"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||||||
![]() |
| |||||||
| Öze dönüş Çağrısı / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - İslamiyet, Hristiyanlık ve Yahudilik |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,258
| Ali Şeriati "Hangi öze dönelim?" diye sorar ve seçenekleri sıralar. "1- Eğer "ırksal" (Ari/Fars) özümüze dönersek bu faşizm, nasyonalizm, rasizm gibi ulusal ve ırksal cahiliyete düçar olacağımızdan bu dönüş gerici bir dönüş olacaktır. 2- Eğer "geleneksel dini" (İslâm/Şia) özümüze dönersek bu zaten çöküşün, gelenekçiliğin, cehaletin, gericiliğin, şahsa tapıcılığın, tekrarcılığın ana sebebi değil midir?" (Öze Dönüş; s. 40-41) Ali Şeriati'nin kastettiği "öz" kendi tabiriyle "diri ve yaşayan bir öz"dür. Bir cümlede özetlersek diyor Ali Şeriati "Dayanağımız, İslâmi kültürümüzdür ve bu kültürel öze dönüş de şiarımız olmalıdır." Çünkü Şeriati'ye göre bütün özlerden bize en yakın olan öz budur. Şu anda yaşayan, toplumun bünyesinde bir ruh, bir hayat ve iman olarak yaşayan medeniyet ve kültür budur. Bu toplumda bir şeyler yapmak isteyen aydına hayat ve dinamizm verecek olan öz budur. Fakat hangi İslâmi özdür bu? Şeriati'ye göre İslâm varolan haliyle çöküşün, gelenekçiliğin, cehaletin, gericiliğin, şahsa tapıcılığın, tekrarcılığın ana sebebi haline getirilmiştir. Oysa hakiki İslâmi öz irfan, edebiyat, astronomi ve matematiksel bilimler ve askeri alanlarda yetişen yetenek ve dehalarla dünyada kabul gören bir kültürel özdür. Ve öyle kültürel bir öz ki rönesans geçirmiş bir Avrupalı'ya karşı "Ben büyük İslâm kültürüne mensubum" diyebileceğimiz bir özdür. Ali Şeriati böylesi bir durum karşında suçu "batılılara" yükleyerek işin içinden kolayca sıyrılma kolaycılığına kaçmaz. Tam bir yenilikçi edasıyla önce "içeriyi" sorgulayarak işe başlar: Şu an ki yaşanan din, sorunları, idealleri, düşünceleri çok öncelere, oradan ölüme ve ölüm sonrasına aktaran ve "bu dünyayla" hiç bir işi olmayan bir dindir... Böyle bir dinde insanların tüm işi ahirete yönelmektir. Bu din, ne olgunlukları, ne toplumsal hayatları ve sorumlulukları açısından insanlara, dünyada hiç bir görev duygusu ve sorumluluğu yüklememektedir... Ve öyle bir din ki toplumsal sorumluluk taşıyan her aydın ondan bıkkındır ve ondan kaçmaktadır... Oysa Şeriati'ye göre İslâm'ı, çöküşün etkenleri olan bilgisiz ve uyuşuk "geleneklerin" tekrarı biçiminden çıkarıp, bilgi veren, ilerici, mücadeleci, uyandırıcı, aydınlatıcı bir "ideoloji" şekline çevirmeliyiz. Çünkü İslâm öze dönmek ve özden başlamak isteyen, ister dinli ister dinsiz aydınlar için, bilgi, bilinç ve sorumluluk verici olmalıdır. Bunun için de toplumda varolan, bizim gerçek insani kişiliğimize ve manevi gerçeklerin derinlerine dayanan, sağlam bir sermaye ve gıdadan beslenen, kendi ayakları üzerinde duran bir "dini öz" yakalamalıyız. İHSAN ELİAÇIK Kaynak: Gerçek Hayat, Sayi: 378 |
|
| #2 | ||
![]() Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 877
| yukarıdaki son cümlenin devamında şu ifadeyi eklemek isterdim... bu dini öz; [font=Verdana][size=1] Alıntı:
öze dönüş çağrısı yeniden dirilişe çağrıdır... insanlığın yitirdiği ve unuttuğu hakikatlere dönüş çağrısıdır... bu çağrıda Batının dayattığı ilerlemecilik hedefi yoktur.. yeryüzünü ve yaşamı yeniden okumak ve hikmetin ışığında yeniden düşünmektir... [ | |
|
| #3 | |
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 17
| "dine karşı din" kitabında Ali ŞERİATİ, gerçek İslam'ın, inkılâbi bir din olduğunu ve gerçek islami yaşam tarzının sadece Medine' de (o da, içselleşme değil de sadece bir model olarak) 10 yıl (622-632) uygulandığını söyler. gelinen noktada, yukarıdaki söyledikleri için kendisine hak vermemek mümkün değil. ama gelgelelim, Peygamber'in vefatından hemen sonra bile , o kadar taze bir ortamın hemen bozulmaya başladığını düşünürsek bu gün kim bunları anlayabilecek, kendinde içselleştirebilecek, yaşayabilecek? diye sormadan da edemiyor insan? |
|
| #4 | |
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,258
| Zaten Ali Şeriati de bunu istemektedir.Önce kendimizle hesaplaşmalı.Batı uygarlığı ve modernizmden önce müslümanlar olarak tarihte ne olabildiğimizi sorgulamamızı istiyor.Önyargısız ve iyi bir okuam islam tarihindeki kırılma noktalarını görmemize olanak sağlayacaktır.Bu açıdan öze dönelim diyor.Özümüzden neler kaybettik.Ona bakalım.Hani hadis vardır ya:Kendi ayıplarına önce bak" diye...Bunu bir nevi genelleştirerek sorgulamaktadır.Aynı sorgulamayı Muhammed ikbal de Mehmet Akif Ersoy da yapmıştır. |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 215
| Ölümden sonra ne ırkın,ne devletin,ne devletinin hangi yasalarla yönetildiği,ne tarikatin, bunların ne olduğunun hiçbir önemi olmayacaktır, kimse şeriat devleti kurup insanları zorla hidayete eriştirip eriştirmediğini veya tarihi,siyasi,sosyal,ekonomik,dini olaylar hakkında derin analizler sormayacaktır. Kabirdeki üç soru şu olacaktır, Rabbin, Nebin, Kitabın, Gerçek faili bildinmi? Uyarılarını dikkate aldımı? Sana verilen özellikleri (akıl,fikir,düşünce,mantık vb.) ve verilen bilgileri kullandınmı, kavradınmı? Yani bunların sonucunda dünyada iman ederek ve bu imanın gereği olan çalışmaları yaptınmı,yapmadınmı bütün mesele budur? (Aynası iştir kişinin lafa bakılmaz) Artık yapayalnızsın ve hiçbir mazeretin geçerli olmadığı o ortamda ne cevap vereceğini (yada cevap verip veremeyeceğini) bir düşün, dünyada gerekli çalışmaları yapmadıysan yani treni kaçırdıysan (çünkü artık sonsuza kadar telafisi mümkün değildir) bunun farkına varmanla ortaya çıkacak olan sıkıntılı yaşam Cehennem, gerekli çalışmaları yapmış isen bunun vereceği huzur ile ortaya çıkacak olan yaşam ise Cennet olacaktır.Her ne yaptıysan kendi kendine yaptın herşey ayan beyan ortada mazeret yok bahane yok sadece her zerrenin karşılığı var. Kanaatimce işin Özü budur ... Dinin yeri vicdandır, içseldir ... İstisnasız her bir birey için bunlar geçerlidir ve herkes kendinden ve yaptıklarından sorumludur ... |
|
| #6 | |
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,258
| Sayın Kaygusuz Dr.Ali şeriatinin bahsettiği öze dönüş,islam ümmetinin özünü yaklamak için uğraşacağı şeylerdir.Elbette bunun sonu sizin de belirttiğiniz gibi ölüm sonrasına denk gelmektedir.Vicdan aynamızda yankılanacak ve bizi özümüzden ayıran sebeplerinin sorgulanacağı büyük bir mahkemeye hazır olmak ise vicdanımızın sesine kulak vermekten ve böylece öze dönmekten geçmektedir. Hepimiz bir özneden geldik ve yine o öz-ne'ye gidiyoruz.Geçiş sürecinde özünü yaklamayanlardan olmamamak ümidiyle... |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Sonsuz dönüş nedir? | manipülasyon | Doğa-Varlık Felsefesi | 19 | 22-01-08 00:11 |
| Altın Çağa dönüş | bozkır | Dinler tarihi | 15 | 08-01-08 10:46 |
| Türk'ten Kürt partilere ittifak çağrısı | harbey | Türkiye Siyaseti | 15 | 26-06-07 21:03 |
| Öcalan'dan PKK'ye ateşkes çağrısı... | komutan | Türkiye Siyaseti | 2 | 30-09-06 15:45 |