Yazıyaz Forum RSS beslemesi
Bu nedir?
 


"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.

Yeni Üyelerimizin Dikkatine!

 



Geri Dön Yazıyaz Forum > Siyaset > Dünya Siyaseti

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Kaynayan Damar Latin Amerika / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Dünya'daki gelişmeler, Dış ilişkiler, Avrupa Birliği

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski16-06-08, 04:54  #1
nerudaaa
 
Giriş Tarihi: Apr 2008
Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 41
Kaynayan Damar Latin Amerika



Kitabı yerine koydum. Şöyle bir düşündüm. Evet dedim hikaye bu sefer kötü bitmemiş. Bütün o ayak oyunları işe yaramamış. CIA Türkiye'deki gibi başarılı olamamış orda. Darbeyi yapamamış.
Tekrar kitabı elime aldım Bolivar yüzüme gayet nezih bakıyordu. "Biz burada devrim yapıyoruz sinyorita" diye uyarmışlardı Ece temelkuran'ı. Sonra Chavezin Ulusal Gençlik Festivalinde yaptığı konuşma aklıma geldi. Mıh gibi aklıma kazıdı sözleri.
"Önümüzde bir elli yıl yok" diyordu chavez. "Ne yaparsak şimdi yapmalıyız. Kapitalizm insanlığı alt ediyor. Bu festivalde ülkenize gittiğiniz evinize işinize dönüp monotonluğu kabul edmezsiniz. Eğer bunu yaparsanız bu festivalin ruhuna ihanet etmiş olursunuz. Burda yapılanlarını ülkenizde anlatın kendiniz çoğaltın. Neo liberalizmin yenilebileceğiniz gidin ve anlatın."
Evet üstüme alındım. Neler yapılmamışki ne bedeller ödenmiş latin amerikada. Ucuz gıda marketleri okullar eğitim yeni anaysayla beraber sadece kadınlara sağlanan haklar.
Neo liberalizme karşı direnirlerken aynı zamanda 21. yüzyılın sosyalizminide yaratıyorlar. Katılımcı demokrasi, çoğulculuk chavezin önemli vurgu yaptığı ve pratikte kanıtladığı şeyler.
İşte alın kötü bitmeyen bir hikaye, nedense "bendede var" herzaman kötü bir son bekleriz. Biz solcuların aşamadığı fanuslar bunlar. İnsanlar o kadar bedele rahmen güle oynaya devrim yapıyorlar
Sonuç olarak kendi ülkemizdede aynı latin amerikadaki gibi yeni bir hayat varoşlarda (bariolar) kurulacak. Ben buradan solculra bunu söylemek istedim artık varaşlara orda halkın dayanışma ilişkilerini örgütlemek gerektiğini ve bu ülkenin dilini tuturmamız gerektiğini söylüyorum.
Beni korkutan Chavezin dediği gibi bu son şansımız olabilir. Bir 50 yıl daha bekleyemeyiz. Marks ve Engels gelecek yüzyıla ışık tutyorlardı ama biz bugünü değiştimek zorundayız. Chavezin son sözleriyle noktalamak istiyorum.
"Hapisteyken, Komutan Tomas Borge’un Fidel Castro’yla 1989 – 1990 arasında yaptığı bir görüşmeyi okumuştum. Sovyetler Birliği’nin sosyalist kampın çöküşünün tam ortasıydı. Bu görüşmede Fidel, bu karanlığın ortasında öyle görünüyor ki bir ışık fark etmişti ve yakın zamanda halkların yaratacağı yeni bir dalganın geleceğini söylemişti. O özellikle Latin Amerika’ya gönderme yapıyordu ama bu tüm dünyayı içine alan bir dalga. Ve şu anda yaşamakta olduğumuz anın bir başka özelliği de tam olarak budur. Bu özellik, dostlarım, yoldaşlarım yararlanmamız gereken bir değişim potansiyeli olabilir.”
Saygılarımla

nerudaaa Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 16-06-08 05:01 .
nerudaaa is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski23-06-08, 22:48  #2
melnur
Yazıyaz Grup
Genel Koordinatörü

 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 9,279

Önümüzde bir elli yıl var mı bilmiyorum. Ya da önümüzde daha ne kadar zaman var? Kapitalizm 89 sonrasında dünyayı yeniden biçimliyor. Sizin de söylediğiniz gibi neo liberal politikalar, günümüzde emperyalizmin daha azgonlaştığını ve 1789 aydınlanmasının gerisine düştüğünü gösteriyor.

Latin Amerika kendi realiteleri içinde emperyalizme karşı her zaman omurgalı bir duruş göstermiştir. Oralara baktığımızda, içimizde bir kıpırtı oluyor, bir umut dalgası yükseliyor. En azından "ne yaptıklarını biliyorlar" diyebiliyoruz. Ya bizde; ya bizim ülkemizde; bizim acılı ve sevgili ülkemizde?

Önümüzde bir elli yıl daha yok!

Emperyalizm 23 aydınlanması karşıtı gericilerle, sosyalizmden dönmüş liberalleri tek bir potada buluşturmuş. Sınıf politik söylemlerini gizleyerek, kendine özgü bir jargonla ( II. Cumhuriyet, Kemalist oligarşi, faşit bürokrasi) emperyalizm ve onun yeni ideolojik söylemini özgürlük ve demokrasi adı altında yutturmaya ve yaygınlaştırmaya çalışıyor. Ne sınıfsal bir yaklaşım var, ne de burjuva aydınlanmasının ötesine taşan bir özgürlük anlayışı...

Önümüzde bir elli yıl daha yok!

Kim dayanabilir ki buna? Sermaye dincilerden ve liberallerden oluşan yeni yönetici kadrosuna, "yıkın, dağıtın", "kar edin de nasıl edebilirseniz edin", "her türlü örgütlenmeyi engelleyecek ve gündemden düşürecek eylemler içinde bulunun, kamuyu suni gündemlerle meşgul edin, ama bunun yanında ideolojik olarak bilimi sulandıracak, halkı örgütsüz ve ideolojisiz bırakacak her türlü politik saldırıyı gündeme taşıyın" talimatı vermiş, gerici-liberal ittifakı da el birliğiyle bunun gerçekleştirilmesi için çaba sarfediyor. Gericilerin son on beş yıldır türban olayını yaygınlaştırmarma çabasının ile, sözüm ona liberallerin yıllarca sürdürdükleri, Cumhuriyet kazanımlarının altını oyan ideolojik saldırıları başka nasıl yorumlanabilir?

Önümüzde bir elli yıl daha yok!

Bu tabloyu değiştirecek olan, bu ülkenin solcularıdır. Sosyalistleridir. Diğer adıyla komünistleridir. Bu tabloyu değiştirecek olanlar bu ülkenin yurtsever insanlarıdır. Namuslu aydınlarıdır. Ama bizler ne yapıyoruz? Türkiye'de kapitalizm yeni vahşet senaryosunu adım adım sahneye koyarken ve bu sahneleme işinde gerici-liberal ittifakı el ele, gönül gönüle çalışırken ve önümüzde -belki- bir elli yıl daha yokken, bizim solcularımız, aydınlarımız, üniversiteli gençliğimiz, sosyalistlerimiz...ne yapıyor?

Koskoca bir hiç!

İdeolojik olarak yıkık; bazen birinin, bazen diğerinin dümen suyunda, abuk sabuk kavramları bilip bilmeden diline dolayarak, ( solcunun vatanı olmazmış, solcu yurtsever olmazmış; emperyalizm yeni vahşet politiğini sana ve ülkene dayatıyor, ellerini mi kaldırır, solcu; enternasyonalizm bu anlama mı geliyor? )okuyor gözükerek, aslında hiç okumadan, hiç çaba sarfetmeden, hiç örgütsel bir yapılanma içine girmeden...-günler geçip gidiyor. Elimizdeki mevziler bile bu kadar hoyratça sarsılırken, o mevzileri bir adım öteye taşımanın koşulları ortada yokken bu gerici-liberal ittifakın, bulanık söylemler altında yürüttüğü ideolojik saldırıyı gerileytecek bir argümana sahip olmak bir yana, zaman zaman bu koroya katılıyor olması bile, anlaşılır bir şey değil.Renksiz, silik, ve kuyrukçu bir sol anlayış içindeyken bir de keskin devrimci haller yok mu!

Önümüzde bir elli yıl daha, sanırım yok. Latin Amerikaya bir Chavez, bir Fidel, bir Che yetiyor; yetebiliyor; orada bir kıvılcım bir şeyleri tutuşturabiliyor ama burada yetmez; ülkede burjuva aydınlanmasına bile tahammül edemeyen bir ittifak varken, bu ittifak yeraltı ve yerüstü örgütlenmeleriyle emperyalizmin bu gerici saldırısını adım adım uygulamaya koyarken bize binlerce Chavez, binlerce Fidel, binlerce Che gerekli. Ama önce sosyalizm..Sosyalist aydınlanma...Bu yoksa hiç bir şey yok. Olamaz. Birbirimizi de kandırmamak gerek: Bir burjuva aydınlanmasını bile geri döndürmek isteyen gerici-liberal ittifak ağzıyla eleştiren bir solcudan ne Chavez, ne Fidel, ne de Che çıkacaktır...

Gerici saldırıların özgürlük adı altında gündemden düşmediği bir ülkede, sol kendi gündemini, kendi ideolojik kavramlarıyla ve sınıfsal yaklaşımıyla ortaya koymadıkça, demokrasiyi 28 şubat karşıtlığı olarak algılayan düşünce sahiplerinden hiç bir farkı kalmayacaktır. Karar verilmesi gereken konu budur.

Çünkü önümüzde bir elli yıl daha yok!
melnur is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski23-06-08, 23:12  #3
koçero
 
Giriş Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 1,541

Tomas Borge içerdeyken onu yıkma adına Fonseca'nın öldürüldüğünü söylerler.Bunun üzerine cevabı onu ölümsüzleştirdiniz türünden şeyler olur Tomas Borge'nin.Fonseca'nın kafası bir sırığa takılarak gezdirilir.Ne yazık ki istedikleri korkuyu yaratamazlar kitlelerde.Şair Rugama onca topa ve tanka direnirken tek başına,aslında iktidarın o kadar da güçlü olmadığını kanıtlar ölümüyle.
Latin Amerika aydını kapitalizmle asla uzlaşmamıştır.Latin Amerika Devrimcileri her yenilgi sonrası kendini toparlamayı başaracak kadar iyimser ve direngendir.Galiba köklerin derinde olmasının faydası bu biraz da.
Chavez yenilirse insanca yaşam Latin Amerika için ölmüş demektir.Belki de tüm dünyayı daha beter bir yenilgi bekliyor olacak.
__________________
Bekle İstanbul
koçero is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski23-06-08, 23:13  #4
canugur
 
canugur'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 11,795

Alıntı:
Sayın melnur şöyle demiş:

Mesajı Göster
Önümüzde bir elli yıl var mı bilmiyorum. Ya da önümüzde daha ne kadar zaman var? Kapitalizm 89 sonrasında dünyayı yeniden biçimliyor. Sizin de söylediğiniz gibi neo liberal politikalar, günümüzde emperyalizmin daha azgonlaştığını ve 1789 aydınlanmasının gerisine düştüğünü gösteriyor.

Latin Amerika kendi realiteleri içinde emperyalizme karşı her zaman omurgalı bir duruş göstermiştir. Oralara baktığımızda, içimizde bir kıpırtı oluyor, bir umut dalgası yükseliyor. En azından "ne yaptıklarını biliyorlar" diyebiliyoruz. Ya bizde; ya bizim ülkemizde; bizim acılı ve sevgili ülkemizde?

Önümüzde bir elli yıl daha yok!

Emperyalizm 23 aydınlanması karşıtı gericilerle, sosyalizmden dönmüş liberalleri tek bir potada buluşturmuş. Sınıf politik söylemlerini gizleyerek, kendine özgü bir jargonla ( II. Cumhuriyet, Kemalist oligarşi, faşit bürokrasi) emperyalizm ve onun yeni ideolojik söylemini özgürlük ve demokrasi adı altında yutturmaya ve yaygınlaştırmaya çalışıyor. Ne sınıfsal bir yaklaşım var, ne de burjuva aydınlanmasının ötesine taşan bir özgürlük anlayışı...

Önümüzde bir elli yıl daha yok!

Kim dayanabilir ki buna? Sermaye dincilerden ve liberallerden oluşan yeni yönetici kadrosuna, "yıkın, dağıtın", "kar edin de nasıl edebilirseniz edin", "her türlü örgütlenmeyi engelleyecek ve gündemden düşürecek eylemler içinde bulunun, kamuyu suni gündemlerle meşgul edin, ama bunun yanında ideolojik olarak bilimi sulandıracak, halkı örgütsüz ve ideolojisiz bırakacak her türlü politik saldırıyı gündeme taşıyın" talimatı vermiş, gerici-liberal ittifakı da el birliğiyle bunun gerçekleştirilmesi için çaba sarfediyor. Gericilerin son on beş yıldır türban olayını yaygınlaştırmarma çabasının ile, sözüm ona liberallerin yıllarca sürdürdükleri, Cumhuriyet kazanımlarının altını oyan ideolojik saldırıları başka nasıl yorumlanabilir?

Önümüzde bir elli yıl daha yok!

Bu tabloyu değiştirecek olan, bu ülkenin solcularıdır. Sosyalistleridir. Diğer adıyla komünistleridir. Bu tabloyu değiştirecek olanlar bu ülkenin yurtsever insanlarıdır. Namuslu aydınlarıdır. Ama bizler ne yapıyoruz? Türkiye'de kapitalizm yeni vahşet senaryosunu adım adım sahneye koyarken ve bu sahneleme işinde gerici-liberal ittifakı el ele, gönül gönüle çalışırken ve önümüzde -belki- bir elli yıl daha yokken, bizim solcularımız, aydınlarımız, üniversiteli gençliğimiz, sosyalistlerimiz...ne yapıyor?

Koskoca bir hiç!

İdeolojik olarak yıkık; bazen birinin, bazen diğerinin dümen suyunda, abuk sabuk kavramları bilip bilmeden diline dolayarak, ( solcunun vatanı olmazmış, solcu yurtsever olmazmış; emperyalizm yeni vahşet politiğini sana ve ülkene dayatıyor, ellerini mi kaldırır, solcu; enternasyonalizm bu anlama mı geliyor? )okuyor gözükerek, aslında hiç okumadan, hiç çaba sarfetmeden, hiç örgütsel bir yapılanma içine girmeden...-günler geçip gidiyor. Elimizdeki mevziler bile bu kadar hoyratça sarsılırken, o mevzileri bir adım öteye taşımanın koşulları ortada yokken bu gerici-liberal ittifakın, bulanık söylemler altında yürüttüğü ideolojik saldırıyı gerileytecek bir argümana sahip olmak bir yana, zaman zaman bu koroya katılıyor olması bile, anlaşılır bir şey değil.Renksiz, silik, ve kuyrukçu bir sol anlayış içindeyken bir de keskin devrimci haller yok mu!

eğer sizin için temiz kılınmış hanımlardan nikahınız altına alacaksanız, o zaman biliniz ki; adaletli davranmak zorundasınız... onlar arasında adaletle hükmedeceksiniz... onların haklarına riayet edeceksiniz... hiç biri arasında ayırım yapmayacaksınız... Latin Amerikaya bir Chavez, bir Fidel, bir Che yetiyor; yetebiliyor; orada bir kıvılcım bir şeyleri tutuşturabiliyor ama burada yetmez; ülkede burjuva aydınlanmasına bile tahammül edemeyen bir ittifak varken, bu ittifak yeraltı ve yerüstü örgütlenmeleriyle emperyalizmin bu gerici saldırısını adım adım uygulamaya koyarken bize binlerce Chavez, binlerce Fidel, binlerce Che gerekli. Ama önce sosyalizm..Sosyalist aydınlanma...Bu yoksa hiç bir şey yok. Olamaz. Birbirimizi de kandırmamak gerek: Bir burjuva aydınlanmasını bile geri döndürmek isteyen gerici-liberal ittifak ağzıyla eleştiren bir solcudan ne Chavez, ne Fidel, ne de Che çıkacaktır...

Gerici saldırıların özgürlük adı altında gündemden düşmediği bir ülkede, sol kendi gündemini, kendi ideolojik kavramlarıyla ve sınıfsal yaklaşımıyla ortaya koymadıkça, demokrasiyi 28 şubat karşıtlığı olarak algılayan düşünce sahiplerinden hiç bir farkı kalmayacaktır. Karar verilmesi gereken konu budur.

Çünkü önümüzde bir elli yıl daha yok!
Ne ilginc, ne güzel özetlemissiniz..
Gecenlerde Kürkcü ile bir söylesimizde; "Can, bir 50 yil daha yok, ona göre... "demisti....
demek ki bir elli yil daha yok.....
__________________
Turbanla kros yarışmasınada senin ne işin var?
canugur is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski23-06-08, 23:52  #5
melnur
Yazıyaz Grup
Genel Koordinatörü

 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 9,279

Alıntı:
Sayın koçero şöyle demiş:

Mesajı Göster
Tomas Borge içerdeyken onu yıkma adına Fonseca'nın öldürüldüğünü söylerler.Bunun üzerine cevabı onu ölümsüzleştirdiniz türünden şeyler olur Tomas Borge'nin.Fonseca'nın kafası bir sırığa takılarak gezdirilir.Ne yazık ki istedikleri korkuyu yaratamazlar kitlelerde.Şair Rugama onca topa ve tanka direnirken tek başına,aslında iktidarın o kadar da güçlü olmadığını kanıtlar ölümüyle.
Latin Amerika aydını kapitalizmle asla uzlaşmamıştır.Latin Amerika Devrimcileri her yenilgi sonrası kendini toparlamayı başaracak kadar iyimser ve direngendir.Galiba köklerin derinde olmasının faydası bu biraz da.
Chavez yenilirse insanca yaşam Latin Amerika için ölmüş demektir.Belki de tüm dünyayı daha beter bir yenilgi bekliyor olacak.
Sn.koçero;

Kapitalizmle uzlaşı, ittifaklar, birliktelikler...her zaman solun gücü oranındadır. Ne kadar güçlüysen o kadar söz sahibisindir. Bugün solun ülkede gündem oluşturamaması, onun örgütlenme konusundaki yetersizliğinden ve dolayısıyla kalabalık olamayışından kaynaklanıyor.

Sol biziz. Sol bu ülkede işçiler, köylüler, aydınlar, üniversiteler... Hiç kimseyi dışlayıcı bir tavır alınmamalı. Sizin yazılarınızda hep bu şekilde bir ümitsizlik okuyorum. Belki yanılıyorum. Ama sol diye bizim dışımızda, elinde sihirli değneği olan "birileri" yok. Ya da solu sadece bunlardan ibaret görmemek gerek. Bazı kentlerde sosyalist partilerin örgütleri yok. Ne olacak? O kent insanı, oranın işçisi, köylüsü, öğrencisi gerçekleştirmeli bunu? Bu gerçekleşmiyorsa, kimi eleştireceğiz?
melnur is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski24-06-08, 02:04  #6
nerudaaa
 
Giriş Tarihi: Apr 2008
Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 41

Sn. Melnur çok doğru şeyler söylemiş. Biz biraz fazla mı tartışıyoruz. Yani ortada eylemlilikler yok. Eylem tartılşmayı beslemeli, tartışmada eylemi.
Egemen kesimler yıllardır solu- sosyalistleri bölücülükle, yıkıcılıkla, itham ettiler. Solu topluma böle yansıttılar ve solsuz bir ülke yaratmaya çalıştılar. Şimdi yarattıkları bu tablodan korkuyorlar çünkü ortada bir çözülme var. Toplumu yeniden inşa etmek ve bir toplum projesi ortaya koymak devrimcilerin işidir. Ne din temelli siyasal islmacılık, ne etnik temelde milliyetçilik, ne de "toplum bir hiçtir" diyen ve piyasaya tapan liberalizm bir toplum inşa edemez.
Sol bu ülke topraklarnda yeniden anlamlı bir ses olabilecekse toplumun geleceğiyle kendi geleçeği arasında bir ortaklık duygusu yaratmalıdır. Toplum biterken aslında solda birmektedir.
Evet latin amerikan öznel koşulları farklı biz buranın dilini tutturmaya bakalım. Mesela Venezuella tarihi hiç ırkçılık görmemiş.
Ece Temelkuran kitabında, bariodaki insanlara gecekondu yıkımından bahsediyor. Ordaki insanlar bu duruma şaşırıyorlar. "Nasıl yani kimse müdahale etmedi mi?" İşte biz solcular buralarda olmalıyız. Yaşam alanlarına.
Tabi bunu yaparken bence Geçmişin "devrimci bir eleştirisini" vermek farz oluyor. Bu günün koşuları at iziyle it izi birbirine karışmış durumda.
Ya aslında o kadar çok şey sölemek istiyorumda şimdilik bu kadar yeter.
nerudaaa is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski24-06-08, 03:07  #7
melnur
Yazıyaz Grup
Genel Koordinatörü

 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 9,279

Alıntı:
Sayın nerudaaa şöyle demiş:

Mesajı Göster
Sol bu ülke topraklarnda yeniden anlamlı bir ses olabilecekse toplumun geleceğiyle kendi geleçeği arasında bir ortaklık duygusu yaratmalıdır. Toplum biterken aslında solda birmektedir.
.
Evet, aynen öyle. Sosyal demokratlar hızla sağa savrulurken, sosyalistler hala birbirlerinin kafasını gözünü yarmakla meşgulken, dikkat edin meydan bütün renkleriyle sağ'a kaldı ve toplum da çözüldü.

Hiç bir umut yok toplumda. Hiç bir ışık yok.

Kasabasında muhtar olabilecek entellektüel birikimli insanlar tarafından yönetiliyoruz. Egemenler istediği gibi at koşturuyor. Halk giderek çok daha yoksul, çok daha ümitsiz. Geleceğimizi de çalıyorlar. Cumhuriyet kazanımları yokedilmek isteniyor. Toplum örgütsüz, partisiz.

Hepimiz suçluyuz.
Olan bitene kayıtsız kalmakla, boyuneğmekle, halkın en temel sorunlarından uzaklaşmakla, halktan kopmakla...suçluyuz. Hiç birimizin sosyalistçilik oynamasına gerek yok. Durum ortada.

Sadece özeleştiri...
Sadece ezberimizi bozmak.

Ve sadece sosyalizm!
Başka çözüm yok.
melnur is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski26-06-08, 04:31  #8
nerudaaa
 
Giriş Tarihi: Apr 2008
Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 41

işte tamda burda biz solcular toplumun içine girmeliyiz. Ayrı bir aidiyet yartmamlılyız. (Marjinallik anlamında söylüyorum)
Türkiye solunun önünde iki sorun var aşması gereken.
1-) 12 eylül faşizminin yıkıcı etkileri
2-) S.S.C.B'nin çöküşü
Bence ikincisi daha bir ağır basıyor. Tamda burda nasıl bir sozyalizm tartışmasını yapıp, doğabilcek bir sosyalizm dalgasına örgütlü hazırlanmamız gerekir.
Herkes bir öncü olma derdinde işte öncüde burdan çıkacak, mücadelenin içinden mücadele ederek. Dal yaprak ilişkisi gibi, Dal uzadığı zaman yaprakta gelişir.
Mesela bazı sol çevrelerde hala "taban kendisine gelen teoriyi tartışır, teori üretmez" gibi bir anlayış var. Zaten sosyalimin çöken anlayışı bu aşağıdan yukarı bir örgütlenme, bütün herkesin söz yetki karar süreçlerine dahil olduğu bir tarzı oturtmalıyız.
Latin amerikada beni heyacanlandıran şey de bu.
nerudaaa is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski26-06-08, 22:50  #9
baykus
 
baykus'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 317

evet türkiyeli devrimcilerinin önünde tartışılacak bir sorun daha var solcuları devrimcilerden ayırmak
solcular kapitalistlerden medet bekliyor onların aydınlanmasına onların demokrasisine
umut bağlamışlar
habuki devrimciler kapitalistlerle hiç uzlaşmaz onların demokrasisine ihtiyaçları yoktur
hatta onların krizi devrimin yolunu açar
düyayı tanımıyan bugünü okuyamıyan devrimin uzak olduğunu zanneder kapitalist ekonomistler kapitalizmin çöktüğünü söylüyor bu seferki kriz öncekilere benzemiyor
diyenler kapitalist iktisatçılar yeni yönetim biçimi kriz çözme miçimi deyil krizle yönetme
biçimidir yani ne demokrasi ne faşizm hem döv hem ikna et
böyle garip yöneyim dünya bugüne görmedi
işte devrimcilerin görevi bu duruma göre çözüm üretmek tabi kapitalizmi yıkmak için
ve yeniyi en yeniyi kurmak için yola çıkmalı
bugünün tartışması bana göre bu rolü işçi sınıfı alırmı almazsa kim alır
ama kapitalistlerin demorasisine ve kendilerine artık ihtiyaç kalmamıştır onları layık oldukları yere taş baltanın yanına müzeye göndermek gerek
dostça
baykus is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski27-06-08, 22:18  #10
koçero
 
Giriş Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 1,541

Alıntı:
Sayın nerudaaa şöyle demiş:

Mesajı Göster
işte tamda burda biz solcular toplumun içine girmeliyiz. Ayrı bir aidiyet yartmamlılyız. (Marjinallik anlamında söylüyorum)
Türkiye solunun önünde iki sorun var aşması gereken.
1-) 12 eylül faşizminin yıkıcı etkileri
2-) S.S.C.B'nin çöküşü
Bence ikincisi daha bir ağır basıyor. Tamda burda nasıl bir sozyalizm tartışmasını yapıp, doğabilcek bir sosyalizm dalgasına örgütlü hazırlanmamız gerekir.
Herkes bir öncü olma derdinde işte öncüde burdan çıkacak, mücadelenin içinden mücadele ederek. Dal yaprak ilişkisi gibi, Dal uzadığı zaman yaprakta gelişir.
Mesela bazı sol çevrelerde hala "taban kendisine gelen teoriyi tartışır, teori üretmez" gibi bir anlayış var. Zaten sosyalimin çöken anlayışı bu aşağıdan yukarı bir örgütlenme, bütün herkesin söz yetki karar süreçlerine dahil olduğu bir tarzı oturtmalıyız.
Latin amerikada beni heyacanlandıran şey de bu.
Bazı sol çevrelerde değil,tamamında.Bunun dışına çıkan tek bir sol hareket vardır bu coğrafyada.Bunu başardıklarında yapı kontrol edilemez hale gelmişti.Kısacası bastığınız yer doğru ancak ortaya çıkan sonuç sizi farklı yerlere taşıyabiliyor.Oldukça doğru bir çalışma tarzı olmasına rağmen,olumsuz sonuçların önlemini alacak bir deneyim yaşanmıştır son noktada.
Latin Amerika ile aramızda bazı temel farklılık var.İlki köklü bir sol geleneğe sahiptir Latin Solu.Aydınları kapitalizmle asla uzlaşmamıştır.Kısacası onların mücadelesi asla kesintiye uğramamıştır.Kapitalizmde/emperyalizmde,faşist cuntalarda,uğradıkları yenilgilerde onların iyimserliklerini ve mücadele azmini asla etkilememiştir.Bir diğer farklılık Troçkistler'e varıncaya kadar ortak hareket etme yetenekleri oldukça fazla gelişmiştir.Kısacası örgütlülüklerini dağıtmadan tek bir çatı altında bulabilirsiniz Latin Solunu.Elbette sosyo-ekonomik yapı bunlara eklenmeli.
__________________
Bekle İstanbul
koçero is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Latin Amerika Dünyaya Işık Saçıyor Anadolu Dünya Siyaseti 48 19-12-07 12:18
Latin Amerika ülkeleri "Güney Bankası"nı kurdu! fenerbahçeli Dünya Siyaseti 1 12-12-07 01:11
Devrim ve Latin Amerika Şimal Dünya Siyaseti 19 14-07-07 21:48
Latin Amerika, Şili, Venezuela ve Anarşist Komünizm alpagut Siyasi İdeolojiler 0 18-05-07 01:54


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 16:00.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz