|
|
||||||||||
![]() |
| |||||||
| şeytan kimin emrinde ? / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - İslamiyet, Hristiyanlık ve Yahudilik |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 627
| kuran ayetlerinden anladığımız kadarı ile şeytan ve allah arasında kıyasıya bir rekabet var. şeytan ile allah'ın halleri, daha çok alibeyköy topkapı güzergahında ki minibus şöförlerinin yolcu kapma mucadelesine benziyor. her ikiside sürekli yolcu ayartma peşinde, her ikiside sürekli kendi mekanlarına müşteri çekme telaşındalar. şeytan daha başlama vuruşunda ilk gölü atıyor, adem ile havva'yı ayartıp cennetten uzaklaştırıyor, ve bu süreçten sonra dosluk mesajları ile başlayan maç, kıyasıya bir rekabetle devam ediyor. ama zuhruf 36. ayete bakarsak şeytan kendine sigortalı bir iş bulmuş, artık allahın tarafında, barışmışlar galiba, bakın ne diyor ayet. 36 - Her kim Rahman olan Allah'ın zikrinden yüz çevirirse biz ona bir şeytan musallat ederiz. Artık o şeytan onun yakın dostudur. diğer ayetle baktığımızda şeytan gayet bağımsız hareket eden bir varlık, allah'a rağmen insanları yolundan çıkaran, hiç de allah'tan çekinmeyen bir varlık. bakınız ali imran suresine ; 155 - İki toplumun karşılaştığı gün, içinizden yüz çevirip gidenler var ya, şeytan onların kazandıkları bazı şeylerden dolayı ayaklarını kaydırmak istedi. Ama yine de Allah onları affetti. Kuşkusuz Allah çok bağışlayandır, halim(çok yumuşak)dir. ali imran suresine göre hiç de allah'ın emrinde değil, bakınıız aynı sure nin 175 ayetine, hiç allah'ın emrindeymiş gibi duruyormu. ne diyor; 175 - (Size o haberi getiren) ancak şeytandır, (sadece) kendi dostlarını korkutabilir. Onlardan korkmayın, eğer mümin iseniz benden korkun. şimdi soruyorum, şeytan allahın emrindemi değilmi, hangi ayete itibar edeceğiz, hangisi doğru. __________________
kirli bir ırmaktır insan.kirli bir ırmagı icine alması ve bozulmadan kalması icin deniz olmalı insan |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 925
| Sevgili hector, Şeytan kendisine süre verilmişlerdendir... yani insan gibi iradesi, aklı ve mantığı vardır...yani siz aklınız ve iradenizle kimin emrini tercih ediyorsanız o da aynı şekilde bir tercih hakkına sahipti... şeytan kavramı bazen iblis anlamında iken bazen de '' şeytanlaşma '' anlamında kullanılmaktadır... mesala İnsanın nefsi bazen onun şeytanı olabilir, bu anlamda insanı kötülüğe sürükleyen ve Tanrıdan uzaklaştıran her şey bir şekilde onun şeytanı olabilmektedir... İnsan kendi tercihini diler ve tanrı da insanın bu tercihini takdir eder... İnsan kendi şeytanını kendisi diler ve Tanrı da ona şeytanı takdir eder... Şeytan insanı Tanrıdan uzaklaştıran ve iyiikten alıkoyan her şey olabilir.... |
|
| #3 | |
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,244
| Bazı bilginler şeytanı Allah’ın karşısında müstakil bir kötü kuvvet tasavvuru şeklinde düalist bir yaklaşım sergilemek yerine vahdet noktasında Allah’a ait bir kuvvet ve özellik olarak kabulleniyorlar. Yani İblis, Allah’a rağmen hareket eden bir varlık değil, bizatihi varlığını Alahın varlığından alan ve O’nun iradesinde hareket eden bir yapıdadır. Vahdeti vücud teorisi ile konuya girmesek bile şu kavramlarla şeytanı açıklamak mümkündür. İblis cinlerdendir. Kehf suresi âyet 50: “Hani biz meleklere, “Âdem’e secde edin” demiştik de İblis dışında hepsi secde etmişti. İblis, cinlerdendi. Kendi Rabbinin emrine ters düştü. Şimdi siz, beni bırakıp da onu ve onun soyunu dostlar mı ediniyorsunuz? Hem de onlar sizin düşmanınızken. Zalimler için ne kötü bir değiştirmedir bu!” İblis, ateşten yaratılmıştır. A’raf suresi âyet 12: “Buyurdu: “Sana emrettiğimde secde etmeni ne engelledi?” Dedi: “Ben ondan hayırlıyım.. “Beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın”.” Burada ateş günümüzde “enerji” olarak isimlendirilen “güç”e karşılık gelmektedir. Adem’in(insanın) yaratıldığı toprak ve balçık da “madde” diye adlandırılan varlığa karşılık gelmektedir. Ateş,Pythagoras tarafından ortaya atılan teoriye göre, evreni oluşturan dört ana maddeden (hava, su, toprak, ateş) birisidir ve günümüzdeki “enerji” kavramı ile örtüşmektedir. Bir başka ifade ile “ateş”, Kur’an’ın indiği dönemdeki insanlar için, bilinmezleri de temsil eden bir ilk maddedir. Çünkü insanlar havayı solumakta, suyu içmekte, toprağı işlemektedirler ama yıldırım ve şimşeğin ateşini yakından tanımamaktadırlar. Dolayısıyla Kur’an’da İblis’in yaratıldığı “şey”in “ateş” olarak açıklanması, konuya bugünkü bilgiler ışığı altında bakanlar tarafından yadırganmamalı ve o dönem şartlarını düşünmelidir....(dönem şartları dedik yine )İblis, insanların zihinlerindedir. Nass suresi ayet 4, 5: 4-Hannasın kötü fısıltılarının şerrinden, 5-Ki o, insanların sudurlarında(beyin ve zihinlerinde) vesvese verir. İblis vesvese verir. Ta Ha suresi ayet 120: Derken şeytan ona şöyle diyerek vesvese verdi: “Ey Adem! Sana sonsuzluk ağacıyla eskimez/çökmez mülk ve saltanatı göstereyim mi? Vesvese: “Gizli bir sesle, fısıltı ile düşünce aşılamak, bir işe, eyleme yöneltmek” demektir. İblis bir melektir. Hani meleklere, “Âdem’e secde edin” demiştik de İblis müstesna hepsi secde etmişti. İblis dayatmıştı.” İblis, melek grubundan secde yargısında istisna edilmiştir. Öyleyse İblis kesin olarak melektir. Bu noktada bir sorun ortaya çıkıyor: İblis, melektir hem de cindir ...tamam ama melek nedir? Çünkü bu yargı klasik melek anlayışı çerçevesinde kesinlikle kabul edilemez.Ama,ama melek arap dilinde 6 anlama gelir.Ancak iki anlamını vermek yeterlidir diye düşünüyorum. 1.Elçi göndermek 2.Kuvvet,yönetim gücü Bizim konumuzu ilgilendiren yani Adem’e secde eden (boyun eğen) melekler ve secde etmeyen melek İblis konusundaki ayetlerdeki geçen “ملائكة melaike” sözcüğü “melk” kökünden türemedir ve anlamları “güçler” demektir.Dolayısıyla buradaki melek bizimklasik anlamda bildiğimiz melek değil de güçler demektir.Bu bağlamda Tanrının halifesi sıfatıyla meydana getirilen insan türünün meydana geliş aşamasında tüm güçler bu türe boyun eğmişlerdir.Ancak enerjik yapılı zihinsel tür anlamındaki türler dini kavramlarıyla şeytan veya cin hariç tutulmuştur. İblis insan var oldukça vardır insandan başka bir varlıkla ilişkisi yoktur.. Sad suresi ayet 79-81: Dedi: “Rabbim, o halde insanların diriltileceği güne kadar bana süre ver.” Buyurdu: “Peki, süre verilenlerdensin. O bilinen güne kadar.” Şimdi düşünelim bakalım.... Kur’an’a dayalı bu ipuçlarını değerlendirirsek hangi yargıya varırız? Gözükmeyen, insanların içinde (beyinlerinde) bulunan, sürekli vesevese veren, kıyamete kadar da bu işlevini sürdürecek olan, insandan başka bir varlıkla ilişkisi bulunmayan, insana boyun eğmeyen ve enerjiden yapılmış olan bu güç nedir? Bu soruya herkesin (özellikle de psikolojiden az da olsa anlayanların) verebileceği tek cevap vardır. Bu nitelikli tek güç, insanın DÜŞÜNME YETİSİDİR. (Buna mutlaka bir ad koyun; ne koyabilirseniz.) Bu açıklamalardan anlıyoruz ki insan, kendisinde var olan akıl, irade, bellek, dikkat, merak, korku, düşünce gibi zihinsel melekleri (güçleri) arasında, sadece düşünce meleği (melekesi de denilebilir) üzerinde tam kontrole sahip değildir. Yani ‘birincil süreç düşüncesi’ adı verilen düşünme; bilinç dışı, insanın kontrol edemediği bir melektir. iblis aslında bizim yaşadığımız evrenin bir parçasıdır. Yani üç boyutlu alemdendir. İnsanın ayrılmaz bir parçasıdır. Aksi bir durum Allah’ın adaletine uygun düşmezdi. Kimse hissedemeyeceği tedbir alamayacağı başka bir boyuttan bir yaratık ile başetme imkanına sahip değildir. O halde iblis düşünme yetisidir.Düşünme yetisi ve gücü diğer doğa güçlerinden farklı olarak insanın emrinde değildir.Ama bir meleke yani güçtür ve de cindir yani ışınsal olma ihtimli yüksek bir enerjidir. özedönüş Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 28-05-08 01:07 . |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Ey Şeytan | özedönüş | Arşiv | 61 | 15-03-07 15:53 |
| Şeytan Pişman Mıdır? | SmtkrC | Arşiv | 39 | 16-08-06 15:34 |