Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Geri Dön Yazıyaz Forum > Edebiyat > Ustalardan Seçkiler

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Nihal Atsız

/

konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Ustaların şiir, roman gibi edebi eserleri


Cevapla
 
Konu Araçları
Eski21-06-06, 23:53  #1
SmtkrC
 
SmtkrC'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2006
Mesajlar: 92
Nihal Atsız



HÜSEYİN'LER NİHAL'LER GELİR OLDU DA
GELMEZ Mİ OLDU ATSIZLAR...


Bayrağın elimizde ATA, sen rahat uyu uçmağında...
__________________
TariH;ArİsToKrAtlaR MeZaRlıĞıDıR!
SmtkrC is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski21-06-06, 23:56  #2
SmtkrC
 
SmtkrC'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2006
Mesajlar: 92

Gel Buyruğu

Tanrının 'gel' buyruğu tatlılıkla erince
Ona doğru can kuşu nice uçmasın, nice?
Ne yaşamak tasası, ne dünyanın yasası,
Ne de bir kaygı kalır can yükünü derince.
Bu dirlik bir kılıçsa ölüm onun kınıdır;
İkisini birlikte verirler bir verince.
Ecel dedikleri şey erlerin kevseridir;
Gözünü kırpmadan iç, içme çağı erince.
Bir yumunca gözünü, kaybedince özünü
Çalamazsın sazını öyle inceden ince
Ne güneş kalır, ne ay; ne ırmaklar akar, ne çay;
Dünyaya gelmedin say yağız yere girince.
Bildiğin, neyse unut, Tanrı'ya kavuştun tut,
Bir gün ölüm meleği seni yere serince.
Şu gördüğün ne varsa birer birer küçük damladır,
Bir denize akıyor hepsi yerli yerince
Bir gördüğün baştır, mezar beşiğe aştır,
Ölü diriye eştir, düşün biraz derince.
Atsız! Ölüm gerekmek teninde can yaşarken,
Sen burada olmazsın ölüm kanat gerince...




Hüseyin Nihal Atsız
__________________
TariH;ArİsToKrAtlaR MeZaRlıĞıDıR!

seha Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 23-09-07 13:39 .Sebep: Tamamı renkli
SmtkrC is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski21-06-06, 23:57  #3
SmtkrC
 
SmtkrC'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2006
Mesajlar: 92

Topal Asker

Ey saçları “alagorsan” kesik hanım kız!
Gülme öyle bana bakıp sen arsız arsız!

Bacağımla alay etme pek topal diye.
Bir sorsana o topallık bana nereden hediye ?

Sen Şişli’de dans ederken her gece gündüz,
Biz ötede ne ovalar, çaylar, ne dümdüz

Yaylaları geçtik, karlı dağları aştık;
Siz salonda dans ederken bizler savaştık .

Ey dudağı kanım gibi kıpkırmızı kız,
Gülme öyle bana bakıp sen arsız arsız!

Olan işler dimağını azıcık yorsun!
Biliyorum elbisemle eğleniyorsun;

Biliyorum baldırını o kadar nazla
Örten bir tek ipek çorap kıymetçe fazla

Benim bütün elbisemden... Hatta kendimden...
Biliyorum: Çünkü bugün şu dünyada ben

Neyim? Bir hiç... İşe güce yaramaz topal...
Sen sağlamsın, senin hakkın, dünyadan zevk al:

Çünkü orda düşmanlarla boğuşurken biz
Siz muhteşem salonlarda şarap içtiniz!

Ey gözünün rengi bana yabancı güzel,
Her yolcunun uğradığı ey hancı güzel!

Sen yabancı kucaklarda yaşarken her gün
Yapıyorduk bizde kanla, barutla düğün.

Sen o sıcak odalarda cilveli, mahmur
Dolaşırken... Biz de tipi, fırtına, yağmur,

Kar altında kanlar döktük, canlar yıprattık;
Aç yaşadık, susuz kaldık, taşlarda yattık.

Sen açılmış bir bahardın, biz kara kıştık;
Bizden üstün ordularla böyle çarpıştık...

Gülme öyle bana bakıp pek arsız arsız
Sen ey dışı güzel, fakat içi çamur kız!

Sana karşı haykıranı, mecbursun dinle;
Bugün hesap göreceğiz artık seninle:

Ben cephede geberirken, geride vatan
Aşkı ile bin belalı işe can atan

Anam, babam, karım, kızım, eziliyorken
Dağlar kadar yük altında... gel, cevap ver, sen

Bana anlat, anlat bana, siz ne yaptınız?
Köpek gibi oynaştınız, fuhşa taptınız!

Anavatan boğulurken kıpkızıl kanda
Yalnız gönül verdiniz siz zevke, cazbanda...

Ey nankör kız, ey fahişe unutma şunu:
Sizin için harp ederken yedim kurşunu.

Onun için topal kaldı böyle bacağım,
Onun için tütmez oldu artık ocağım.

Nazlı nazlı yatıyorken sen yataklarda
Sallanarak ölü kaldık biz bataklarda.

Kalbur oldu süngülerle çelik bağrımız,
Bu amansız boğuşmada öldü yarımız,

Ya siz nasıl yaşadınız? Bizim kanımız
Size şarap oldu sanki... Şehit canımız

Güya sizin mezenizdi! Yiyip içtiniz;
Zıpladınız, kudurdunuz arsız, edepsiz!..

Gerçi salonlarda senin “yıldız”dı adın,
Hakikatte fahişesin ey alçak kadın!

Ey allıklı ve düzgünlü yosma bil şunu:
Bütün millet öğrenmiştir senin fuhşunu.

Omuzun da neden seni fuzuli çeksin?
.........................................
Kinimizin şiddetiyle gebereceksin!..

1926
Hüseyin Nihal Atsız[
__________________
TariH;ArİsToKrAtlaR MeZaRlıĞıDıR!

seha Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 23-09-07 13:41 .Sebep: Tamamı renkli
SmtkrC is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski23-06-06, 03:26  #4
SmtkrC
 
SmtkrC'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2006
Mesajlar: 92
Türküm Türkü çağırırıM


BÜTÜN TÜRK GENÇLİĞİNE

I
Yer bulmasın gönlünde ne ihtiras, ne haset.
Sen bütün varlığınla yurdumuzun malısın.
Sen bir insan değilsin; ne kemiksin ne de et;
Tunçtan bir heykel gibi ebedi kalmalısın.

Iztırap çek inleme... Ses çıkarmadan aşın.
Bir damlacık aksa da bir acizdir göz yaşın;
Yarı yolda ölse de en yürekten yoldaşın,
Tek başına dileğe doğru at salmalısın.

Ezilmekten çekinme ... Gerilemekten sakın!
İradenle olmalı bütün uzaklar yakın,
Dolu dizgin yaparken ülküne doğru akın,
Ateşe atılmalı, denize dalmalısın.

Ölümlerden sakınma, meyus olmaktan utan!
Bir kere düşün nedir seni dünyada tutan?
Mefkuresinden başka her varlığı unutan,
Kahramanlar gibi sen ebedi kalmalısın...


II
Sen ne elde ve dilde gezen billur bir sağrak,
Ne de sıska bir göğse takılan bir çiçeksin;
Seninde bu dünyada nasibin var savaşmak!...
Kayalarla güreşip dağlarda öleceksin.

Yoldaşlık ederekten gökte güneşle, ayla,
Aşarsın tepe, ırmak; yürürsün ova ,yayla...
Hayata ne biçimde geldinse bir borayla
Daha sert bir kasırga içinde biteceksin.

KIZIL ELMA uğruna kılıç çekince kından,
Bahtiyarlık denen şey artık geçmez yakından.
Mesut olup gülmeyi sök, çıkar hatırından.
Belki öldükten sonra bir parça güleceksin.

Yüz paralık kurşunla gider “HAYAT” dediğin;
“ Tanrı yolu” uzaktır; erken kalk sıkı giyin.
Yazık, bütün ömrünce o kadar özlediğin
Güzel Kızıl Elma’na varmadan öleceksin.


III
Belki bir gün çöllerde kaybedersin eşini,
Belki bir gün ağlarsın kaçtı diye karına.
Işıksız kulübende boranın esişini
Dinleyerek çıkarsın bir ümitsiz yarına.

Gün olur ki mertliğin uğrar kahpe bir hınca;
Namert bir el arkandan seni vurur kadınca;
Bir gün sabrın tükenir... Silahını kapınca
Haykırarak çıkarsın yurdunun dağlarına...

Hayatın kamçısıyla sızar derinden kanlar,
Senin büyük derdinden başkaları ne anlar?
Vicdanını “Paris”e, “Moskova”ya satanlar,
Küfür diye bakarlar senin dualarına.

Hey arkadaş!.. Bu yolda bende coşkun bir selim,
Beraberiz seninle, işte elinde elim.
Seninle bu hayatın gel beraber gülelim,
Ölümüne , gamına, tipisine, karına...


IV
Atandan kalmış olan kılıcı iyi bile,
Onu bütün gücünle vuracaksın çağında.
Savaş... Bunu tadını ey Türk sen bulamazsın,
Ne sevgili yanında, ne baba ocağında...

Savaşmaktan kaçınır, kim varsa alnı kara,
Kan dökmeyi bilenler hükmeder topraklara...
Kazanmanın sırrını bilmiyorsan git, ara
“Çanakkale” ufkunda, “Sakarya” toprağında.

Siyasette muhabbet... Hepsi yalan, palavra...
Doğru sözü “Kül Tegin” kitabesinde ara...
Lenin’den bahsederse karşında bir maskara,
Bir tebessüm belirsin sadece dudağında.

Yatağında ölmeyi hatırından sök, çıkar!
Döşeğin kara toprak, yorganındır belki kar...
Sen gurbette kalırsan, ben ölürsem ne çıkar?
Ruhlarımız buluşur elbet “Tanrıdağı”nda...


V
Mukadderat isterse seni yoldan çevirsin ,
Sen hele bu yollarda yıpranarak aşın da,
Varsın bütün ömrünce bir an nasip olmasın,
Yorgunluğu gidermek serin bir su başında.

Bir gülüşten ne çıkar, ne çıkar ağlamaktan?
Kullar kancıklık eder, bela bulursun Hak’tan.
Gün olur ki bir yudum su ararsın bataktan,
Gün olur ki bir tutam tuz bulunmaz aşında.

Bir çığ gibi yürürsün bir lahza durmaksızın,
Bir ilahi kaynaktan geliyor çünkü hızın.
Duyguların ölmüştür... Tapınılan bir kızın,
Bir füsun bulamazsın gözlerinde, kaşında.

Iztırabı kanına kat da göz kırpmadan iç!
Varsın gülsün ardından, ne çıkar, bir iki piç...
Bu varlık dünyasında yalnız senin hiç mi hiç,
Bir şeyin olmayacak hatta mezar taşında....
Hüseyin Nihal Atsız
__________________
TariH;ArİsToKrAtlaR MeZaRlıĞıDıR!
SmtkrC is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski23-06-06, 13:15  #5
ASİ12
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Dec 2005
Mesajlar: 1,511

Nihal Atsız gerçekten de müthiş bir yazardır.Bozkurtlar'ın Ölümü ve devamı niteliğindeki Bozkurtlarıın Dirlişi adlı kitapları okuyan herkes bunu takdir eder.Ama kafatasçılığı temel alan bir görüşe sahip olduğu için kendisini sevmem,edebiyat ve tarih alanında büyük çalışmaları olmuştur,hakkını vermek lazım.Ama kişisel görüşünü göz önüne aldığımda,bu görüşün ülkeye yarardan çok zarar getireceğini görmekteyim.Bununla beraber kafatasçılık gerçekten saçma ve en masum tabiriyle kötü bir ideolojidir.Bu yüzden Nihal Atsız'a sempati duymam,duymam da gerekmiyor sanırım.
ASİ12 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski23-06-06, 18:10  #6
küçükkarabalık
Yazıyaz Dergi Yazarı
 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 2,604

Yazarlığını bilmiyorum ama bence şairliği gerçekten kötü. Aşağıdaki şiir de buna bir örnek..

Unutma

yetmiş gün bir öksüz gibi yaşadın;
annenin gittiği günü unutma!
senin için kendini harcayan kadın,
unutulmaz oğlum, onu unutma...

mezarı olursa koy bir kaç çiçek,
babanın rüyası olunca gerçek.
istersen dünyada her şeyden el çek;
bayrağı, ırkını, dünü unutma!

anneni konuştur getirip dile;
anlatsın nasıldı çektiğim çile.
gurbette tükenip dönmesem bile
unutma oğlum hiç, beni unutma!
__________________
küçük kara balık denizi düşünüyordu. bu düşünce onun zihninde birgün gerçekleştireceği bir amaçtı. ona göre hayat yalnızca yemek, uyumak, dünya sandığı küçücük bir gölde yaşamak değildi.

küçükkarabalık Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 23-06-06 18:12 .
küçükkarabalık is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski02-07-06, 23:57  #7
ceZzZa
Kayıtlı Okur
 
ceZzZa'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 360

Alıntı:
Sayın artena şöyle demiş:

Yazarlığını bilmiyorum ama bence şairliği gerçekten kötü. Aşağıdaki şiir de buna bir örnek..

Unutma

yetmiş gün bir öksüz gibi yaşadın;
annenin gittiği günü unutma!
senin için kendini harcayan kadın,
unutulmaz oğlum, onu unutma...

mezarı olursa koy bir kaç çiçek,
babanın rüyası olunca gerçek.
istersen dünyada her şeyden el çek;
bayrağı, ırkını, dünü unutma!

anneni konuştur getirip dile;
anlatsın nasıldı çektiğim çile.
gurbette tükenip dönmesem bile
unutma oğlum hiç, beni unutma!

hece ölçüsü bilmeyen şiiri sıradanlaştıran insanlara pek gelmez Nihal ATSIZ atamız...
ceZzZa is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski06-07-06, 13:10  #8
Maurad
 
Maurad'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jul 2006
Ülke / Şehir: Hareket Halinde
Mesajlar: 820

Alıntı:
Sayın artena şöyle demiş:

Yazarlığını bilmiyorum ama bence şairliği gerçekten kötü. Aşağıdaki şiir de buna bir örnek..

Unutma

yetmiş gün bir öksüz gibi yaşadın;
annenin gittiği günü unutma!
senin için kendini harcayan kadın,
unutulmaz oğlum, onu unutma...

mezarı olursa koy bir kaç çiçek,
babanın rüyası olunca gerçek.
istersen dünyada her şeyden el çek;
bayrağı, ırkını, dünü unutma!

anneni konuştur getirip dile;
anlatsın nasıldı çektiğim çile.
gurbette tükenip dönmesem bile
unutma oğlum hiç, beni unutma!
Anlayan anlıyor ne demek istediğini....
Onun gibi güzel şiir yazan pek yok bu cihanda.
__________________
He He
Maurad is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski10-12-06, 09:32  #9
Turancı
Onay bekleyen
Yazar Adayı
 
Turancı'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 74

Nihal Atsız öz Türkçe ile eserler vermiş olan en iyi yazardır.Eserlerinde ne Farsça, ne Arapça ne de başka bir dilden etkilenmiştir.
Edebi yanının dışında Türk ülküsüne hizmet etmiş en büyük şahsiyetlerden biridir.
Ruhu şad olsun.
__________________
Muhtaç Olduğun Kudret Damarlarındaki Asil Kanda Mevcuttur
Turancı is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski11-12-06, 00:11  #10
küçükkarabalık
Yazıyaz Dergi Yazarı
 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 2,604

Edebi açıdan bu şahsı "ustalardan" bölümüne koymak, yani "usta" saymak, sizden gelenler bölümüne şiirlerini yazan arkadaşlarımıza büyük bir hakarettir, bence. İlkokul şiiri gibi, Elaşina şöyle bir benzetme yapmıştı, mevzubahis şahsın şiirlerine,

"Sepet sepet yumurta
Sakın beni unutma
unutursan küserim
mektubunu keserim"

ne güzel değil mi?
__________________
küçük kara balık denizi düşünüyordu. bu düşünce onun zihninde birgün gerçekleştireceği bir amaçtı. ona göre hayat yalnızca yemek, uyumak, dünya sandığı küçücük bir gölde yaşamak değildi.
küçükkarabalık is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 18:02.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz