Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Geri Dön Yazıyaz Forum > Edebiyat > Ustalardan Seçkiler

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Hasretinden prangalar eskittim...

/

konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Ustaların şiir, roman gibi edebi eserleri


Cevapla
 
Konu Araçları
Eski12-07-06, 04:29  #1
melnur
Yazıyaz Grup
Genel Koordinatörü

 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
Hasretinden prangalar eskittim...



Bir deli yürek.
Bir çağlayan su...
Üstüste yakılan sigaralar...
"Uy havar."

Çünkü "Akşam erken iner mahpushaneye."
melnur is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski12-07-06, 07:45  #2
mayıs
 
Giriş Tarihi: Jun 2006
Mesajlar: 632

Günaydın;
gitmeden bir bakayım istedim bu yeni konuya.
Güne iyi başlamak için güzel dizeler.
Teşekkür.
Yine de şimdilik bir şey yazamayacağım.
Çünkü "Hasretinden prangalar eskittim..."
Konunun bir başlığın getireceklerini paylaşmak olup olmadığını anlamalıyım önce ki doğru şeyler harekete geçsin aklımda.
__________________
"Dürüst insanların ceza görmeden ülkelerine hizmet edebilecekleri zaman henüz gelmedi" Isidore de ROBESPİERRE (1794'ten beri)
mayıs is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski12-07-06, 10:02  #3
antiC
 
antiC'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 165

Aslında konu başlığı çok acıklı ve benimde anlatabileceğim çok acıklı şeyler var ama yinede yazmamak daha iyi olacakmış gibi bir his var içimde.
Önce sizlerin yazdıklarını bir görüp ona göre hareket etmeyi uygun gördüm.
Ama şöyle bir kısa açıklama yapayım. Pranga dükkanlarının hepsini öğrendim.:-) Çok geyik oldu ama mecaz olarak gerçekten öyle.
__________________
Yeter kaçtığın, çık artık karşıma.
Kavga edelim, dövüşelim.
Ya yen beni, ya da teslim ol.
antiC is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski12-07-06, 11:33  #4
melnur
Yazıyaz Grup
Genel Koordinatörü

 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040

Onun kitabını aldığımda ve ilk şiirlerini okuduğumda inanılmaz bir şaşkınlık duymuştum. O zamanlar Nazım'la birlikte pek çok şairin şiirini de okuyordum ama ilk kez dizelerin o esrarengiz büyüsünün tadına varıyordum.

Akşam erken iner mahpushaneye.
İner, yedi kol demiri.
Yedi kapıya.
Birden ağlamaklı olur bahçe.
Karşıda,duvar dibinde
Üç dal gece sefası.
Üç kök hercai menekşe...


Ahmed Arif'di bu ozan...Ve benim için o bir başka Nazım'dı...Öyle olmuştu.
Bütün kitaplarını alıp okumalıydım...Hiç bir dizesini, hiç bir yazısını kaçırmamalıydım.

Aynı korkunç sevdadadır
Gökte bulut, dalda kaysı.
Başlar koymaya hapislik.
Karanlık can sıkıntısı...
"Kürdün Gelini"ni söyler maltada biri.
Bense voltadayım ranza dibinde
Ve hep olmayacak şeyler kurarım.
Gülünç,acemi, çocuksu
...

Tek bir kitabı varmış. Sonradan öğrendim. Şaşkınlığım daha da artmıştı. Ama başka türlü nasıl olabilirdi ki; kitap okumamanın, şiiri önemsemeyenlerin baştacı edildiği bir ülkede...-başka nasıl!

Vurulsam kaybolsam derim.
Çırılçıplak bir kavgada.
Erkekçe olsun isterim.
Dostluk da düşmanlık da.
Hiçbiri olmaz halbuki.
geçer süngüler namluya.
Başlar gece devriyesi jandarmaların...

"Cesareti söylüyor Ahmed Arif. Yiğitliği.
Bir pınar gibi, bir yeraltı suyu gibi, bir tipi gibi."
Dostuna yarasını gösterir gibi.

Hırsla çakarım ilk kibriti.
İlk nefeste yarılanır cigaram.
Bir duman alırım, dolu.
Bir duman kendimi öldüresiye.
Biliyorum, "sen de mi?" diyeceksin.
Ama akşam erken iner mahpushaneye.
Ve dışarda delikanlı bir bahar.
Seviyorum seni.
Çıldırasıya...
melnur is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski12-07-06, 13:31  #5
komutan
 
komutan'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2006
Ülke / Şehir: Vatansız yerden
Mesajlar: 924

AY KARANLIK

Maviye
Maviye calar gozlerin,
Yangin mavisine
Ruzgarda asi,
Korsem,
Senden gayrisina yoksam,
Bozuksam,
Can benim, dus benim,
Ellere nesi?
Hadi gel,
Ay karanlik...

Itten ac,
Yilandan ciplak,
Vurgun ve bela
Gelip durmussam kapina
Var mi ki doymazligim?
Ille de ille
Sevmelerim,
Sevmelerim gibisi?
Oturmus yazicilar
Fermanim yazar
N'olur gel,
Ay karanlik...

Dort yanim pust zulasi,
Dost yuzlu,
Dost gulucuklu
Cigaramdan yanar.
Alnim operler,
Suskun, hayIn, ciyansi.
Dort yanim pust zulasi,
Donerim donerim cikmaz.
En leylim gecede olesim tutmus,
Etme gel,
Ay karanlik...

Ahmed Arif benimde beğendiğim şairlerin başında gelir..Aslında Ahmed Arif'i tanımakla Kürtler'i tanımaya başladığımı itiraf etmeliyim...
__________________
Kendi ülkesinde bir mülteci....
komutan is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski12-07-06, 23:10  #6
İlkem
Yazıyaz Grup
Yönetim Kurulu Üyesi
 
Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 48

SEVDAN BENİ

Terketmedi sevdan beni,
Aç kaldım, susuz kaldım,
Hayın, karanlıktı gece,
Can garip, can suskun,
Can paramparça...
Ve ellerim, kelepçede,
Tütünsüz, uykusuz kaldım,
Terketmedi sevdan beni...

Ahmet Arif'i okuyup etkilenmemek mümkün değil.
Herşeye rağmen içimizdeki sevgi hiç bitmesin.
İlkem is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski13-07-06, 12:55  #7
komutan
 
komutan'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2006
Ülke / Şehir: Vatansız yerden
Mesajlar: 924

Paylaşımınız için teşekkürler sayın Norma..İnanın yazdıklarınızı okuyunca tüylerim diken diken oldu..Bir insan inandığı dava uğruna aç kalabiliyorsa ve hatta ölüm döşeklerine düşebiliyorsa bizim bundan iyi dersler çıkarmamız lazım..
__________________
Kendi ülkesinde bir mülteci....
komutan is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski13-07-06, 13:20  #8
melnur
Yazıyaz Grup
Genel Koordinatörü

 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040

Ahmed Arif çok yazmayan şsirlerden, ve bukadar "güzel şiir" yazan-yazabilen birinin neden bir kitapla yetindiğini kendi kendime hep sormuşumdur.

İçim bir suskunsa tekin mi ola?
O Malta bıçağı, kınsız, uyanık,
Ve genç bir mısradır
Filinta endam...
Neden, neden alnındaki yıkkınlık,
Bakışlarındaki öldüren buğu?
Kaç yol ağlamaklı oluyorum geceleri...
Nasıl da almış aklımı,
Sürmüş, filiz vermiş içimde sevdan,
Dost, düşman söz eder kendi kavlince,
Kınanmak yiğit başına.
Bu, ne ayıp, ne de yasak,
Öylece bir gerçek, kendi halinde,
Belki, yaşamama sebeb...


Sonradan, öldükten sonra kitabına girmeyen şiirleri derlenerek bir kitap halinde basılmıştı. Ama onlarda -nedense-bir Ahmed Arif derinliğini ve tadını bulabilmem pek mümkün olmadı. Her söz bir ateştir, sudur, rüzgardır ozanda. Ve her sözün bir sonrakiyle oluşturduğu uyum, notaların ardarda gelen uyumu gibidir. Bir başka Nazım'dır o. Az yazmıştır ama, kırsalın umudunu ve öfkesini dizelerine oya oya işleyebilmiştir.

Evet, ağlamaklı oluyorum, demdir bu.
Hani, kurşun sıksan geçmez geceden.
Anlatamam, nasıl ıssız, karanlık...
Ve zehir-zıkkım cıgaram.
Gene bir cehennem var yastığımda,
Gel artık...
melnur is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski13-07-06, 13:29  #9
komutan
 
komutan'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2006
Ülke / Şehir: Vatansız yerden
Mesajlar: 924

OTUZÜÇ KURŞUN

Bu dağ Mengene dağıdır
Tanyeri atanda Van'da
Bu dağ Nemrut yavrusudur
Tanyeri atanda Nemruda karşı
Bir yanın çığ tutar, Kafkas ufkudur
Bir yanın seccade Acem mülküdür
Doruklarda buzulların salkımı
Firari güvercinler su başlarında
Ve karaca sürüsü,
Keklik takımı...

Yiğitlik inkar gelinmez
Tek'e - tek doğüşte yenilmediler
Bin yıllardan bu yana, bura uşağı
Gel haberi nerden verek
Turna sürüsü değil bu
Gökte yıldız burcu değil
Otuzüç kurşunlu yürek
Otuzüç kan pınarı
Akmaz,
Göl olmuş bu dağda...

Yokuşun dibinden bir tavşan kalktı
Sırtı alacakır
Karnı sütbeyaz
Garip, ikicanlı, bir dağ tavşanı
Yüreği ağzında öyle zavallı
Tövbeye getirir insanı
Tenhaydı, tenhaydı vakitler
Kusursuz, çırılçıplak bir şafaktı

Baktı otuzüçten biri
Karnında açlığın ağır boşluğu
Saç, sakal bir karış
Yakasında bit,
Baktı kolları vurulu,
Cehennem yürekli bir yiğit,
Bir garip tavşana,
Bir gerilere.

Düştü nazlı filintası aklına,
Yastığı altında küsmüş,
Düştü, Harran ovasından getirdiği tay
Perçemi mavi boncuklu,
Alnında akıtma
Üç topuğu ak,
Eşkini hovarda, kıvrak,
Doru, seglavi kısrağı.
Nasıl uçmuşlardı Hozat önünde!

Şimdi, böyle çaresiz ve bağlı,
Böyle arkasında bir soğuk namlu
Bulunmayaydı,
Sığınabilirdi yüceltilere...
Bu dağlar, kardeş dağlar, kadrini bilir,
Evvel Allah bu eller utandırmaz adamı,
Yanan cıgaranın külünü,
Güneşlerde çatal kıvılcımlanan
Engereğin dilini,
İlk atımda uçuran
Usta elleri...

Bu gözler, bir kere bile faka basmadı
Çığ bekleyen boğazların kıyametini
Karlı, yumuşacık hıyanetini
Uçurumların,
Önceden bilen gözleri...
Çaresiz
Vurulacaktı,
Buyruk kesindi,
Gayrı gözlerini kör sürüngenler
Yüreğini leş kuşları yesindi...

Vurulmuşum
Dağların kuytuluk bir boğazında
Vakitlerden bir sabah namazında
Yatarım
Kanlı, upuzun...

Vurulmuşum
Düşüm, gecelerden kara
Bir hayra yoranım çıkmaz
Canım alırlar ecelsiz
Sığdıramam kitaplara
Şifre buyurmuş bir paşa
Vurulmuşum hiç sorgusuz, yargısız

Kirvem, hallarımı aynı böyle yaz
Rivayet sanılır belki
Gül memeler değil
Domdom kurşunu
Paramparça ağzımdaki...

Ölüm buyruğunu uyguladılar,
Mavi dağ dumanını
ve uyur-uyanık seher yelini
Kanlara buladılar.
Sonra oracıkta tüfek çattılar
Koynumuzu usul-usul yoklayıp
Aradılar.
Didik-didik ettiler
Kirmanşah dokuması al kuşağımı
Tespihimi, tabakamı alıp gittiler
Hepsi de armağandı Acemelinden...

Kirveyiz, kardeşiz, kanla bağlıyız
Karşıyaka köyleri, obalarıyla
Kız alıp vermişiz yüzyıllar boyu,
Komşuyuz yaka yakaya
Birbirine karışır tavuklarımız
Bilmezlikten değil,
Fıkaralıktan
Pasaporta ısınmamış içimiz
Budur katlimize sebep suçumuz,
Gayrı eşkiyaya çıkar adımız
Kaçakçıya
Soyguncuya
Hayına...

Kirvem hallarımı aynı böyle yaz
Rivayet sanılır belki
Gül memeler değil
Domdom kurşunu
Paramparça ağzımdaki...

Vurun ulan,
Vurun,
Ben kolay ölmem.
Ocakta küllenmiş közüm,
Karnımda sözüm var
Haldan bilene.
Babam gözlerini verdi Urfa önünde
Üç de kardaşını
Üç nazlı selvi,
Ömrüne doymamış üç dağ parçası.
Burçlardan, tepelerden, minarelerden
Kirve, hısım, dağların çocukları
Fransız Kuşatmasına karşı koyanda

Bıyıkları yeni terlemiş daha
Benim küçük dayım Nazif
Yakışıklı,
Hafif,
İyi süvari
Vurun kardaş demiş
Namus günüdür
Ve şaha kaldırmış atını.

Kirvem hallarımı aynı böyle yaz
Rivayet sanılır belki
Gül memeler değil
Domdom kurşunu
Paramparça ağzımdaki...
__________________
Kendi ülkesinde bir mülteci....
komutan is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski13-07-06, 13:41  #10
komutan
 
komutan'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2006
Ülke / Şehir: Vatansız yerden
Mesajlar: 924

Alıntı:
Sayın norma şöyle demiş:

Teşekkür ederim sn.Komutanım.
Beni de o günlerde oldukça etkilemişti bu manzara. Günlerce, haftalarca sorgulayıp durmuştum her şeyi. Bilmediğim, anlamadığım bir dünyadan geliyordu sanki bu insanlar. Zaten hayatta savunduğu herhangi bir değeri olmayan insanların işi olmaz böyle şeylerle. Onlar boş ve amaçsız bir bedenle dolanır dururlar hayatın içinde.
Ben miyim, yoksa gerçek olan onlar mı diye düşünmüştüm. Belki de bunları ve kendi yaşamımı görmek, beni pek çok şeyden uzaklaştırıp pek çok şeye yaklaştırmıştır. Hatta her şeye farklı, acaip, normal dışı bakmam, algılamam, düşünmem ve hareketlerime yansıtmam da bunlar yüzdendir belki de. Kimsenin kimseyi hiç bir sebeple bu durumlara düşürmeye, bunlara itmeye, akıllarına getirmey hakkı olmamalı.
Yani insanlık bu düşünceyi gerektirmeli bence. Yoksa nasıl insan olduğumuzu düşünebiliriz ki!
Ülkemizde öyle olaylar yaşanıyor ki ben insanım diyen herkesin buna dur demesi gerekiyor kanısındayım..İnsanlar F tipi cezaevlerinde nerdeyse ölüme terkediliyor..Açlık gervinde ölenlerin sayısı nerdeyse 100'ü geçti ama duyarlı sivil topum örgütleri ve bu grevcilerin anneleri dışında kimseden ses çıkmıyor..Aslında açlık grevlerinde ölenler onlar değil biziz ..Her geçen gün içimizde ki insanlık ölüyor.Aç kalarak öülyor..

Kendime hep şu soruyu sordum ''insanlarımız neden bu kadar duyarsız''..Doğrusus hiçbir mantıklı cevap bulamadım..Ölenler artıkça mı dur diyecekler..Ama yok işte susuyorlar..Ve hep susacaklar işte..
__________________
Kendi ülkesinde bir mülteci....
komutan is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 18:01.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz