDÜL UZZA konusunu.

Gerçekten merak ediyorum, siz hiç üzülmüyor musunuz? tanımadığınız bir yaşlı ve ölmüş kişinin ardından böylesi bir dinsel sövgüde bulunduğunuz için?

Eğer bunun farkında değilseniz, Masalları geçebilir ve daha ilginç romanlar okuyarak imgesel dünyanızı zenginleştirebilirsiniz. Çünkü yaptığınız aynen bu olmakta.

Siz bu dinin size yaptırdıklarından bu denli habersizseniz, neyin ve nasıl FARKINDA olacaksınız çok merek ediyorum doğrusu!

Olayları lütfen evirmeyin Ne Abdül Uzzayı ne de FİRAVUNU bana göstermeye kalkmayın. Hangi firavun isim dahi veremezken...İnsanları suçlayan hele bir dinse. Orada durmak gerekmez mi? Orada sizi durduracak olan varsa şayet
FARKINDALIĞINIZDIR...

Her eylemin bir nedeni ve de sonucu olduğunu bilmezden gelirsek, bu bizim karanlıkta yaşadığımzın göstergesi olur.

HİÇ ALLAH BEDDUA eder mi? lütfen aklınızı kenara bırakmadan baktığınızı görmeye çalışın. TELKİNLER size hiç bir zaman destek veremez...Ancak aklınız ve de bilinciniz size destek verir...Onun için FARKINDALIK deyip duruyorum...

Farkındalıkla,
sesli is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski09-05-08, 22:31  #10
özedönüş
Uzaklaştırıldı
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,244

Ebu Suudun da yardımıla şöyle bir çözüme kavuştum:

İnsanlar sadece iman etme ve iman etmeme ile cehenneme girmiyor.Cehenneme gitmenin bir sebebi de zulmetmektir.Bu açıdan Abduluzza gelip hz.Muhammede inansaydı bile yaşam biçiminde değişiklik olmayacaktı.Nitekim hz.Muhammede inanıp da sonradan dinden çıkanlar da olmuştur.Hani ganimet toplamak için savaşlara katılanlar var ya..Onlar müslümandı ama cehenneme gidecekelri söylendi.,..hani mal ve mülk sahibi olan salebe var ya..O da müslümandı ama cehennemlik olduğu söylendi..

bu açıdan Ebu Lehebin karakter ve yaşantısı iman etseydi bile değişii yakalamayacak bir şekilde olacaktı..Ki bundandır ki hiç etmedi bile..Kendisine ben müslümanım deyip te onun amellerini uygulayan nice insanlar var..

Bu da ayetin anlaşılması için önemli bir ön malzemedir.

özedönüş Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 09-05-08 22:33 .
özedönüş is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Dinler insanların sözleridir. sesli Kitaplı Dinler - Tarikatlar 154 31-03-08 14:38


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 20:03.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz