| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Değişim/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Antropoloji,Psikoloji, Sosyoloji... |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 68
| Eğer bir gün düşündüğünüz fikrin,davanın,sabitenin,düşüncenin aslında öyle olmadığını anlarsanız ne yapardınız?sadık mısınız? demiyorum da sabit misiniz?Herşeyin değiştiği evrende,düşüncelerin de değişeğine inanıyorum,siz bunun neresindesiniz? |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2006 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 75
| İnsanlar her koşulda sadakat ve muhafezekardır. Bu çok gerekli birşeydir. Bir lise 1 öğrencisi, çevresindeki ülkücü akımına ilgi duyar ve aralarına girer. Orda aldığı bilgi ve oranın verdiği güven onu oraya bağlar ve onlardan biri yapar. 1 sene sonra eline geçen bir felsefe kitabıyla etrafa sorgulayacı bakmaya başlar. Bir kaç tane ona anlatılan doğruların yanlış olduğunu kendisi bulur ve doğrunun herzaman öğretilmediğini ve herzaman doğru şeylerin anlatılmadığını farkeder. Daha geniş kapsamlı düşünür sorgular ve bulunduğu ülkücü-sağcı kesimin yanlış olduğunu ve karşışındaki görüşün solun doğru olduğunu farkeder. Ne olursa olsun sadakatsizlik onu rahatsız eder. Sağdan sola geçmek nedemektir yaa? çok büyük bi geçiş büyük bi değişim. Bunu da bilen çocuk doğru bir şey yaparak geçer. Bu durumda yanlıştan doğruya kotüden iyiye geçmek, bu değişim sadakatsizlik diye algılanmamalı. Br gün o geçtiği doğru -sol- onun yanlış olduğunu farkettiğinde sağ a geçebilir veya ona karşı başka bir örüşe geçebilir, buda değişimin en mantıklı bir şekilde yaşanmasıdır. Fakat insanlar buna inanmıyorlar. Farkediyorlar biraz ama uyuşturuluyorlar sürekli. Sorgulayında, şöyle bi bakınca bile nekadar bilinmeyen doğrular görebiliriz.. Bu sistem insandan hiçbirşey beklemez. Ona bilgi vermez. Hırsızlığı öğretmez sistem, zarar görüceği için. İnsana doğruları vermez sistem, yanlış şeyler yaptığı için. bunu biz farketmeliyiz.. |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2006 Ülke / Şehir: Denizli
Mesajlar: 1,087
| sn.hermes mükemmel ve somut bir açıklama tsk.ler... |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 2,255
| Sn Hermes'in söylediklerine katılıyorum. Bazen tabulaşan, kemikleşen bilgilerin, fikirlerin, ideolojilerin aslında kabul edilen şeklinden farklı olduğunu algılayarak farklı hatta karşıt olan olguları benimsemeye başlamak sadakatsizlik değildir bence. Bilgiyi arama ihtiyacı ve çabası bitmedikten sonra bir insanın tamamen aynı kalabileceğine ihtimal vermiyorum (özellikle zihinsel alanda). Herkes dünyayı farklı algılıyor, düşüncelerdeki farklılık da buradan geliyor öyle değil mi? "Bir elmanın birbirinden farklı görünüşleri olabilir: masanın üstündeki elmayı bir an olsun görebilmek için boynunu uzatan çocuğun görüşü, ve bir de, elmayı alıp yanındaki arkadaşına rahatça veren evin efendisinin görüşü..." (Franz Kafka) Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir (Nerede okuduğumu çok düşündüm ama hatırlayamadım) Saygılarımla... __________________
Senden vazgeçmeden ölürüm belki... |
|
| #5 | ||
Admin ![]() Giriş Tarihi: Jun 2005
Mesajlar: 4,346
| Alıntı:
Bu birazda düşüncenin ne kadar temellendirdiği ile alakalı. Eğer düşünce bilgi ile temellendirilmeden harekete geçirildiyse elbet düşüncenin iflası kişinin görüşünüde değiştirir. Ancak bilgi ile temellendirilen düşünce iflas etse bile kişi bilgilerini gözden geçirir ve yanlış olduğu yere geri dönüp düşüncelerini şekillendirmeye devam eder. Bilgi ile temellendirilmeyen düşüncede ise düşüncenin belli bir safhasına geri dönüş söz konusu olmadığından eski düşünceyi inkar ve farklı bir düşünceye geçiş olabilir. Mevcut düşünceden daha kapsayıcı ve ilerici düşüncelerin kabulu ve değişimi daha kolaydır.Düşüncenin özündeki sürekli değişimde bunu gerektirir.Burada Sorgulanması gereken düşüncenin eskiden yeniye geçtiğinde, şayet bu mümkünse ,ne kadar sağlıklı bir değişim geçirdiğidir. Bahsettiğimiz radikal değişiklikler ise bunun mümkün değildir. Bir düşüncenin tamamiyle inkarı söz konusu olamaz.Sadece belli bir bütünü inkar edilebilir ama mutlaka temelinde yatan düşünceler kalır. Bilgiyle temellendirilmiş düşüncelerde bu bir olumsuzluk yaratmaz ancak temelsiz düşüncelerde değişmeden gelişime neden olabilir. Kısacası bir düşünceyi tamamiyle inkar etmek için ya o konuda çok fazla bilgiye sahip olmak gerekir ya da o konuda hiçbir şey bilmemek gerekir. | |
|
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 92
| Değişm gereklidir ama hissetmeye alışık olduğumuz güvenin sıcaklığından vazgeçmeyi gerekli kılabilir.Bunu göze alabilecek cesaretimiz olmalı.Bir de tabii,değişmi benimseyecek genişlik ve esneklik gerekli.Ancak insanlar,farklı olanları yıkma eğilimindeler.Cesareti olan var mı?Peki ya;değişmesi gerektiğinin farkında olmayanlar?Farkındalığımızı arttırmak için,okumaya ve düşünmeye ne dersiniz? |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Metafizik ve diyalektik yöntem | adil | Doğa-Varlık Felsefesi | 19 | 10-11-07 19:51 |
| Kafka - Metamorfoz ( Değişim ) | küçükkarabalık | Edebi tartışmalar ve kitap tanıtımları | 3 | 07-11-07 15:32 |
| Doğal Seçilim | Antioksidan | Doğa Bilimleri | 33 | 23-05-06 15:06 |