Yazıyaz Forum RSS beslemesi
Bu nedir?
 


"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.

Yeni Üyelerimizin Dikkatine!

 



Geri Dön Yazıyaz Forum > İnançlar ve Dinler > Kitaplı Dinler - Tarikatlar

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Muhammed'in incil yanılgısı / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - İslamiyet, Hristiyanlık ve Yahudilik

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski03-06-08, 04:13  #1
hector
 
hector'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 627
Muhammed'in incil yanılgısı



muhammed, bilgi eksikliğinden kaynaklı bir çok meselede olduğu gibi incil konusunda da yanılmıştır. bildikleri, kendisini bu yola sevkeden, yol gösteren kişinin bilgisi ile sınırlı kalmıştır. mekke nin ileri gelen aile lerinden birine mensub olmasına karşın erken yaşta babasını kaybetmesi, hemen her şeyden mahrum kalmasına sebep olmuştur. o yüzdendir ki kendisine öğretilen hiç bir şeyi ölçüp biçme kapasitesine sahip değildi. kendisine aktarılanları ya yanlış anlıyordu, yada hiç bir bilgi birikime sahip olmadığı için kendisine aktarılan bilgilerin doğru olup olmadığını bilmeden çevresindekilere aktarıyordu. tepki görmemesinde ki ana neden, dinleyici kitlesinin mekke nin en alt tabakasından, yani cahillerden oluşması idi.

bakınız hadid suresi 27 ayette ne demiş;

27 - Sonra bunların izinden ard arda peygamberlerimizi gönderdik. Meryem oğlu İsa'yı da arkalarından gönderdik, ona İncil'i verdik ve ona uyanların yüreklerine bir şefkat ve merhamet koyduk. Uydurdukları ruhbanlığa gelince onu, biz yazmadık. Fakat kendileri Allah rızasını kazanmak için yaptılar. Ama buna da gereği gibi uymadılar. Biz de onlardan iman edenlere mükafatlarını verdik. İçlerinden çoğu da yoldan çıkmışlardır.


oysa ki isa, yaşamının bütününde ortodoks bir musevi pratisyeniydi, tek amacı vardı, tarih içinde bozulan musa nın öğretilerini yaymak, ve halka anlatmaktı. yaşadığı dönem içinde isa hiç bir zaman kendisine muhammed gibi ayet yada kitap indiğini iddaa etmemiştir. isa çarmıha gerilirken bile
incil'in i si bile yoktu.

kaldıkı en erken incil, isa nın ölümünden 60 yıl sonra yazılmıştır. isa nın ölümünden sonra yazılan ilk incil markos incil'i dir. markos isa nın havarilerinden barnaba nın kız kardeşinin oğludur, isa ile hiç bir zaman karşılaşmamıştır. matta tahminlere göre isa nın ölümünden 90yıl sonra, isa ile hiç bir ilişkisi olmayan küçük bir memur, bir vergi toplayıcısı tarafından yazılmıştır.

luka bunlardan daha geç yazılmış, tıpkı markos ve matta gibi isa ile hiç bir alakası olmayan, hatta havarilerine bile yakın olmayan biri tarafından yazılmıştır. ve yuhanna tahminlere göre isa nın ölümünden 100 ila 110 yıl sonra yazılmıştır.

bu yazıtlar ilk zamanlar hiç bir şekilde kutsal kitap iddasında değildiler. daha çok kulaktan dolma isa biyografi'leriydi. kutsal olarak anılması ms. 300 lerde tarsus lu paul adında biri,çeşitli isa biyografilerinden bir kitap derlemesi sonucu ortaya çıkmıştır.yani incil tam isa dan 300 yıl sonra vucut bulmuş, hırıstıyanlarca kutsal kabul edilmiştir. muhammed'in bahsettiği gibi isa ya kutsal bir kitap verilmiş değildir.
__________________
kirli bir ırmaktır insan.kirli bir ırmagı icine alması ve bozulmadan kalması icin deniz olmalı insan

hector Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 27-09-08 19:49 .
hector is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski03-06-08, 08:00  #2
canugur
 
canugur'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 11,787

Alıntı:
Sayın hector şöyle demiş:

Mesajı Göster
muhammed, bilgi eksikliğinden kaynaklı bir çok meselede olduğu gibi incil konusunda da yanılmıştır. bildikleri, kendisini bu yola sevkeden, yol gösteren kişinin bilgisi ile sınırlı kalmıştır. mekke nin ileri gelen aile lerinden birine mensub olmasına karşın erken yaşta babasını kaybetmesi, hemen
her şeyden mahrum kalmasına sebep olmuştur. o yüzdendir ki kendisine öğretilen hiç bir şeyi
ölçüp biçme kapasitesine sahip değildi. kendisine aktarılanları ya yanlış anlıyordu, yada hiç bir
bilgi birikime sahip olmadığı için kendisine aktarılan bilgilerin doğru olup olmadığını bilmeden çevresindekilere aktarıyordu. tepki görmemesinde ki ana neden, dinleyici kitlesinin mekke nin
en alt tabakasından, yani cahillerden oluşması idi.

bakınız hadid suresi 27 ayette ne demiş;

27 - Sonra bunların izinden ard arda peygamberlerimizi gönderdik. Meryem oğlu İsa'yı da arkalarından gönderdik, ona İncil'i verdik ve ona uyanların yüreklerine bir şefkat ve merhamet koyduk. Uydurdukları ruhbanlığa gelince onu, biz yazmadık. Fakat kendileri Allah rızasını kazanmak için yaptılar. Ama buna da gereği gibi uymadılar. Biz de onlardan iman edenlere mükafatlarını verdik. İçlerinden çoğu da yoldan çıkmışlardır.oysa ki isa, yaşamının bütününde ortodoks bir musevi pratisyeniydi, tek amacı vardı, tarih içinde bozulan musa nın öğretilerini yaymak, ve halka anlatmaktı. yaşadığı dönem içinde isa hiç bir zaman kendisine muhammed gibi ayet yada kitap indiğini iddaa etmemiştir. isa çarmıha gerilirken bile
incil'in i si bile yoktu. kaldıkı en erken incil, isa nın ölümünden 60 yıl sonra yazılmıştır. isa nın ölümünden sonra yazılan ilk incil markos incil'i dir. markos isa nın havarilerinden barnaba nın kız kardeşinin oğludur, isa ile hiç bir zaman karşılaşmamıştır. matta tahminlere göre isa nın ölümünden 90yıl sonra, isa ile hiç bir ilişkisi olmayan küçük bir memur, bir vergi toplayıcısı tarafından yazılmıştır. luka bunlardan daha geç yazılmış, tıpkı markos ve matta gibi isa ile hiç bir alakası olmayan, hatta havarilerine bile yakın olmayan biri tarafından yazılmıştır. ve yuhanna tahminlere göre isa nın ölümünden 100 ila 110 yıl sonra yazılmıştır. bu yazıtlar ilk zamanlar hiç bir şekilde kutsal kitap iddasında değildiler. daha çok kulaktan dolma isa biyografi'leriydi. kutsal olarak anılması ms. 300 lerde tarsus lu paul adında biri, dört isa biyografisinden bir kitap derlesi sonucu ortaya çıkmıştır.yani incil tam isa dan 300 yıl sonra vucut bulmuş, hırıstıyanlarca kutsal kabul edilmiştir. muhammed'in bahsettiği gibi isa ya kutsal bir kitap verilmiş değildir.
Hiristiyanlik dininin, kuran´in dedigi gibi kendisine kitap gönderilenlerden olmadigi böylece anlasilmis oluyor. Tesekürler sayin hector.
Bu tarihleri kimse kafadan atmaz, söz konusu inciller bu gün avrupa müzelerinde saklanmaktadir.
Zaten bir yahudi olan Isa´nin, musevilihe karsi vahye ve kitaba dayali yeni bir din yaymak gibi bir sorunu da yoktur.
Ancak kuran, bunlarin hepsini kapsayarak, gecmis tanrilarin da, dinlerin de üzerinde bir tekel olusturarak bölgede islamin yayilmasi amaciyla bunlarin hepsini kapsamina almis, uzak diyar dinlerini ise putperestler olarak tanitarak, onlara ganimet amacli saldirilar düzenlenmesini mübah kilmistir.
__________________
Turbanla kros yarışmasınada senin ne işin var?

canugur Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 03-06-08 18:05 .
canugur is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski03-06-08, 09:34  #3
Hasan Rua
 
Hasan Rua'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 2,242

İncil yapısal olarak çok farklı bir kitap. İsa öldükten yıllar sonra yazılmaya başlanmıştır. Çoğu da Havarilerin dersleri, notları, İsa'nın yaşam öyküsünden kesitler içermektedir. Yazarların büyük kısmı da İsa ile hiç tanışmamıştır. Bilinen dört incilin yanı sıra; pek çok İncil de yazılmıştır ve bu İnciller arasında Klasik Hristiyan anlayışının dışında kalanlar da bulunmaktadır. İznik Konsili'nde ise bu İncillerden dört tanesi kanonik (kutsal) ilan edilmiştir.

Yani gerek bu İncillerin yazılması, gerek çevrilmesi, gerek kanonik ilan edilmesi son derece karışık bir süreçtir ve bu karışıklık inanca halel getirebilecek cinstendir. İncillerin kanonik olanları bir bütünlük arz etse de; İncil konusunda hala karmaşalar sürmektedir. Pek çok yanlış çevirinin olduğu biliniyor; örneğin isyancı anlamına gelen Zelot kelimesi bugünkü İncillerde hırsız olarak geçiyor. Bu da İsa'nın iki hırsız arasında değil; kendisi gibi iki isyancının arasında çarmıha gerildiğini gösteriyor. Arasında çok büyük farklılık var. Bunun yanısıra; ilk Rusçaya çevirilen İncillerde de büyük çeviri hataları vardı ve bu hatalar Rusya'da çok farklı bir Hristiyanlık meydana getirdi. Maksim Gorki'nin Ekmeğimi Kazanırken isimli romanında dipnot olarak geçiyor bu durum.

Kısacası; yazılım mantığı açısından Kur'an ile İncil arasında farklılıklar vardır. Gerek İncil ve gerekse Tevrat; mektuplardan, havarilerin notlarından ibarettir. Bu kitaplar kutsallık iddiasındaki kitaplar değillerdi. İnciller ve dönemin Hristiyan görüşü; Musevilik içinde bir yorumdu. İncillerin kutsal kitap olarak ilanı İznik Konsili'ne dayanır. Tanrı ve elçinin dışında üçüncü bir kişi konuşmaktadır. Kur'anda ise ya Tanrı ya da elçisi konuşmaktadır.

Dolayısıyla bu noktada Kur'anda İncil denilirken neyin kastedildiği iyi bir anlaşılmalı.. Allah'ın İsa'ya söyledikleri mi yoksa Havarilerin yazdıkları mı..
__________________
"Milliyetçilik, bir çocukluk hastalığıdır."

Albert Einstein

Hasan Rua Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 03-06-08 16:34 .
Hasan Rua is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski03-06-08, 09:37  #4
özedönüş
Uzaklaştırıldı
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,244

Çok önemli bir konuya değindiniz. İfade ettiğiniz gibi İncil Hz. İsa’dan yıllar sonra yazılmış ve kitap haline getirilmiş. Detaylıca verdiğin bilgiler de bunun yazılışı yani kitap haline getiriliş ile ilgilidir. Ne var ki Allah henüz ciltler arasına alınmamasına rağmen kutsal öğretileri kitap olarak isimlendirilir.

Malumunuz Kuran da Hz. Muhammed’den sonra kitap haline getirilmiştir. Kendisi yaşadığı zaman bazı yerlere yazılmış ve bazılarınca ezberlenmiş ise de kitap değildir. Kuran henüz yokken Allah, “bu kitap” demektedir.

İncilin mesajlarında tahrifatın yaşanması da bu gerçekten dolayı olmuştur.70 yıl gibi uzun bir dönem İncin sadece sözlü olarak kalması korunmasını zorlaştırmıştır.
özedönüş is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski03-06-08, 11:12  #5
cengiz19
Yazar Adayı
 
Giriş Tarihi: Jun 2008
Mesajlar: 2

Geleneksel ve iki taraflı bir perspektif.
Bir yanda Kuranın; Muhammed tarafından ordan burdan apartılarak bir araya getirildiğini dolayısıyla çelişkelerle dolu olduğunu iddia eden bir perspektif,diğer yanda Kuranın İlahi kaynaklı olması nedeniyle sıradışı olduğunu iddia eden diğer perspektif.
Çelişki iddialarının ortak özelliği sadece kelimelerin çarpıtılmasına dayalı ve ancak konuyu bilmeyenlerin yiyeceği türden basit zokalar olmaları.Defalarca cevaplanmalarına rağmen tekrar tekrar ve farklı platformlarda sanki yeni bir şeymiş gibi öne sürülürler.
Diğer yandan bu cahil!!! adamın uydurduğu Kitaptaki muhteşem matematik formulasyonu yine bu sitede Tanrının Bilimsel Kanıtı Varmıdır başlığı altında tartışmaya açmış ve teorimizi bilimsel (test edilebilir ve yanlışlanabilir) ölçütlere uygun bir şekilde öne sürmüştük.Ancak bilimsevicileri hiç bir bilimsel karşı yazı yazmayı deneyemediler bile.
Bir yanda kelime oyunları ve bir yanda test edilebilir iddialar.
Beyler bu cahil adamın yazdığını iddia ettiğiniz Kitapta yüzlerce ispat edilebilir açık çelişki ortaya çıkmalıydı.Ancak tam tersine sıradışı matematiksel modeller çıktı.Siz incil yanılgından bahsediyorsunuz.İncil yazanlar; yazdıkları incilin İsanın unutulan sözlerinin yine isa tarafından yeniden öğretilmesi olduğunu söylemedilermi.Elbette İsa bir takım kelimeler almıştı.Biz o kelimelere İncil diyoruz.Yoksa yohannanın rüyalarına değil.bu kadar basit demogojilere mi artık bel bağladınız.
Açık yürekli olun ve gelin kesin inançlı tavırlarla değil gerçekten bilimsel yöntemlerle Kuranı inceleyelim.
Kurandaki matematiksel kod iddiamız hala tartışılmayı bekliyor.gerçekten bilimsel seviye ile ele alınılabilecek bir konu.Ya basit kelime oyunlarıyla oyalanırsınız yada gerçekten zihinsel güç isteyen konuları tartışırsınız tabii formasyonunuz elverişli ise.
cengiz19 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski03-06-08, 16:43  #6
Hasan Rua
 
Hasan Rua'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 2,242

Demek ki, Kur'anda sözü edilen İncil; tıpkı Kur'anda sözü edilen Kur'an gibi Allah'ın elçisine söylediği sözlerdir. Allah'ın elçisine ilettiği anlayıştır. Demek ki İslama göre ortada iki İncil var;

1. İncil (bugünkü var olan, okunan)
2. İncil ( İsa'ya söylenen ama mushaflaştırılmayan sözler)


Tahrifi de bu açıdan alabiliriz.. Söz konusu tahrif bugün İncil olarak bilinen kitaplar üzerinde değildir. Bugün İncil olarak bilinen kitaplar üzerinde değişiklik yapılmamış olsa bile gerçek dışı, vahiy dışıdır. Kitapların tahrifi de anlayışın tahrif edilmesi, gerçeğe yalan katılması anlamlarına geliyor olabilir.
__________________
"Milliyetçilik, bir çocukluk hastalığıdır."

Albert Einstein
Hasan Rua is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski03-06-08, 17:09  #7
özedönüş
Uzaklaştırıldı
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,244

Kutsal metinler,biriş,gelişme ve sonuçtan oluşan kitaplar değildir.Allahın peygamberlere vahiy yoluyla konuşmalarından ibarettir.Kuran Arapçada "okunan" kitap ise arapçada "yazılan" demektir.Kutsal metnimizde "bu Kuran" denildiği gibi "bu kitap "ta denilmiş.Böylece bunun hem okunan hem de yazılan bir gerçek olduğunu vurgulamıştır.

Aslında Kuranın her parçasına ayet denmesi de ilginçtir.Ayet belge demektir."Bunlar Kitap'ın ve apaçık olan Kuran'ın ayetleridir" ayeti yoğun bir semantik çalışmayı gerektirmektedir.Burada hem Kuranın ayetleri hem de kitabın ayetleri denmiştir.

Kitap kuranın özü olan levhi mahfuz olabiir mi?Kuran, kitabın sadece okunan bölümü olabilir mi?
özedönüş is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski03-06-08, 18:41  #8
hector
 
hector'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 627

Alıntı:
Sayın özedönüş şöyle demiş:

Mesajı Göster
Çok önemli bir konuya değindiniz. İfade ettiğiniz gibi İncil Hz. İsa’dan yıllar sonra yazılmış ve kitap haline getirilmiş. Detaylıca verdiğin bilgiler de bunun yazılışı yani kitap haline getiriliş ile ilgilidir. Ne var ki Allah henüz ciltler arasına alınmamasına rağmen kutsal öğretileri kitap olarak isimlendirilir.

Malumunuz Kuran da Hz. Muhammed’den sonra kitap haline getirilmiştir. Kendisi yaşadığı zaman bazı yerlere yazılmış ve bazılarınca ezberlenmiş ise de kitap değildir. Kuran henüz yokken Allah, “bu kitap” demektedir.

İncilin mesajlarında tahrifatın yaşanması da bu gerçekten dolayı olmuştur.70 yıl gibi uzun bir dönem İncin sadece sözlü olarak kalması korunmasını zorlaştırmıştır.
kuran ile incil'in durumu aynı değil, muhammed ayetleri hemen yazdırıyordu, deri parçaları, kemik, vs. o anda kendi ağzından hemen aktarıyodu. ancak isa da böyle bir durum sözkonusu değil, isa nın havarileri tarafından yazılmış bir eser yok, hep üçüncü sahıslar tarafından yazılmış, tıpkı islamdaki hadis derlemeleri gibi.

incil'in kutsal kitap olarak anılması tarsuslu paul derlemelerinden sonra başlar. günümüzdeki üçlü teslis inancını ortaya atan kişi de tarsus'lu paul'dur. döneminde büyük gürültüler koparmasına karşın, mezhep bölünmelerine neden olmasına karşın, hırıstiyanlık'ta üçlü teslis, büyük oranda
kabul görmüştür.

şöyle bir düşünün, isa nın ölümünden 300 yıl sonra üçüncü kişiler tarafından bir şeyler yazılıp çiziliyor, yani muhammaed'den 330 yıl önce, bu kitap bir şekilde insanlar tarafından kutsal kabul ediliyor. ama muhamed sıradan bir insan iddasında değil ki, tanrı ile konuştuğunu iddaa ediyor, tanrı ile konuşuyorsa, incil diye kutsal bir kitap olmadığını nasıl tanrı kendisine söylemez. eğer bu ayet tanrı kelamı ise tanrı incil diye bir kitap olmadığını bilmiyormu.
__________________
kirli bir ırmaktır insan.kirli bir ırmagı icine alması ve bozulmadan kalması icin deniz olmalı insan
hector is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski03-06-08, 19:21  #9
spartaküs
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 1,457

bir olay daha var sürenin ismini tam hatırlayamayacağım ama sanırım şöyle diyordu
hıristiyanlar isa'yı allahın oğlu yahudilerde azra'yı allahın oğlu olarak biliyorlar
bir kere yahudiler asla azra'ya allahın oğlu demezler
azra hazer boylarında bir medeniyette üst düzey bir yönetici
aynı azra yahudilere kapılarını açıp yardım etmiştir o yüzden yahudiler azra'ya her zaman şükran borçludur ama asla allahın oğlu demezler
azra hakkında başka rivayetlerde var ama kesinlikle allahın oğlu olduğuna dair bir rivayet asla bulamazsınız en azından yahudi kaynaklarında tevratta böyle bir olay yahudilerde buna kızar zaten
saygılar,
30. Yahudiler, "Üzeyr Allah'ın oğludur" dediler. Hırıstiyanlar ise, "İsa Mesih Allah'ın oğludur" dediler. Bu onların ağızlarıyla söyledikleri (gerçeği yansıtmayan) sözleridir. Onların bu sözleri daha önce inkar etmiş kimselerin söylediklerine benziyor. Allah onları kahretsin. Nasıl da haktan çevriliyorlar!
şimdi vermiş oldum azra ve ya üzeyir farketmez
abraham ile ibrahimin farketmediği gibi

ibranice'de Üzeyr kelimesinin karsiligi "Azra"dir. Tevrat'in bu dildeki nüshasinda böyle geçmektedir (Biblio Hobraica, nsr. Rud. Kittel, Stuttgart,1952; Esra, VII,1; Nehemio, VIII,13).

spartaküs Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 03-06-08 19:39 .
spartaküs is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski03-06-08, 20:19  #10
özedönüş
Uzaklaştırıldı
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,244

Alıntı:
Sayın hector şöyle demiş:

Mesajı Göster
kuran ile incil'in durumu aynı değil, muhammed ayetleri hemen yazdırıyordu, deri parçaları, kemik, vs. o anda kendi ağzından hemen aktarıyodu. ancak isa da böyle bir durum sözkonusu değil, isa nın havarileri tarafından yazılmış bir eser yok, hep üçüncü sahıslar tarafından yazılmış, tıpkı islamdaki hadis derlemeleri gibi.

incil'in kutsal kitap olarak anılması tarsuslu paul derlemelerinden sonra başlar. günümüzdeki üçlü teslis inancını ortaya atan kişi de tarsus'lu paul'dur. döneminde büyük gürültüler koparmasına karşın, mezhep bölünmelerine neden olmasına karşın, hırıstiyanlık'ta üçlü teslis, büyük oranda
kabul görmüştür.

şöyle bir düşünün, isa nın ölümünden 300 yıl sonra üçüncü kişiler tarafından bir şeyler yazılıp çiziliyor, yani muhammaed'den 330 yıl önce, bu kitap bir şekilde insanlar tarafından kutsal kabul ediliyor. ama muhamed sıradan bir insan iddasında değil ki, tanrı ile konuştuğunu iddaa ediyor, tanrı ile konuşuyorsa, incil diye kutsal bir kitap olmadığını nasıl tanrı kendisine söylemez. eğer bu ayet tanrı kelamı ise tanrı incil diye bir kitap olmadığını bilmiyormu.
İncilin İslamdaki hadisler gibi yüzyıllar sonra yazıya geçirildiği konusunda hemfikiriz.Ancak bu, Hz.isaya sözlü bir vahiy gelmediği anlamını taşımaz.kuranın ifade ettiği incilin hz.isaya sözlü olarak vahyedilen incil olduğu anlaşılmaktadır.Kuranın diğer ayetlerinde incil üzerinde oynamalar yapıldığını vurgulaması ile eldeki incillerin kuranın Hz.İsaya verilen incillerden farkı olduğunu vurguladığını düşünmekteyiz.
özedönüş is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
İncil ve Tevrat değiştirilmiş mi(İslama göre) özedönüş Kitaplı Dinler - Tarikatlar 16 21-05-08 17:41
İslamda Kölelik fenasi Kitaplı Dinler - Tarikatlar 58 27-04-08 11:36
Hz. Muhammed'in çok evliliği ile ilgili Yusufi Arşiv 112 18-08-07 17:00
Kur'ân'a Göre Hz. Muhammed'in Son Peygamber ve Allah'ın Tek Tanrı Olması Can Pekmez Arşiv 25 18-06-07 09:53


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 14:41.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz