| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Milli Ekonominin Kritiği -1/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye ve Dünya Ekonomisi, Döviz, Faiz, Borsa |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Ayrıldı
Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 820
| Milli Ekonominin Kritiği aytaç2961’in verdi link üzerinden hem genel bir değerlendirme yapmak, hem de ilgilenen arkadaşlar için bir ekonomi politik yazısı yazmak istedim. Ancak toplu bir çalışma mümkün olmadığı için parçalı şekilde ele alacağım. Çalışmadaki tüm metinler http://www.milliekonomimodeli.com adresindendir. Alıtılamayı rahat yapmak ve yazısı web adresine boğmamak için ele aldığım konun başlığını kullanıyorum. Kritiğin Anlamı. Kritik terimi Türkçe kökenli olmamakla birlikte karşılığı olan eleştirisi anlamında genelde yanlış kullanılmış ve düşünülmüştür. Eleştiri yerme anlamında tenkid biçiminde kullanılmıştır. Kritik ise bir olgunun olası tüm boyutları ile ele alıp o konunun nerede ve nasıl yer aldığını göstermektir. Bu açıklama ile eleştiriyi kritik anlamında kullanıyorum, tenkid değil. Arada tenkid cümleleri de kuracağım ama yöntem olarak değil anlatımı güçlendirmek için. Milli Ekonominin ( ME) ‘Yeni’ yanı nedir? Mili ekonomi programı açıklayanlar “İhtiyaçlar ve Kaynaklar” başlığın hemen altında “Tezimizi değerlendirmeye ekonominin temel meselesi olan “ihtiyaçlar ve kaynaklar” konusuna getirdiğimiz yeni bakış açısıyla başlayalım.” demektedirler. ME için bu yeni nedir? “Zira, bu modellerin tamamı “insanı tarif etmek” yerine, onu “kendi sistemlerine uygun olarak tanımlayarak” konuya yanlış bir giriş yapmışlardır.” Diyerek ME ilk yeniliğin “insanı” “yeniden” tarifinden başlanacağının ip ucunu verir. Ancak yazının kendisi parçalı olduğundan, kritiğimizde aynı şekilde olacağından her yazının odağını ele alıyoruz. Bu nedenle ME İhtiyaçlar ve Kaynaklar başlığında insanın yeniden tanımlanma zorunluluğunu kapitalizm ekonomi tanımı ile başlatır. ME kapitalizm ekonomiyi “sınırsız ihtiyaç sınırlı kaynak” ekseninde ‘yanlış’ tanımladığı ile “keşfine” başlar. Onlara göre ekonominin yanlış tanımı kapitalizm sınırlı kaynaklara karşı sınırsız insan ihtiyacının dengeleme bilimidir.: “Batının insana bakışı ile şekillenen iktisat sistemleri ekonominin konusunu “insanın ihtiyaçlarının sınırsız olduğu yanlışı” üzerine bina etmişlerdir. Bunlara göre ihtiyaçlar sınırsız olmasına rağmen, karşılanmaları için gerekli olan kaynaklar ise sınırlıdır”. (http://www.milliekonomimodeli.com/index.php?icerik=8 ME şuan için detaylı ele alamayacağımız Milli Ekonomi Modelinde İnsan başlığında ise ‘sınırlı kaynak’ kavramlaştırmasının değiştirmesi ile ekonomiyi yeniden tanımlar: “Görüldüğü gibi ihtiyaçları sınırlı olan insanın, ihtiyaçlarının karşılanması noktasında bir problemi yoktur. Ekonominin sorunu kaynak fazlası nedeniyle bunu toplumun tamamının kullanımına açacak projelerdir.” http://www.milliekonomimodeli.com/index.php?icerik=9 Yani ME kapiatlizmin sınırlı ve sınırsız sıfatları üzerinden yapılan kaynak ve ihtiyaç tanımlamasını öz olarak kabul eder. Reddedilen ise "kayanığın sınırlı" olarak tanımlamasıdır. Yani ME için ekonomi sınırsız ihtiyaca karşılık sınırsız kaynağı kullanan bilimdir. Bu dengeyi sağlamak da ancak “ toplumun kullanımına açılacak projeler” ile sağlanır. Öncelikle ekonominin sınır üzerine kaynak ve ihtiyaç tanımı liberal ekonomimin tanımıdır. Bununla birlikte bir olgunun tanımını değiştirdiğinize o olguyu değiştirmiş olmazsınız. Ekonomi kullanım ve değişim değeri olarak ortaya çıkan metanın bir sistem içinde ilişki bütünlüğünün incelenmesidir. Yani ekonomi öncelikle sonucun bilimidir nedenin değil. Çünkü insanın doğa ile giriştiği mücadele yani var olma, yaşam mücadelesi ekonomimin alanı değildir. Bu her türlü disiplinin alanıdır. Ekonomi ise bu var olma durumunun en başta metanın “değer” üretilmesi üzerine odaklanır. Aynı zaman değer üretimi ilişkisi, değeri üreten ve değere sahip olan gibi zorunlu ve gerçek bir ayırımı sunar bize. Buda en basit tabiri ile sınıf kavramıdır. Bu bakımdan ekonomi değere sahip olanın bu değeri nasıl sürdürmesi, devam ettirmesi ve arttırması gibi temel ve çok kapsamlı bir alanın bilimidir. Kısacası ekonomi insanın varlık temeline dayalı bir bilim değil, tersine insanlar içinde var olan sınıflardan egemene olan sınıfın varlık temeline dayanan bilimdir. Bu nedenle ME’nin liberal ekonomi tanımında odak kaydırması ekonomiyi yeniden tanımlamak değildir, olamaz. ME sadece zaten yanlış olan bir tanıma yeni ve yanlış bir tanım eklemek dışında ‘yeni’ hiçbir şey yapmış olmaz. Bu yeni ekonomi tanımın ‘yeniliği’ ME’yi öyle derinden sarsmıştır ki şu cümleyi gayet rahat kullanmaktadırlar: “Kapitalist sistemin işçi anlayışı için bir nevi “modern köleliktir” diyebiliriz.” Muhteşem bir keşif. Ama ME’ye hatırlatmak gerekir. Bu keşfi fark eden Marx bile değildir. Saint Simon, Foureir ( yanlış yazmış olabilirim) Adam Simith, David Ricardo saten bunu fark etmişleri. Marx tam adını koydu: Ücretli kölelik düzeni. Ama Marx ücretli köle kavramına ME’nin ekonomi tanımından değil, bizzat kapitalizmin ekonomik ilk ilişkisi olan meta analizi ile ulaştı. ME’nin yanlışının en temel yanı düşünsel alanda. Kapitalizmin kötülüklerini çözme güzel niyetinin gerçekleri analiz etmede yeter olacağını sanmak. Buna idealizm denir. İdealizm bu körlüğü sayesinde kapitalizmin özüne dokunmadan kapitalizmde mutluluk olamayacağını görmeyi engeller. Marx tarihte her şeyiki defa gerçekleşir. İlkinde trajedi ikincisinde komedi olarak, der. Hemen bir genel kültür bilgisi. Komedi, bizim anladığımız anlamda gülmece değildir. Trajedi ve komedi antik –yunan ve modern Avrupa sanatında şu anlama gelir. Trajedi sonu hüzünle biten, komedi sonu mutlulukla biten demektir. Yani komedi gülmece değildir. Buna göre genel bir tarihlendirme ile 1850-1950 arası her türlü Milli Ekonomi tarihsel olarak trajedir. Çünkü her ulusal mücadele aynı zamanda örtük sosyalizan mücadele olduğu için en başta emperyalizim için çok ciddi sıkıntılar doğurdur. Ama gelişen emperyalizm ve onun yasalarının zorunlu sonucu 1950 sonrası ulusal her türlü hemen her hareket kapitalizm batağına saplandı. Bu noktada da 1950 sonrası her Milli ekonomi söylemi niyet olarak reddetmek istediği kapitalizmle mutlu sona eninde sonunda ulaşmıştır. Not-1:Yazıda yapılan alıntılar 01/08/2006 girişlidir. Bu tarihten sonra alntının yapıldığı yerdeki değişikliklerin sorumluluğu doğal olarak yazara değil alıntı yapılan siteye aittir. Not-2: Özel bir nedende dolayı bir kaç gün içinde forum alanına girişlerin syrekleşecek ve en sonu 11 Ağustos'a kadar kısa bir süre forumda yer alamayacağım. Bu nedenle bahsettiğim zaman diliminde gelen cevaplara kısmı cevap verme yada hiç cevap vermeme durumundan dolayı şimdilik özür dilerim. __________________
Kitleler sustuğunda ya da susturulduğunda, tarihi kişilerin yaptığı sanılır. Tarihi bizzat kitleler yapar, kişiler sadece kitlenin bilincine sahip figürlerdir. Balıkçı Filozof Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 01-08-06 21:07 . |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 574
| Milli Ekonomi modelinde İhtiyaçlar sınırlıdır, sınırsız olan insanın ihtiraslarıdır. Bu modelde ekonominin temelden yanlış tanımladığı vurgulanmakta ve iktisata yeni bir tanım getirilmektedir. "Sınırsız ihtiyaçlarla sınırlı olan insan ihtiyaçlarını karşılama bilimi" Ekonomi sadece sonuca bakıp tanımlanacak kadar dar kapsamlı değildir; iktisat nedeniyle sonucuyla bir yorumlanmalıdır. Milli Ekonomi modelinde sadece iktisat yeniden tanımlanmakla kalmayıp insana da yeni bir anlayışla bakmamız gerektiğinin altı çizilmektedir. Milletlerin senyoraj gelirlerini bir an önce devreye koymaları, en önemlisi paraya verilen işlemci görevi paranın emeğin devreye geçmesi için bir tahrik unsuru olması,faizsiz üretim denklemi vesaire Bunları ilk defa milli ekonomi modeli sayesinde öğreniyoruz ayrıca paranın işlemci olarak devreye girmesi gerekliliğinin ortaya konulması gerçekten çok önemli bir tespit... Saygılarımla __________________
"Gök kubbemiz, güneş bayrağımız" |
|
| #3 | |
Ayrıldı
Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 820
| Aklımda ME'nin parça parça krtiği ve sonra genel kritiği var. Bu nedenle cevapta ortaya çıkan durumları daha sonraki bölümlerde ele alacağım. Şimdiden izlemeyide zorlaştıraxak alana kaymak pek iyi değil. Bu nedenle ME'den aldığım başlık kritiğim üzerine yazarsak daha verimli olur. Örneğin aytaç2961 ME'nin yeni insanı ele aldığını söylüypr. Bu sonraki başlığın içinde yer aldığı için şuan bu tatışmaya girmek konunun izlenmesini zorlaştırırmaması için öncelikle yazılan üzerinden gitmek verimli bir teknik olur, düşüncesindeyim. __________________
Kitleler sustuğunda ya da susturulduğunda, tarihi kişilerin yaptığı sanılır. Tarihi bizzat kitleler yapar, kişiler sadece kitlenin bilincine sahip figürlerdir. |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 50
| Bugunlerde herkes milli ekonomiden bahseder oldu. Alıp alıp çalıyorlar kaynakta söylemiyorlar.Haydar Baş Milli Ekonomi Modelinin Bizzat sahibidir.Nerde Vatanperverler? |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi | bekir__ | Ekonomi | 210 | 03-05-08 19:35 |
| Milli Zeka Seviyemiz | ugurozaltn | İnsan Bilimleri | 0 | 02-10-05 22:51 |