Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Geri Dön Yazıyaz Forum > İnançlar ve Dinler > Kitaplı Dinler - Tarikatlar > Arşiv

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

 
 
Konu Araçları
Eski05-06-06, 18:57  #1
küçükkarabalık
Yazıyaz Dergi Yazarı
 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 2,609
Prometheus





Tanrılardan Ateşi Çalan ve insana veren bir Titan. Bunun üzerine Zeus tarafından kayalara bağlanan ve ciğeri ( her sabah tekrardan ortaya çıkıyor) kartallar tarafından yenen..

Alıntı:
Prometheus, tanrılara ihanet ederek sırlarını insanlara ilettiği için Kafkas dağlarındaki kayalıklara kıskıvrak zincirlenmiştir ve tanrıların yolladığı kartallar tarafından karaciğeri yenmektedir; ama Prometheus'un ciğeri yendikçe büyümekte, büyüdükçe yine kartallara yem olmaktadır.
Ve Prometheus, Tanrılara karşı insanların safında,

Alıntı:
Sayın http://tr.wikipedia.org/wiki/Prometheus şöyle demiş:

Prometheus, öteki kardeşleri gibi, tanrısal düzene kafa tutmuş, karşı çıkmış ne var ki öteki kardeşlerinden farklı olarak sonunda insanlar yaratmak ve onlara ateşi (yaratıcılığı, bilimi, uygarlığı) vermekle bu düzeni değiştirmeyi başarmıştır. Bu yüzden de Zeus tarafından Kafkas dağında zincire vurulmuş ve Prometheus Desmotes (zincire vurulmuş Prometheus) adıyla anılmıştır. Tanrılarca görevlendirilen bir kartal, sürekli olarak, her gece yeniden oluşan karaciğerini kemirmektedir. Onu Kafkas dağının tepesindeki bu işkenceden bir insan, bir ölümlü olan Herakles kurtarır. Prometheus; "Zeus tahtından düşmedikçe benim işkencelerimin sonu yoktur" der, böylelikle insanlığa özgürlüğün yolunu göstermiş olur. Bu arada Zeus, kendisini hiçe sayan insanlara da bir ders vermek için, Hephaistos'a su ve balçıktan ilk bakirenin heykelini yaptırdı ve kalbine ruh yerine Prometheus'un ateşi çaldığı yerden aldığı bir kıvılcımı koydu ona Pandora ismini verdi. Onu insanlara yollarken eline verdiği kutuda ise tüm kötülük ve ızdıraplar vardı. Zeus böylece insanlardan da intikamını aldı.
İsyankar Prometheus


Alıntı:
Sayın ekşisözlük şöyle demiş:

insan ilk yaratıladığında aciz bir varlıktı, prometheusta onlara iylik olsun diye onlara lemnos adasından hephaistosun ateşinden çalmıştır. ateşi kullanmaya başlayan insan gittikçe güçlenmeye başlamış ve zamanla eski aciz günlerini untmuş ve tanrıları inkar etmeye başlamıştır. buna kafası bozulan zeusta kutsal ateşten onları mahkum bırakmıştır. ancak prometheus gene boş durmamış ve bu sefer güneşin tekerleğinden ateşi çalmıştır. bunun üzerine çok sinirlenen zeus promethesu, hephaistosa kaukasos(kafkas) dağının en üst dağına zincirletmiş ve bu kayadan asla sökmeyeceğine styks ırmağı üzerine yemin etmiştir. her sabah ekhidna ve typhon'dan doğma bir kartal galiyor ve promethesun karaciğerini yiyordu bu karaciğer her yeniden oluşuyor ve dayanılmaz bir acı çekiyordu. bir gün o bölgeden geçen herakles (hercules) bu kartalı bir okla öldürdü ve prometheusu kurtardı. zeus ise oğlu herakles 'in bu başarısına sevindiği için promethesu kurtarmasına ses çıkarmadı ancak ettiği yemin yüzünden prometheusun çakılı olduğu kaya ile birlikte doolaşmasını emretti.
Yine prometheus,

Alıntı:
Sayın eksi şöyle demiş:

buna çok sinirlenen zeus prometheusu ve onun çok sevdiği insanları cezalandırmak için yeryüzündeki tanrısal ateşi saklar. bu ateş insanlığın başından beri yanmakta ve insanların hiç bir emeği olmaksızın topraktan bitkilerin çıkmasına vesile olmaktadır. ateş yok olunca insanlar arasında açlık ve daha sonra da tarım başlar.
insanoğlunun bu haline üzülen prometheus dışı ıslak ama içi kuru olan bir bastonla olimpos dağına giderek sopayı ateşe tutar. ateş içten içe yanmaktadır fakat dışardan bakıldığında farkedilmesi mümkün değildir. bu sayede prometheus ateşi yine dış görünüşün aldatıcılığı yoluyla insanlara geri götürür. fakat bu ateş insanların alışık olduğu tanrısal ateş değildir bu yüzden ateşin sönmemesi için emek sarfetmeleri gerekmektedir yani zeus bir anlamda amacına ulaşmış insanları cezalandırmıştır.

şimdi sıra prometheus'un cezalandırılmasına gelmiştir. zeus hefastus' un yaptığı kırılmaz zincirlerle prometheus' u bir dağa zincirler, her gün bir kartal gelip karaciğerinin bir parçasını yer fakat karaciğer yenilenme özelliği olan bir organ olduğu için akşama tekrar eski haline gelir. yani sanılanın aksine prometheus bu işkenceye mağruz kaldığı sırada ölümsüz değildir. daha sonra herakles zues'un rızasıyla zincirleri kırarak onu kurtarır.

prometheus'un ölümsüzlüğünü kazanması ise kherion adında bir centaur (yarı insan yarı at) sayesinde olur. kherion ölümsüzdür ama bir savaş sırasında iyileşmeyecek bir yara almıştır. yara o kadar dayanılmaz bir acı vermektedir ki kherion ölmek istemektedir. bunun üzerine prometheus ile bir anlaşma yaparlar ve prometheus ölümsüzlüğe kherion da huzura kavuşur.
__________________
küçük kara balık denizi düşünüyordu. bu düşünce onun zihninde birgün gerçekleştireceği bir amaçtı. ona göre hayat yalnızca yemek, uyumak, dünya sandığı küçücük bir gölde yaşamak değildi.

küçükkarabalık Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 05-06-06 19:01 .
küçükkarabalık is offline  
Eski05-06-06, 18:58  #2
küçükkarabalık
Yazıyaz Dergi Yazarı
 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 2,609

Goethe'nin bir şiiri,

karart göklerini zeus,
duman duman bulutlarla;
diken başlarını yolan çocuk gibi de
oyna meşelerin, dağların doruklarıyla.
ama benim dünyama dokunamazsın,
ne senin yapmadığın kulübeme
ne de ateşini kıskandığın ocağıma.

şu evrende siz tanrılardan
daha zavallısı var mı bilmem:
kurban vergileri
dua üfürükleriyle beslenir
haşmetli varlığınız zar zor.
size umut bağlayan budalalar,
çocuklar, dilenciler olmasa
yok olur giderdiniz çoktan.

ben de bir çocukken
ne yapacağımı bilmez olunca
çevirirdim güneşe doğru
görmediğini gören gözlerimi;
yakarışımı dinleyecek
bir kulak varmış gibi yukarda;
varmış gibi derdimle dertlenecek
benimkine benzer bir yürek yukarda.

azgın devlere karşı kim yardım etti bana?
kim kurtardı beni ölümden,
kim kurtardı kölelikten?
şu benim yüreğim değil mi,
kutsal bir ateşle yanan yüreğim,
her işi başarmış olan?
o değil mi coşup taşarak,
yukarda uyuyanı aldatarak
başımı beladan kurtaran?

benim seni kutlamam mı gerek? niçin?
hiç derdine derman oldun mu sen
derdine derman bulamayanın?
gözyaşını sildin mi hiç
başı darda olanların?
kim adam etti beni?
güçlüler güçlüsü zaman
ve önü sonu gelmeyen kader, değil mi?
onlar değil mi
senin de benim de efendilerimiz..?

sen yoksa beni
yaşamaktan bıkar mı sandın?
kaçak çöllere giderim mi sandın
açmıyor diye
bütün düş tomurcukları?
bak işte, yerli yerimdeyim;
insanlar yetiştiriyorum bana benzer;
bütün bir kuşak benim gibi,
acılara katlanacak, ağlayacak,
gülecek, sevinecek,
ve aldırış etmeyecek sana
benim gibi!
__________________
küçük kara balık denizi düşünüyordu. bu düşünce onun zihninde birgün gerçekleştireceği bir amaçtı. ona göre hayat yalnızca yemek, uyumak, dünya sandığı küçücük bir gölde yaşamak değildi.
küçükkarabalık is offline  
 


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 23:01.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz