|
|
||||||||||
![]() |
| |||||||
| Kaynayan Damar Latin Amerika / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Dünya'daki gelişmeler, Dış ilişkiler, Avrupa Birliği |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2008 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 41
| Kitabı yerine koydum. Şöyle bir düşündüm. Evet dedim hikaye bu sefer kötü bitmemiş. Bütün o ayak oyunları işe yaramamış. CIA Türkiye'deki gibi başarılı olamamış orda. Darbeyi yapamamış. Tekrar kitabı elime aldım Bolivar yüzüme gayet nezih bakıyordu. "Biz burada devrim yapıyoruz sinyorita" diye uyarmışlardı Ece temelkuran'ı. Sonra Chavezin Ulusal Gençlik Festivalinde yaptığı konuşma aklıma geldi. Mıh gibi aklıma kazıdı sözleri. "Önümüzde bir elli yıl yok" diyordu chavez. "Ne yaparsak şimdi yapmalıyız. Kapitalizm insanlığı alt ediyor. Bu festivalde ülkenize gittiğiniz evinize işinize dönüp monotonluğu kabul edmezsiniz. Eğer bunu yaparsanız bu festivalin ruhuna ihanet etmiş olursunuz. Burda yapılanlarını ülkenizde anlatın kendiniz çoğaltın. Neo liberalizmin yenilebileceğiniz gidin ve anlatın." Evet üstüme alındım. Neler yapılmamışki ne bedeller ödenmiş latin amerikada. Ucuz gıda marketleri okullar eğitim yeni anaysayla beraber sadece kadınlara sağlanan haklar. Neo liberalizme karşı direnirlerken aynı zamanda 21. yüzyılın sosyalizminide yaratıyorlar. Katılımcı demokrasi, çoğulculuk chavezin önemli vurgu yaptığı ve pratikte kanıtladığı şeyler. İşte alın kötü bitmeyen bir hikaye, nedense "bendede var" herzaman kötü bir son bekleriz. Biz solcuların aşamadığı fanuslar bunlar. İnsanlar o kadar bedele rahmen güle oynaya devrim yapıyorlar Sonuç olarak kendi ülkemizdede aynı latin amerikadaki gibi yeni bir hayat varoşlarda (bariolar) kurulacak. Ben buradan solculra bunu söylemek istedim artık varaşlara orda halkın dayanışma ilişkilerini örgütlemek gerektiğini ve bu ülkenin dilini tuturmamız gerektiğini söylüyorum. Beni korkutan Chavezin dediği gibi bu son şansımız olabilir. Bir 50 yıl daha bekleyemeyiz. Marks ve Engels gelecek yüzyıla ışık tutyorlardı ama biz bugünü değiştimek zorundayız. Chavezin son sözleriyle noktalamak istiyorum. "Hapisteyken, Komutan Tomas Borge’un Fidel Castro’yla 1989 – 1990 arasında yaptığı bir görüşmeyi okumuştum. Sovyetler Birliği’nin sosyalist kampın çöküşünün tam ortasıydı. Bu görüşmede Fidel, bu karanlığın ortasında öyle görünüyor ki bir ışık fark etmişti ve yakın zamanda halkların yaratacağı yeni bir dalganın geleceğini söylemişti. O özellikle Latin Amerika’ya gönderme yapıyordu ama bu tüm dünyayı içine alan bir dalga. Ve şu anda yaşamakta olduğumuz anın bir başka özelliği de tam olarak budur. Bu özellik, dostlarım, yoldaşlarım yararlanmamız gereken bir değişim potansiyeli olabilir.” Saygılarımla nerudaaa Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 16-06-08 05:01 . |
|
| #2 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 9,279
| Önümüzde bir elli yıl var mı bilmiyorum. Ya da önümüzde daha ne kadar zaman var? Kapitalizm 89 sonrasında dünyayı yeniden biçimliyor. Sizin de söylediğiniz gibi neo liberal politikalar, günümüzde emperyalizmin daha azgonlaştığını ve 1789 aydınlanmasının gerisine düştüğünü gösteriyor. Latin Amerika kendi realiteleri içinde emperyalizme karşı her zaman omurgalı bir duruş göstermiştir. Oralara baktığımızda, içimizde bir kıpırtı oluyor, bir umut dalgası yükseliyor. En azından "ne yaptıklarını biliyorlar" diyebiliyoruz. Ya bizde; ya bizim ülkemizde; bizim acılı ve sevgili ülkemizde? Önümüzde bir elli yıl daha yok! Emperyalizm 23 aydınlanması karşıtı gericilerle, sosyalizmden dönmüş liberalleri tek bir potada buluşturmuş. Sınıf politik söylemlerini gizleyerek, kendine özgü bir jargonla ( II. Cumhuriyet, Kemalist oligarşi, faşit bürokrasi) emperyalizm ve onun yeni ideolojik söylemini özgürlük ve demokrasi adı altında yutturmaya ve yaygınlaştırmaya çalışıyor. Ne sınıfsal bir yaklaşım var, ne de burjuva aydınlanmasının ötesine taşan bir özgürlük anlayışı... Önümüzde bir elli yıl daha yok! Kim dayanabilir ki buna? Sermaye dincilerden ve liberallerden oluşan yeni yönetici kadrosuna, "yıkın, dağıtın", "kar edin de nasıl edebilirseniz edin", "her türlü örgütlenmeyi engelleyecek ve gündemden düşürecek eylemler içinde bulunun, kamuyu suni gündemlerle meşgul edin, ama bunun yanında ideolojik olarak bilimi sulandıracak, halkı örgütsüz ve ideolojisiz bırakacak her türlü politik saldırıyı gündeme taşıyın" talimatı vermiş, gerici-liberal ittifakı da el birliğiyle bunun gerçekleştirilmesi için çaba sarfediyor. Gericilerin son on beş yıldır türban olayını yaygınlaştırmarma çabasının ile, sözüm ona liberallerin yıllarca sürdürdükleri, Cumhuriyet kazanımlarının altını oyan ideolojik saldırıları başka nasıl yorumlanabilir? Önümüzde bir elli yıl daha yok! Bu tabloyu değiştirecek olan, bu ülkenin solcularıdır. Sosyalistleridir. Diğer adıyla komünistleridir. Bu tabloyu değiştirecek olanlar bu ülkenin yurtsever insanlarıdır. Namuslu aydınlarıdır. Ama bizler ne yapıyoruz? Türkiye'de kapitalizm yeni vahşet senaryosunu adım adım sahneye koyarken ve bu sahneleme işinde gerici-liberal ittifakı el ele, gönül gönüle çalışırken ve önümüzde -belki- bir elli yıl daha yokken, bizim solcularımız, aydınlarımız, üniversiteli gençliğimiz, sosyalistlerimiz...ne yapıyor? Koskoca bir hiç! İdeolojik olarak yıkık; bazen birinin, bazen diğerinin dümen suyunda, abuk sabuk kavramları bilip bilmeden diline dolayarak, ( solcunun vatanı olmazmış, solcu yurtsever olmazmış; emperyalizm yeni vahşet politiğini sana ve ülkene dayatıyor, ellerini mi kaldırır, solcu; enternasyonalizm bu anlama mı geliyor? )okuyor gözükerek, aslında hiç okumadan, hiç çaba sarfetmeden, hiç örgütsel bir yapılanma içine girmeden...-günler geçip gidiyor. Elimizdeki mevziler bile bu kadar hoyratça sarsılırken, o mevzileri bir adım öteye taşımanın koşulları ortada yokken bu gerici-liberal ittifakın, bulanık söylemler altında yürüttüğü ideolojik saldırıyı gerileytecek bir argümana sahip olmak bir yana, zaman zaman bu koroya katılıyor olması bile, anlaşılır bir şey değil.Renksiz, silik, ve kuyrukçu bir sol anlayış içindeyken bir de keskin devrimci haller yok mu! Önümüzde bir elli yıl daha, sanırım yok. Latin Amerikaya bir Chavez, bir Fidel, bir Che yetiyor; yetebiliyor; orada bir kıvılcım bir şeyleri tutuşturabiliyor ama burada yetmez; ülkede burjuva aydınlanmasına bile tahammül edemeyen bir ittifak varken, bu ittifak yeraltı ve yerüstü örgütlenmeleriyle emperyalizmin bu gerici saldırısını adım adım uygulamaya koyarken bize binlerce Chavez, binlerce Fidel, binlerce Che gerekli. Ama önce sosyalizm..Sosyalist aydınlanma...Bu yoksa hiç bir şey yok. Olamaz. Birbirimizi de kandırmamak gerek: Bir burjuva aydınlanmasını bile geri döndürmek isteyen gerici-liberal ittifak ağzıyla eleştiren bir solcudan ne Chavez, ne Fidel, ne de Che çıkacaktır... Gerici saldırıların özgürlük adı altında gündemden düşmediği bir ülkede, sol kendi gündemini, kendi ideolojik kavramlarıyla ve sınıfsal yaklaşımıyla ortaya koymadıkça, demokrasiyi 28 şubat karşıtlığı olarak algılayan düşünce sahiplerinden hiç bir farkı kalmayacaktır. Karar verilmesi gereken konu budur. Çünkü önümüzde bir elli yıl daha yok! |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 1,541
| Tomas Borge içerdeyken onu yıkma adına Fonseca'nın öldürüldüğünü söylerler.Bunun üzerine cevabı onu ölümsüzleştirdiniz türünden şeyler olur Tomas Borge'nin.Fonseca'nın kafası bir sırığa takılarak gezdirilir.Ne yazık ki istedikleri korkuyu yaratamazlar kitlelerde.Şair Rugama onca topa ve tanka direnirken tek başına,aslında iktidarın o kadar da güçlü olmadığını kanıtlar ölümüyle. Latin Amerika aydını kapitalizmle asla uzlaşmamıştır.Latin Amerika Devrimcileri her yenilgi sonrası kendini toparlamayı başaracak kadar iyimser ve direngendir.Galiba köklerin derinde olmasının faydası bu biraz da. Chavez yenilirse insanca yaşam Latin Amerika için ölmüş demektir.Belki de tüm dünyayı daha beter bir yenilgi bekliyor olacak. __________________
Bekle İstanbul |
|
| #4 | ||
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 11,795
| Alıntı:
Gecenlerde Kürkcü ile bir söylesimizde; "Can, bir 50 yil daha yok, ona göre... "demisti.... demek ki bir elli yil daha yok..... __________________
Turbanla kros yarışmasınada senin ne işin var? | |
|
| |
| #5 | ||
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 9,279
| Alıntı:
Kapitalizmle uzlaşı, ittifaklar, birliktelikler...her zaman solun gücü oranındadır. Ne kadar güçlüysen o kadar söz sahibisindir. Bugün solun ülkede gündem oluşturamaması, onun örgütlenme konusundaki yetersizliğinden ve dolayısıyla kalabalık olamayışından kaynaklanıyor. Sol biziz. Sol bu ülkede işçiler, köylüler, aydınlar, üniversiteler... Hiç kimseyi dışlayıcı bir tavır alınmamalı. Sizin yazılarınızda hep bu şekilde bir ümitsizlik okuyorum. Belki yanılıyorum. Ama sol diye bizim dışımızda, elinde sihirli değneği olan "birileri" yok. Ya da solu sadece bunlardan ibaret görmemek gerek. Bazı kentlerde sosyalist partilerin örgütleri yok. Ne olacak? O kent insanı, oranın işçisi, köylüsü, öğrencisi gerçekleştirmeli bunu? Bu gerçekleşmiyorsa, kimi eleştireceğiz? | |
|
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2008 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 41
| Sn. Melnur çok doğru şeyler söylemiş. Biz biraz fazla mı tartışıyoruz. Yani ortada eylemlilikler yok. Eylem tartılşmayı beslemeli, tartışmada eylemi. Egemen kesimler yıllardır solu- sosyalistleri bölücülükle, yıkıcılıkla, itham ettiler. Solu topluma böle yansıttılar ve solsuz bir ülke yaratmaya çalıştılar. Şimdi yarattıkları bu tablodan korkuyorlar çünkü ortada bir çözülme var. Toplumu yeniden inşa etmek ve bir toplum projesi ortaya koymak devrimcilerin işidir. Ne din temelli siyasal islmacılık, ne etnik temelde milliyetçilik, ne de "toplum bir hiçtir" diyen ve piyasaya tapan liberalizm bir toplum inşa edemez. Sol bu ülke topraklarnda yeniden anlamlı bir ses olabilecekse toplumun geleceğiyle kendi geleçeği arasında bir ortaklık duygusu yaratmalıdır. Toplum biterken aslında solda birmektedir. Evet latin amerikan öznel koşulları farklı biz buranın dilini tutturmaya bakalım. Mesela Venezuella tarihi hiç ırkçılık görmemiş. Ece Temelkuran kitabında, bariodaki insanlara gecekondu yıkımından bahsediyor. Ordaki insanlar bu duruma şaşırıyorlar. "Nasıl yani kimse müdahale etmedi mi?" İşte biz solcular buralarda olmalıyız. Yaşam alanlarına. Tabi bunu yaparken bence Geçmişin "devrimci bir eleştirisini" vermek farz oluyor. Bu günün koşuları at iziyle it izi birbirine karışmış durumda. Ya aslında o kadar çok şey sölemek istiyorumda şimdilik bu kadar yeter. |
|
| #7 | ||
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 9,279
| Alıntı:
Hiç bir umut yok toplumda. Hiç bir ışık yok. Kasabasında muhtar olabilecek entellektüel birikimli insanlar tarafından yönetiliyoruz. Egemenler istediği gibi at koşturuyor. Halk giderek çok daha yoksul, çok daha ümitsiz. Geleceğimizi de çalıyorlar. Cumhuriyet kazanımları yokedilmek isteniyor. Toplum örgütsüz, partisiz. Hepimiz suçluyuz. Olan bitene kayıtsız kalmakla, boyuneğmekle, halkın en temel sorunlarından uzaklaşmakla, halktan kopmakla...suçluyuz. Hiç birimizin sosyalistçilik oynamasına gerek yok. Durum ortada. Sadece özeleştiri... Sadece ezberimizi bozmak. Ve sadece sosyalizm! Başka çözüm yok. | |
|
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2008 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 41
| işte tamda burda biz solcular toplumun içine girmeliyiz. Ayrı bir aidiyet yartmamlılyız. (Marjinallik anlamında söylüyorum) Türkiye solunun önünde iki sorun var aşması gereken. 1-) 12 eylül faşizminin yıkıcı etkileri 2-) S.S.C.B'nin çöküşü Bence ikincisi daha bir ağır basıyor. Tamda burda nasıl bir sozyalizm tartışmasını yapıp, doğabilcek bir sosyalizm dalgasına örgütlü hazırlanmamız gerekir. Herkes bir öncü olma derdinde işte öncüde burdan çıkacak, mücadelenin içinden mücadele ederek. Dal yaprak ilişkisi gibi, Dal uzadığı zaman yaprakta gelişir. Mesela bazı sol çevrelerde hala "taban kendisine gelen teoriyi tartışır, teori üretmez" gibi bir anlayış var. Zaten sosyalimin çöken anlayışı bu aşağıdan yukarı bir örgütlenme, bütün herkesin söz yetki karar süreçlerine dahil olduğu bir tarzı oturtmalıyız. Latin amerikada beni heyacanlandıran şey de bu. |
|
| #9 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 317
| evet türkiyeli devrimcilerinin önünde tartışılacak bir sorun daha var solcuları devrimcilerden ayırmak solcular kapitalistlerden medet bekliyor onların aydınlanmasına onların demokrasisine umut bağlamışlar habuki devrimciler kapitalistlerle hiç uzlaşmaz onların demokrasisine ihtiyaçları yoktur hatta onların krizi devrimin yolunu açar düyayı tanımıyan bugünü okuyamıyan devrimin uzak olduğunu zanneder kapitalist ekonomistler kapitalizmin çöktüğünü söylüyor bu seferki kriz öncekilere benzemiyor diyenler kapitalist iktisatçılar yeni yönetim biçimi kriz çözme miçimi deyil krizle yönetme biçimidir yani ne demokrasi ne faşizm hem döv hem ikna et böyle garip yöneyim dünya bugüne görmedi işte devrimcilerin görevi bu duruma göre çözüm üretmek tabi kapitalizmi yıkmak için ve yeniyi en yeniyi kurmak için yola çıkmalı bugünün tartışması bana göre bu rolü işçi sınıfı alırmı almazsa kim alır ama kapitalistlerin demorasisine ve kendilerine artık ihtiyaç kalmamıştır onları layık oldukları yere taş baltanın yanına müzeye göndermek gerek dostça |
|
| #10 | ||
![]() Giriş Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 1,541
| Alıntı:
Latin Amerika ile aramızda bazı temel farklılık var.İlki köklü bir sol geleneğe sahiptir Latin Solu.Aydınları kapitalizmle asla uzlaşmamıştır.Kısacası onların mücadelesi asla kesintiye uğramamıştır.Kapitalizmde/emperyalizmde,faşist cuntalarda,uğradıkları yenilgilerde onların iyimserliklerini ve mücadele azmini asla etkilememiştir.Bir diğer farklılık Troçkistler'e varıncaya kadar ortak hareket etme yetenekleri oldukça fazla gelişmiştir.Kısacası örgütlülüklerini dağıtmadan tek bir çatı altında bulabilirsiniz Latin Solunu.Elbette sosyo-ekonomik yapı bunlara eklenmeli. __________________
Bekle İstanbul | |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Latin Amerika Dünyaya Işık Saçıyor | Anadolu | Dünya Siyaseti | 48 | 19-12-07 12:18 |
| Latin Amerika ülkeleri "Güney Bankası"nı kurdu! | fenerbahçeli | Dünya Siyaseti | 1 | 12-12-07 01:11 |
| Devrim ve Latin Amerika | Şimal | Dünya Siyaseti | 19 | 14-07-07 21:48 |
| Latin Amerika, Şili, Venezuela ve Anarşist Komünizm | alpagut | Siyasi İdeolojiler | 0 | 18-05-07 01:54 |