Yazıyaz Forum RSS beslemesi
Bu nedir?
 


"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.

Yeni Üyelerimizin Dikkatine!

 



Geri Dön Yazıyaz Forum > Siyaset > Türkiye Siyaseti

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

T.C. Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski18-05-08, 19:57  #1
hubbez
Ayrıldı
 
Giriş Tarihi: May 2008
Mesajlar: 611
T.C. Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı



Diyanet İşleri keime anlamı; Din ile ilgili işler demektir.

Diyanet: Din kurallarına tam bağlı olma durumu ve Din anlamına gelir.

Bizim Diyanet ise;

İslam işleri başkanlığı gibi hareket eden bir kurumdur.
Dahası İslam-Sunni Mezhebi İşleri desek daha doğru olur.

Bu durumda bu dairenin hizmet götürmediği ama vergilerini takır takır cebine attığı kaç milyon kişi var olduğunu biliyor musunuz?

Bence bu dairenin ismi değiştirilmeli ve İslam-Sunni Mezhebi İşleri olmalıdır.
hubbez is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski18-05-08, 19:59  #2
TgK
 
TgK'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2008
Ülke / Şehir: Adana-Karaman-Balıkesir
Mesajlar: 1,086

Diyanet İşleri ile şikayetlerinizi kurumu kuran kişiye yönlendiriyorum.
__________________
Ve tarih bir gün, acz içinde kıvrana kıvrana şehadete susamış bir ülkücüden daha müthiş bir silahın keşfedilemediğini yazmak zorunda kalacaktır...
TgK is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski18-05-08, 20:06  #3
hubbez
Ayrıldı
 
Giriş Tarihi: May 2008
Mesajlar: 611

O bilgiyi de verelim;


Osmanlı Devleti'nde din işleri Meşihat Makamlığı'nca Şeyhülislam eliyle yürütülürdü. 1920 yılında Ankara'da kurulan Meclis Hükümetinde Meşihat, "Şer'iye ve Evkaf Vekâleti" adıyla "Bakanlık" olarak yer almış, 1924 'e kadar da bu statü aynen devam etmiştir.
Din hizmetlerinin politikanın dışında ve üstünde tutulması gerçeğinden hareketle 3 Mart 1924 tarihinde Şer'iye ve Evkaf Vekâleti kaldırılarak yerine, 429 sayılı Kanunla, Başvekâlet bütçesine dahil ve Başvekâlete bağlı Diyanet İşleri Reisliği, bugünkü adıyla Diyanet İşleri Başkanlığı kurulmuştur.
Millî Mücadele yıllarında büyük hizmetler vermiş, idarî tecrübesi olan ve uzun zaman Ankara Müftülüğü görevinde bulunan Börekçizade Mehmet Rıfat Efendi, 1 Nisan 1924 tarihinde Diyanet İşleri Reisliğine getirilmiştir. En yüksek devlet memuru maaşı alan Diyanet İşleri Reisine, bakanlara verilen kırmızı plakalı bir makam aracı tahsis edilmiş ve protokoldeki yeri de bu özelliklere göre belirlenmiştir.
Diyanet İşleri Reisliğinin merkez teşkilatı, kuruluşunun ilk yıllarında Heyeti Müşavere, Memurin ve Sicil Müdüriyeti, Müessesatı Diniye Müdüriyeti, Evrak Müdüriyeti ve Levazım Müdüriyeti birimlerinden oluşturulmuştur. 1927 yılında Tetkiki Mesahif Reisliği ile Teberrukât Heyeti Reisliği birimleri kurulmuştur. 5 Temmuz 1939 tarihinde kabul edilen 3665 sayılı kanunla da Reis Muavini kadrosu ihdas edilmiştir.
14 Haziran 1935 tarihinde kabul edilerek 22 Haziran 1935 'de yürürlüğe giren 2800 Sayılı "Diyanet İşleri Reisliği Teşkilat ve Vazifeleri Hakkında Kanun", Başkanlığın ilk teşkilat kanunu olmuştur. Bu kanunla teşkilatın yapısı, kadro oluşumu, merkez ve taşra görevlilerinin nitelikleri ve tayin usulleri gösterilmiştir. Teşkilatın görevleri ise söz konusu kanunun 2. maddesi gereğince düzenlenen ve 11 Kasım 1937 tarih ve 7647 sayılı kararname ile yürürlüğe konan "Diyanet İşleri Reisliği Teşkilatı'nın Vazifelerini Gösterir Nizamname?de belirtilmiştir.
1927 yılında oluşturulan yapıda, 1950 yılına kadar herhangi bir değişiklik yapılmamış, 20 Nisan 1950 tarihinde yürürlüğe konan 5634 sayılı Kanunla Diyanet İşleri Başkanlığı günün şartlarına göre yeniden düzenlenmiştir. Kanuna göre merkez teşkilatındaki bazı birimlerin adları değiştirilmiş, mevcut yapıya 1 adet başkan yardımcılığı ilave edilmiş, hayrat hademesi ve yayın müdürlükleri olmak üzere 2 yeni müdürlük kurulmuştur. Ayrıca ilk defa "Gezici Vaizlik" ihdas edilerek bütün vaizler maaşlı kadroya geçirilmiştir. 1951 yılında ise ilk defa Yayın Müdürlüğüne bağlı Dini Yayınlar Döner Sermaye Saymanlığı kurulmuştur.
1961 Anayasası; 154. Maddesiyle Diyanet İşleri Başkanlığı'nı bir Anayasa kurumu olarak düzenlemiş, genel idare içinde yer vermiş ve bu kurumun, özel kanununda gösterilen görevleri yerine getirmesini öngörmüştür.
1961 Anayasasının öngördüğü doğrultuda 22.06.1965 tarih ve 633 sayılı "Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun" ile Başkanlık yeni bir düzenlemeye kavuşturulmuştur. Diyanet İşleri Başkanlığı Merkez Teşkilatına bugünkü organik yapısını kazandıran ve Diyanetin tarihi gelişimi içerisinde yeni bir dönemi başlatan da bu kanun olmuştur.
30.04.1979 tarihinde yürürlüğe giren 26.04.1976 tarih ve 1982 sayılı Kanunla, 633 Sayılı "Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun"da geniş çapta değişiklik yapılmış ve Diyanet İşleri Başkanlığının yurtdışında da teşkilatlanması sağlanmıştır. Ancak 1982 sayılı Kanun, Anayasa Mahkemesi'nin 18.02.1979 tarih ve E.1979/25,K.1979/46 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Bu iptal sonucu, 633 sayılı Kanunun 1982 sayılı Kanunla değiştirilen maddeleri yürürlükten kalkmıştır. Ayrıca, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile çeşitli kanun ve kanun hükmünde kararnameler, 633 sayılı Kanunun bazı maddelerini hükümsüz kılmıştır. Diyanet İşleri Başkanlığı teşkilat kanununun yürürlükte kalan maddeleri ise, gerek Başkanlığın bugünkü teşkilat yapısına ve gerekse yürüttüğü hizmetlere cevap veremez durumdadır.
1961 Anayasasında Diyanet İşleri Başkanlığının genel idare içinde yer alarak özel kanununda gösterilen görevleri yerine getireceği ifade edilirken, 1982 Anayasasında ise Başkanlığın görevlerini yerine getirirken uyması gereken kıstaslar da belirtilmiştir. Kuruluşundan bugüne kadar gerek yurtiçindeki, gerekse yurtdışındaki vatandaş, soydaş ve dindaşlarımıza din hizmeti vermekte olan Diyanet İşleri Başkanlığı, Anayasada belirtilen ilkeler doğrultusunda üzerine düşen görevleri yerine getirebilmek ve daha iyi bir hizmet sunabilmek için yoğun çalışma içerisindedir. Bundan böyle de bu yöndeki çaba ve gayretleri, artarak devam edecektir.


Kaynak; Diyanet İşleri Resmi Sitesi- Kuruluşu ve Tarihçesi.
hubbez is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski18-05-08, 20:31  #4
hubbez
Ayrıldı
 
Giriş Tarihi: May 2008
Mesajlar: 611

Başta Aleviler olmak kaydı ile gayri müslimler ve sunni olmayan diğer mezheplere mensup vatandaşlar "TC Diyanet İşleri" altında sözde "DİN İŞLERİ" yapan bu kurumdan hiç bir şekilde hizmet alamamaktadırlar.

Bu ayıp kanıksanmış bir ayıptır.

Kanıksanmışlıktan olmalı normal bir durum gibi görülmektedir.

Demokrasi kamyon dorsesinin arkasında yazan sloganlar misali "Çoğunluğun Dediği Olur" doktrinine dayanan bir yaşam biçimi değildir.

Ama iş keser nalın olayına gelince yön değişmektedir.
hubbez is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski18-05-08, 21:43  #5
yorum2006
 
yorum2006'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 5,728

Diyanet İşleri Türkiye'de Müslümanlığı, daha doğrusu Sünni mezhebini iyi bir dinmiş gibi göstermek için çalışmaktadır. İslamiyetin gerçek yüzünü gizlemekte, tüm dinlerde olan iyi yönlerini ön plana çıkarmakta ve yaptığı propaganda ile İslamiyeti, daha doğrusu Sünniliği yaymaktadır. Ayrıca yalnız gayrimüslimlerin ve Alevilerin değil, ülkede hiçbir dinsel inancı olmayan milyonlarca insanın da vergileriyle bu işi yapmaktadır.
__________________
Hayliden hayli kalınlaştı yobazlık yeniden
Softalık zorlu anırtı ile aldı yürüdü
Kara bir kinle taassup pusudan çıktı yine
Yurdu şahane cehalet yeni baştan bürüdü
yorum2006 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski18-05-08, 21:53  #6
maddeci
 
maddeci'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jan 2008
Ülke / Şehir: Dünya Cezaevi Türkiye Koğuşu
Mesajlar: 909

Laikliğe göre devlet her dine eşit uzaklıkta olmalıdır.Yoksa dinin etkisinden tamamiyle kurtulamaz.Bizde ise diyanet işleri başkanlığı sadece sunni şartlarda kararlar alarak,hem bütün müslümanlara yeterince seslenemiyor hem de diğer dinlere hakim olamıyor.Oysa Devlet tarafından böyle bir başkanlık oluşturulacaksa,sadece sunnileri değil,şiileri hatta bütün dinleri kapsamalıdır.
__________________
Sevgilim,eylem güzelim benim
Yitik bir ülkeyi korumaya değil,
Yeniden kurulacak bir ülkeyi,
Aşk ile örmeye benzer devrimci olmak.
maddeci is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski18-05-08, 23:11  #7
bbuğdaycı
 
Giriş Tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 254

Ülke çoğunluğunun müslüman olduğu göz önünde bulundurulduğunda Diyanet İşlerinin, müslüman çoğunluğua hizmeti doğrudur.

Burda diğer vatandaşların durumu göz önünde bulundurulmalıdır. Yani hristiyan bir vatandaşımız, hristiyanların bulunduğu bir bölgede kilise bulamıyorsa o zaman durumda bir gariplik vardır. Diğer dinler için de geçerlidir Süryani, Alevi, Musevi fakat bunların ibadetlerini yerine getirmekte güçlük çektiğini söylemek biraz zor, hatta müslümlerden daha rahat ibadet ettikleri de bir gerçek.

Yine de diyanet işlerinin yapılandırılmasının doğru olacağı kanısındayım.
bbuğdaycı is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski19-05-08, 01:06  #8
Esentepe
 
Esentepe'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2008
Mesajlar: 229

Madem bu ülke laik bir ülke,din ile devlet işleri birbirinden ayrı olmalı ama bizim devletimizin içinde diyanet işleri başkanlığı var,Devlet bakanlığına bağlı bu yıllardır süre gelen bir durum Bu kimsenin garibine gitmiyor mu ?
__________________
Aç Kalmak Alçalmaktan iyidir

Hz. Ali(r.a.)
Esentepe is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski19-05-08, 01:12  #9
alpx07
 
Giriş Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 290

Bu devlet benim paramla kendi kanalında nefret ettiğim adamlara şarkı söyletiyor.
Bu devlet benim paramla hiç hazzetmediğim sanatların icrasına çabalıyor.
Bu devlet vicdani retcilerin parasıyla orduya kaynak aktarıyor.
Bu devlet benim paramla ......

Bunun sınırı nedir? Kuralları nedir? Benim paramın sadece benim isteklerim doğrultusunda kullanılmasını nasıl sağlayabilirim?

Benle aynı vergiyi ödemesine rağmen Marmara bölgesine ayrılan kaynak benim bölgemi defalarca katlıyor. Onlara giden hizmetin onda birini alamıyorum ben. İki ayrı bölgede iki aynı işi yapan, aynı vergiyi veren iki adam aynı hizmeti alamıyor. Bunun çizgilerini nasıl belirleyeceksiniz? Açıklayın, hak vereyim.
alpx07 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski19-05-08, 02:09  #10
Frunze
 
Frunze'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 470

Artık bu konuyu tartışmaya bile gerek yok. Diyanetin ne olduğu belli.

Not: Birde şu diyanet başkanının cübbeli sarıklı televizyonlara çıkmasına ayar oluyorum.
__________________
Sorosgillerin, Fethullahçı takımının ABD markalı kahpe “demokrasisi” değil.
Bağımsız ve egemen bir milletin, Özgür köylünün,
Ortaçağ karanlığından kurtulmuş bir halkın
Güzelim demokrasisi!
Frunze is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Diyanet Kapansın! mağripli Türkiye Siyaseti 87 Dün 13:25
Diyanet : Cemevleri özel ibadethane! ABCDE Arşiv 0 21-06-07 11:29
Laik devlette diyanetin yeri ABCDE Türkiye Siyaseti 44 06-06-07 23:12
Diyanet kaldırımalıdır. Türesin Arşiv 56 03-03-07 11:39
Diyanet İşlerinin Alevilik şaşırtması Roj u hev Türkiye Siyaseti 2 11-01-07 17:26


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 12:48.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz