|
|
||||||||||
![]() |
| |||||||
| Russell'in Çaydanlığı / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Göksel dinler dışında her türlü inanış biçimleri. |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 562
| Illustrated dergisinin 1952'de içeriğine kattığı (ama hiç yayımlamadığı) "Bir Tanrı var mı?" isimli makalesinde, Bertnard Russell aşağıdakileri söyler: Eğer ben Dünya ve Mars arasında eliptik bir yörüngede güneşin etrafında dönen Çin seramiği bir çaydanlık olduğunu öne sürseydim ve bu çaydanlığın en güçlü teleskoplarımızla bile tespit edilemeyecek kadar küçük olduğunu ekleyecek kadar da dikkatli olsaydım, kimse bu görüşümün tersini kanıtlayamazdı. Ama devam edip de bu savımın yanlışlanamaz nitelikte oluşundan dolayı insan aklının ondan kuşku duymasının kabul edilemez bir küstahlık olacağını söyleseydim, herkes haklı olarak saçmaladığımı düşünürdü. Ancak, eğer böyle bir çaydanlığın varlığı eski kitaplarca onaylansaydı, her Pazar günü kilisede kutsal gerçeklik olarak öğretilseydi ve okullarda çocukların beynine kazınsaydı, onun varlığından kuşku duymak bir gariplik belirtisi olarak görülür ve o kuşkuyu duyan kişiye yakınçağda bir ruh doktoruyla ya da daha önceki çağlarda bir Engizisyon yargıcıyla bir randevu alınırdı. __________________
Eski kullanıcı adı: Ekinny |
|
| #2 | |
Moderator ![]() Giriş Tarihi: Aug 2007 Ülke / Şehir: Los Angeles
Mesajlar: 1,085
| Russell'in caydanligi ateism'in neden bir inanc olmadigini, vede teism karsisinda alinabilecek tek mantikli yaklasim oldugunu etkin bir sekilde gosteriyor. __________________
Dusunmek bir yetenekdir. Uzerinde ne kadar calisirsanir, o kadar daha ilerletirsiniz. |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 1,090
| İki arkadaş balta girmemiş, uçsuz bucaksız bir ormanda yol alırken yollarını bir nehir keser. Karşıya geçmek için nehir boyunca ilerlemeye başlarlar. Sonra az ilerde ahşap bir köprü görürler. Biri şöyle düşünür: "Demek ki bu civarda yaşayan insanlar var ve karşıya geçmek için köprü inşa etmişler." Diğeri de şöyle düşünür: "Demek ki rüzgarın etkisiyle bazı ağaçlar devrildi ve bazı kemirgen hayvanlar gayrı ihtiyari, bilinçsizce o ağaçları kemirerek düzgün kerestelerin ortaya çıkmasını sağladı. Sonra da bu keresteler yine çok güçlü bir fırtınanın etkisiyle nehrin üzerine doğru hareket etti. Sonra şu ilerdeki sarmaşıklar birbirine dolanarak kalın halatlar oluşturdular ve büyük ihtimalle rüzgarın etkisiyle nehrin üzerine doğru giden keresteleri biribirine bağladılar. Sonra da toprağın altındaki demir madenleri değişik kimyasal reaksiyonlar sonucu saf demire dönüşüp ince uzun çivi şeklini aldılar. Bunlar güçlü bir fırtınanı etkisiyle - evet evet fırtına olmalı - kerestelerin üzerine birbirlerine zaptedildi. Ve köprü oluştu. TANRIM NE KADAR ZEKİYİM!" __________________
Her Gün Aşura Her yer Kerbela |
|
| |
| #4 | |
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,244
| Russel vb. aslında Tanrısız bir evren işçin güzel bir argüman geliştirmişlerdir.Yani evrende herşeyin sebebi belirli olduğu için ve herşey açıklanabilir bir durumda olduğu için tanrısız bir evren modelini öneriyorlar.Onlara göre evren operatörsüz çalışmaktadır.Evrende herşey bir sebeple açıklanabildiği için dışarıdan bir operatörün evreni yönettiğini söylemek deliliktir.Teizmin yanlışlanamaz savına karşı bu tespitinin çok yerinde olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Ancak sayın aydın 35 in vermiş olduğu hikayeye baktığımızda evrenin tanrısız olduğu da anlaşılmıyor.Yani,evren neticede bir üründür.Tıpkı hikayedeki köprü gibi..Bir ürün olarak evrenin kökeni konusuna baktığımızda rastlatısal bir şeyler göremiyoruz.Yasalar ve sebepler bunu göstermektedir.Oratlıkta mükmemmel bir kalite de var..Ama evreni yönetenin de görüldüğü yok.Neticede hawkingin agnostiklik ifade eden şu sözüne yine takılıyoruz.."Evrenin oluşumu için bilimin anlattıkları ışığında Tanrıya bir ihtiyaç olduğu görülmemiştir.Ama bu Tanrının olmadığı anlamına gelmez..Çünkü sonuca varılmış değildir". Evren öncesi sorunu çözemediğimiz sürece ve bilim dışında da idealist bir takın fikirlerin bize faydalı ve doğru bilgi verebildiklerini de gördüğümüz sürece bizler Tanrıya inanacağız. |
|
| #5 | ||
Moderator ![]() Giriş Tarihi: Aug 2007 Ülke / Şehir: Los Angeles
Mesajlar: 1,085
| Alıntı:
Bende iste hep bunu soruyorum delil olmadan gorunmez, her yerde olan, her seye gucu yeten, zaman ve mekanin disinda olan, ama insanlarida yargilayacak olan bir kavramin oldugunu nasil iddia edebiliriz? Bu gordugu kopruden yola cikip bir cikarsama yapan arkadas aklini kullaniyor, ve bilimsel bir cikarsama yapiyor. Ateist olmali! __________________
Dusunmek bir yetenekdir. Uzerinde ne kadar calisirsanir, o kadar daha ilerletirsiniz. | |
|
| #6 | ||
Moderator ![]() Giriş Tarihi: Aug 2007 Ülke / Şehir: Los Angeles
Mesajlar: 1,085
| Alıntı:
Olmayan seylerin varolmadigina dair delil de olamaz! __________________
Dusunmek bir yetenekdir. Uzerinde ne kadar calisirsanir, o kadar daha ilerletirsiniz. | |
|
| #7 | ||
![]() Giriş Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 562
| Alıntı:
![]() | |
|
| #8 | |
Moderator ![]() Giriş Tarihi: Aug 2007 Ülke / Şehir: Los Angeles
Mesajlar: 1,085
| Mutlak ateizm nedir acaba? Ateism tanri'nin varoldugu iddialarinda sunul(may)an delilleri mantik dahilinde inceleyip, tatmin olmamis olan, delilsizlik devaminda da onermeyi kabul etmeyen kimsedir. Ateist olan kisi 'inanc' dahilinde hukum getirmez, delil, mantik, bilimsellik dahilinde hukum getirir. Bugun bir Tanri'nin varoldugunu 'inanc' maskesi altinda kabul eden kimseler bu kabul ettiklerinin bilimsellikden cok uzak bir soylev oldugunu aslinda son derece iyi bilirler. Inanc ancak bilimin olmadigi karanlik koselerde devreye girer. __________________
Dusunmek bir yetenekdir. Uzerinde ne kadar calisirsanir, o kadar daha ilerletirsiniz. |
|
| #9 | ||
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 9,279
| Alıntı:
Bir yerde bir köprü karşımıza çıkarsa bunun doğal olmayan yollardan yapıldığı aklımıza gelir. Ama size göre bunun "tesadüfen" olabildiğini düşünen birileri mi var? Yanılıyorsunuz. Böyle bir düşünce de, tıpkı, bir taşın oluşumunun hemen bir doğa üstü varlığı akla getirmesi gibi çok saçma olur. Bir saçmalığı örtbas etmek için, kafanızda bir başka saçmalık örneği yaratmışsınız ama, pek oturmamış. Bence Russel'in çaydanlığı üzerine biraz daha düşünmeniz gerekiyor. Russel bir şey daha söylüyor: "Bilimle anlayamadığımız hiç bir şeyi bir başka düşünme biçimiyle anlayamayız." Russell'ın söylediklerini birbirine eklediğimizde, bilimi anlama ve anlamdırmanın temel etkeni gören hiç bir kişi, ne çaydanlığın varolduğunu düşünür, ne de önüne çıkan bir köprü için "tesadüfen oluşmuş" der. Çünkü onlar olgulara bilimsel düşünüş yöntemiyle bakmayı öğrenmişlerdir. Dogmatik bir düşünüş zorunluluğu içinde olan kişi ise hem çaydanlığın varolduğunu düşünmek zorunda kalır ve hem de karşısına çıkan bir köprü için bunun tesadüfen oluşabileceğini düşünen bir örnekleme yapar. Verdiğiniz örnek çaydanlık benzetmesini doğruluyor aslında... | |
|
| #10 | |||
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,244
| Alıntı:
Alıntı:
| ||
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|