"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
|
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 5,224
| Acaba insanın ağzına küçücük bir bağdemcik yerleştirip onunla ağız yoluyla vücuda giren mikropların yüzde 95 ini engelleten evrim. Burun ve kulaklarına kattığı tüylerle havadaki tozların vücuda girmesini engelleyen evrim. Cinsel organların etraflarına tüyler döşerken gövdesine veya kendisine kıl katmayacak kadar ince düşünceli olan evrim. Acil durumlarda vücudu şok durumuna alarak kol ve bacaklar gibi tüm organlardan bile vazgeçerek sadece sinir sisteminin hayatta kalabilmesi için kan ı hayati organlara çeken müthiş zeki evrim. İnsanın sadece çiğnemeyi veya yutmayı bilmesi ile insanın hiçte bilmediği eritme sindirme, vitaminleri ayırma yağı parçalama, karbonhidratları karaciğere, proteinleri ve glikozları beyine gönderen glikozun yanması için oksijenden yararlanan bir bedeni insana bahşeden evrim. Hiç olmazken ,bir müddet sonra bu canlıların görmesi daha iyi olur diyerekten milyonlarca işlemin yapılarak görmenin sağlandığı bir göz nasip eden evrim. Bunun gibi milyonlarca mucizeyi gerçekleştiren evrim. ACABA NEDEN EN ÖNEMLİ OLAN "ÖLÜMSÜZLÜKLE " İLGİLİ BİR ÇABA GÖSTERMEMİŞTİR. İnsana göz gibi inanılmaz ötesi bir organı bile verebilen evrim bütün amacının insanın daha iyi şartlarda yaşaması için evrim geçirmek olan evrim neden bunu unutmuş, hiç denememiş yada başaramamıştır. Atesitlerden açıklama bekliyorum. |
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,340
| Ölümsüzlük, insan beyninin bir istegidir sayin kanaat. Ve bu nedenle; ölümsüzlük adina tanrilar, dinler inanclar yaratilmistir. Insan beyninin henüz cok düsük kapasitede fonksiyon gösterdigi biliniyor. evrim süreci dünayanin olusumundan bu güne tüm canlilar icin sürmekte, hic biri biribirine paralel gelismemektedir. __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal |
| #3 | ||
![]() Giriş Tarihi: Nov 2005 Ülke / Şehir: antalya/ankara
Mesajlar: 1,178
| Alıntı:
''göz, diğer duyu organlarından farklı olarak beyine sinirlerle bağlı değildir.. göz, beynin parçasıdır, beynin kendisidir.. beynin dışarıda olup bitenleri algılayabilmek için kafatasında iki delik açarak oluşturduğu alıcılardır..'' dikkat ederseniz, şartlar bunu gerektirmiş; bu göz dediğiniz inanılmaz ötesi organın oluşması da muhtemelen milyonlarca yıllık bir süreç gerektirmiştir.. bilim buna da gördüğünüz (!) gibi bir açıklama getirmiştir.. 'ölümsüzlük' konusu ise biraz daha farklı ve komplike.. bunun cevabı bence üremede yatar.. 'döngü', 'ilişki' yasaları çerçevesinde her canlının türemesi için bir diğer canlının 'ölüm'ü tadarak ekolojik döngüye hizmet etmesi gerekmektedir.. asıl soru 'üremenin kaynağı nedir?' olmalı bana göre.. bu konuyu hiç araştırmadım, fikri olan varsa ve bizlerle paylaşırsa sevinirim.. __________________
öğrenci görünümlü müzik insanı | |
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,340
| simdi asil soruna yönelik sorular bitmedi tabi. acaba: *Insandaki kuyruk sokumu ve ender de olsa, kuyruklu bebelerin dogumu, *hic kullanmadigimiz 20 lik dislerimizin neden ciktigi ve hemen döküldügünü *Kör bagirsak denen parcanin, milyonlarca yil önce islev gören ince bagirsagin, evrim sonucu güdüklesmis olmasini *El aleti yapamyan insanda, vahsi hayvan gibi cikan tirnallarin varligini, *Bir zamanlar agaclara tirmanan uzun ayak parmaklarinin neden ve nasil güdüklestigini.. *vb. insana iliskin bir cok biinmezi nasil aciklanabilr? evrim karsiti düsünce sistemi, bu sorulari nasil aciklarlar acaba diye sormak gerekmiyor mu? saygilar __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal |
| #5 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,807
| Sayın Kanaat ! Evrimle ilgili insan üzerindeki değişimleri açıkladıktan sonra,polemik konusu olabilecek ölümsüzük konusuna gelip dayanmışsın. Bende sana bir başka polemik konusu olacak bir soruyla karşılık versem umarım alınmazsın. Allah neden kıyamet gününü bekleyip,insanların insanları cehennem azabı ile korkutmasına ve kıyamet günü herkesin ölmesine göz yumuyor ? Üstelik cennet ve cehemde görevli melekler o güne kadar kös kös oturup bekleyecek. Allah kıyameti koparmadan dünyayı cennet ve herkesi öte alemdeki gibi ölümsüzlüğe kavuştursun,dünyanın bir bölümünde de cehennemini kurup (insanların yaşamadığı Antartika olabilir mesela) meleklerini boş oturmaktan kurtarsın.İnsanlar asker ve polis besleyip büyük bütçeler ayıracağına, onların görevlerinide meleklere havale edip büyük tasarruflar elde edelim.Allah'ta aramızda otursun, varmı yokmu tartışmasından da kurtuluruz. Sahi Allah bu fikri neden uygulamıyor ? Haydi ver bakalım cevabını. Öyle soruya da,böyle soru.:-) Türesin Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 29-06-06 19:09 . |
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 239
| Sayın canugur ve Sayın türesin, Sayın kanaat'ın sorduğu soru Soruma karşılık soru sorun değildi galiba...:68 Ha cevabınız yoksa eğer... O başka... :-) Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Saygılar, __________________
beni -af- sız hapset, o soğuk ve karanlık gözlerine. sonsuza kadar, kalmak olsun cezam… |
| #7 | ||
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,807
| Sayın Kadri ! Alıntı:
![]() | |
| #8 | ||
Forumdan Uzaklaştırılmış
Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 801
| Alıntı:
Miyonlarca nesildee aslında ne olduğunu bilmediği bir hedef için sistemili bir tesadüfler çalışması uyguluyor. Sonra kafatsasını deliyor. çıkıyor dışarı. Göz bebekleri oluşuyor. Sinirler oluşuyor. Ama hala görmenin ne olduğunu bizimki bilmiyor. Çalışmalar devaö ediyor. Sonra birden bir çocuk milyonlarca yıldır evam eden garip tesadfler sonucu oluşan anlamsız organla görmeye başlıyor. Ve bir yeşilçam kalsiği gerçke oluyor. "görüyorum görüyorum görüyorum" " baba bu senmisin,ama ama sen görmüyorsun" :-) Gözün evrimminin bırakıp teoriyi ciddi olarak ele alırsak, şöyle bir yorum haksız mı? Balıklar görür, kuşlar görür, sürüngenler görür, memeliler görür, böcekler görür. Peki kim göremez. bakteriler, bitkiler, mikrorganizmalar, virüsler. O halde görme gibi oldukça kompleks ve milyonlarca süren bir yapı, hiçbir başarıya ulaşmaksızın sistemli olark gitmiş ve sonunda çok ilkel bir canlı görmeye başlamıştır. Bakın evrimci omak ne kadar kolaymış. oturduğun yerden salla. sonra da bilim de!. Karşı çıkanı aforoz et. bilim düşmanı ilan et! bayapğı keyifliymiş. Ben demi evrimci olsam nedir. Aslında sayın kanaat çok mantıklı bir soru sormuş. Göz gibi mükemmel biroptik sistemi gerçekleştiren evrim baba, neden yaşlanma geni basit bir sorunu milyaralarca yıldır çözememiş. Daha o teassdüf denk mi gelmedi. Oysa sorun diğerlerinin yasnında o kadar basit ki. | |
| #9 | ||
![]() Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 5,224
| Alıntı:
| |
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 5,224
| Sayın Türesin; Konuları Allaha ve ahirete dayandırarak bir anti çözüm üretmiş. Buda ilginç. |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Primatlardan insana, evrimin yolu... | küçükkarabalık | Doğa Bilimleri | 10 | 26-10-07 17:22 |
| Evrim'in zaferi | Antioksidan | Türkiye Siyaseti | 3 | 27-12-05 02:55 |