| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Mantık ve Bilim...-1./konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Bilimsel kavramlar-Mantık, Matematik, Hukuk |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
| Bu forumun çeşitli topiklerinde insanın kendisini, çevresini, doğayı ve evreni anlayabilmesinin en "doğru" ve en "gerçekçi" yolunun Bilim olduğu konusunda görüşler ileri sürülmüştü. Bilim toplumlarında egemen olan görüş de budur. Ancak çeşitli nedenlerle buna karşı çıkan ve gerçekliğe sadece akıl ve mantık yoluyla varılabileceği şeklinde de görüşler vardır. Bu karşı çıkışların en önemli nedeninin bilimin olgusal özelliği nedeniyle bu çerçevenin içine girmeyen konuları kapsam dışı bırakma durumuyla, özellikle geri kalmış ülkelerdeki dinsel eğitimin bilimi ve bilimsel süreci küçümseme, yok sayma çabasının etkisi olduğunu da söylemek gerekir. Bu çalışmayla birlikte "matematik ve bilim" konu başlığı altında bir çalışma daha yapılacak ve hem mantık ve matematiğin bilim açısından önemi ve işlevi ortaya konulacak, hem de mantık ve matematiğin kendi başlarına açıklayıcı ve betimleyici olmadıkları anlaşılır ve sade bir dille anlatılmaya çalışılacaktır. Mantık doğru düşünme kuralları ile uğraşan ve sadece akla dayalı, olgusal olmayan bir ( formel-rasyonel) bilimdir. Bilimsel düşünmede ve bilgi edinmede çok önemli bir işlevi vardır. Ama sadece kendi başına olgusal gerçekliğin anlaşılmasında bir etkinliği yoktur. Mantık, olguyla değil düşünme kuralları ile ilgilidir. Mantık için olgusal gerçekliğin doğruluğu değil, düşünme kurallarının doğruluğu önemlidir.Mantık akılcı ( rasyonel) ya da mistik ( sezgisel) her türlü düşünme biçimlerinin temelini oluşturur. Mantık yer ve zamana bağlı kalmaksızın bütün konular için geçerli genel ilkeler bütünüdür. Adına "düşünme yasaları" denilen şu üç ilkede bunu açıkça görmek de mümkündür: 1- P doğru ise, P doğrudur. (Bir şey A ise, A' dır. ) 2- P hem yanlış ve hem de doğru olamaz. (Bir şey hem A, hem de A değil olamaz.) 3- P ya doğru ya da yanlıştır. ( Bir şey ya A'dır, ya da A değildir.) Bunlar düşünme yasalarıdır ve evrensel ilkelerdir. Bunları ve benzeri ilkeleri inkar etmek kendimizle çelişmektir. Düşünme konumuz ve düşünme tarzımız ne olursa olsun, bu ilkeleri doğru saymak zorunluluğu vardır. Bu nedenle felsefe ve bilimi anlayabilmek ancak mantık'la mümkündür ve bu açıdan mantık da, anlaşılabilir oluşun bir gerekliliğidir. melnur Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 05-06-06 22:03 . |
|
| #2 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
| Mantığın konusu olguları açıklamak değildir. Mantık doğru düşünebilme kuralları ile ilgilenir. Mantık düşünme denilen olgunun bazı kurallara uygun yürüyüp yürümediğiyle ilgilidir. Mantık düşünme eyleminin geçerliliğiyle ilgilenir. Akıl yürütme denilen düşünce biçimine yön veren kuralları saptamaya çalışır. Mantık için önemli olan yargılarımızın doğruluğu değil, yargılarımız arasındaki ilşkilerin doğruluğudur. Örnek vermek gerekirse: 1- Bütün insanlar ölümlüdür. 2- Socrates bir insandır. gibi yargılarımızı dile getiren önermeler doğru ya da yanlış olabilirler, mantık bu olgusallıkla ilgilenmez. Daha sonra ayrıntılı bir biçimde ( Bilim felsefesi) inceleneceği gibi bu tür önermelerin doğruluğunu saptama işi bilimlerin görevidir. Mantık bu şekilde verilmiş iki önermeyi doğru saydığımızda bunlardan başka hangi önermeyi doğru varsayacağımızın sorusunu arar. Bu açıdan bakıldığında bu iki önermeyi doğru kabul ettiğimizde şu önermeyi de doğru olarak kabul etmemiz gerektiğini söyler. 3- Sokrates ölümlüdür. Bu üçüncü önerme tutarlılık yönünden bir zorunluluktur ve mantıksaldır. Eğer ilk iki önerme( öncül) doğru varsayıyorsak üçüncü önermeyi yanlış sayma durumu yoktur. İlk iki öncül üçüncü çıkarımı zorunlu bir hale getiriyorsa, (3). çıkarım mantıklı demektir. Bu düşünme biçimiyle doğru bir mantık kullanıyoruz demektir. Ama yine de vurgulamakta yarar var, mantıksal doğruluk olgusal doğruluk gerektirmemektedir. Olgusal doğruluk mantıksal doğruluğu zorunlu kılarken, mantıksal doğruluk olgusal doğruluğun geçerli oldığu anlamına gelmez. Mantıksal çıkarım dediğimiz şeyi çıkarımın içeriği değil, biçimi belirlemektedir. Bir başka örnek: !- x, A ise, y B'dir. 2- x, A değildir. 3- O halde y, B değildir. Böyle bir mantık yürütme de geçerli değildir. Mantık, hangi çıkarım kalıplarının geçerli, hangilerinin geçersiz olduğunu etkin ve kesinlikle ayırt etmemize yarayan çıkarım kuralları denilen birtakım ölçütleri bulmaya ve saptamaya çalışan ve bu kuralları ve uygulama tekniklerini geliştiren bir biçimsel ( formel) ve sadece akla dayanan ( rasyonel) bir bilimdir. |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2006 Ülke / Şehir: istanbul
Mesajlar: 216
| mantık ![]() tanrı tanrı olabilmesi için bütün varlıklar arasında en güçlüsü ve herşeyi yaratabilecek yeteneği sahip olması gerekir doğru olarak kabul edersek ; peki tanrı kendisinin bile kaldıramayacağı kadar ağır bir taş yaratabilirmi? __________________
...Pencereleri açmalı, kitapları düzenlemeliyim Belki bir yağmur yağar akşama doğru Yarıda bıraktığım şiirleri tamamlarım...ahmet telli |
|
| #4 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
| Mantık doğru ve geçerli bir çıkarım kalıbı ile ilişkilendirilen bir düşünme biçimidir. Doğru önermeler kalıbı ile mantıksal ve geçerli bir önermeye ulaşmak mümkündür. Sözgelimi; 1- Ahmet şimdi ya kitap okuyor ya da satranç oynuyor. 2- Ahmet şimdi satranç oynamıyor. 3- O halde, Ahmet şimdi kitap okuyor. İki önerme doğru bir çıkarım kalıbı oluşturduğunda bundan çıkan sonuç ( üçüncü önerme de) mantıksal doğrudur. Bir kez daha vurgulamakta yarar var. Mantıksal doğruluk olgusal doğruluk anlamına gelmemektedir. Mantıksal açıdan doğruluk çıkarım kalıplarının doğru kullanılmasıdır. Olguların yanlışlığı mantıksal doğruluğun yanlış olduğu anlamına gelmemektedir. Bir başka söyleyişle, doğru mantıksal çıkarımlar olgusal önermenin doğru olduğu anlamına gelmemektedir. Mantık, çok az mantıksal doğru özelliğine sahiptir. Önermelerdeki doğruluğun çok büyük bir kısmı olgusal özellik gösterirler ve doğrulanması ancak, ilgili bilim dalının gözlem ve deneyine bağlıdır. 1-Dünya yuvarlaktır. 2- Dünya ya yuvarlaktır, ya da yuvarlak değildir. Birinci önerme olgusaldır. Doğruluğu birtakım gözlemlere bağlıdır. İkinci önerme mantıksaldır. Doğruluğu gözlem sonuçlarına bağlı değildir, önermenin biçimine bağlıdır. Mantık dilinde birinci tip olgusal önermelere "sentetik", ikinci tür mantıksal önermelere de "analitik" önermeler adı verilir. Sentetik önermelerin doğruluğu a posteriori, analitik önermelerin doğruluğunu a priori olarak biliriz. ( a posteriori, doğruluğu gözleme bağlı; a priori gözlemden bağımsız bilinebilir önerme.) Bunun neden ve nasıl olduğunu anlayabilmek için,önermelerin biçimine bakmak gerekir. Genellikle sentetik önermelerin aldığı tüm biçimleri şu temel biçimlere indirgemeye olanak verir. A, B'dir. Bundan da anlaşılacağı gibi B, A'nın bir parçasıdır. Yani "tüm yuvarlak cisimler yuvarlaktır" cümlesi bu tip bir sentetik önermedir. Yani olgusal bir özellik göstermez. Sadece gözleme bağlı olmayan ve kuruluşuyla ilgili bir önerme biçimidir. Analitik önermeler ise doğruluğu için bir gözlem gerektirirler: "Dünya yuvarlaktır." gibi...Doğruluğunu saptayabilmek ancak gözlemle mümkündür. Önermeler arasındaki bu ayrım empirik( olgusal9 bilimlerle formel disiplinler ( mantık ve matematik) arasındaki temel farkı belirtmesi açısından önemlidir. Empirik bilimlerde tüm önermeler sentetik, formel bilimlerde ise analitiktir. |
|
| #5 | |||
![]() Giriş Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 1,028
| Alıntı:
1-Ders çalışırsam; sınıfımı geçerim; mantıksal önermesinden 2-Ders çalışmadım. ; gerçeğiyle yola çıkarak 3-O halde sınıfımı geçemem. saptaması mantıksal değildir Böyle bir çıkarım mantıksal açıdan doğru değildir. Fakat eğer sınıfta kalmışsam mantıksal kesinlilikle ders çalışmamış olduğum anlaşılır. Alıntı:
Fakat burada şuna da değinmekte yarar var. Bir çok şeyi mantıksal olarak çıkarmaya kalktığımızda takılıp kalırız. Çünkü mantık 'şey'leri en basit şeklinde ele alıp öylece değerlendirmektedir. Örneğin A ve B şeklinde fenomenler kullanılmaktadır. Fakat olgusal gerçeklikte bir çok şeyi A ve B diye kesin olarak ayıramamaktayız. Örnek vermek gerekirse hayat ile ölüm arasındaki ince çizgi sürekli gidip gelmekte ve mantıksal genellemeleri imkansız kılmaktadır. Mantıksal olarak A non-A olamaz. Ama bir şey hem ölü hem canlı olabilir denilebilir. Bu mantığa aykırı da değildir. Daha doğrusu bu şekilde yani diyalektik olarak düşünme ile mantıksal düşünme arasındaki ilişki ilkel matematikle yüksek matematikteki ilişkiye benzer... __________________
“İşçinin milliyeti ne Fransız, ne İngiliz ne de Alman’dır, onun milliyeti emektir, özgür köleliktir.” "İşçinin vatanı yoktur" (Karl Marx) adil Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 12-06-06 10:02 . | ||
|
| #6 | |||
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,341
| Bilimsel verilere dayanmayan mantik yürütme her zaman havada kalir. Biber acidir, Hayat da acidir, O halde hayat bir biberdir mantigi, hic bir bilimsel veriye dayanmadigindan yürütme bicmi dogru görünse de yanlis sonuc verir. Alıntı:
Hayati biber yapmak gibi??? Ya da daha sapkin bir önerme; 1-Allah vardir ve her seyi o yaratmistir. 2-Allahin yarattigindan kusku duyulan durumlarda, 1. maddeye bákilir. sonuc-O halde herseyi allah yaratmistir. iste idealist mantiga hastalikli bir önerme. (Aslinda bir mantik önermesi dahi olmayan bu yöntem, mistisizmi ayakta tutan hastaikli akil yürütme yönteminin basinda gelir.) Alıntı:
__________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal canugur Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 12-06-06 11:12 . | ||
|
| #7 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Jun 2006
Mesajlar: 111
| Bilimmin mantık etikleri de tartısılır. Örnegin sosyal bilimlerde %95 bir gerceklik payı aranır ve % 5 yanılma hakkınız vardır sadece. Ben % 95 liklerle ifade edilmenin calışmaları kısırlastırdıgı görüsündeyim. Nitel calışma yapıcaksınız, rakam nerde diyorlar. bilimsellik, belki yalnış yorumluyacam ama, benim sinir oldugum kelimelerden biridir. |
|
| #8 | ||
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
| Alıntı:
Burada hep karıştırdığımız bir şey var: (1) Biber acıdır. (2) Hayat da acıdır... Ve (3) O halde hayat bir biberdir... Mantık, bir düşünce şeklinin doğru olup olmadığını sorgular. Düşüncenin vardığı sonucu değil...Verilen örnekte düşünce şekli doğrudur. Ama varılan sonucun doğru olabilmesi için, (1) ve(2) nin doğru olması gerekmektedir. Peki bir ve ikinin doğru olduğunu nasıl anlayacağız? Yanıt çok basit: Bir ve iki özellik olarak ne gösteriyorsa, ona başvurarak... Bir ve iki olgusal bir özellik göstermektedir. Olguya yönelmeden doğru bir düşünce şeklimiz olsa dahi vardığımız sonucun olgusal bir doğru olduğu anlamına gelmez... Kısaca şu söylenebilir: Verilen örnek mantık bilimi için doğru bir örnektir. Ama (1) ve (2) önermeleri olgusal bir özellik gösterdiklerinden (3) ün doğru olabilmesi ancak olguya yönelmekle mümkündür. | |
|
| #9 | ||
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,341
| Alıntı:
Heni derler ya; tilkinin inini bize gösterdiniz.. 3. maddenin, yani sonucun dogrulugunu, bizi sonuca görtüren 1. ve 2. maddelerin dogrulugunu arastirmaya itiyor. Böylece mistik felsefeyi can evinden yakalamis oldunuz, cok tesekürler. Cünkü, biberin aciligi, bedene özgü, nesnel bir duyudur; hisseder ve tepki gösteririz. Hayatin acisini ise dilimizde hissdemeyiz Icseldir; yani subjektif.Böylece iki celisik önermeden cikarilacak sonuca güvenip cennete gidilmeyecegi de asikardir? Bu tanimlamamin nedeni: Idealist-tanrisal felsefe bu mantikla yüzlerce yildir insanlarin beyinlerini allak bullak etmekteydi. saygilar __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal canugur Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 12-06-06 18:56 . | |
|
| #10 | ||
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Jun 2006
Mesajlar: 183
| Alıntı:
aynı mantıkla ben de şunu diyebilirim: materyalist felsefe bu mantıkla yüzlerce yıldır insanların beyinlerini allak bullak etmekteydi. bu iddiamı da çok güzel açıklarım, yukardaki hayat - biber mantığına dayanarak. sonuç cümlenizi örneklendirirseniz iyi olur gerçekten. saygılarımla | |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Evrende yalnız mıyız? | petricli | Doğa Bilimleri | 225 | 17-12-07 01:40 |
| Bilim Ve Din | ibrahim_oz | Arşiv | 7 | 18-04-06 04:55 |