Yazıyaz Forum RSS beslemesi
Bu nedir?
 


"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.

Yeni Üyelerimizin Dikkatine!

 



Geri Dön Yazıyaz Forum > Siyaset > Türkiye Siyaseti

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

İhbarcı Aydınlık'tan Seçmeler / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski16-05-08, 23:57  #1
cühela
Ayrıldı
 
Giriş Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 530
İhbarcı Aydınlık'tan Seçmeler



"Size bir hafta süre, yoksa isimlerinizi açıklarız!" (Aydınlık'ın satışını engelleyen Devrimci Halkın Yolu taraftarlarına tehdit)
(2 Mayıs 1978, s. 1 ve 7)
"Provokasyon basını işbaşında. Şefliğini Garbis Altınoğlu'nun yaptığı Devrimci Halkın Birliği adlı dergi..."
(14 Ocak 1979, s. 1)
"Kız yurdunda oda basan Dev-Sol taraftarları..." (İsimler veriliyor)
(11 Mart 1979, s. 5)
"Dev-Solcular Bursa DGB'ye saldırdı." (İsimler veriliyor)
"Aydınlık'ı ihbarcılıkla suçlayanlar unutmasınlar ki, Aydınlık, 49 sahte solcu tekkenin elebaşılarının künyesini açıklayabilecek güç ve imkana sahiptir."
(Hüseyin Üstün, "DHY'ci Arkadaşa Mektup", 24 Nisan 1979)
"Tunceli'de sahte solun zorbalığı." (İsim veriliyor)
(2 Mayıs 1979, s. 5)
"TKP'nin 'Savaş Komiteleri' işbaşında. Saldırganların başını İGD'li T. Ç., H. Ö. ve H. A. çekiyor." (İsimler açık olarak veriliyor)
(16 Mart 1979)
"İstanbul'da kurtarılmış bölgeler" dizisi (Dizi boyunca çok sayıda devrimcinin adı veriliyor)
(18 Şubat 1980)

Kaynak: http://ankarasgd.org/archive/index.php/t-3435.html
__________________
"Memleketimizde birçok milyonerin, hatta milyarderin yetişmesine çalışacağız"

M.K Atatürk
cühela is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski16-05-08, 23:57  #2
cühela
Ayrıldı
 
Giriş Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 530
Devrimcilere: Söz, bir daha yapmayacağız!

Devrimcilere: Söz, bir daha yapmayacağız!

"Parçalanmış olan sosyalist hareketin herhangi bir grup veya örgütünün sınıfsal mevzilenmedeki yerini, bizim partimize karşı tavrı değil, emperyalizme ve hakim sınıflara karşı pratikteki gerçek yeri belirler. (...) Halkın saflarında yer alan herhangi bir sosyalist veya demokratik hareket, şu veya bu nedenle bize saldırsa bile, cephemizi emperyalizme ve hakim sınıflara dönmekte ısrar etmeli, sol içinde dar çekişme ve kapışmalara girmemeli ve soldan gelen hücumlara misillemede bulunmamalı(...)yız."
"Çıkardığımız dersleri, bir daha aynı hatalara düşmeme kararlılığıyla Türkiye sosyalistlerine sunuyoruz."
("TİKP Bilançosu: Türkiye İşçi Köylü Partisi 2. Genel Kongre Kararı / 27 Aralık 1992 / Ankara", Teori, Sayı: 38, Şubat 1993, s. 27 ve 48)
__________________
"Memleketimizde birçok milyonerin, hatta milyarderin yetişmesine çalışacağız"

M.K Atatürk
cühela is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski16-05-08, 23:58  #3
cühela
Ayrıldı
 
Giriş Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 530
On yıl sonra…

On yıl sonra…

Yaklaşık on yıl sonra, Aydınlık’ın kapak spotu: “Fotoğraflarla / Sol maskeli gruba MİT-Polis koruması. Ulusal Gençlik Birliğinin Bağımsızlık Yürüyüşü sergisine saldırdılar.”
(Aydınlık, Sayı: 23/722, 20 Mayıs 2001)
Perinçek’in yorumu: “SüperNATO ve işbirlikçileri, 1970’lerde ‘Sol içi’ şiddeti kışkırtmış ve örgütlemişlerdir. (...)
“CIA ile işbirliği yaptıklarını iftiharla söyleyen MİT şefleri, bazı sol örgütleri bilinen yöntemlerle ve uyuşturucu ağının içine çekerek denetim altına almışlardır. Dahası, SüperNATO-MİT ikilisi, özel taşeronluk görevi için ‘Sol’ maskeli şebekeler örgütlemiştir. Bunlara, uyuşturucu işi dışında da kirli işler yaptırılmıştır; hatta emekli general öldürtülmüştür. [DHKP-C kastediliyor.] Ancak bu taşeron faaliyetinden daha vahimi, bu örgütlerin üniversite zaptiyeleri olarak kullanılmalarıdır. Artık gençliğin bağımsızlık mücadelesinin önüne sürülen esas olarak bunlardır.
“Zamanlamaya dikkat ediniz, ne zaman SüperNATO’ya kargaşalık gerekiyor, ne zaman gençliğin sindirilmesi lazım, ne zaman bir devrimci eylemin bastırılması veya bölünmesi gerekiyor; hep bu sol maskeli grupları görevlendiriliyor. (...)
“Gençliğimizin üzerine kırk yıldır, sağ veya sol maskeli, ama hepsi de, 19 Mayıs’a, Türkiye bayrağına, Cumhuriyet Devrimi’ne, Büyük Devrimci Önder Atatürk’e düşman olan başıbozuk örgütleri sürenlere, artık milletçe dur demenin zamanı gelmiştir.”
(Doğu Perinçek, “Yürüyün Benim Güzel Jön-Türklerim”, Aydınlık, Sayı: 23/722, 20 Mayıs 2001, s. 3)
__________________
"Memleketimizde birçok milyonerin, hatta milyarderin yetişmesine çalışacağız"

M.K Atatürk
cühela is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski17-05-08, 03:18  #4
Frunze
 
Frunze'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 470

Merak ediyorum, acaba bu kadar işçi partisi ile ilgilenmenizin amacı nedir sayın Cühela? Bu güzel bir şey İşçi Partisi'nin büyüklüğünü gösteriyor gerçekten ama merak ediyorum sizin bu kadar ilgilenmenizin sebebi, sizin açınızdan nedir? Lütfen cevap veriniz?

1. mesajınızda ki ifadeler acaba ne kadar doğrudur diye hiç düşündünüz mü sayın cühela? İşçi Partisi bu konuda bir çok kez çağrı yaptı; gelin arşivlerimizi açalım inceleyin dedi. Sizin bu psikolojik harb çöplüğünden nemalanmanız ne kadar etiktir? Ne kadar devrimcilikle bağdaşır? Arşivleri incelediniz mi? Doğruluğuna karşı şüpheniz yok mu?

2. mesajınız da Doğu Perinçek'in özeleştrisidir. Fakat sizin attığınız başlık gibi değil şu şekilde özelştiri yapmıştır sayın Perinçek:

''..... Eğer Türkiye sosyalisti Stalin'in hatalarını tekrarlamayacaksa, bunu kendi pratiğinde gösterecektir. Aydınlıkçılar burda sınıf tutumu aldılar, kitle çizgisi izlediler. Soldaki feodal önyargılara boyun eğmediler. Aslında aydınlıkçılar, bu konuda bir bakıma kendilerini ortaya attılar, ama sorun önemli ölçüde çözülmüştür. Geçmişte bu tür hatalar bazı sosyalist örgütlerin, çok cesur tavırlarla hatayı saptadıklarını Avrupadaki konferanslarında da sevinerek öğrendim. Kitle önünde söz alan örgüt sözcüleri, sol içinde şiddet uyguladıkları için kendi örgütlerinin geçmiş yıllarda açık özeleştride bulunduklarını belirttiler. Aynı bilgiyi bu örgütlerin önderlerinin ağzından dinleme olanağıda buldum.

Biz aydınlıkçılar da bu konuda ciddi hatalar yaptık. İki nedenle: Birincisi Sovyetler Birliği'ni savunan örgütleri 'beşinci kol' olarak nitelendirdik ve onlarla aramızdaki çelişmeyi düşmanca gördük. İkincisi bize şiddet yönelten veya zaman zaman halka yönelik şiddet eylemlerine giren kimi solcu örgütleri ve PKK'yi 'sahte sol' veya 'Doğudaki MHP' diye adlandırdık. Oysa bu örgütlerle ve üyeleri ile demokratik mücadelelerde ve işçi hareketinde aynı safı paylaşıyoruk. Buradan çıkaracağımız sonuç, herhangi örgütün safını belirlerken, bize karşı tutumunu değil, sınıfa ve halka karşı tutumunu esas almaktır. Sınıfın ve halkın safındaki örgütler bize karşı zaman zaman düşmanca tavırlar gösterseler de, esas yönlerini dikkate almak gerekir. ...''
Stalinden Gorbaçova 3. Baskı Sayfa 229
İşçi Partisi'nin ve aydınlıkçıların pırıl pırıl bir geçmişi vardır. Evet hataları olmuştur, fakat bu hatarı tespit edip düzeltme olgunluğunu her zaman göstermişlerdir. Hata da diretmemişlerdir. Örneğin yukarıda ki alıntıda pkk ile sınıfa karşı tavır konusunda aynı safta olduğumuz söyleniyor. Fakat Körfez savaşından Kürt sorunun küreselleşmesi ve pkk'nın ortak ev teorilerini reddetmesi üzerine Hasan Yalçın usta Kasım 1994 Teori dergisinde şu tahlili yapıyor:

Kürt meselesinin Amerika'nın insiyatifi altında olsa bile bir devlet kurarak çözülebileceği fikri, daha doğrusu Talabani, Barzani yolunun kendi önünde durduğunu gören pkk karşısında bu parti ne yapacaktı? Yeni durumda 1991'den önce izlediğimiz çizgiyi izleyebilirmiydik? Türkiye sosyalistlerinin belirli kesimleri bilinçsizce pkk'nın peşinden sürüklendiler. Biz de mi sürüklenseydik?

Eğer İşçi Partisi geçmişinden korkuyor olsaydı tüm bu eski kitapların satışını durdurur veya adından hiç bahsetmezlerdi. Oysa Perinçek kontrgerilla tarafından cezaevine konulmadan önce cumartesi akşamları ulusal kanalda yayınlanan 'çıkış yolu' isimli programın kitap bölümünde bir çok kez bu kitapları önermiştir.

3. mesajınız daki tespitler, yani aydınlık'ın tespitleri tamamen doğrudur.
5 Mhp'li işçiyi keyif olsun diye kurşuna dizen devrimci falan değildir ajandır.
Vapur batıran da araba yakan da devrimci falan olamaz! Ancak mit güdümlü provakasyoncu olur... Bunları dile getirmek cesaret ister, soldan tecrit edilme tehlikesi vardır. Yani psikolojik savaş aygıtlarının eline malzeme verme tehlikesi... Bu tehlikeyi göze alamayandan da devrimci falan olmaz. Ancak süs eşyası olur.

Eğer birileri İşçi Partisi'nden öncü parti değilde öncü parti mankeni olmasını temenni ediyorsa, ona güzel hayaller dileriz. Korkakların işidir mankenlik.
Bizim bir korkumuz yok. Kendinden emin olmayan korkar solculuğuma leke gelecek diye.
Bizim yolumuz devrim yolu rotamız kemalist devrim.

Ayrıca sayın cühela sizden ricam bu konuda da beni kişisel bir tartışmanın içine sokmayınız. Bu yüzden tahrik edici mesajlar yazmazsanız sevirim.
Gerektiğinde kendi payıma düşen açıklamaları ''bildiğim kadarıyla'' yazacağım.

Dostlukla...
__________________
Sorosgillerin, Fethullahçı takımının ABD markalı kahpe “demokrasisi” değil.
Bağımsız ve egemen bir milletin, Özgür köylünün,
Ortaçağ karanlığından kurtulmuş bir halkın
Güzelim demokrasisi!
Frunze is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski17-05-08, 06:06  #5
cühela
Ayrıldı
 
Giriş Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 530

Alıntı:
Sayın daskapital şöyle demiş:

Mesajı Göster
Ayrıca sayın cühela sizden ricam bu konuda da beni kişisel bir tartışmanın içine sokmayınız. Bu yüzden tahrik edici mesajlar yazmazsanız sevirim.


Öncelikle bu can sıkıcı uyarınızın muhatabı olarak asla kendimi görmediğimi bilmenizi isterim. Bu forumda dahi tartışmayı beceremediği noktada konuları kişiselleştiren onlarca kemalist ve yada İp'linin dikkatinizden kaçmadığına eminim. Ama yiğidi öldürüp hakkını vermem de lazım, siz onlardan nispeten farklısınız, tahlilleriniz ve tespitleriniz sağlıksızda olsa temellendirmeye gayret ediyorsunuz, forumdaki diğer İp'liler "Örneğin Gılgamış, Sesli, Fatma Seher" gibi slogan atıp zafer kazanmış komutan edasıyla kurum kurum kurunmuyorsunuz, bu tavrınızın diğerlerinden farklı olduğunu görüp, takdir ettiğimi bilmenizi isterim. Slogan atıp, ezberden yok soros solcusu, yok amerikan işbirlikçisi gibi tabirler kullanmadığınız sürece tartışma üslubuna azami ölçüde sadık kalmaya gayret edeceğime sizi temin ederim.

Alıntı:
Sayın daskapital şöyle demiş:

Mesajı Göster
Merak ediyorum, acaba bu kadar işçi partisi ile ilgilenmenizin amacı nedir sayın Cühela? Bu güzel bir şey İşçi Partisi'nin büyüklüğünü gösteriyor gerçekten ama merak ediyorum sizin bu kadar ilgilenmenizin sebebi, sizin açınızdan nedir? Lütfen cevap veriniz?


Elbetteki cevaplarım; aslında çok başlıkta daha önce yazdım, benim İp ile ilgili olan değerlendirmem solun içindeki ajan olduğu yönündedir, özel olarak ilgilenmemin sebebi de budur. Şahıs olarak Doğu Perinçek'in geçmişteki ihanetlerini bir kenara bırakacak olursam, bugün sosyalizmi yeni öğrenmeye başlayan, bir miktar konuya sempatiyle yaklaşan gençlerin ulusalcılık denilen şeyle solu karıştırmalarından son derece rahatsızım, kaldı ki elinizde enternasyonalistlerle kıyaslanmayacak oranda bir medya desteği ve gücüde var. Benim savaşım ancak kişisel bazda insanları tek tek uyararak olabilmekte, merak ediyorsanız danışmanlık yaptığım bir kaç forum ve site de var "örneğin solplatform, anarşistkomünizm, asgd". bu kanallardan insanlara ulaşmaya gayret ediyorum. Geçenlerde bir platformda Hatırla Sevgili dizisinde Deniz Gezmiş'in sözlerine getirilen malum sansür üzerine tartışıyorduk, dizinin gençler üzerinde sola karşı yeni bir sempati yaratmasından memnun olduğumu söylecekken ufak bir araştırmadan sonra yapımcıların resmi sitesinde bir de baktım ki; bu gençlerin hepsi solu ulusalcılık zannetmekte Ab'ye ve Amerika'ya küfürler yağdırmanın yeterli olduğunu düşünen çocuklar haline gelmişler. Enternasyonalizmde nerdeyse tamamı bi haber, hatta milliyetçi dürtüleri son derecede güçlü. Taşları sizde yerli yerine oturtunca sanırım anlayacaksınızdır, işin içindeki bit yeniği öyle böyle birşey değil, bu televizyon dizisinde bile Deniz Gezmiş'in sözlerinin törpülenmesi hiçte masumane bir davranış değil. Tüm bu planlı saldırılar solun içini boşaltmak, solu özgürlükçü ve enternasyonalist yapısından uzaklaştırmak üzere yapılan danışıklı dövüşler. İşçi Parti'side tüm bunların odağında. İşçi Partisi oradan buradan nemalanmaya kalkarken ( gerek müslümanlar, gerek milliyetçiler ) yaptıkları, biz solcuların halka kendimizi anlatmamızı zorlaştırmak başka hiçbir işe yaramamakta. Emek eksenli siyasetin solun aslı olduğu, ulusal kaygılara solda yer olmadığını anlatana kadar sizlerin yüzünden akla karayı seçiyoruz. Şuna sizi temin ederim kendinizi sosyalist olarak tanımlamadığınız anda size olan tepkim yumuşayacaktır, sizleri bu ülke gerçeği olarak kabul etmeye hazırım ancak sosyalizmin içini boşaltmanıza sessiz kalamam.

Alıntı:
Sayın daskapital şöyle demiş:

Mesajı Göster
1. mesajınızda ki ifadeler acaba ne kadar doğrudur diye hiç düşündünüz mü sayın cühela? İşçi Partisi bu konuda bir çok kez çağrı yaptı; gelin arşivlerimizi açalım inceleyin dedi. Sizin bu psikolojik harb çöplüğünden nemalanmanız ne kadar etiktir? Ne kadar devrimcilikle bağdaşır? Arşivleri incelediniz mi? Doğruluğuna karşı şüpheniz yok mu?


Buyrun size fırsat o zaman, dergilerin yayımlanış tarihleriyle beraber sayı sayı verdim, varsa bir hata düzeltin, ayrıca konuyla ilgili şunuda bilmeniz faydalı olacaktır; bu platforma taşıdığım ihbar sabıkaları "yasallık" problemi yüzünden toplamın beşte biri bile değil, merak ediyorsanız diğer ihabarları da özel mesajla size ulaştırabilirim.

Alıntı:
Sayın daskapital şöyle demiş:

Mesajı Göster
2. mesajınız da Doğu Perinçek'in özeleştrisidir. Fakat sizin attığınız başlık gibi değil şu şekilde özelştiri yapmıştır sayın Perinçek:
Alıntı:
Sayın daskapital şöyle demiş:

Mesajı Göster

Biz aydınlıkçılar da bu konuda ciddi hatalar yaptık.PKK'yi 'sahte sol' veya 'Doğudaki MHP' diye adlandırdık. Oysa bu örgütlerle ve üyeleri ile demokratik mücadelelerde ve işçi hareketinde aynı safı paylaşıyoruk. Buradan çıkaracağımız sonuç, herhangi örgütün safını belirlerken, bize karşı tutumunu değil, sınıfa ve halka karşı tutumunu esas almaktır. Sınıfın ve halkın safındaki örgütler bize karşı zaman zaman düşmanca tavırlar gösterseler de, esas yönlerini dikkate almak gerekir. ...''
Kabul diyelim, dediğiniz gibi olsun "özeleştiri", bu bence de bir erdemdir. Yalnız bunun erdem olarak değerlendirilebilmesi için hatalardan derste çıkarmak gerekir. Bugün geldiğiniz noktada alıntıladığım ifadenin ne kadar arkasında durabilir İşçi Partisi?

Sizlerin bugünkü duruşunuz bu özeleştirinin tam tersidir. Aşağıda sizin alıntıladığınız ifade hangi sosyalistin çözüm önerisidir? Hangi devrimci örgütte duydunuz bu açılımı? Bu yüzden meselede U dönüşü yapıp asimilasyonu savunur hale gelmek hangi akılla, hangi mantıkla, hadi aklı mantığıda bir kenara bıraktım. Hangi devrimci ahlakla açıklanabilir.

Alıntı:
Sayın daskapital şöyle demiş:

Mesajı Göster
Kürt meselesinin Amerika'nın insiyatifi altında olsa bile bir devlet kurarak çözülebileceği fikri, daha doğrusu Talabani, Barzani yolunun kendi önünde durduğunu gören pkk karşısında bu parti ne yapacaktı? Yeni durumda 1991'den önce izlediğimiz çizgiyi izleyebilirmiydik? Türkiye sosyalistlerinin belirli kesimleri bilinçsizce pkk'nın peşinden sürüklendiler. Biz de mi sürüklenseydik?

Alıntı:
Sayın daskapital şöyle demiş:

Mesajı Göster
3. mesajınız daki tespitler, yani aydınlık'ın tespitleri tamamen doğrudur.
Alıntı:
Sayın daskapital şöyle demiş:

Mesajı Göster
5 Mhp'li işçiyi keyif olsun diye kurşuna dizen devrimci falan değildir ajandır.
Vapur batıran da araba yakan da devrimci falan olamaz! Ancak mit güdümlü provakasyoncu olur...


Kimilerinin ellerine altın tepside sununlan "yasallık" lüksü diğerlerinin savunma, savunulma haklarına gasp şekline dönüştüğü vakit susmak en makul seçenektir. Sizde biliyorsunuz ki malum sebeplerden dolayı bireysel olarak bu insanların hiçbirini savunamam, zaten öyle bir görevimde yok ancak şunuda bilmenizde fayda var; gerekçelerinizin haklı olduğunu bir an için varsaysak bile bu durum devletle işbirliğine girmenizi devrimcilerin gözünde mazur göstermez.

Alıntı:
Sayın daskapital şöyle demiş:

Mesajı Göster
Bunları dile getirmek cesaret ister, soldan tecrit edilme tehlikesi vardır.
Alıntı:
Sayın daskapital şöyle demiş:

Mesajı Göster
Eğer birileri İşçi Partisi'nden öncü parti değilde öncü parti mankeni olmasını temenni ediyorsa, ona güzel hayaller dileriz. Korkakların işidir mankenlik.
Bizim bir korkumuz yok. Kendinden emin olmayan korkar solculuğuma leke gelecek diye.
Bizim yolumuz devrim yolu rotamız kemalist devrim.


Soldan uzun zaman önce tecrit edildiğinizi eminim zaten sizde biliyorsunuzdur. İşçi Partisi'ni belirli bir kalıba sokmak gibi bir çabamızda yok, dilediğiniz kadar kemalizme de, milliyetçiğe de, dine de sarılabilirsiniz...Tek isteğimiz kendizi halka sosyalist olarak sunmaktan vazgeçin...Yani uzun lafın kısası gölge etmeyin !

Alıntı:
Sayın daskapital şöyle demiş:

Mesajı Göster
Gerektiğinde kendi payıma düşen açıklamaları ''bildiğim kadarıyla'' yazacağım.
Alıntı:
Sayın daskapital şöyle demiş:

Mesajı Göster

Dostlukla...
Bekliyorum.

Dostluk bizden...
__________________
"Memleketimizde birçok milyonerin, hatta milyarderin yetişmesine çalışacağız"

M.K Atatürk
cühela is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski20-05-08, 04:41  #6
Frunze
 
Frunze'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 470

Merhabar sayın cühela aslında bu başlığa cevap vermek istemiyordum. Çünkü kısır bir döngü içinde tartışacağımızı biliyorum.
Yinede hatır katırdan üstündür diyelim devam edelim madem...

Öncelikle arkadaşlarım hakkındaki yorumunuzu kınıyorum.
Arkadaşlarımız kimin sorosçu kimin amerikancı olduğunu bir çok kez forumda belgeleriyle ortaya koydular. Sorosçu olmak yanlış değilde sorosçuya, sorosçu demek mi yanlış?
Neyse bu başka bir konu bu konuya girmeyelim...

Sizin aydınlıkçılar ve İşçi Partisi hakkında ki ön yargılarınız bu konuyu daima sığlaştıracaktır. Eğer bu önyargılarınızdan vazgeçerseniz tartışmalarımızda bir işe yaramış olur.
Konuya gelecek olursak, eğer aydınlıkçılar solun içindeki ajan olsaydılar, örgütlü, disiplinli, bireycilikten uzak ve elinden geldiğince legal bir tavır almaya kalkışmazlardı. Gider vapur batırır, keyif olsun diye insanları kurşuna dizerdi; halk desteğini almaması için solun, elinden geleni yaparlardı...
Ayrıca Doğu Perinçek'in ihanetleri de nedir acaba? Ben Doğu Perinçek'in hayatını çok iyi inceledim, bizzat kendisini tanıyanlardan da dinleme fırsatı buldum. Ayrıca parti içindeki misyonu, halkı karşı bakış açısı ve teorik birikimi hakkında da bilgiye sahibim. Hiç kimse Doğu Perinçek'e ihanet etti diyemez.

Sizinle olan teorik ayrılığımızın aslında bir temelde olmadığı da çok açık. Ulusalcılık ile enternasyonelizmi birbirine karıştıran ve kavram kargaşası içinde olan, solu ve sosyalizmi yeni yeni öğrenmeye başlayan (kanaatimce) sizsiniz. Bunu bir hakaret olarak algılamayınız lütfen pek fazla bilmişlik yapanlardır daima bilgisizler. Bakın ben kendimden örnek vereyim size...
Sayın Ufuk Güney ile ukkth üzerine tartışmamızda eksiklerimi gördüm ve cevap vermek için biraz daha araştırma yapmam gerektiğini düşünüyorum. Araştırmaya başladım. Tartışmalarımız bizi daima araştırmaya sevk etmeli. Ben bunu böyle öğrendim bu böyledir demek, bir sosyalistin kitabında yazmaz.
Konuya dönersek... Sizin bu söyleminize göre küba'da enternasyonelizmi terk etmiş, chavez'de enternayonelden bişey anlamamış, Mao desen zaten faşist...
Tek ülkede devrimi savunmak ne zamandır enternasyonelizme karşı olmaktır?
Biz bu ülkede devrim yapacaksak bu ülkeden bakacağız biraz dünyaya. Bu ülkenin işçileriyle devrim yapacağız. Bu ülkenin köylüleriyle devrim yapacağız. Bu ülkenin tarihinden besleneceğiz.
Aksi taktirde zaten bu ülkede halk desteğini arkamıza alamayız.
Bizim dünya proleteryaları ile düşmanımız ortak, ama onlar kendi proleteryalarıyla biz kendi proleteryalarımızla devrim yapacağız. Küba'dan devrim için işçi ithal edemiyeceğimize göre, kendi işçimize hitab edeceğiz. Kendi ülkemizde devrimi yapmak bizim enternasyonel görevimizdir.

Geçenlerde Troçkistlerin sitelerine göz atıyordum bir şey dikkatimi çekti. Yukarı sutündaki slogan şu: 'Bütün ülkelerin işçileri birleşin'.
Eğer bu sloganı bu şekilde söylerseniz zaten olay kopar bence. Aslı:
Bütün ülkelerin işçileri ve ezilen uluslar birleşin' dir.
Ezilen uluslar kısmını atmak emperyalizmi yok saymaktır. Emperyalizmi yok sayarsak zaten ulusal sorun'lara solda yer yok kısmınıda kabul ederiz. Ama emperyalizm var. Ekmek kadar kadar su kadar gerçek, elle tutulur gözle görülür cinsten hemde.
Lenin bu gerçeği saptamıştır.
3. komunist enternasyonel kongresinde şöyle diyor Lenin:
Dünya nufüsünün çoğunluğunun başlangıçta ulusal kurtuluşa yönelik olan hareketinin, dünya devriminin yaklaşan belirleyici savaşları içerisinde kapitalizme ve emperyalizme karşı gelişeceği ve belkide umduğumuzdan çok taha devrimci bir rol oynayacağı son derece açıktır...
Şimdi siz diyorsunuz ki solda ulusal soruna yer yoktur. Yani ulusal hareketler devrimci bir karakterde olamaz diyorsunuz. Ama lenin tam tersini söylüyor. Şimdi siz marksist-leninist oluyorsunuz da biz solun içini boşaltan yani revizyonist ajanlar mı oluyoruz?

İşçi Partisi güçlü bir partidir.
Evet elimizde gücümüz var. Dergilerimiz televizyonumuz var. Biz disiplinli bir partiyiz 'sinekten yağ çıkararak' ayakta duruyoruz. Bu partide bir kağıt parçası bile israf edilmez. Bu televizyon bu parti nasıl ayakta duruyor sanıyorsunuz siz? Ne demişler dışı seni yakar içi beni...

Eğer İşçi Partisi hakkında şüpheleriniz varsa araştırınız. Hasan Yalçın'ın kitaplarından gerekli bilgilere ve almak istediğiniz cevaplara ulaşabilirsiniz. Özellikle size Hasan Yalçın'ın psikolojik savaş isimli kitabını öneriyorum. O kitapta hem cia güdümlü yalanlara cevapları veriliyor. Hem de bu yalanların neden ve nasıl söylendiği de çok açık anlatılıyor. Eğer o kitabı okursanız İşçi Partisi'nin devletle işbirliği içine girdiğini söyleme gafletine bir daha düşmezsiniz. Devlet tarafından bina basılmış, genel başkanı bir cia ajanının iftiralarıyla içeriye alınış bir partiden bahsediyorsunuz. Bu partiye on yıl önce pkk'nın üst düzey yöneticisi diye operasyon düzenlenmişti şimdi aşırı milliyetçi ergenekon diye operasyon düzenleniyor. Bu düzmeceler hep devam edecek işbirlikçi olmadığımız sürece sürecek..


Şimdilik bu kadar.

Dostlukla
__________________
Sorosgillerin, Fethullahçı takımının ABD markalı kahpe “demokrasisi” değil.
Bağımsız ve egemen bir milletin, Özgür köylünün,
Ortaçağ karanlığından kurtulmuş bir halkın
Güzelim demokrasisi!
Frunze is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski20-05-08, 06:20  #7
cühela
Ayrıldı
 
Giriş Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 530

Alıntı:
Sayın daskapital şöyle demiş:

Mesajı Göster
Öncelikle arkadaşlarım hakkındaki yorumunuzu kınıyorum.
Arkadaşlarımız kimin sorosçu kimin amerikancı olduğunu bir çok kez forumda belgeleriyle ortaya koydular. Sorosçu olmak yanlış değilde sorosçuya, sorosçu demek mi yanlış?
Yahu belgelediğinize deyin, bane ne, benim sorosla ne ilişkimi belgelemişlerde ben bunlardan 40 sefer işitmek zorunda kalayım bunu. Ezbercisiniz deyince de bozuluyorlar sonra.

Alıntı:
Sayın daskapital şöyle demiş:

Mesajı Göster
Ayrıca Doğu Perinçek'in ihanetleri de nedir acaba? Ben Doğu Perinçek'in hayatını çok iyi inceledim, bizzat kendisini tanıyanlardan da dinleme fırsatı buldum. Ayrıca parti içindeki misyonu, halkı karşı bakış açısı ve teorik birikimi hakkında da bilgiye sahibim. Hiç kimse Doğu Perinçek'e ihanet etti diyemez.
Ben derim.

Bu başlıkta verdiğim örnekler dışında Kaypakka'nın katlinde de parmağı vardır. Aslında kızıl elma bile tek başına yeter yani uzun lafın kısası bir değil iki değil, saymakla bitmez.

Alıntı:
Sayın daskapital şöyle demiş:

Mesajı Göster
Sizinle olan teorik ayrılığımızın aslında bir temelde olmadığı da çok açık. Ulusalcılık ile enternasyonelizmi birbirine karıştıran ve kavram kargaşası içinde olan, solu ve sosyalizmi yeni yeni öğrenmeye başlayan (kanaatimce) sizsiniz. Bunu bir hakaret olarak algılamayınız lütfen pek fazla bilmişlik yapanlardır daima bilgisizler.
Konuyu kişiselleştirmemek adına şahıs olarak hakkımda yaptığınız yorumlara yanıt vermiyorum. Sadece şunu söyleyim bende bu noktalara kolay gelmedim, ben farklımıydım sanıyorsunuz, benimde geçmişimde elbette kemalizm var, zaten hangimiz Türk eğitim sistemi mağdurları değiliz ki, bu zincirleri kırmanın benim içinde hiç kolay olmadığını bilin.
Konuya gelince yine farklı düşünüyorum, şöyle ki; teoride de sizi sosyalist olarak değerlendirmiyorum, bakın açılım 3 ayaklıdır, siz daha birinci ayakta çuvallıyorsunuz. Dünya devrimi = tek ülkede sosyalizm olmaz + komünizm devletsiz toplumdur. Stalinistler dünya devrimi tamamlanana kadar devletli sosyalizm, troçkistlerse devletli proletarya diktatörlüğü diyorlar. Yani ortada bir parti tarafından yönetilen bir aygıt olduktan sonra adını devlet koysan ne olur, koymasan ne olur yani sosyalizm içi tartışma budur ama sizin teori tek ülkede sosyalizm olur kabulüyle harekete başlıyor dolayısıyla daha başında sizi teorik olarakta bir yere koymak mümkün değil. İkinci ayak: Sürekli devrim = emperyalizm çağında burjuvazinin ilericiliği yoktur. demokratik devrimi de proletarya yapacaktır. Burası içinde teoriniz gereği önce kemalist devrimi tamamlamayı önderdiğiniz için yine sosyalizm kuramı içinde değerlendirilemezsiniz çünkü bizlerce burjuva olarak değerlendirilen kemalizmin ilericiliği yoktur ve proleteryanın devrim yapması işini de neredeyse askere havale etme lüksünüz kabul edilemez. Üçüncü ayak ise; Öncü örgüt = kapitalizmden sosyalizme geçiş için nesnel koşulların olgunlaşması şartı, tek gereken şey "gerçekten marksist" bir önderliktir. Burda pek bir problem yok ancak şunuda kendi adıma belirtmem lazım bana leninist açılımlar içinde en sekter duruş olarak bu gelir zaten. Yani az buçuk ucundan yakaladığınız yer teorinin belkide en zayıf noktası.

Alıntı:
Sayın daskapital şöyle demiş:

Mesajı Göster
Şimdi siz diyorsunuz ki solda ulusal soruna yer yoktur. Yani ulusal hareketler devrimci bir karakterde olamaz diyorsunuz. Ama lenin tam tersini söylüyor. Şimdi siz marksist-leninist oluyorsunuz da biz solun içini boşaltan yani revizyonist ajanlar mı oluyoruz?
Öyle birşey demedim, solda ulusal soruna belirli şartlar altında yer vardır öyle sizin yaptığınız gibi zırt pırt olmaz, Bu da ancak henüz kendi ulus-devletini kurmamış ve mücadelesi genelde ilerici bir nitelik taşıyan ezilen uluslar durumunda söz konusudur. Kürt halkı ya da Filistin halkı gibi. Bu bakımdan Marksizm ezen ulus milliyetçiliği ile ezilen ulus milliyetçiliği arasında temel bir ayrım yapar. Ancak milliyetçilik yerine yurtseverlik yada ulusalcılık kavramını kullananların büyük bölümü hiç de masum değildir. Onlar kendi sinsi milliyetçiliklerini gizlemek için daha şirin görünümlü yurtseverlik kavramının ardına sığınırlar. O nedenle Marksistler bu tür kavram oyunlarına prim vermezler. Ayrıca Marksistler, belirli koşullarda milliyetçiliği meşru bir nitelik taşıyan ezilen ulusa mensup olsalar bile, ideolojik olarak bu milliyetçiliğe de prim vermezler. Kendi dünya görüşlerine, hangi şekil altında olursa olsun milliyetçiliğin zerresini dahi bulaştırmazlar. Aksine onlar ulusal kurtuluş mücadelesinin içinde kendi bağımsız enternasyonalist perspektifleriyle yer alırlar, mücadeleyi toplumsal kurtuluşa büyütmeye çalışırlar.

Son olarak bir önceki mesajımda sorduğum hiçbir sorunun neredeyse yanıtını alamadım bir sonraki mesajınızda sorularımı da dikkate alırsanız sevinirim. Özellikle verdiğim ihbar bilgilerine inanmamam gerektiğini söylemiştiniz, hangileri ne şekilde yanlıştır? Bu konuda vereceğiniz bilgileri hala bekliyorum.

Saygılar.
__________________
"Memleketimizde birçok milyonerin, hatta milyarderin yetişmesine çalışacağız"

M.K Atatürk
cühela is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski21-05-08, 04:45  #8
Frunze
 
Frunze'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 470

Alıntı:
Ben derim.

Bu başlıkta verdiğim örnekler dışında Kaypakka'nın katlinde de parmağı vardır. Aslında kızıl elma bile tek başına yeter yani uzun lafın kısası bir değil iki değil, saymakla bitmez.
Değerli cühela beni yanıltmadığınızı söyleyerek başlamak istiyorum. Umarım şimdi size neden cevap vermek istemediğimi daha net anlamışsınızdır.
Neyse...

Madem kendinizi sorosçulardan ayırıyorsunuz onların iftiralarına kanarak sayın Doğu Perinçek'e hiç bir şey diyemezsiniz.

Kaypakkaya'nın öldürülüşünde ne gibi bir parmağı olabiir acaba Doğu Perinçek'in hiç araştırdınız mı efendim bu yaptığınız ayıptır. Böylesi konularda 'vardır' diyerek bir yargı koyamazsınız.
Eğer Perinçek, Kaypakka'yayı öldürmek isteseydi 'beşparmak dağlarında' bitiri verirdi işini...
Aydınlıkçılar Tiikp davasında eylemle protesto etmişlerdir Kaypakkaya'nın öldürülüşünü. Hemde salondan tekme tokat dışarı atılmayı göze alarak.
Hasan Yalçın böyle iftiraları şöyle açıklıyordu...
Düşman atar bir iftira sonra sol içi mücadelede yem olur bu... Solculuk taslamak için solcunun sırtına düşman çizmesiyle basmaktır bu...

Yine kızılelma uydurması da aynı şekilde..
Bizim mitinglerimize eylemlerimize herkes gelebilir. Biz kimseyi dışlamayız kazanmaya çalışırız. Nitekim 'emperyalizme karşı vatan savunması' çağrımıza katılan ülkücüleride kazanmışızdır. Kızıl elma isminide düşman uydurmuştur.

Ben size diyorum ki birde gelin bu pencereden bakın olaylara, tek taraflı davranarak sırtmıza basmayın düşman çizmesiyle. Gerekli bilgileri alabileceğiniz kitabı da öneriyorum üstelik...
Ama siz sığ kalmakta niyetli görünüyorsunuz...

Alıntı:
İkinci ayak: Sürekli devrim = emperyalizm çağında burjuvazinin ilericiliği yoktur. demokratik devrimi de proletarya yapacaktır. Burası içinde teoriniz gereği önce kemalist devrimi tamamlamayı önderdiğiniz için yine sosyalizm kuramı içinde değerlendirilemezsiniz çünkü bizlerce burjuva olarak değerlendirilen kemalizmin ilericiliği yoktur ve proleteryanın devrim yapması işini de neredeyse askere havale etme lüksünüz kabul edilemez. .

Sayın cühela sürekli devrimi savunuyoruz evet. Kemalist devrim bu ülkenin milli demokratik devrimi değilmidir ki efendim kemalist devrimi tamamlamak istediğimiz için sosyalist olamıyormuşuz.

Bu devrimi tamamlamak bu ülke proleteryasının ve öncülerinin görevidir. Bu devrimin nasıl tamamlanacağını Mao öğretmiştir efendim Mihri Belli değil.
Öncü sınıfımız işçi-köylü sınıfıdır. Askere bel bağlayanda yoktur.

Demokratik devrimler ne kadar ilerlemiş olursa proleterya devrimide o kadar yakındır.

Biz teorinin merkezindeyiz efendim. En gelişmiş en duygusallıktan, şekilcilikten arınımış bir teoriyi savunuyoruz. Sürekli devrimi savunuyoruz. Öncü Partiyiz.
Bismilde feodalizme kafa tutarız. Lozanda emperyalizme.
Telekon işçilerinin, tekel işçilerinin sesiyiz.
Bizi aslanoğlu köylülerine sorun.
Bizi gidin seka işçilerine sorun.
Gidin arsuz köylüsüne sorun.
Lozan'da ki mahkeme duvarlarına sorun.
Diyarbakırdaki ay yıldızlı bayrağa sorun.

Slogan olsun diye söylemiyorum bunları. Hani askere bel bağlamışızya, öyle diyorsunuz ya o yüzden söylüyorum.
Bakın tabloya görün kime bel bağlamışız ortada.

Marksistlerin ne yapacaklarını ne yapmıyacaklarını hangi kriterlere göre belirliyorsunuz acaba? Zorlama yorumlar yapmayınız lütfen.

Sorularınıza elimden geldiğince cevap vermeye çalışıyorum sayın cühela. Bahsettiğiniz alıntıları şuan inceleme fırsatım yok. İnceleyince cevap veririm. Eğer fırsat bulursanız sizde gidip işçi partisi il merkezlerinden (istanbul ve ankarada var sanırım) tüm arşivlerimizi inceleyebilirsiniz. Gizli kapaklı bir şeyimiz yok bizim.

Saygı ve dostlukla..
__________________
Sorosgillerin, Fethullahçı takımının ABD markalı kahpe “demokrasisi” değil.
Bağımsız ve egemen bir milletin, Özgür köylünün,
Ortaçağ karanlığından kurtulmuş bir halkın
Güzelim demokrasisi!
Frunze is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski21-05-08, 19:39  #9
cühela
Ayrıldı
 
Giriş Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 530

Alıntı:
Sayın daskapital şöyle demiş:

Mesajı Göster
Değerli cühela beni yanıltmadığınızı söyleyerek başlamak istiyorum. Umarım şimdi size neden cevap vermek istemediğimi daha net anlamışsınızdır.
Neyse...

Madem kendinizi sorosçulardan ayırıyorsunuz onların iftiralarına kanarak sayın Doğu Perinçek'e hiç bir şey diyemezsiniz.
Öncelikle bu iş sidik yarışı değildir ancak konuyu anlaşılır kılması adına çarpıcı bir örnektir; kemalistlerle olan tartışmalarımda neden hep kemalistler ya saldırganlaşıyor yada slogan atıp kaçıyorlar biliyormusunuz. Çünkü ben hep bir sıfır önde başlıyorum, ben onların ne yazacaklarını biliyorum ancak onlar benim söyleyeceklerimi ilk kez duyuyorlar. Yıllardır aynı teraneleri dinliyoruz. Sizi nispeten farklı sanmıştım, ben sizi yanıltmamışım ama siz beni çok yanılttınız, bu klasik İp ağzıdr yani sizde sonunda daha fazla dayanamayıp diğerleri gibi yaptınız, yine her zamanki gibi tahmin edileni söylediniz "Sorosçu iftiralara kanmayacakmışım" Hayır efendim, dilediğim kaynaktan, haberden yada bilgiden objektif yaklaşma kaydıyla yararlanırım. Ayrıca "sososçu iftira" dediğiniz bu konuştuğumuz başlıkta ne ola ki?

Alıntı:
Sayın daskapital şöyle demiş:

Mesajı Göster
Kaypakkaya'nın öldürülüşünde ne gibi bir parmağı olabiir acaba Doğu Perinçek'in hiç araştırdınız mı efendim bu yaptığınız ayıptır. Böylesi konularda 'vardır' diyerek bir yargı koyamazsınız.
Eğer Perinçek, Kaypakka'yayı öldürmek isteseydi 'beşparmak dağlarında' bitiri verirdi işini...
Aydınlıkçılar Tiikp davasında eylemle protesto etmişlerdir Kaypakkaya'nın öldürülüşünü. Hemde salondan tekme tokat dışarı atılmayı göze alarak.
Hasan Yalçın böyle iftiraları şöyle açıklıyordu...
Düşman atar bir iftira sonra sol içi mücadelede yem olur bu... Solculuk taslamak için solcunun sırtına düşman çizmesiyle basmaktır bu...
Öncelikle şu belgeseli ( umarım sorosçu demezsiniz bunada ) izlemenizi öneririm; İbrahim Kaypakkaya Kırımız Gül Buz İçinde Belgeseli

http://video.google.com/videoplay?do...99933716&hl=en

http://video.google.com/videoplay?do...08720737&hl=en

Eğer izlerseniz, sonrasında babasının ve İbo'nun yakın arkadaşlarının, yoldaşlarının Perinçek'le ilgili edindikleri kanaatleri de yollayacağım.

Alıntı:
Sayın daskapital şöyle demiş:

Mesajı Göster
Yine kızılelma uydurması da aynı şekilde..
Bizim mitinglerimize eylemlerimize herkes gelebilir. Biz kimseyi dışlamayız kazanmaya çalışırız. Nitekim 'emperyalizme karşı vatan savunması' çağrımıza katılan ülkücüleride kazanmışızdır. Kızıl elma isminide düşman uydurmuştur.

Ben size diyorum ki birde gelin bu pencereden bakın olaylara, tek taraflı davranarak sırtmıza basmayın düşman çizmesiyle. Gerekli bilgileri alabileceğiniz kitabı da öneriyorum üstelik...
Ama siz sığ kalmakta niyetli görünüyorsunuz...
"Kızıl elma" sizinle ilgili karara varılabilmesi için çok iyi veridir; karıştır barıştır 12 eylül Evren kafasının İp'deki hakim zihniyet olduğunun göstergesidir. Empeyalizme karşı vatan savunması yapmak sosyalizm adına kazanılmış siperleri dahi kaybetmek demektir, emperyalizme karşı enternasyonalist bilinçle savaşılır vatan savunmasıyla değil, hele ki bunları faşistlerle kolkala yapmanın kabul edilebilir hiçbir yanı yoktur. Artık bu geldiğiniz son noktadır, iflastır, neden ve nasıl kendinize burjuvaziyi önder seçtiğinizin açığa çıkışıdır. Bu işten sağı solu sığlıkla suçlayarak sıyrılamazsınız. Bedelini ödemeniz ve devrimcilerden "özür dilemeniz" gerekmektedir.

Alıntı:
Sayın daskapital şöyle demiş:

Mesajı Göster
Sayın cühela sürekli devrimi savunuyoruz evet. Kemalist devrim bu ülkenin milli demokratik devrimi değilmidir ki efendim kemalist devrimi tamamlamak istediğimiz için sosyalist olamıyormuşuz.
Sanırım yaşınız genç ve bu işlere yeni yeni ilgi duymaya başladınız. Size şu kadarını söyleyeyim, teorik başlıklarda çokça açıkladım zaten; Sürekli devrim, burjuvazinin önderliğine boyun eğmek, kabul etmek demek değildir. Bu kabulle sosyalist olunmaz. Doğrudan demokratik devrimi proleterya yapar.

Alıntı:
Sayın daskapital şöyle demiş:

Mesajı Göster
Demokratik devrimler ne kadar ilerlemiş olursa proleterya devrimide o kadar yakındır.
Bu ne perriz bu ne lahana turşusu! Birincisi ilerletmek gereken burjuva demokratik devrimleri değil, doğrudan demokratik devrimlerdir. İkincisi kemalizm daha çok statükoyu korur, demokratik olarak nitelenemez. Yani öneri neresinden tutarsanız tutun kemalizmle ilişkilendirilemeyecek bir yaklaşım tarzıdır.

Alıntı:
Sayın daskapital şöyle demiş:

Mesajı Göster
Sorularınıza elimden geldiğince cevap vermeye çalışıyorum sayın cühela. Bahsettiğiniz alıntıları şuan inceleme fırsatım yok. İnceleyince cevap veririm. Eğer fırsat bulursanız sizde gidip işçi partisi il merkezlerinden (istanbul ve ankarada var sanırım) tüm arşivlerimizi inceleyebilirsiniz. Gizli kapaklı bir şeyimiz yok bizim.

Saygı ve dostlukla..
Ben incelediğim kadarıyla bu verilere ulaştım, o yüzden soruyorum "inanmamam gerektiğini" ifade etmiştiniz. Hangileri yanlış bilgi merak ediyorum ve hala bekliyorum, bu sorunun cevabı benim için çok önemlidir; bu insanlar neden ihbar edildiler?

Saygılar...
__________________
"Memleketimizde birçok milyonerin, hatta milyarderin yetişmesine çalışacağız"

M.K Atatürk

cühela Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 22-05-08 01:04 .
cühela is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Dünya Tarihinden seçmeler il_bilge Tarih 82 24-09-08 17:25
Bilinen Yanlış Bilgilerden Seçmeler Aydıner Arşiv 4 20-03-08 21:32
Tvlerden seçmeler masteer Arşiv 13 05-02-07 01:50
Ustalardan Seçmeler petricli2 Ustalardan Seçkiler 7 03-08-06 10:48
Yazili Sinav Sorularina öğrencilerin Verdiği Ilginç Yanitlardan Seçmeler. petricli Arşiv 0 06-01-06 23:15


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 20:46.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz