| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Komünizmin ve ya Anarşizmin İnsan "Doğasına" Aykırı Olduğu İddiası/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Tüm siyasal ideolojilerin özgürce incelenip tartışılabileceği bölüm. |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Yazıyaz Dergi Yazarı ![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 2,604
| Bu konuda konuşabilmek için, öncelikle insanın doğasının ne olduğu üzerinde durmak gerekli. Evet, insanın doğası nedir? İnsanlığın bilinen tarihine bakarsak, insan en büyük yıkımları yapabilecek kadar vahşi, barbar olabilecekken, en büyük kahramanlıkları, mücadeleleri yapabilecek kadar da iyi olabiliyor. Bu farklılığın nedeni insanın genetik karakteristik özelliklerinin enginliği, kapsayılıcılığı olmakla beraber, daha ağırlıklı olarak toplumsal dış etkilerdir. Bu konuda forumda yaptığımız bir tartışmadan fikir edinebilirsiniz. http://www.yaziyaz.com/forum/thread2563.html Bu kısa girişten anlayacağınız gibi, benim görüşüm insan doğasında her türlü olabilme yetisi yattığı yönünde. Olaya biraz da bilim açısından bakacak olacaksak, insanlar evrim teorisi gereği, canlıların birbirleriyle rekabet içinde olduğunu ve yetisi yüksek olanın hayatta kalacağını( ki bildiğiniz gibi mussoloni de uluslardan yetisinin yüksek olanın egemenlik kuracağını diğerlerinin hizmet edeceklerini ve ya yok olacaklarını söyler) diğerlerinin eleneceğini söyler. Bunu da kapitalizmi "kanıtlamak" için kullanırlar. Onlara göre kafası "çalışanlar" doğa yasaları gereği, emeği sömürme, çıkarlarını korumak için savaş açma hakkına, insanları kullanmaya, tabiatı yok etme hakkına sahiptir. Onlar "yetisi" yüksek ve rekabetten "galip" çıkacak olanlardır. Halbuki bu pek de sağlam bir dayanak noktası değil. Ben olaya şu noktadan yaklaşıyorum. Kuşların ve ya bir uçağın uçması(Yerçekimi bizleri ve onları yere doğru çekerek niyetini gayet açık belli ediyor. ), yer çekimi kuvvetini inkar etmek değildir değil mi? Yer çekimini tanıyarak, anlayarak ona karşı yine doğa yasalarını kullanarak iş yapmaktır. Evrim konusunda da benzer bir yaklaşım gereklidir. Evrimin, bizleri evirdiği gerçektir. Yetenek olarak farklı bireyler yetiştirdiği de gerçektir. Ama bizler, yani maymunla ata ortağı insanlar, kendi evrimine müdahale edebilecek aşamadayız artık. Bir nevi kuşun yer çekimini anlayarak onu "yenebilmesi" gibi. Eğer evrim gerçekliğini göz ardı etmeden, komünizmin temel önermelerinden "herkesten yeteneği kadar, herkese ihtiyacı kadar" önermesi, hem evrimin sürekliliği, hem tabiatla uyum içinde olmayı, hem de insani olarak uygun bir sistemi temellendirmektedir. Komünizm konusunda, bilgisi olmayanların temel önermesi, herkesin eşit olmadığıdır ve doğa yasaları gereği rekabetsiz olamayacağı. Zaten gördüğünüz gibi herkesin eşit yetenekte olduğu öne sürülmemiştir, herkesin değer olarak eşit olduğu ve emeğin ön planda olması gerektiği bunun yanı sıra yıkıcı rekabet yerine dayanışmanın da insanın evriminde önemli bir dönüm noktası olacağı işaret edilmiştir. Anarşizm konusunda ise insanın kontrol altında tutulması, doğrudan güdülmesi demektir bu, zorunluluğu öne sürülmüştür. Ve bu "doğal" olarak nitelendirilmiştir. Halbuki insanın hem fiziksel hem de zihinsel, kültürel evrimindeki trendi incelersek, insan için bunun hiç de imkansız olmadığını görürüz. Ama günümüzün sınıflı toplumunda egemenler, iktidarlarını sürdürmek için bunu bu hale getirmeye ellerinden gelen her şeyi yapmaktadırlar. Buna rağmen, bu sistem içinde dahi, zapatistalar gibi oluşumlar, devletsiz otonom şekilde yaşamayı başarmışlardır. Sürü olmaktan çıkıp, her birey özgür olabilme yolunda büyük adımlar atmıştır. İnsan, kendi evrimine müdahale edecek, sistemi değiştirecek ve bir çobana ihtiyacı olma yalanını yıkacaktır. Bu da insanın ellerindedir. __________________
küçük kara balık denizi düşünüyordu. bu düşünce onun zihninde birgün gerçekleştireceği bir amaçtı. ona göre hayat yalnızca yemek, uyumak, dünya sandığı küçücük bir gölde yaşamak değildi. |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 4,233
| İnsan doğasına aykırı olduklarını ileri sürmek bence yanlıştır. Bir ölçüde insanın bencilliği ve kazanma hırsı esastır ama bunun binlerce yıldır süregelen anlayışların eseri olduğunu düşünüyorum. Buda günümüzde geçerli olsa bile insanın öz doğasına aykırı olduğunu ileri sürmemi gerektirmez. Her ne kadar komünist olmasamda. Ama fikir olarak İnce bir anarşizm bana yakın gelir. Ama Bakunin veya Steiner ci bir anarşizm değil dediğim. |
|
| #3 | |
Yazıyaz Dergi Yazarı ![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 2,604
| Evrimi, toplumlar arası rekabet gibi bir şeye dönüştürmek isteyen faşizan sosyal darwinistlerin gözden kaçırdıkları bir nokta vardır. Hayvanlar, canlılar rekabet ederler çünkü söz gelimi, yeterli besin maddesi yoktur ve hayatta kalmak için var olanı ele geçirmek gerekmektedir. Halbuki üretim güçlerinin ve ilişkilerinin gelişmesi sonucunda, komünizmin de öngördüğü gibi "herkesten yeteneğine göre, herkese ihtiyacı kadar" ilkesi uygulanabilir kılınır. Dolayısıyla, ortada ne toplumların ne de bireylerin birbirleriyle öldürüsiye rekabet etmeler için bir neden kalmaz ortada. __________________
küçük kara balık denizi düşünüyordu. bu düşünce onun zihninde birgün gerçekleştireceği bir amaçtı. ona göre hayat yalnızca yemek, uyumak, dünya sandığı küçücük bir gölde yaşamak değildi. |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| İnsan: "Ne Alim-i Mutlak, ne de yanılmaz" olabilir. | Objektivis | Bilgi ve Ahlak felsefesi | 3 | 19-03-07 17:12 |
| Aksiyomatik kavramlar ve insan bilinci.. | Objektivis | Bilgi ve Ahlak felsefesi | 0 | 06-01-06 17:57 |