|
|
||||||||||
![]() |
| |||||||
| Türk Dili ve Edebiyatı (Türkçe Öğreniyoruz) / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Edebi tartışmaların ve kitap tanıtımlarının yer aldığı bölüm. |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2008
Mesajlar: 452
| Bu başlığı, gerçek Türkçe'nin öğrenilmesine el birliğiyle katkı yapacağımız düşüncesiyle açıyorum.Burada, Türkçe sözlerin kökenleri, bilmediğimiz Türkçe sözler ve eylemler gibi konuları işleyeceğiz. Bu başlık altındaki yazılarda dilbilimde kullanılan işaretleri kullanacağım, örneğin > "türeme" imidir, sözcükten sonra gelen "-" imi, ilgili sözün "eylem" olduğunu gösterir, şöyle ki iç yazarsanız, "dış karşıtı" anlamı verir, "evin içi"ndeki gibi, ancak iç- yazdığınızda "içmek" anlamına gelir. İlk olarak bi- eylemiyle başlamak istiyorum; bi : bıçağın keskin ağzı 2) keskin biz : her tür sivri alet, iğ : çuvaldız bile- : bi duruma getirmek, keskinleştirmek, bilemek bi- : keskin olmak bilegü > bileğü > bileği > biley : bileme taşı, biley taşı biç- : kesmek biçek : biçek > bıçak biçki : biçki > bıçkı : testere biçkin : biçkin > bıçkın : keskin 2) hızlı [ sözcüğün ikinci anlamı Farsça tez ile aynıdır.Fa tez : keskin, sivri 2) acele, çabuk ] bucak : buçgak > buçğak > bucak : köşe, kesim, kesit [ bıç- > buç- ] buçuk : bıçuk > buçuk : kesilmiş olan, yarım [ ilkses b etkisi ile ı > u dönüşümü olağandır. ] biçim : sûret, endam, boy pos [ Eski Türkçe Biçin / Biçim ] * Ön Altayca Mêça, Ön Türkçe Bêçin "maymun" , insan sûretinde olmasından ötürü; Diğer Altay Dillerinde; Eski Türkçe Beçin, Karahanlıca Beçin, Orta Türkçe Beçin, Sarı Uygurca Piçin, Eski Uygurca Beçin, Türkmence Bîjin, Çuvaşça Bexti (bekhti), Nogayca / Kazakça / Karakalpakça Meşin, Kırgızca / Oyratça Meçin, Orta Kalmukça Sarmagçin, Tıvaca / Altay Türkçesi / Hakasça Sarmaşkın, Ön Moğolca Meçin, Moğolca Meçi(n), Orta Moğolca Sor-Meçi, Halhaca Meç, Buryatça Meşe(n), Kalmukça Sar-Möçn, Ordosça Meçi(n), Mongurca Meçin, Ön Japonca Masi, Eski Japonca Masi, Orta Japonca Masi, Masira buda- : butı- > buta- > buda- : budamak, kesmek budak : butık > butak > budak : budanmış olan biti- : sivri bir uçla çizmek 2) yazı yazmak * Eski Yunanca grafô, Latince scribere, Arapça hatt, da sivri bir uçla çizmek, çentmek demektir.Eski dönemlerde, yazma işi, kil ya da taş üzerine biz ile, sivri uçlu bir alet ile yapılırdı.Türkçe bı- ilkses b'den dolayı ses yuvarlaklaşması ile > bu- buradan da butı- > buta- > buda- gibi, bi- türevinden biti- taş ya da kil tablet üzerine çenterek yazmak, biz ile çizmek, demektir.Eski Türkçe Bitig "kitap" sözcüğünün Çince pi-ti "yazı fırçası"ndan geldiği savı tümüyle yanlıştır.Birincisi Çince'de "pi-ti" biçiminde bir sözcük yoktur, ikincisi Çince "pi-ti" Türkçe'ye geçse dahi, eylem olarak kullanılamaz, oysa Bitig sözcüğünün sonunda, eylemlerden ad türeten -g ekini görmekteyiz.Eski Türkçe Tirig > Tiriğ > Tiri > Diri, Ölüg > Ölüğ > Ölü, Turug > Turuğ > Turu > Duru örneklerinde olduğu gibi.Sözcüklerin günümüze ulaşan evriliminde sondaki -g eki yumuşayarak -ğ'ye döner, daha sonra tek heceliler dışında yitime uğrar. bitig : bitig > bitiğ > biti : kitap, mektup, nâme, yazılı şey [ Eski Anadolu Türkçesi'nde kullanılmıştır.Günümüzde Macarca'da betü biçiminde "mektup, harf" anlamlarıyla yaşamaktadır. ] Çoğu dilde safya sözcüğü, ikinci bir anlam olarak yüz demektir.Arapça olan saife > sahife > sayfa sözcüğünün kökeni, sahîf de "yerin yüzü, yüz" anlamına gelir. Moğolca Çiray ; yüz, sayfa demektir.Tıvaca (bir Türk dili) Arıñ (arı olan, pak, temiz "ak" renginden dolayı) ; sayfa, yüz demektir. Uygurca, Kırgızca ve Kazakça'da da bugün Bet ; safya, kağıt, yüz anlamına gelir. Dilimizde "Beti benzi atmak" deyiminde yaşamaktadır, Bet ; safya, yüz, kağıt demektir. Beñiz > Beniz aynı kökten > Beñize- (benzemek) : suret, biçim, form, görünüş demektir. "Beti benzi atmak" ; yüzünün sreti değişti, yüzü ağardı demektir. Buradan hareketle, pekçok sözcüğümüzü diriltebiliriz öneriler; Bet- : yazmak, kaydetmek, kayıt altına almak [bit- kökünden e > i dönüşümü örnekleri Türkçe'de çoktur.] Bet : sayfa 2) yüz 3) kâğıt Beti : mektup 2) harf [Macarca'da Türkçe'den alıntıdır ve aynen yaşar, İngilizce'deki "letter" sözcüğünün hem mektup hem harf anlamına gelmesi gibi benzeşir.] Betici : postacı (artık kalmadı ya neyse) Betievi - Betilik : postahane (İtalyanca posta ve Farsça hane birleştirimi uydurmadır.) Betim : tasvir (daha yeni türetimdir, ancak doğru ve güzel türetilmiştir.) Betimle- : tasvir etmek Betiz : resim [Eski Türkçe'dir, "resim" anlamına gelir.] resim nasıl ki ikinci anlam olarak "fotoğraf" demekse Betiz de resim 2) fotoğraf anlamında kullanılabilir. Betizci : ressam (eski Türkçe) Betizlik : çerçeve, tual v.b. (?) [henüz karşılığı boş] Betik : kitap => Betiksiz > Betiksizlik > Betikli > Betiklilik (İngilizce sözlüklerde tüm türevleri yazar bu şekilde) Betikçi : kitapçı > Betikçilik Betikevi : kitapevi Betiklik : kitaplık Arapça "kitaplar" demek olan "kutub"dan türetilmiş "kutubhane" (Arapça + Farsça = uydurma'dır.) "Kitaplarevi" gibi bir anlama gelir.Tatarca'da Okuvhana (okumahane) derler, buradan esin ile kütüphane için => Okumevi denebilir. [Oku- > Okum ; eylemlerden fiil adı yapan +m eki ile doğru bir türetimdir bknz : sayım, ölüm, doğum, satım v.b...] beg Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 15-07-08 19:42 . |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 11,813
| Bu baslik altinda zengin öztürkce arsivi olusturuyorsunuz tebrikler, devamini bekliyoruz. yararlanmamiz icin koydugunuz bu kaynaklar cok isimize yarayacaktir kuskusuz. dizgenizi dagitmamak icin uzatmak istemiyorum, saygiyla. __________________
Turbanla kros yarışmasınada senin ne işin var? |
|
| |
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2008
Mesajlar: 452
| bu- : kokulu olmak, tüter olmak buğ : bug > buğ > buy : koku 2) güzel koku buğu : bugu > buğu : buhar bur- : kokmak 2) tütmek burcu : güzel koku, râyihâ " burcu burcu " buram : güzel koku " buram buram " burun : koku alan yapa (organ, uzuv) * Türkçe buğ "koku, güzel koku" sözcüğü Farsça'ya da geçmiştir.Bu sözcükten türetilmiş olanlar; şebboy : Farsça "şebbuy" > şeb "gece" + buy "koku" : gecekokan / gecebuyan buyistan : "koku-yeri" > "çiçek bahçesi" yeniden Türkçe'ye alınmış (bu gibi durumlara bilbilimde re-borrowing "yeniden alım" deniyor.) > Bostan bursı- : kötü kokmak, pis kokmak, kokuşmak > Bursık / Bursımık > Porsuk [benzer bir durum hint-avrupa dillerinde de ardır => ~ Frsnzıca bison bir tür yaban sığırı ~ Latince bison ~ Germence *wisand- pis kokan < Germence *wis- pis kokmak ==> vizon ; Fransızca vison kürkünden faydalanılan bir tür küçük memeli hayvan ~ Germence *wisulon- < Germence *wis- pis kokmak >*Aynı kökten İngilizce weasel "sansar"] beg Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 15-07-08 19:57 . |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 1,281
| Bu başlık için bir sorun yok zaten ,ama sadece burda değil bu..Çeviri kitaplarda,metinlerde yapmaya çalışıyorlar bunu.. şaplatmak,şuptatmak,gelinge,gidingeç vs kaynamaya başladı kitaplar.."Ne diyon sen ya" diyesi geliyor insanın.. Ben onun değil o benim peşimi bırakmıyor.. |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2008 Ülke / Şehir: Dünya Cezaevi Türkiye Koğuşu
Mesajlar: 909
| Benim anlamadığım bunları öğrenmek bize ne kazandıracak. Ben bunları sokakta birisiyle muhabbet ederken kullansan adam dalga geçtiğimi zannederek anneme söver. Kültürünü geliştir derseniz bir düşünürüm ama Türkçenin özgün halinin korunması için verilen bu mücadeleler boşuna. Kelimeler yani dil bir semboldür.Amaç bilgileri,istekleri,emirleri vb anlatmaktır.Hangi dille olursa olsun karşımızdakine derdimizi anlatmamız esastır. __________________
Sevgilim,eylem güzelim benim Yitik bir ülkeyi korumaya değil, Yeniden kurulacak bir ülkeyi, Aşk ile örmeye benzer devrimci olmak. |
|
| #6 | ||
![]() Giriş Tarihi: May 2008
Mesajlar: 452
| Benim verdiğim sözcükler yeni türetim değil, dikkatli okursan binlerce yıllık eski Türkçe köklerden bahsediyorum.Ayrıca her dilde yeni türetimler de yapılır, kurallı olduktan sonra sakıncası yoktur. Alıntı:
Sn. maddeci, sokakta "bıçak" dediğinizde anneize mi sövüyorlar? Betik gibi eski ve diriltilmesi gereken sözcükler de başlığında yzdığı gibi "öneridir", isteyen kullaır istemeyen kullanmaz, ben size zorla "betik" dedirtemeyeceğim gibi, siz de bana zorla Arapça "kitap" dedirtemezsiniz, bu tartışılacak bir konu değil, isteyen istediği dili konuşur, bu en temel haktır. Ayrıca madem tek amaç "anlaşmak" şu an Türkiye'deki herkes Türkçe "anlaşabilmekte" o halde Kürtçe v.b. olmasa da olur, ya da "ingilizce de" anlaşabilirsiniz istediğinizle.Siz istediğiniz dili konuşun.Burada, "benim gibi" düşünenlere bir hitap var, siz neden üzstünüze alınıyorsunuz ki? beg Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 15-07-08 20:09 .Sebep: Mesajlar birleştirildi... | |
|
| #7 | ||
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 11,813
| Alıntı:
Türeyen bir dil gelisir. DIL CANLIDIR. Osmanlica kisirdi, halk konusamiyordu. Benim dogdugum büyük kasabada, yalniz dedem ve bir avukat iyi osmanlica ve Türkce biliyordu. Halk ise osmanlicayi hic bilmedigi gibi bozuk bir halk dili türkcesi ile arapca karisik garip bir dile sahipken, latin harfli yeni Türkce garamer ve sözcüklerle baslatilan egitim seferberligi kisa sürede kaniksanmisti. Buna itiraz edenler yalnizca ulema takimiydi. Her dil kendi icinde türer. Arapcayi asagilamiyorum. Ama Arap dili türkce konusarak türetilmez, bir dil katliami ortaya cikar. Ve dil önce yazili edebiyattan halka gecer.. Bu basarilabilir örnegin. zaman alacaktir kuskusuz. Halikarnas balikcisi Bodrumlu söyle der bir yazisinda: " Form yerine bicim, problem yerine sorun sözcügünü yerlestirmemiz 10 yilimizi aldi." __________________
Turbanla kros yarışmasınada senin ne işin var? | |
|
| |
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 1,281
| Bu sözler ve çok daha saçma sapanları son model çeviri kitaplarda bolca geçiyor. Kelimenin ne olduğunu ,nerden geldiğini anlayabiliriz ama tuhaf konuşmak istemediğimiz gibi tuhaf şeyler okumak ta istemem... |
|
| #9 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2008
Mesajlar: 452
| ti- : ses vermek, ses çıkarmak, demek [ ti- > te- > de- ] til : dil til : til > tel [ til > tel ( Tatarca "dil" ) ] tel : ince çekilmiş metal tel, ses çıkaran ince metal telek : Kuşların gövde, kanat ve kuyruğunda bulunan, uçma, örtü ve kuyruk telekleri olarak üçe ayrılan, çeşitli renklerde kalın eksenli tüy [ küçültme eki +k ile ; tel > telek, baş > başak, yol > yolak, Köktürkçe'de köl > kölek > gölek; küçük göl ] ti- / tı- : Yakutça (Sakaca) tıl, Tıvaca dıl; dil tile- : talep etmek, istemek, dile getirmek, dilemek tilek : talep, arzu > dilekçe dilenci : dileyen kişi tın- : ses vermek, ses çıkarmak tını : ses perdesi, ton tınla- : ses çıkarmak tınlamak / tinlemek : ses algılamak, dinlemek > Türkmence tıñla- : dinle- [ tıñla- / tiñle- : aslî olarak "ses çıkarmak, ses vermek" demektir, "ses algılamak, ses almak" anlamı sonradan anlam değişmesi yoluyla kazanılmış olmalıdır, karşı tarafın ses çıkarması anlamından türediği açıktır. ] |
|
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2008 Ülke / Şehir: Dünya Cezaevi Türkiye Koğuşu
Mesajlar: 909
| Merak ettim bu kelimeleri atalarımız en son kaç yüz yıl önce kullanmışlar. Samimi söylüyorum Sayın beg,yazdığınız kelimelerden yeni bir dil oluşuyor. Bu kelimeleri çocuğunuza öğretin,hiç kimseye derdini anlatamaz. __________________
Sevgilim,eylem güzelim benim Yitik bir ülkeyi korumaya değil, Yeniden kurulacak bir ülkeyi, Aşk ile örmeye benzer devrimci olmak. |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Ece Temelkuran: "İnceldiği yerden kopan" | sodalimon | Türkiye Siyaseti | 133 | 09-12-07 01:24 |
| 16 Türk devleti | portia | Türkiye Siyaseti | 25 | 12-10-07 15:20 |
| AKP genel merkezi önünde yapılacak "PKK DIŞARI"eylemi | cemuzan | Türkiye Siyaseti | 12 | 10-10-06 14:16 |