Yazıyaz Forum RSS beslemesi
Bu nedir?
 


"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.

Yeni Üyelerimizin Dikkatine!

 



Geri Dön Yazıyaz Forum > Edebiyat > Edebi tartışmalar ve kitap tanıtımları

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Türk Alfabesi (Köktürk Tamgaları) / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Edebi tartışmaların ve kitap tanıtımlarının yer aldığı bölüm.

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski09-08-08, 23:56  #1
beg
 
beg'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2008
Mesajlar: 452
Türk Alfabesi (Köktürk Tamgaları)



Ben, biz Türklerin kendi-öz yazımızı günümüzde de kullanmamız gerektiğini düşünen biriyim.Öncelikle Köktürk değil kısaca Türk yazısı diyorum, çünkü "bize" ait olan başka alfabe yok.

Neden? Diye soranlar olacaktır, şu anda kullandığımız yazı Türkçe'ye gayet güzel uymakta, derdin ne?

Derdim şu; Dünya'da hiçbir yazı kökeninden gelme-türeme olmayan, öz-nevi şahsına münhasir olan 4 yazı dizgesi (sistemi) vardır;

1) Fenike Yazısı ; Bu yazıdan Yunan, Arap, Kiril, Latin v.b... alfabeleri türemiştir, ancak kök olan Fenike "özgündür."

2) Devanagari Yazısı ; Bu yazı da Sanskrit için türetilmiş ve özgün bir yazıdır, günümüzde Hint Dilleri bu kökten gelen alfabeler kullanırlar.

3) Çin Kancileri ; özgün bir yazıdır, her kavram bir ideogam (resim yazı) ile simgelenir, Japon yazısı da bu kökten alınmıştır, eskiden Koreliler ve Vietnemlılar da Çin tabanlı yazılar kullanırdı.

4) Türk Yazısı ; Bu yazı da Türklerin "kendi" budukları "özgün" bir yazıdır.Bu yazıdan türeyen yazılar da vardır, bunlardan biri "Sekel Yazısıdır." Sekeller, Avar Türküdür, Macaristan'a göçmüş ve Macarlaşmışlardır, Macarlar Hristiyan olana de k bu Köktürk kökenli Sekel yazısını kullanmaktaydılar.



Türk karşıtı tarihçiler, "kendi yazısını oluşturmanın" ne denli önemli ve büyük bir olay olduğunu bildiklerinden, Türkleri "barbar, medeniyetsiz, vahşi" gösterebilmek için, özgün olan Türk yazısını "Türk kökenli olmamakla" itham etnmişlerdir.Kimi dilciler bu yazının Soğud kökenli olduğunu, kimi Fenike kökenli olduğunu ileri sürmüştür.Ancak bunlar asılsız iddalardır, çünkü Köktürk yazısı "hece" dizgesiyle yazılan bir yazıdır, Fenike yazısı ve Soğyd yazısı böyle değildir.

Zaten şeklen baktığınızda bile bu savın ne denli saçma olduğu görülür.

Türk yazısı, kökenleri 5-6 bin yıl geriye giden (belki daha da eski) Tamgalara dayanır.Tamga sözcüğü "tam-" eylem kökündne gelir;

tam- "damlamak" bugün çoğu yörede hala "damdı" (damladı) denir.Eski Türkçe "tamzırma" (mühür) sözcüğü de bu kökten gelir, yine "tamız" (damız: damlatılan şey, maya) bu köktendir.Tamga sözcüğü de -ga ekiyle türetilmiştir ve bu köktendir, anlamı "simge, mühür, harf"tir.Günümüzde de "damga" olarak yaşamaktadır.

Kendine özgü yazı geliştirebilmek, çok büyük bir medeniyete sahip olmakla mümkündür, Türkler, dünyadaki en büyük 4 medeniyeten biridir, öz yazılarının olması bunun kanıtıdır.

Kendi yazısı olan milletlere baktığımızda tümünün kendi dinlerinin de olduğunu görürüz.Hala "milli dinlerini" sürdüren milletler, yazılarını da kullamayı sürdürmüştür, Hintliler hala Hindudur bu nedenle yazılarını bırakmamışlardır, Çinliler hala budisttir, (çin budizmi taoizm v.b. ) bu nedenle hala yazılarını da kullanmayı sürdürürler.Ancak Türkler milli dinleri olan Kökteñriciliği bıraktıkları için, yazılarını da bırakmışlardır.Macarlar gibi.

Günümüzde dil olarak Hint kökenli dil konuşan Urdular (Pakistanlılar) da Devanagari yazısını değil, Arap harflerini kullanırlar.O dönemlerde yazı-din ile ilişkilidir.Türklerin yazılarını bırakmalarının nedeni budur.

Kendi yazısı olup ta kullanmayan tek millet Türklerdir, bu saçmalığa bence son verilmelidir, dünyadaki 4 özgün alfabeden birine sahip olur ta bu yazıyı terk etmek, en büyük medenişyetlerden olduğunu yadsımak demektir.

Türk yazısı öz be öz Türk kökenlidir, temeli tamgalar; meselâ "eb" okunan tamga "eb" şeklindedir, günümüzdeki "ev".Yine "ab" okunan tamga "ab" şeklindedir, günümüzde ki "av", balık avlamakta kullanılan "kanca" biçimindedir,"er" okunan tamga "er" (adam) biçiminden gelir, "el" okunan tamga "el "biçiminde, "al" okunan tamga "al-" (bir şey alan el) biçimindedir, "ad" okunan tamga "eski Türkçe adrıl- günümüzde ayrıl-" biçiminde yani birbirinden "ayrılmış" iki cisim biçimindedir v.b...

Yani yazı Türk kökenlidir.Rus dilciler tüm tamgaların Türk kökenli olduğunu, kimilerinin ise eski Türk dini simgeleri olduğunu vurgularlar.

Meselâ "ed" okunan ince d tamgası X (iks) gibidir, bu "çarpı" şekli Türklerdeki "mülkiyet" anlşamına gelen kelimenin simgesidir (Samoyloviç) günümüzdeki "edinmek" eylemi de buradan gelir.

Eski Türkler, "yemin" edecekleri zaman, bir kabın içine ; 1) yemin edecek kişinin kanından, 2) süt, 3) su koyarlardır bunu içerler ve söz verirlerdi, bu törene (ritüele) de "Ant İçmek" denirdi.Türk yazısında meselâ "-nt" sesini veren tamga, tas biçimindedir ve içinde 3 nokta vardır.

Kısacası yazı öz be öz Türk kökenlidir, her tür saptırma çabası boştur, zira yazının yabancı kökenli olması mümkün değildir çünkü yazı Türkçe'ye son derece uygundur, birincisi "hece" yazısıdır, o dönemde Türklerin bütün komşuları "büyük" medeniyetlerdir, Çin gibi, Hint gibi, daha doğuda Persler gibi, Türkler bu kadar meneniyet arasında asimile olmamış, onların yazıların almamış aksine var olmuş ve kendi öz yazısını geliştirmiştir bir tek bu bile Türk medeniyetinin büyüklüğü hakkında ipucu verir.

Türklerin "göçebe" ve "barbar" olduğu da asılsızdır, barbarlar Türkçe gibi bir dili ve özgün yazılarını türetemezdi, bu belli bir medeniyet gerektirir, Köktürk yazısında dediğim gibi "eb" yani "ev" tamgası vardır, ancak o dönemde Türkçe'de "çadır" sözcüğü, "otağ" sözcüğü, "kerekü" (büyük çadır) sözcükler v.b... vardır, ancak "eb" farklı bir sözcüktür, üstelik "eb" tamgasına baktığımızda "çatılı" bir ev şeklindedir yani Türkler "yerleşik ve büyük bir medeniyettir."

Özetle, dünyadaki 4 özgün yazıdan birine sahip olan biz Türkler, kendi yazımıza geri dönmeliyiz.Ayrıntılara bu başlık altında gireceğim.Saygılar.
beg is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski10-08-08, 00:09  #2
beg
 
beg'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2008
Mesajlar: 452
Türk Yazısı 2

Günümüzde, yazımızı kullanmasak da, bu yazı dilimize "uygun" tğretildiği için, "izleri" hala dilimizdedir.

Tüm dünyadaki dillerde "heceleme" demek "harfleri saymak" demektir, meselâ bir İngilize "tree" sözcüğünü "hecele "derseniz size "ti - ar - i - i" diyecek yani "harfleri sayacaktır". Bu tüm dillerde böyledir, bir Arab'a "şecere" (ağaç) sözcüğünü "hecele" derseniz, "şin-cim-ra" der, harfleri sayar.

Oysa "dünyada tek" olan bir biçimde biz Türkler "latin tabanlı yazı" kullansak da, yazımızın izleri dilimizdedir, "hece" yazısı olan yazımızın tini (ruhu) hala sadıkça üzerimizdedir.

Bir Türk'e "ağaç" sözcüğünü hecele derseniz "A-ğaç" der, neden? Hatta yabancı kökenli bir sözcüğü bile "heceleriz" meselâ Aeapça "ağaç" demek olan "Şecere"yi bir Türk sanki Türkçe gibi "Şe-ce-re" diye "heceler" neden?

Çünkü, dilimizde "yazımızın" tini var, izi var, biz onu bıraksak da o bizi bırakmamış, çünkü Türk yazısıyla "Şecere" yazarsanız "aynen" şe-ce-re yazarsınız, Ağaç yazarsanız aynen hece ile "a-ğaç" yazarsınız da ondan.

Günümüzde okullarda çocuklara öğretilir, "Türkçe'de iki sessiz yanyana gelmez", Türkçe'de iki sesli yanyana gelmez" neden? Yazımızdan ötürü...

Büyük ünlü uyumu, Küçük ünlü uyumu, tümünde yazımızın izleri vardır, ya da tesrten bir bakışla, atalarımız, "dilimize uygun bir yazı" oluşturdukları çin bu böyledir, yanü bugün okullardaki Türkçe derslerinde farkında olmadan Türk yazını nasıl yazılır'ın dersi verilmektedir.

Sanıldığının aksine öz yazımıza dönmek çok zor değildir, çünkü tüm alt yapı zaten "yazımıza göre" sürdürülmekte.

Tek zorluk, Türk yazısının "Sağdan Sola" yazılması olacaktır ki Kur'an okumaya alışkın olanlar için bu da sorun değildir.

Örneklerle sürdüreceğim.
beg is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski10-08-08, 00:36  #3
beg
 
beg'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2008
Mesajlar: 452
Türk Yazısı - Türk Dili

Bu "düşünce"deki amaç, yani öz yazımıza dönüş fikrini yanlış anlamayın, benim bu "fikrim" tüm Türkiye bu yazıya geçsin, latin harflerini bırakalım şeklinde değildir, sadece "benim gibi düşünenler" ile örgütlü bir hareket başlatmayı düşünüyorum ki bu "dil" meselesini de kapsayacaktır, yani Arapça-Farsça-Latince v.b... dillerden alınmış sözleri kullanmama, eski Türkçe sözleri diriltme v.b... Topyekün bir "özedönüş" hareketi...

Ben hiçkimseyi Türkçe konuşmaya, Türk yazısı kullanmaya zorlayamam, bu hem saçma, hem faşistçe bir tutum olur, isteyen istediği yazıyı kullanır, istediği dili konuşur, kendim için öngördüğüm herşeyi, "herkes" için isterim.

Bu, "mutlaka benim gibi hisseden, benim gibi düşünenler de vardır" görüşüyle girişilmiş bir "Ekinç Hareketi"dir (kültürel hareket).Bu biçimde düşünenlerle bir araya gelerek, bu ile girişmeye yönelik bir fikirdir.

Yaklaşık 3 yıldır, bu işlerle ilgilenen arkadaşlarımla birlikte yaptığımız çalışimalar sonucunda, Öz Yazımısı günümüzde kullanılabilecek biçimde "uyarlamayı" başardık.Yarın istesek kullanımına geçilebilir, hatta bia aramızda kullanmaya başladık bile, şimdilik sanal ortamda v.b. tamamen bu harflerle site v.b. yok, bu harflerden oluşan yazacak (klavye) yok, ileride olur umudundayız.Bir arkadaşımız, bu öz yazımızla bir dergi çıkarma düşüncesinde ancak bu harfleri bacasacak matbaa v.b. yok

Bir ilkel örneği, kendi el yazısıyla hazırlayıp, eşçekim (fotokopi) ile çoğlatarak "ilkel örneğini" bizlere sundu, şahsen oldukça heyecanlıyım.Bu ilkel ön örnek (prototip) sadece 3 bet (sayfa) bu insanlık için küçük ama bizim için büyük bir adım


Uyarlama hangi alanlarda?

Şu alanlarda; Köktürk yazısında günümüzde kullandığımız şu tamgalar yok ; c, f, ğ, h, j, v

Zaten Türkçe'de ğ ve j yoktur, bu harflerden ilki Arapça "gayın"dır, ikincisi olan j ise sadece 4-5 Fransızca kelimede geçer.Kullanılması gereksiz harflerdir, ana biz yine de "türettik" çünkü diğer Türk dillerinde var.

Şimdi, dillerde bir ana sesler vardır, bir de bu ana seslerden türemiş olan türeme sesler vardır, işte bu yukarıdaki harflerin "tümü" , bütün "dillerde" türeme sestir.

C sesi Ç'den, F sesi V'den V ise B'den türemedir, Ğ ile G ilintilidir, H sesi de K'den gelmedir.

O dönemdeki Türkçe'de b seslerin olmayışının nedeni, henüz o dönemde bu seslerin "türememiş" olmasıdır.Eğer yazımızı bırakmayıp bugüne dek kullanagelseydik zaten b sesler de ana seslerden "türetilecekti".

Türkçe'de bu o dönemde olmayan sesleri türetirken kafadan sallama yapmadık tabii ki, hangi sesin ana sesi ne ise ondan türettik ve Türkçe'deki ses değişimlerini esas aldık.

Örnekler;

Günümğzde kullandığımız "yufka" sözcüğünün ve "öfke" sözcüğünün evrilimini açalım;

yubka > yuvka > yufka : Görüldüğü gibi evrilim b > v > f biçiminde, demek ki "eb" tamgasından > "ev" türetilecek (ki eb zaten ev demek bugün) "ev" tamgasından da "ef" türetilecek.

öbke > övke > öfke : yine aynı evrilim var, yani "türetmelerimiz" doğru.

Günümüzdeki kimi sözlerin eskin (arkaik) biçimlerine ve evrilimlerine bakalım;

Kañı > Hañı > Hani

Kañgı > Hañgı > Hangi ... : Tümü eski Türkçe soru adılı Ka'dan gelir, görüldüğü gibi K'ler > H'lere dönüyor demek ki "ak" tamgasından > "ah" , "ek" tamgasından > "eh" türetilmelidir, biz de öyle yaptık.

Bu türetimleri "uydurma" diye nitelendiremeyiz aksi halde bugün "hangi" değil "kañgı" demeyi de savunmalı bunu diyen biri, "hani" yerine "kañı" demeyi savunmalı, diller zaman içinde evrilir.

Tüm yazılar da zaten türlü düzeltimlerden geçirilmiştir, Arap yazısı uyarlanmıştır, harekeler türetilmiştir, Çinliler sayısız sadeleştirme yaptılar, Japonlar keza öyle, Koreliler Çin yazısını bırakıp kendileri "hangıl" denen bir yazı türettiler, İbranlar, "ölü dillerini ve yazılarını" yeniden dirilttiler ve ortaya yepyeni bir "yazı" ve "dil" çıktı...

Dolayısyla bizlerin yaptığı bu kurallı ve aslına sadık "uyralamalar" yanlış olarak nitelendirilmemelidir.

Zaten yaptığımız, Arapça ve İbranca'daki gibi Çince'deki gibi "imleme" yöntemiyle, tamganın "tonunu" değiştirmekten ibarettir, meselâ "eb" tamgasına konan bir nokta onu "ev" yapmıştır, bu kez bir nokta daha konur bu sefer aynı tamga "ef" olur yani "ef" tamgası "eb" tamgasının "iki noktalısıdır".

Resim eklemeyi başarabilirsem, şekilli örneklerle de sürdürebiliriz...
beg is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski10-08-08, 00:51  #4
beg
 
beg'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2008
Mesajlar: 452
Türk Yazısından Örnekler

Kimi Tamgaların kökenleri ve biçimleri;

http://upload.wikimedia.org/wikipedi..._letter_B2.png

Bu "eb" tamgası, ilk yazımda da belirttiğim gibi "çatılı bir ev" biçimindedir.Eb > Ev ses değişiminden de b > v dönüşümü örneğini görmekteyiz.Bir tek bu harfin bile atalarımızca türetilmiş olması "barbar, göçebe" yaftalarını yerin dibine gömmeye yeter sanırım.


http://upload.wikimedia.org/wikipedi..._letter_B1.png

Bu "ab" yani günümüzdeki "av" tamgasıdır, "balık av"ında kullanılan bir "kapçak" (kanca) biçimindedir.


http://upload.wikimedia.org/wikipedi..._letter_D1.png

Bu eski Türkçe ad- "ayrılmak" eyleminin simgelenmiş biçimidir, görüldüğü gibi birbirinden "adrılmış" (ayrılmış) bir biçim, betimlenmiş.

Türkçe'de d > y dönüşümü de vardır, meselâ eski Türkçe Kudug > Kuyug > Kuyuğ > Kuyu olmuştur, Udı- > Uyı- > Uyu- olmuştur... Ad- > Ay- olmuştur, adrıl- > ayrıl- "edilgen biçimidir."

Dil Bilimde "frozen word" denen bir kavram vardır, yani "Donuk Söz", bu donuk sözler, aslında diğer kökteşleri gibi "evrilmeli iken" evrilmeyip, eskin (arkaik) biçimdeki gibi "kalırlar", günümüzde kullanmakta olduğumuz ada sözcüğü de bir Donuk Söz'dür ve eskin "ad-" kökünden gelir, Adag > Adağ > Ada ; karadan "ayrı" parça demektir.

http://upload.wikimedia.org/wikipedi..._letter_D2.png

Bu "ed-" tamgasıdır, "mülküne geçirmek" demektir, günümüzde "edinmek" buradan gelir, eski Türklerde "mülkiyet simgesi" X biçimindedir.


http://upload.wikimedia.org/wikipedi..._letter_NT.png

Bu çift sesli olan "-nt / -nd" tamgasıdır, yukarıda yazdığım gibi içinde 3 sıvı bulunan kabı simgeler.Ant (yemin) İçmek Kabı" biçiminde betimlenmiştir.


http://upload.wikimedia.org/wikipedi..._letter_OQ.png

Bu "ok-uk-k-ko-ku" okunan tamgadı rve "ok" biçimindedir.


http://upload.wikimedia.org/wikipedi..._letter_Y1.png

Bu "ay-ya" okunan tamgadır ve "yay" biçimindedir.


http://upload.wikimedia.org/wikipedi..._letter_T1.png

Bu "at" okunan tamgadır ve "karşıdan görülen bir at" simgesidir.

Şimdilik bu kadar yeterli... İleride başka örnekler ve uyarlama örnekleriyle de devam ederiz.

beg Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 10-08-08 00:59 .Sebep: Ekleme
beg is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski10-08-08, 23:15  #5
beg
 
beg'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2008
Mesajlar: 452
Köktürk Tamgaları

Bu iki bette (sayfada) tamgaların daha eski olan Yenisey yazıtlarındaki biçimleri, Orkun yazıtlarındaki biçimleri ve her iki yazıtlarda da kullanılmış başka biçimleri verilmiş.




İkinci bet;



Bir iletiye birden çok betiz (resim) eklenemediği için süreğini (devamını) bir başka iletide vereceğim.

Bu betlerdeki biçimler, "taşa kakma" olan köşeli-kübik biçimlerdir, acab el yazısı ile, kağıda yazılsa nasıl olur sorusunu yine atalarımız yanıtlıyor, Uygurca yazılmış olan "Irk Bitig" (Fal Kitabı) adlı eserden "el yazması" örnekleri vereceğim, orada biçimlerin nasıl değiştiğini, nasıl daha "yuvarlak" hatlara büründüğünü göreceğiz.

beg Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 10-08-08 23:18 .
beg is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski10-08-08, 23:21  #6
beg
 
beg'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2008
Mesajlar: 452

ırk Bitig'den örnekler ;



İkinci örnek ;



Tamgaların nasıl değiştiğini görüyoruz.Taşa kakma yazıda sözcükleri ayırmak için araya iki nokta üst üste konur [ : ] ancak kağıda yazımda, aralara yine aynen iki nokta konmuş, ve renklendrilmiş.

Özellikle en çaprıcı değişiklik at tamgasında görülmekte kakma "at" tamgasına baktığımızda oldukça keskin hatlara iye (sahip) bir tamga iken, el yazmasındaki "at" tamamen "yuvarlak" hatlara iye olarak betimlenmiş.

Diğer tamgalarda da el yazması biçimleri daha yuvarlak hatlıdır.İşte bizim uyarlamamızda da el yazması biçimler için Irk Bitig esas alınmıştır.

beg Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 10-08-08 23:25 .
beg is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski22-08-08, 01:40  #7
Njein
 
Giriş Tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 145

Sayın beg sizin gibi bilgili birinin ulusal ekincimizi diriltme çabaları beni çok heycanlandırıyor.

Göktürk tamgaları hakkında daha çok şey öğretirseniz çok sevinirim.
Njein is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski15-09-08, 19:34  #8
beg
 
beg'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2008
Mesajlar: 452

Teşekkürler Sayın Njein, evet, uzun süredir yoktum, devamını getirmeye çalışacağım.
__________________
" Muhterem milletime şunu tavsiye ederim ki, başına geçireceği insanların kanlarındaki ve vicdanlarındaki cevheri asliyi tayin etmekten bir an uzak olmasın. "

Son Başbuğ Gâzi Mustafa Kemâl ATATÜRK
beg is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Göktürkler petricli Tarih 70 27-05-08 22:24
Ece Temelkuran: "İnceldiği yerden kopan" sodalimon Türkiye Siyaseti 133 09-12-07 01:24
16 Türk devleti portia Türkiye Siyaseti 25 12-10-07 15:20
Mitingler yeterli mi? droptehn Türkiye Siyaseti 1 05-07-07 17:15
AKP genel merkezi önünde yapılacak "PKK DIŞARI"eylemi cemuzan Türkiye Siyaseti 12 10-10-06 14:16


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 13:12.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz