| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Yumurta, tavuk ve Ecevit/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Yazıyaz Dergi Yazarı ![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 2,609
| 1970'lerin Ecevifi solun yakın akrabası, bazen "umudu", bazen de en kızdığı isimdi. Onun iktidarı dönemlerinde işgal atındaki okullar geri alınır, fabrikalar solculaşır, devlet kurumlarının işçileri cesaretlenir, mahkemeler kürsüleşirdi. Türkiye'nin en romanesk 10 yılının, 1970'lerin tartışılmaz tek karizmatik lideriydi. Diğer liderlerin aksine o 10 yıldan sonra köprülerin altından çok sular akacak, diğerleri yine tabanıyla buluşurken, ecevit'in suyu bulanık akacaktı. Şimdilerde bilim adamları tercihini yapmış. Yani tarihi soruda yanıt belli olmuş: Tavuk yumurtadan çıkmış. Ben ise hâlâ merak ediyorum. 1970'li yıllarda, ecevit olduğu için mi sol rüzgâr o kadar güçlü esiyordu, yoksa sol güçlü olduğu için mi ecevit böylesine bir konuma gelebilmişti? Sahi kim kimi etkilemişti? http://birgun.net/archive/result.php...false&q=ecevit Rıdvan Akar'ın köşe yazısı.. Ne düşünüyorsunuz Ecevit ve Rıdvan Akar'ın Soruları Hakkında.. __________________
küçük kara balık denizi düşünüyordu. bu düşünce onun zihninde birgün gerçekleştireceği bir amaçtı. ona göre hayat yalnızca yemek, uyumak, dünya sandığı küçücük bir gölde yaşamak değildi. |
|
| #2 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,527
| 61 anayasasının ülkeye getirdiği özgürlük ortamı içinde sol ve sosyalizm kavramları geniş kitlelerle kucaklaşmıştı. TİP kurulmuş, CHP ortanın soluyla yeni bir dönemece girmişti...O dönem aynı zamanda yeryüzünde de sol rüzgarların estiği bir dönemdi. Daha güzel bir dünya özlemi, bütün dünya gençliği gibi, ülke gençliğini de sarıp sarmalıyordu... İsmet Paşa'yı devirerek CHP'nin başına geçen Ecevit sol ideolojiyi kitlelerle buluşturan bir liderdir. "Toprak işleyenin, su kullananın!" diyordu;..."Bu düzen değişmelidir!" diyordu...Ve halk kitlelerini hitabet yeteneğini de kullanarak peşinden sürüklüyordu... Ecevit'i Ecevit yapan elbette ki dünya ve Türkiye koşullarıydı...Ama sol ilk kez 1973 seçimlerinde birinci parti olarak çıkmış, 1977 seçimlerinde ise %42 oy alarak yine birinci parti olmuştu. ( O zamanki seçim sistemine göre tek başına iktidar olamamıştı.) Bunda Ecevit'in karizmatik kişiliğinin, dürüst yapısının halka güven veren kişiliğinin, ve ülkedeki her türlü sol'u kendi potasında birleştirebilmesinin de çok büyük bir rolü vardı... O gerçekten bir efsaneydi... 79 ara seçimlerine kadar sol'un tartışılmaz tek lideriydi... Ama üstün niteliklerinin yanında duygusal bir yanı da vardı...70'li yıllara kadar sol'u toparlayıcı bir rol oynayan Ecevit, özellikle 80'lerden sonra sol'un bugünkü paramparça durumunun da baş aktörüdür. 80'lerin Ecevit'i 70'lerin mirasını tüketmiştir. Sadece kendisini mi? Kendisinden beklenen son bir misyon daha vardı...Ama duygusallığına eklediği inatçılığı, bu misyonu hep görmezlikten gelmesine neden olmuştur. Sol 70'lerde güçlüydü. Dünyada sol rüzgarlar esiyordu; ve Ecevit vardı... 2000'lerde rüzgarlar küreselleşerek esiyor ve ülkede bir Ecevit yok... |
|
| #3 | |
Yazıyaz Dergi Yazarı ![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mesajlar: 1,015
| Teşbih ve hata üstüne kalem oynatan herkes farklı şeyler söylemiştir. Ben, Ecevit denince hem hata hem teşbih yapanlardanım: Bir çoban; en gür otlakların yerini, en soğuk suların pınarını ve de en koyu gölgeli ağaçları bilirmiş! Çok sevdiği sürüsünü, her gün gür otlaklarda yayar, soğuk pınarda sular ve koyu gölgede dinlendirirmiş! Sürü, kısa sürede semirmiş, etli butlu koyunların ünü kasaba sınırlarını taşmış. Bir gün, birbirinin peşi sıra çok sayıda kasap çıkagelmiş yaylaya ve çoban tüm sürüyü iyi bir paraya satmanın mutluluğuyla inmiş köyüne... Kasap da çok etli koyunlar almanın mutluluğuyla tutmuş kentin yolunu... Dileyen bu küçük öyküye eklemeler yapar, dileyen yetinir! Dileyen de çobana, koyuna, kasapa, işini iyi yapanlara falan takar! Her çoban, yetiştirdiği koyunu vakti gelince ya satar ya da keser! |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 242
| Sayin Melnur, Düsüncelerinize katiliyorum, Yalniz bir nokta daha belirtmekte fayda var. 1980lere dogru kaosa sürüklenen ülkede kanimca Ecevit CHP ile daha fazla korunmaci (CHPnin yüklendigi misyonu adina) bir tutum icine girmisti. Yani CHPnin (ve daha sonraki DSPnin) bu ortamdan nemalanmak yerine daha statükocu bir politika izlemesi ve sonrasinda bahsettiginiz kisisel sebepler göz önünde bulunduruldugunda simdiki durum biraz daha iyi anlasilabilir. Saygilar |
|
| #5 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,527
| 77 seçimleri Türkiye solunun ülke tarihinde aldığı en yüksek oydur. Bunun pek çok nedeni vardı ama en başta geleni, kanımca, sol'un "birlikteliğiydi". İdeolojik tartışmalar yine yapılıyor ama stratejik olarak CHP destekleniyordu. Ama ülkede ABD destekli komando kamplarının da "eğitimlerini" tamamladığı ve pratiğin azgın bir şekilde sokağa dökülmeye başlandığı günlerdi o günler. 77 1 mayıs'ıyla başlayan ve artık kitlelere yönelen terör, solu da yavaş yavaş bir yol ayrımına getiriyordu. Böl parçala taktiği yavaş semeresini vermişti. Ülke gençliği silahlı mücadeleye kayıyordu. Böyle bir ortamada "Bana sağcılar suç işliyor dedirtemezsiniz" mantığının karşısında Ecevit ve CHP sözümona demokratik refleksler gösteriyor, silahlı sağ eylemcilerle sol gençliği bir tutma yanlışına düşüyordu. 79 ara seçimleri bu birlikteliğin bozulduğu yıldır. 80 sonrası parçalanmışlığın tarihi bir bakıma 79 ara seçimleridir. CHP'ye haddini bildirmek isteyen ülke gençliği seçimi boykot etmiş ve CHP seçimden yenilgiyle çıkmıştı...Bu birliktelik de bir daha hiç kurulamadı. Bir amip gibi bölündükçe bölündük. Bu dönem özellikle sokak saldırılarının arttığı, "alevi-sünni farklılığının" bulunduğu kentlerde katliamların yapıldığı dönemdir. Sonra da hiç bir şey eskisi gibi olmadı. MC hükümetleri, kendi içinde bölünen-parçalanan gençlik ve yavaş yavaş sağa kayarak tabanını yitiren bir CHP... Sonrası son darbeydi... 12 Eylül! |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Bülent Ecevit'in rahatsızlığı... | orkhun | Türkiye Siyaseti | 31 | 06-11-06 14:53 |
| 'Af' sözü Ecevit çiftini geriyor | ışık | Türkiye Siyaseti | 5 | 15-03-06 03:14 |
| Yumurta sanatı | umit | Arşiv | 7 | 03-03-06 18:53 |