| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
| Madde Nasıl Oluştu? / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Fizik, Kimya, Biyoloji, Astronomi, Jeoloji... |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,330
| Ilk madde nasil olustu arkadaslar. Maddeye gecis süreci nasil basladi? Madde deyince hemen masa sandalye aklimiza gelmiyor elbet. Daha gerilere giderek, eldeki bilgilerle durumu nasil aydinlatabiliriz? saygilar __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal |
|
| #2 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,532
| Bu konudaki bilgilerimiz-bilinenler değişik zamanlarda, değişik topiklerde biraz da düzensiz bir şekilde sağa-sola serpiştirilmişti..."Madde nedir, nasıl oluşmuştur; nasıl bir serüven izlemiştir...?" konularını başlıbaşına bir topikte yazmanın ve tartışmanın oldukça yararı olacaktır, diye düşünüyorum. Maddenin serüveni aynı zamanda içinde bulunduğumuz evrenin de serüvenidir. 13.8 milyar yıl öncesinde bir "patlamayla başladığı" varsayılan bu serüvene olabildiğince "yakından bakmak" hem bilgilendirici ve hem de keyif verici bir yolculuk olacaktır... Karanlıkları aydınlığa dönüştürebilmenin tek yolunun bilim olduğunu asla unutmadan! Teşekkürler sn. canuğur; teşekkürler sn. anibal! Bir kez daha bunları bize hatırlattığınız için! |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,330
| Rica ederim sayin melnur, topiklerde bazen tartismalar arasi güzel konular doguyor. Yazik olmasin diye bunu bir baslikta toplama geregi duydum. Maddenin serüveni gercekten ilginc. Big-bang´a dek uzaniyor elbet. Hidrojenin füzyonundan da yola cikabiliriz. uradan kullanim araclarina dek uzanabilir. Maddnin üretimi de konuya girecek belki de. Yani madde ile madde olusturmak gibi. Temelde sistemimizi baz alarak, günesin ana maddesi hidrojenin füzyon ile helyuma ve daha agir atomlara dönüserek, en azindan uzayin en kaba anlamda maddelerini olusturuyorlar diyebilir miyiz? saygilar __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal |
|
| #4 | ||
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,532
| Alıntı:
Söylediğiniz gibi güneşteki-yıldızlardaki füzyon olayı, hidrojenin helyuma dönüşümü, sonrasındaki gelişmeler,kırmızı devler, beyaz cüceler, karadelikler belki, sonra süper nova patlamaları...evrene yayılan ve yıldız fırınlarında oluşmuş ağır elementler...hepsi, maddenin bilinen fizik kuralları içinde değişim ve dönüşümü değil mi? Ama sanıyırum önce maddenin tanımlamasından, yapılabildiği kadar ne olduğundan başlamak daha anlaşılabilmeye yarar diye düşünüyorum. | |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mesajlar: 303
| SN. Canugur; Eger yukarida degindiginiz gibi maddeyi sorgulamayi basitlik ve karmasiklik bazinda incelerseniz tabiki maddenin özüne inmek olasiligi olmayacaktir.Bunun haricinde ise maddenin saf enerjiden kaynak almasi gerektigi ve bunun ancak bu sekilde anlasilabilmesi gerektigi de açiktir. |
|
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mesajlar: 303
| Ayni zamanda yukarida sorduklarinizi zaten fizikçiler de bilmez !!! Ne de olsa matematigin hakim oldugu bir fizik statüsünde oynanilan kavramlarin ne anlama geldiginin bir önemi olmadigi gibi kendi içinde tutarlilik gösteren matematik modellemelerin koydugu kurallar da bu kavramlar arasindaki iliskiyi betimlemekten ibarettir ! |
|
| #7 | |
Bilim ![]() Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 942
| Başlığı oluşturan soru her ne kadar önemli olsa da, bence önüne "madde nedir," ilavesinin de konulması gerekirdi. O yüzden ben bu ilave edilmesi gereken kısımdan başlamak istiyorum. En uzak yıldızdan en küçük toz taneciğine kadar evrende bulunan her şey inanılmaz çeşitlilikte maddeden yapılmıştır. Yaklaşık 200 yıl kadar önce ısı, bir çok bilim adamı tarafından maddenin özel bir çeşidi olarak görülüyordu. Fakat ısının küçük madde parçalarının hareketi olduğu artık biliniyor. Aynı şekilde, ses de maddenin belirli bir hareketidir. Tüm değişik madde çeşitlerinin ortak bir özelliği vardır; kütle. Kütle, herhangi bir madde içindeki malzeme miktarıdır ve harekete karşı direnç gösterir. Örneğin bir kamyon, oyuncak arabadan çok daha fazla kütleye sahiptir ve hareket ettirilmesi çok daha zordur. Evrende her parça madde, diğer tüm madde parçalarını çeker, ancak maddenin miktarı önemlidir; büyük bir parça, küçük bir parçayı bir diğer küçük madde parçasından daha güçlü çeker. Eski yunan filozofları maddenin doğasını şiddetle tartışmışlar ve tüm görünen karmaşıklığına rağmen dünyanın basit olduğu sonucuna varmışlar. İ.Ö 600' lü yıllarda Thales, bütün maddelerin sudan yapıldığını ortaya attı. Empeodeles (İ.Ö 5 yy) tüm maddelerin farklı oranlarda karışmış olarak, dört temel madde ya da elementten oluştuğuna inandı; toprak, su, hava ve ateş. Bir sonraki yüzyılda Aristo, cennetten geldiğine inanılan "eter" adını verdiği beşinci bir maddeyi ekledi. Leucippus'un (İ.Ö 5.yy) da sadece bir çeşit madde olduğuna dair bir teorisi vardı. Buna göre eğer madde defalarca kesilirse , kalan son kısmın kesilemeyecek madde parçacığı olduğunu düşündü. Daha sonra Democritus, İ.Ö 400'lü yıllarda, kesilemeyen bu parçacıklara "bölünemeyen" anlamına gelen "atom" adını verdi. Fakat atomlara inanmayan Aristo, kendisini izleyen 2000 yıl boyunca en yetkin filozof olarak kabul edildiği için onun elementler ile ilgili düşüncesi hüküm sürdü. Maddenin en küçük temel taşı nedir? Bu soruyla başlayan araştırma serüveni 1897'de Thomson'ın elektronu bulmasıyla başladı. Ardından proton,nötron,pozitron, müon, pion, nötrino diye adlandırılan parçacıkların bulunmasıyla devam etti. 1955’ lere kadar bilinen tüm parçacıklar bunlardı. Ancak bu tarihten sonra devreye hızlandırıcıların da girmesiyle olaylar ilginç boyutlara ulaştı. 1960 'larda yapılan hızlandırıcılarda çok sayıda bilinmeyen parçacık gözlemlendi. 1970'li yıllara gelindiğinde elektronun boyutu belirlenememekle birlikte nötron ve protonun her ikisinin de çaplarının yaklaşık olarak 2x10^-15 metre olduğu saptandı. Boyut belirlemesinden öteye bu parçacıkların kuark denen daha küçük parçacıklardan oluştuğu görüldü. Kuarklar, proton ve nötron gibi çekirdek parçacıklarını, taşıdıkları "renk yükü" sayesinde çeşitli bileşimlerle oluşturan en temel madde parçacıklarıdır. (Not : Yükün, artı ya da eksi olarak iki işareti olabilir. Kuarkların üç durum alabilen başka bir önemli özelliği daha vardır ; fizikçiler bu özelliğe "renk" adını vermişlerdir) Gell-Mann ve Zwelg'e göre baryonlar üç kuarktan, mezonlar ise kuark ve antikuarklardan oluşmuştur. Önceleri hipotez olarak öne sürülen kuarklar, "Omega" parçacığının keşfiyle gerçeğe dönüştü. Elektron, kütle olarak kuarklardan çok daha küçük olmasına rağmen, yük ve diğer fiziksel özellikleri bakımından maddeyi oluşturan en küçük yapı taşı olarak kabul edilememektedir. Sonuç olarak, insanoğlu maddeyi oluşturan en küçük yapıtaşını belirlerken konu, tarihi gelişimi içinde aşağıdaki aşamalardan geçmiştir denilebilir. Molekül - atom - çekirdek - nükleon - kuark - ? Peki ilk madde nasıl oluştu? Bu soruya insanoğlu belki de hiç yanıt bulamayabilir. Ancak Big Bang'e dönersek ; Evren'in oluşumunun başlangıcında, sıcaklık 20 milyar dereceye çıktığı zaman saniyenin yüzbinde biri kadar bir süre içinde oluştuğu düşünülen bir madde olan "kuarklar ve gluonlar plazması" maddenin bildiğimiz biçimini almasından tam önce var olmuştur. Başlangıçta enerji son derece yoğundu ve patlamaya benzeyen bir olay oldu: "Big Bang" madde çok çabuk olarak bildiğimiz biçimini aldı. Evren, nükleonlar (atom çekirdeklerini oluşturan parçacıklar) dan ve elektron,nötrino, foton vb. öbür parçacıklardan oluştu. Atomlar ise çok sonra, sıcaklık ve yoğunluğun yeterince düşerek elektronların nükleonlar çevresindeki çekim alanına girmesi ile oluştu. Maddenin bu ikinci dönüşümü, birincisi kadar önemli olamaz. Kimi yerlerde bu dönüşüm oluşmamıştır. Örneğin, nötron yıldızlarındaki madde , yalnız nötronlardan oluşmuş durumda kalmıştır; bu yıldızlar da atom çekirdeklerini oluşturacak nükleon gruplarının çevresinde dolanan eksi yüklü elektronlar yoktur. Yararlanılan Kaynaklar : Bilim ve Teknik Dergisi / Ağustos 1987/ Haziran 1989/ Ekim 1994/ Aralık 2002 Bu makaleyi hazırlarken,herkesin anlayabilmesi için olabildiğince bilimsel terimlerden uzak durmaya çalıştım. Daha ayrıntılı bilgi isteyenler, vermiş olduğum kaynaklara bir göz atabilirler... __________________
GELSE DİLBER-İ AHU, OLSA YEVM-İ RAMAZAN DİLBER-İ AHU MU EFDAL, YOKSA YEVM-İ RAMAZAN? YE İÇ EĞLEN SÜR SEFASIN DİLBERİN ZİRA KAZASI VAR RAMAZAN'IN, KAZASI YOK DİLBERİN |
|
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 278
| Tesekküler yam_yam, Maddenin bilinci varmı. Yada bilinç nasıl oluştu. Armes |
|
| #9 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mesajlar: 303
| Sn. yam_yam Verdikleriniz bilgi bakimindan içerikli, fakat burada iki ufak hata var sanirim. 1- kütle, herhangi bir madde içindeki malzeme miktarıdır ifadesi, 2- Maddenin en küçük temel taşı, ifadesi dogru kullanilmamistir. Çünkü temel ve küçük ifadelerinin es zamanli kullanilmasi bu iki kavramin anlamlari bilimsel literatürde belirtilmedikçe (veya siz de belirtebilirsiniz) anlatimdaki berrakligi bozabilecektir. |
|
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 5,512
| Konu ile yorumlar arasında farklılıklar var. Madde ile evren bir değildir. Nihayetinde bing band dada çok yüksek bir sıkışma söz konusuydu .Bu füsyon ve ardında bing bang maddeyi değil evreni oluşturdu. Şimdi genişleyen evren teorisini kabul ediyoruz bu ise bir süre sonra tekrar gerisin geriye tek bir noktaya inecek yani bugünkü hareket tersine dönecek. Bu vesile ile bunların bir bilinmez devri daim olduğunu düşünüyorum. Aslında aklın sınırlarını bile zorlasak pekte ulaşabileceğimiz bir sonuç olacağını sanmıyorum. Kişisel olarak panteist bir felsefe ile bir çıkış yolu bulabiliyorum. Çünkü maddenin oluşumuna dair hiç bir bilgi elimizde yok olabileceğinide sanmıyorum. Sonuç madde hep vardı oluyor.( tabi madde ve enerji eşitliği çerçevesinde) not: madde enerji çerçevesinde bilinci yadsımadan-maddenin bilinçten bağımsızlığı konusunda yukardaki panteist anlayış gözden kaçmasın phidas Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 16-07-06 22:16 . |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Madde ve zamana felsefi bakış | adil | Doğa-Varlık Felsefesi | 28 | 04-07-07 20:22 |
| Işığın madde haline geçişi | petricli | Doğa Bilimleri | 6 | 24-08-06 16:53 |
| TCK 301. Madde | Antioksidan | Türkiye Siyaseti | 8 | 12-03-06 05:34 |
| Türkiye nereye nasıl yönlendiriliyor | Türesin | Arşiv | 75 | 22-11-05 13:19 |
| Bir Kadin Nasil Mutlu Edilir | Elifcik | Arşiv | 7 | 27-10-05 23:39 |