"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||||||
![]() |
| |||||||
| İran - Venezuela ilişkileri gelişiyor / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Dünya'daki gelişmeler, Dış ilişkiler, Avrupa Birliği |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Yazıyaz Dergi Yazarı ![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 2,610
| ABD’ye karşı İran’ı destekleyen Venezuela hükümeti de bu ülke ile yapılan işbirliğinin önemini her fırsatta dile getiriyor. ABD’nin iki ay önce Venezuela’ya savaş uçağı satışını durduracağını açıklamasının ardından Devlet Başkanı Chavez, ellerindeki uçakları İran’a satabileceklerini söylemiş, ayrıca İran’a nükleer enerji alanında işbirliği teklifinde bulunmuştu. İran Dışişleri Bakanlığı ise son yaptığı açıklamada, Venezuela ile tıp, tarım ve bilimsel araştırma alanında işbirliğinin sürdüğünü, fakat nükleer alanda böyle bir işbirliğinin söz konusu olmadığını belirterek, İran’ın nükleer silah üretmek gibi bir niyetinin olmadığını yineledi. http://www.sol.org.tr/index.php?yazino=875 __________________
küçük kara balık denizi düşünüyordu. bu düşünce onun zihninde birgün gerçekleştireceği bir amaçtı. ona göre hayat yalnızca yemek, uyumak, dünya sandığı küçücük bir gölde yaşamak değildi. |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2006 Ülke / Şehir: Vatansız yerden
Mesajlar: 1,050
| Venezuela'da hükümeti kuran parti bildiğim kadarı ile yerli halkın desteğini almış sosyal demokratların ve sosyalistlerin bir ittifakı.. ABD'ye ve onun emperyalizmin'e karşı politikalar yürütmek istemeleri hem Venezuela'nın çıkarına hem de dünya halkaları'nın çıkarınadır..Ama İran gibi gerici ve devrimci düşmanı ( Şah döneminde devrimciler ile işbirliği yaptılar ama Humeyni sonra hepsini öldürttü) bir devlet ile işbirliği yapmalarını doğrusu ben etik bulmuyorum..Sadece düşmanımın düşmanı dostumdur mantığı ile yapılmış bir strateji diye düşüüyorum.Uluslararası siyasestte böyle düşman ve dost mantığı ile siyaset yapmak bence sonuç vermez sadece günü kurtarmaya yarar. Venezuela 'da yaşanılan ve kazanılan devrimci mücadele tüm ezilenler için ümit verici olmuşken İran ile yakınlaşmaları hatta ortak stratejiler yürütecek kadar ileri gitmeleri başta beni ve benim gibileri şaşırtmıştır.. ABD'nin bir zamanlar sosyalistlerin ve komünistlerin iktidarlara gelmemesi için siyasal islamı bu coğrafyada desteklemesi gibi görüyorum Venezuela'nın İran ile yakınlaşmasını..Sonuçlar açısından tekrar istenmiyen sonuçlar yaratabilir diye düşünüyorum.. __________________
Merhaba dostlar... |
|
| #3 | |
Onay bekleyen Yazar Adayı Giriş Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 22
| İran'ın nasıl yönetildiği kendi iç sorunudur, kendi halkı karar verir. İster şeriatla yönetilsin isterse başka bir şekilde yönetilsin önemli olan emperyalizme karşı takındığı tavırdır. İran, Venezuela, Brezilya gibi ezilen ülkeler kampında yer almaktadır. İran'ın şeriatla yönetilmesi bu durumu değiştirmez. Hem Amerika'ya karşı çıkacaksın hemde Amerika'ya onurlu bir şekilde direnen İran'a burun kıvırıcaksın, böyle bir şey olmaz. İran tabiki Venezule'yla, Brezilya'yla, Küba ile yakın ilişki kuracaktır ve bu durum çok da doğaldır. Bunun aksini düşünülemez. Eğer böyle düşünecek olursak, Amerika'nın en büyük müttefiki görünen, kahpece tezgahlanmış Irak işgalinde ABD'nin yanında saf tutmuş İngiltere'nin başında bulunan parti, Blair'in başında bulunduğu İşçi Partisi'dir. Sorarım şimdi, solcu Blair'in İşçi Partisi mi daha ilerici konumdadır yoksa, şeriatçı Ahmedinecad'ın onurlu direnişi mi ilericidir? Demekki adı sol yada sağ olması, şeriatçı olması önemli değilmiş; önemli olan ülkelerin emperyalizme karşı aldığı tavırdır. |
|
| #4 | ||
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006 Ülke / Şehir: Ankara
Mesajlar: 698
| Alıntı:
| |
|
| #5 | ||
Kayıtlı Okur Giriş Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 11
| Alıntı:
Ben İranla Venezuellanın Kübanın işbirliklerini sadece ABDye karşı gösteri olarak görüyorum bence çok ciddi müttefiklikler değil. Birlikte bir güç oluşturmaları imkansızdır. Bu tür paslaşmalar emperyalizmi ti'ye almaktır, Kübanın yıllardır yaptığı gibi... | |
|
| #6 | ||
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006 Ülke / Şehir: Ankara
Mesajlar: 698
| Alıntı:
| |
|
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 3,348
| ABD , İran ve Venezuella Arasında ki Siyasi Aşk Üçgeni! Merhabalar, Bu konuya bizim Marksist-Ateistlerin hep gözardı ettikleri Latin-Germen dindarlığı ve hep gözönünde tuttukları Şeriatçılık ifadeleriyle bakmamak gerekir. Bu Batı tarafından gerek eğitim ve öğretim ve gerekse yaşam biçimi olarak çoğumuza kabul ettirilmiş düşünce mantığıyla hareket edilen bir önyargı biçimidir. Tüm ön yargılarda olduğu gibi bir görememezlik-muallaklık bakışıyla değerlendirme yapılır. Şeriat'ın farklı ve yanlış uygulamaları nedeniyle bu eleştirinin daha sıcak ve hassas olması anlaşılır bir şeydir. Dünya bu kadar küreselleşmişken ; bilgi ağı görece mağaralara kadar ulaşılabilir olmuşken Hristiyanlık Felsefesinin ön koşullarının görmezden gelmek ya da görmemek ya art niyetli bir değerlendirmedir ; ya safdilliktir ya da önyargıdır. Venezuella halkı ne kadar demokratik ya da ezilmiş olursa olsun ; İran halkıyla benzerlikleri din penceresinden bakınca çoktur. Emperyalist siyaset güdücüsü ABD Başkanı George W. Bush'un körü körüne bağlı olduğu Hristiyanlığın en tutucu kollarından ve hurafeleri en bol olan Katolikliğin bir kolu olan Evangelist kol bu ülkede tıpkı bizde ki tarikat benzeri oluşumlar gibi oldukça yaygındır. Bizde ki okumuş-yazmışların aksine Hristiyan halk bu öğretiyi 'Aman Şeriat Geliyor!'' benzeri söylemlerle karşılamazlar. Bir kere en zengininden en fakirine , en okumuşundan en eğitimsizine , Kızılderili kökenlisinden Latin,Germen,Arap,Afrika kökenlisine kadar ; tıpkı Yunanistan,İspanya,İtalya,Portekiz benzeri ülkelerde olduğu gibi evliliklerini bile kesin kez dolaylı olarak , ülkemize de gelecek olan 16. Benedikt'in adlı ; geçmişinde ''Nazi Subayı'' olarak da görev yapmış olan Alman Papa nezdinde Papalık kurumuna onaylatırlar. Devlet diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi dini açıdan gayrı resmi gibi görünse de görece resmi olarak Vatikan'a bağlıdır. Bizde ki eleştirilen Şeriatçı akımlara yakın bir yaşam tarzı vardır. Elbette dogmatik İslam'i yaşayışla bir tutulmamalıdır.Yaşam biçimi farklılığı vardır. Özellikle de görünümle benzeştiremeyiz.Öz yakındır. İran bu bakımdan görece daha bağımsızdır.Kendi anlayışlarında ki Şii-Halifelik makamını kendi ulusalcılıklarıyla kaynaştırmışlar ve günümüz koşullarında gerçekleştirebildikleri ve Şii mezhebinde ki kendi halkına ve diğer halklara kabul ettirebildikleri oranda tek tip olmamakla birlikte Neo-Şii İslam dinli ; bir din devleti kimliğindedir. İran ; Venezuella ve diğer Güney Amerika ülkelerinde olduğu gibi Papalığa bağlı uzaktan kumanda din merkezine bağlı değildir.Kendi din merkezi kendi ülkesi egemenliğindedir.Görece Ortodoks Fener Patrikliğine benzetilebilirse de , İran hem toprak ; hem din merkezi ; hem de ekonomik olarak bağımsızdır. İran ve Venezuella ; emperyalist ABD ve AB'nin petrollerine diğer gelir kaynaklarına ve halklarına kendi koşullarında mal satabilmek için göz diktiği ilk sıralarda ki ülkelerdendirler. Tabii ki ,başka cephe açamadıysa silahlarını önce satıp ; sonrasında Aglo-Sakson-Latin menşeinde ki kendi denetiminde ki konprodorları aracılığıyla hedef ülkelerin yerli işbirlikçilerine yeteri kadar artık değer payı vererek savaş başlatacak ; eski ve yeni , her türlü etik anlayıştan arınmış savaş stratejileri ile hem buralarda ki yerli egemenleri(Eğer sömürü sistemine ve devamlılığına karşı durmaya çalışıyorlarsa!) sindirerek kapitalist kukla hükümet ve devletlet kuracak ; hem de yerli halka kan kusturarak gelecek nesline yasal köleliği kabul ettirerek ; emperyalizmin doğasında ki sömürü kuralına uyarak tüm yeraltı-yerüstü doğal kaynakları ile üretilmiş ve üretilecek olan yeni insan kaynakları ürünlerine sahip olarak kendi çıkarı doğrultusunda sahip olacak. Geçmişte özellikle Güney Amerika başta olmak üzere Ön Asya ve Uzak Doğu ülkeleri emperyal yani imparatorluk yani emperyalist AB ülkeleri desteğinde ki , ABD jandarmasıyla yakıp-yıkılıp talan ediliyordu. Güney Amerika ülkelerinde ki darbeleri ,silah-petrol-uyuşturucu -insan(ciddi anlamda hala yer yer bildiğiniz köle ticaretini) ve değerli taş (altın,elmas,yakut,zümrüt gibi madenlerden çıkarılan) kaçakçılıklarını baş aktör olarak oraganize etmiştir. Yerli diktatörlerin de pay sahibi olduğu fuhuş(eşcinsel,pedofili,zoofili.. vb. her türlü anti etik biçimler...),organ nakli vb. oluşumlar.. Pinoşet bu hatıralardan sadece biridir. Burada ki sömürünün çimentosu da Katolik-Evangelistliği idi. Elbette petrol , ticaret , kalabalıklar açısından da göz kamaştırıcı pazarlar.Halklar dindar.Kaderci. Ayetullahlar ve papalık etkisi kadim ve gelecek vaadediyor. Öte yandan Asya ve Orta Doğu gelecekte ki yaşam alanları açısından ; magazinsel ve yanlı bilimsel(!) iklim magazinlerini bir tarafa koyacak olursak; Büyük Orta Doğu prjojesi kapsamında(BOP) yaşanabilecek fiziki alanlar kapsamında değerlendiriliyor. Bu siyaseti de tüm Batı elbette destekleyecek.Araçları silah,din ,kültür ya da başka bir şey olması onlar açısından çok da önemli değil. Gelecekte ki yaşabilirlikleri buralarda var olmalarına bağlı. Turuncu devrimler; etnik ya da dinsel ya da mezhepsel çatışmalar amaçlarında ciddi bir faklılık yaratmıyor. Tek tük yerel yönetimler de kendi egemenliklrini sürdürebilmek için ABD'nin ''tu-kaka dediği mantıkla ABD'yi hedef göstererek egemenliklerini sürdürmeye çalışıyor.Onların da kullandığı siyasi araçlar ABD'ninkinden çok farklı değil. ABD'nin yapmak istediklerinden farklı olarak kaos kontrol edilebilir durumda... Elbette ABD'nin girdiği ülkeler kadar ilkel savaş koşulları yok. İnsan hakları,temel özgürlükler,sosyal yaşam koşulları yine asgari durumda.Eğer idam cezası yoksa ; işkenceler mutlaka var. Kapitalizm din ya da demokrasi altında varlığını sürdürüyor. Ehven-i şer! Bu durumda İran ve Venezuella arasında genel dış farklılıklar dışında temel siyaset her biri için diğerine göre temelde aynıdır.Birbirlerini en azından dstekler görünmek durumundalar. Halkların Kardeşliği gibi uluslararası bir sloganları olmasa gerek. Daha önceki aşk üçgenleri ABD , Küba ve Libya örneğinde devam ediyordu. Yine emperyalist,tehditkar,maço bildiğimiz ABD. Görece İslami Sosyalizm deneyimi olan Libya(İran örneği ile ilişkillendirilebilir.). Latin kökenli sosyalizmi savunan Küba(Venezuella örneği ile ilşkillendirilebilir.). Aynı üç kişilik dans. Dar anlamda görece ABD'ye düşmanlıktan kaynaklanan ''Aşk Üçgeni'' şimdilik ABD,Venezuella,İran arasında devam ediyor. Seyircileri aşk acısı çeken ya da merak eden diğerleri! Saygılarımla, doğançay doğançay Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 28-11-06 11:45 . |
|
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: Evrenin Merkezi
Mesajlar: 1,052
| ABD-İran çatışmasının her iki tarafa da ne kadar yaradığının bir kanıtıdır bu... __________________
SAYGILAR ------------ Yarın elbet bizim, elbet bizimdir! Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir! (NECİP FAZIL KISAKÜREK) |
|
| #9 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006 Ülke / Şehir: ankara
Mesajlar: 499
| sayın jurnal in söylediğine katılıyorum. iran ın amerika karşıtlığını beslemesi yoluyla edindiği ve edinneceği kazanımlar aksi durumdakinden çok çok fazladır. öbu olay da bunun bir göstergesidir.iran amerika karşısında bir destek edinmiştir.uzun süreli olmayabilir ancak zaten dünya kamuoyunun hafızası da günlük çalışır.dolayısıyla bu durum da venezuela nın günlük çıkarlarına hizmet eder niteliktedir. ideoljik farklılıklara gelince .. hiçbir ideoloji ülkenin dış politikasından bağımsız gelişemez.iranında vvenezuelanında ideolojileri büyük oranda bölgesel nitelik taşımakta ve bölgesel gücünü ertırmaya yöneliktir.bunun dışında bu amaca zarar vermeyecek her türlü işbirliği günlük politikanın bir ürünü olsa da amaca hizmet ettiği sürece meşrudur. |
|
| #10 | ||
Tarih ![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,268
| Alıntı:
| |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|