| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Susmak/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Antropoloji,Psikoloji, Sosyoloji... |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2006 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 75
| Ne güzeldir değil mi susmak? hayatın o sıkıcı ve göz açıp kapayıncaya kadar ki süreyi sessiz sakince izlemek.Bir sürü insanın devamlı gelip geçtiği o büyük caddede yürürken oturup,yürüyen insanları seyretmek.Bu işin esprisi tabi * *"Susma sustukça sıra sana gelecek" sloganı,gerçekten yaşanmış olaylardan sonra ortaya çıkan bir gerçektir.Bizim toplumumuzda ortaya çıkıp birşeyler söyleyenlere iyi gözle bakılmadığı için o söz havada kalmıştır.Susma,eğer susarsan günün birinde o dönüp dolaşıp konuşmadığın için sana gelecek... * *Herzaman bindiğimiz Yeşil "Çevre Dostu" belediye otobüslerinde gariptir ki !!! cep telefonu ile konuşmak yasakmış.Tamam otobüse binerken "Rahatınız için cep telefonlarınızı kapatın" yazısını herzaman görüyorum da,bu "Yassah" niçin?? eh,söylentiye göre cep telefonlarının o sinyal dalgaları,fren sistemine zarar veriyormuş! tamam güzel olabilir diyebilirsiniz.Ama Mercedes firması "Bizim otobüslerimize cep telefonu ve benzeri elektronik aletlerin zarar vermediği firmamızca test edilmiştir" açıklamasını yapmıştır.Ama gel gör işte,bizim i.e.t.t şoförü yine söylentiye göre kaza yapmış,fren sistemi kitlendi diye de yalan uydurulmuş!! tamam bunlarda olabilir,fakat ben cep telefonumla otobüste konuştuğumda neden insanlar gözucuyla sinirli sinirli bakar? "şimdi frenler bozulsada bu çocuğu bir benzetsek" şeklinde düşünceler niye? * * Çünkü susuyoruz,bir kısmımız konuşuyor ama nedense o susan kesim,biri konuşunca o kişiyi susturmaya ve kendini haklı çıkarmaya çalışıyor!! of of.. * *Şunun açıklaması şöyle yapsalar,birileri cep telefonuyla konuştuğunda yanında ki ve çevresinde ki insanlar rahatsız olurlar,biz de bu yüzden otobüslerde gerekmedikçe telefon açılmamasını öneriyoruz!! bu kadar basit herşey işte.Otobüste kalkıp bir insan,insanlara cep telefonu ile konuşmanın bir zararı olmadığını anlattıkça,susan insanlar o insanı susturacaklardır. * *Bu aynen,yerde kalp krizi geçiren insana,toplumun ambülans çağıracağı yerde kalp krizi geçiren insanı izleyip zevk alırmışçasına izleyen topluluğa benziyor.Sonra oradan bir YurtSever çıkar ve adamın yanına eğilir,rahatlaması için kıyafetlerini gevşetir,bir yandan insanlara bağırıp çağırır.Sonra o insanın sayesinde ambülans gelir,seyreden topluluk dağılır,gider..Otobüste cep telefonu ile konuştuğu için insanlara laf anlatmaya çalışan insan ile kalp krizi geçiren insana yardım eden kişi aynıydı.Bu insan akşam evine geldiğinde ne hisseder? belki sevap işlediğini düşünür,belki de o seyreden kalabalığa kızar,küfreder,belki bir insana yardım ettiği için içini mutluluk kaplar.. * * *Ya şöyle olsaydı,o kişi otobüste cep telefonu ile konuşuyor ve oradan birkaç kişi homurdanıyor,cep telefonunu kapatmasını söylüyor,o da hiçbirşey demiyor ve telefonu kapatıyor.Otobüsten indikten sonra yolun kenarında toplanan bir kalabalık görüyor ve yanlarına yaklaşıyor.Yerde bir adam kalp krizi geçiyor..."ne de olsa şimdi birileri onu kaldırır" bilinci ile rahat rahat izleyip "yazık adama ya can çekişiyor zavallı" diyor. * * *Akşam evine geldiğinde,belki otobüste cep telefonu olayını hatırlamayacak,kalp krizi geçiren adamın,can çekişmesi aklına gelecektir.Fakat bu insan,hiçbir zaman bugün yaptığı davranıştan farklısını yapmayacaktır.Bu gerçektir,hayatının %100'lük bölümden bakacaksak,o insan yalnış gördüğü birşeye %10 ihtimalle Karşı gelip konuşacaktır.Bu da istisna zamanları olacaktır büyük ihtimalle.Kendi çıkarlarına güderken konuşacaktır. * * *Geriye kalan %90'lık kısımda aynen bir bahçede bulunan bir sürü ottan farkı olmayacaktır.Bu durum onu hiçbirzaman rahatsız etmeyecektir.Çünkü koyun gibi güdülmek ona mutluluk verecektir..Sürü psikolojiyle hareket edip çoğunluğun yaptığını yapacaktır.Bu durumlarda hiçbir zaman kendi başına aldığı doğru-yalnış kavramı olmayacaktır. * * Niye susmamalıyız? hayatımızda bize doğru ya da yalnış gelen şeyleri bilmezsek herzaman sürü psikoljisi ile hareket etmek zorunda kalırız.Neyin yalnış-neyin doğru olduğuna karar verene kadar bir yerden bir yere sürükleniriz.iyi ya da kötü kendi doğrularınız-yalnışlarınız üzerinde yaşarsanız hiçbirzaman güdülen,sürüye uymak zorunda kalan koyunlardan olmazsınız. * *Hayatımızın her dakikasında,nerede olursak olalım,hangi şartlar olursa olsun,eğer bilinciniz yerindeyse tamamdır.O zaman yalnış gördüğümüz şeye tepkimizi belli etmeliyiz.örneğin,sokakta yürürken yere çöp atan birini gördünüz,onu uyarırsınız,bir daha atıp-atmayacağını kimse ön göremez ama siz onu uyarınca kendi doğrunuzla hareket etmiş oldunuz.Bunu basit bir çöp olayı olarak görmeyin.Bunu hayatınızda uyguladıkça ne kadar çok şeye susmamamız gerektiğini anlayacaksınız. Ya da susturulmamızı... Bu arada,sürü psikolojisi,Söylenti (yani kulaktan dolma bilgiler) lafları geçti yazıda,bir daha ki yazım bu iki ÖNEMLİ şey üzerine olacak sanırım ![]() Son kez... Ya konuşmak ya da susmak..Susarsanız konuşanın karşısında olmuş olursunuz... |
|
| #2 | |
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 1
| Güzel bir konu seçmişsin, konuya ve yazına +1 |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 92
| Susmak,içimizde çığlıklar atmaktır bazen.Söyleyemediklerimizi içimize akıtırken,hiç de serinkanlı davranmayız.Hatta bazen öylesine doldururuz ki derinliklerimizi;fizikteki bileşik kaplar yasasında olduğu gibi bir yerlerden duygular sızmaya başlar.İşler bu noktaya geldiğindeyse artık;direksiyonun hakimiyetini yavaş yavaş yitirmeye başladığımızın resmidir.Fırtına durulduğundaysa;değişim vakti gelmiştir artık bizim için. |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 30
| syn hermes:gerçekten konuya hakim olma yönünde başarılısın.buzamana kadar susmuş herkes,ve pek cvp gelmemiş.neden sustular sencee? konuşmak için bir çabalarımı yoktu bu konuda yada değermi vermediler herşeyin özü olan konuya.yada konu SUSMAK olduğu içinde olabilir susmak bir değer meselesidir aslında.insan kimi zaman tepkisini eylemle,kimi zaman beden diliyle, kimi zamanda susarak verir.biz 3.şık olmayalım karşıt olana doğru yürüyelim incitmeden kırmadan ve bu şartı öncelikle kural sayarak...ancak böle olunca susturulmak denen bi durumda kalmayacak.tabi konuşanlarda ne kadar konuşuyor olabilir etkileme açısından oda ayrı bir bakış açısı... |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2006 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 75
| Olanlar insanların hoşuna gidiyor ki susuyorlar. konuşmaya gerek yok demek? Hiç hatırlamıyorum bir soruna susarak tepki verdiğimde sorunun çözüldüğünü. Popilist akımı yaratanlar susmamız için neler gerektiğini iyi biliyorlardı... farkında değiliz ne yapıyoruz? buraya yazı yazmak veya benim konumda mesajların gelmesi nekadar önemli olabilir ki? benim uç noktam öze inmektir ve bunda sanal alem veya ikinci bir insana ihtiyacım yok ki, ben farkındayım. |
|
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2005
Mesajlar: 200
| Çok iyi bir konu ve verdiğiniz örneklerin hepsi doğru. |
|
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2006 Ülke / Şehir: İzmir
Mesajlar: 279
| Tebrikler, konu gerçekten güzel. Betimlemelerde... __________________
Kimse nüansların önemini anlamıyor hala! Nüans beni ben yapandır, Aynı zamanda katilim olacak bıçaktır... |
|
| #8 | ||
![]() Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 278
| Alıntı:
Aslında kimse susmuyor. Herkez konuşuyor. Bu ses örgütlenemiyor bir türlü. Armes, | |
|
| #9 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2006 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 75
| Armes, harika bir nokta! Evet insanlar aslında sürekli konuşuyorlar fakat örgütsüz bir hareket hiçbir etki yaratamaz hiçbir şeyin üzerinde. Senelerce ülkeyi eleştiririz olumlu olumsuz, hiç susmayız ama sesimiz eleştirdiğimize ulaşmıyorsa aslında hep susmuşuzdur. Belkide susmamız gerektiğini düşünüyoruz hatta sistem susmamız gerektiğini doğal güdümüz haline getirmiş ![]() Sesini eleştirdiği noktaya çıkartanlar ise sadece ülkenin ileride daha güzel insanların daha güzel koşullarda yaşaması için düşünenler, bunları düşünüp bi yerlerde duyurdukları için, kouştukları için cezaevlerinde işkence zekiyorlar. Konuşmayı bırakın ülkenin geleceğini düşünmek bile sonucu nereye götürüyor. Ben 17 yaşımda 2 ay tutuksuz yargılandım be sadece düşünmekti yaptığımız, ülkemizi düşünmekti. Konuşmamızdan korkan güzlü insanlar, susmamız için elinden geleni yapıyorlar. Bunlardan dolayı belki insanlarımız sadece kahvede sokakta bi kaç kişi arasında düşüncelerini paylaşıyor.. sistem bunu doğal güdü haline getirdi insanlarımıza. Bakın burda birşeyleri farkedip konuşuyoruz.. aslında halaa susuyoruz. Türkiye'yi kabullenip benimsiyorsan, ülke koşullarını sevmiyor değişmesini istiyorsa konuşmalısın.. Susup arkadan küfretmek onlara, onların hep istediği şey zaten... Ben artık Türkiye'yi kabullenmiyorum. Burdaki koşulları değiştirmek bir yana burdaki çoğunluk kasıntı insanların tuhaf kültürün değişmesi öngerek bir şey. Bunun için birşeyler düşünsen cezaevine girmeden hayatını kaybedersin galiba sistem ne hissetmemizi ve ne tepki vermemizi de öğretti.. farketmek yetmiyor...__________________
"hepimiz yaratıcının kendisi değilmiyiz?" |
|
| #10 | |
Admin ![]() Giriş Tarihi: Aug 2006 Ülke / Şehir: istanbuL
Mesajlar: 5,608
| yılmaz erdoğan'ın bir sözü hoşuma gider çok: "Zamanında ve yerinde konuşabilen bir toplum değiliz." |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|