Dergi
 
Blog
 
Evrim
 
Marksizm
 
Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.

2. Geleneksel Yaziyaz Amator Şiir Yarışması



Geri Dön Yazıyaz Forum > Edebiyat > Şiirleriniz

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Aşk'a Cevap 2 ! / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Şiir denemeleriniz...

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski03-08-06, 23:49  #1
mayıs
 
Giriş Tarihi: Jun 2006
Mesajlar: 630
Aşk'a Cevap 2 !



Dostum lekkebel, bu kez senden bir sene önceyim!
ve bu kez çalamayacaksın benden önce cevabı
Çünkü şiirinin cevabı tarafımdan çok evvelinden verilmiştir!:61

Nasıl vazgeçeceğimi düşünürsün bilmem,
Yabancı bir konuk gibi farz edip,
Uğurlayacağımı seni yüreğimden?!
Böyle deli divane beklerken üstelik,
Ve sen henüz gelmemişken.

Bekleme de bahçemi talan etmemi.
Kendi ellerimle besleyip büyüttüm
Ki gelirsin diye hep
Yeşertip durdum çiçeklerimi.

Gelmeden gidiyorsun öyle mi?
Ve ben vazgeçeceğim senden!
Hayır, hayır ...
Bilmiyorsun öyleyse aşk ne demektir sen!
Geçirir de bir ömrü yalnız,
Düşer de ardından yollara,
Bekler de dönüşleri çaresiz,
Ne yeltenir kanadı uçmaya,
Ne konmak ister yabana.
Kapanır sımsıkı,
Yaprak yaprak,
Salar kök üstüne kök de aşk,
Kımıldamaz olduğu yerden bir yere.

Düşünürsen ki eğer,
Soldurup sana aşkını,
Dökülüp de girebilir bu küçük gül sensiz toprağa,
Ve vazgeçer seni beklemekten
Şaşırmışsın derim işte o vakit sen!
__________________
"Dürüst insanların ceza görmeden ülkelerine hizmet edebilecekleri zaman henüz gelmedi" Isidore de ROBESPİERRE (1794'ten beri)

mayıs Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 05-08-07 19:57 .
mayıs is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski04-08-06, 20:44  #2
lekkabel
 
Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 15

şakayla söylediğin belli ama yinede belirtmek istedim ben kimsenin yazısını çalmam
lekkabel is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski04-08-06, 20:53  #3
mayıs
 
Giriş Tarihi: Jun 2006
Mesajlar: 630

Elbette ki şaka!
Sadece şaşırdığım için öyle dedim. Öyle bildik ve tanıdık geldi ki...
Okurken birden kendi içimdeki dünyada buluverdim kendimi.
Ama bana ait değildi.Kötü bir his yani benim için.
Benim kendi kendime yazdığım gizli bir yaşamı, burada öylece orta yerde buluvermek garip geldi. Bütün sihir, giz gitti yani.
Boşa çıkardı benim köşe bucak kaçırmalarımı.
Yoksa tabi ki çalamazsınız benden!
Onlar gizli bir hazine gibi saklılar bütün gözlerden.
Yani düne kadar öyleydi.
__________________
"Dürüst insanların ceza görmeden ülkelerine hizmet edebilecekleri zaman henüz gelmedi" Isidore de ROBESPİERRE (1794'ten beri)
mayıs is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski19-11-06, 20:06  #4
mayıs
 
Giriş Tarihi: Jun 2006
Mesajlar: 630
Güneşe Sitem

Nedir ki bu penceremden vurup da gözlerimi kamaştıran?
Onun suretini, ışığını, sıcaklığını çalıp da, karanlığıma mı doğdu yoksa kahrolası sahte güneş?
Tabi ki o değil,
Her gün her gün herkese doğan güneş bu
Ne olabilir ki başka?
Gerçek güneşin nuru olacak değil ya!?

Yaklaşıp pencereye,
Asırlardır karanlığa bakmaktan büyümüş gözlerimi kısarak bakıyorum yukarıdaki alışılmadık aydınlığa.
O işte, perdeyi aralayıp da gökyüzünde gördüğüm sahte pırıltıların pervasız doğurganı.
Nasıl da inatla yükleyip yolluyor sabahın köründe tüm aydınlıklarını kahrolası.
Bırakmıyor karanlığa bakmaya devam etsin aydınlığı istemeyen gözlerim.
Henüz fersizse de bu kış gününde kolları, yolluyor yine de var gücüyle sıcaklığını.
Düşünmek istiyorum ki bizzat Tanrı,
Geç kalmışlığıyla mahcup
Sırf güneşi görmüş olayım diye gerçeği yerine bunu doğurmuş olmalı.

İlk kez güneşe çıkıyorum
İlk kez tedbir almayı unutuyorum
İlk kez dokunuyor güneş çıplak yüzüme
Oysa hep kara derili ejderhalar salardım bedenimin her noktasına
Giremesin diye güneşin ışıkları kapılarımdan
Kilit üstüne kilit vururdum üstelik
Düşünürdüm ki saklanırsam eğer ki ardıma
Korkmam güneşte kavrulup yanmaktan
Kuruyup düşmekten toprağa
Katlanabilirim böylece yazgım olan karanlığa
Bu yüzden istemezdim doğmasını belki de
Kalıverirdim gönüllü karanlıklar içinde.

Zorlaştırıyor şimdi esaretimi
Şu gökyüzündeki kötü taklidinden öte gerçek ve görünmeyen güneş
Doğuveriyor böyle zamansız
Gelebilirmiyim diye sormadan üstelik
Göğün karanlığını yarıp yerleşiyor bütün boşluklara
Oysa daha uyuyacaktım ben
Hatta belki hiç uyanmayacaktım
Niyetim de yoktu üstelik uyanmaya
Geceyi sabaha çeviriveriyor sorgusuz
Haber vermeden kırıp giriyor kapıları
En gizli, en kuytu köşeleri açığa çıkarıyor
Parlıyor insafsızca
Sana diyorum duyuyormusun sesimi,
Onun güzel ve aydınlık suretini çalmış da kasım kasım parlayan sahte güneş?
Bak nasıl da terliyor, yanıyor susuzluktan ellerinde zavallı bedenim…
Çek pençeni biraz üzerimden de nefes alabileyim.
Ama gitmezsin bilirim.
Susarsın da lal olup tepemde öylece
Sınarsın sabrımı, kararımı
Sanırsın ki gerçek güneş olmadığını bilmezmiş gibi
Kanıp çıkarırım bedenimi ellerine
Yanılacağını bil lakin
Yine sen olurdun şahidim o doğmuş olsaydı senin yerine
O zaman görürdüm, bakamazdın utançtan yüzüme,
Kim bilir nasıl kaçıverirdin tutuşan eteklerini toplayıp da dağların gerisine.
Utanırdın onun heybetini görünce kendi küçüklüğünden

Dur bakalım şimdi orada öylece
Hüküm senindir o henüz doğmadığı için.

Gelmiyor karşılığı feryadımın
Susuyor çöreklenmiş tepemde.
Susmakla kalmıyor kavuruyor üstelik bedenimi
Nasılsa gerçeği hiç doğmayacak diye
Göz kırpıyor küçümsercesine onsuz yakaladığı için beni.
Milyonlarca ışığını salıp duruyor
Bense uyku mahmuruyum
Gözlerim kamaşıyor, bakamıyorum
Perdenin arkasına saklanıyorum yine çaresiz.
Gökyüzü tapınağının çanları çalıyor
Sabahı müjdeliyor sanki
Ona koşup duruyor insanlar
Ona bakmaktan korkmuyorlar
Onun ışıklı kollarına atılmaktan, eriyip kaybolmaktan

Bense soğuklarda titreyip durmaktan
Bilmiyorum sıcağın ne olduğunu,
Bilmiyorum yanacak bir kalbim olduğunu
O bana yüz çevirip bakana kadar da bilemeyeceğim.
Güneşin yanağımdaki çukura,
Tenimdeki soğuğa,
Dudağımdaki kıvrıma,
Saçlarımın dalgasına değmişliği yok
Şimdiyse neden bilmem, ışıklar saçarak fırlatıyor oklarını
Vurmak istiyor, yok etmek istiyor belli ki
çıkmıyorum bu sebepten güneşe
Bakmıyorum yasak diye
Ne gerçeğine, ne gökyüzündeki taklidine


Durmasam böylece perdenin ardında
Vurulacağım belki de
Gidecek oysa ki ben böyle seyirciyken daha
Nasıl gerçek güneşe dönüşebilir ki?
Gün dönüyor
Neredeyse batacak işte
Biliyordum
Yok olup gidecekti nasılsa
O yüzden gözlerimi her doğan güneşe kapatıyordum
__________________
"Dürüst insanların ceza görmeden ülkelerine hizmet edebilecekleri zaman henüz gelmedi" Isidore de ROBESPİERRE (1794'ten beri)

mayıs Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 09-05-07 13:05 .
mayıs is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski19-11-06, 20:31  #5
lamira
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
lamira'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2006
Mesajlar: 454

Bense soğuklarda titreyip durmaktan
Bilmiyordum sıcağın ne olduğunu,
Bilmiyordum yanacak bir kalbim olduğunu
O bana yüz çevirip bakana kadar
Güneşin yanağımdaki çukura,
Tenimdeki soğuğa,
Dudağımdaki kıvrıma,
Saçlarımın dalgasına değmişliği yoktu
Şimdiyse neden bilmem, ışıklar saçarak fırlatıyor oklarını
Vurmak istiyor, yok etmek istiyor belli ki
çıkmıyorum bu sebepten güneşe
Bakmıyorum yasak diye
Ne gerçeğine, ne gökyüzündeki taklidineSayın Norma özellikle şiirinizin bu bölümü gerçekten güzel. Kızmayın şiirimi parçaladınız diye. Ben sadece burda takılı kaldım biraz. Kaleminize sağlık.
lamira is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski19-11-06, 21:03  #6
mayıs
 
Giriş Tarihi: Jun 2006
Mesajlar: 630

Kalp kalbe karşıymış, ben de bu ruh haliyle senin yazdıklarını okuyup iyice melankoliye vuruyordum kendimi. Özellikle böyleyken okumamam gerektiğini düşünüyordum seni. İki kere tokat yemek gibi. ve ben bu gün yeterince acıdan yoruldum. Şu anda da son darbeyi bekliyorum odamda. Güneş bu gün tamamen batacak gibi.
__________________
"Dürüst insanların ceza görmeden ülkelerine hizmet edebilecekleri zaman henüz gelmedi" Isidore de ROBESPİERRE (1794'ten beri)
mayıs is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski24-11-06, 00:19  #7
mayıs
 
Giriş Tarihi: Jun 2006
Mesajlar: 630

Gidip adaklar mı adasam,
Mum mu yaksam Meryem Ana'ya doğmaması için?
Dualar mı etsem geceler boyunca?
Yalvarsam mı Tanrı'ya :
" Ah Tanrım, ne olur, ne olur güneş hiç doğmasın..."

Pencerenin önünde, kutlu doğumun için hazırladığım sunağa
Süzülen ellerinle dokunabilesin diye,
Soldukça tazelediğim çiçekler yerine
Kurbanlar mı adasam vazgeçip doğma diye?

Yoksa bir büyücüye mi gitsem
özgür bıraktırsam yüreğini de isteme beni diye?

Hepsini bir yana bırak
Bir akşamüstü batmama ihtimalin bile yokken
ve benim güneşin en küçük ışığına dahi gözlerimi çevirmem yasakken....
Nasılda zalimce geleceksin kim bilir senin için açmaya can atan yüzsüz yapraklarımın üzerine...
__________________
"Dürüst insanların ceza görmeden ülkelerine hizmet edebilecekleri zaman henüz gelmedi" Isidore de ROBESPİERRE (1794'ten beri)

mayıs Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 09-05-07 13:07 .
mayıs is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski06-12-06, 12:36  #8
mayıs
 
Giriş Tarihi: Jun 2006
Mesajlar: 630

Gözlerimin, kulaklarımın, ellerimin
Ve yüreğimin önünden kayıp gidiyor sesleri
Arıyorlar kızgınlıkla yana döne bir yabancıyı
Korkumdan çıkamıyorum pencereye
Bendim, evet o yabancı bendim diye bağırmak isterdim

Kaç zamandır isyanım sessizliğe
Güneş bir görünse düşeceğim yollara
Küçük bir serçe gibi bahar mevsimine kapılıp gideceğim hatta
Ve o mevsim dönünce kışa
Üzerimi örtmeden, doğuvermeden gidecek, biliyorum
Hâlâ üşüdüğümden çıkmıyorum

Durabilirim bıraksalar burada gizlice
Doğacaksa beklemek için doğuşunu
Sabırla görmek için gün sayardım
Hangi yabancıya doğuyor ki şimdi
Yarattığı gezegenler, yıldızlar kadar uzak bir yabancı hem de
Gecenin bu en derin vaktinde?
Ben olmamalıyım muhakkak ki

Alınmak için yüz tutmaz ne var ki
Kaç zamanın dilsizliğidir üzerine alınmayan
Ne işim olur ki yabancı sorgularla?
Yabancı değilken üstelik
Ne gözü değmiştir gözüme
Ne nefesimi kesmiştir nefesiyle
Ne talan edecek hatıramız vardır güneşle
Ne kapısını biliriz kırıp girmek için
Olsaydı derdim belki
Nerelerdesin?

Çıkardım kapıya pencereye inadına
Madem ki yabancı damgasını vurmuş alnımıza
Bir anlık çılgınlık tuttu da yokken yükseldim
Devleştim o an sanki
Kırdım kapıları kilitleri
Bir bir topladım olmayan eşyaları, hatıraları
Bıraktım benden öncekileri
Saçtım savurdum dört yana
Öyle uzun zamandır doğmuyorsun ki
Beni hatırlatacaklarını da hiç düşünmedim

Seslenmek istiyor böylece dilim
Yabancı olup çıkmak kapılara pencerelere
Sarılıp hasret dolu öpücüklere boğmak hatta
Nerelerdeydin? Ne çok özledim seni…
Talanımın cezasını göze alarak.
Sakın ayıplamasın kimse hemen beni
Ne olur söyleyin ona da
Doğacaksa doğsun artık...
__________________
"Dürüst insanların ceza görmeden ülkelerine hizmet edebilecekleri zaman henüz gelmedi" Isidore de ROBESPİERRE (1794'ten beri)

mayıs Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 09-05-07 00:23 .
mayıs is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski06-12-06, 14:58  #9
gökçeşair
 
gökçeşair'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Nov 2006
Ülke / Şehir: amasya
Mesajlar: 99

kim sever sessizliği, duvar saatinden başka
hem; sendin o yabancı, biliyordum...

üşüdükçe çıkmıyordun sokaklara
ve sen çıkmadıkça kıştı mevsim...
yokluğun yaprak gibi dökülürdü yalnızlığıma...


sendin o yabancı, biliyordum...
deniz kadar tuzlu, balık kadar susuz
rakısız bir akşam kadar keder doluyduk yokluğunda...


hiç kimse söylemesin, biliyorum
sendin o yabancı
ıslığım kadar içimden geliyordun soludukça


pencereye çıkmıyordun korktuğundan mı
oysa sen korktukça yabancılaşıyordu gök
ve yıldız yağıyordu yüzüme...

sendin o yabancı ve herkes biliyordu bunu
bir sabah açtın inadına pencereyi, kapıyı
şaşırdı mavi, alnından vuruldu ihanet
düştün, kırıldık...


hangimiz yabancıydık
hiç kimse bilmiyordu oysa...

saygılarımla

gökçeşair
__________________
"bir daha bu ayakkabılarla gelme bu kente çocuk
bana bir numara büyük geliyor ayrılık"
gökçeşair
gökçeşair is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski09-12-06, 20:05  #10
mayıs
 
Giriş Tarihi: Jun 2006
Mesajlar: 630

Düşümde güzel bir ses onun sesine bürünüyor
Çalmış zahir rengini, bana “evet, o sensin diyor”
Tepeden tırnağa mutluluk sesi, tepeden tırnağa bahar estiriyor

Belli ki bir düşten kaçıp gelmiş, karıştırmış hatta gireceği düşün penceresini
Uyanınca sessizliğe vuracak, gerçek sayıp da duyamam bu sebepten sesini
Kaparım kilit üstüne kilit işitmelerimi

Açmak isterim de açamam yüreğimi duyacaklarından korkarak
Zira bilirim henüz gerçek değildir, bir düşte dolanır ilahi sesi
İnandırmak ister o olduğuma acıyarak belli ki

Söylesin, söylesin ne olur sevgilerin en bereketlisini elleriyle uzatan
Görür mü gökyüzünden gören gözleriyle,
benim için midir doğmak için yollara düşüşü böyle bi çare?

Söylesin ne olur söz geçiremediğim ellerime, gözlerime, söylesin de ikna olsunlar,
dönüşecek mi düşümde duyduklarım gerçeğe,

yoksa gökyüzünden geçip giden güneş, o da yabancı bir düş müydü öylesine?

Yoruldum, yoruldum nicedir beklemekten
Bilsem ki gelecek, doğacak bir gün, yahut doğmayacak, sükûta ereceğim,
İçeceğim kana kana en acı ağuları, susuzluğumu yokluğuyla gidereceğim

Yahut gerçekse dirilsin ölümün karanlık toprağına gömülmüş bedenim,
kurtulsun içini kemirip duran şüphelerden,
Bileyim ki o geldi, ya da gelecek.

Sevmedim, sevemedim yalnızlığı
Nasıl da özlemini çekerim bir yandan, hem de bunca kalabalığın yalnızlığında
Aranan yabancı olasım gelir, uzanıp kucak açasım

Çıkamıyorum kapılara pencerelere evet,
Erişebilsem göklere, ışıklı yıldızlara, binip yüzüne düşeceğim
Almazlar kanatları altına lakin, düşemem, yabancılığım depreşir

Son yaprağımı da döktüm yalnızlığımın görün işte,
sadece içim değil, dallarım da çıplak artık, ttriyor dudaklarım,
Ya hiç doğmazsa?
sayamazsam yağan yıldızları yüzünde?

Korkuyorum belki de doğmasından, ona bakarken kaybolmaktan
Bildik sularda yüzmeyi çoktan öğrenmişim,
Mutluluk demek değilse bile, bilmediğimden güvendeyim
__________________
"Dürüst insanların ceza görmeden ülkelerine hizmet edebilecekleri zaman henüz gelmedi" Isidore de ROBESPİERRE (1794'ten beri)

mayıs Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 09-05-07 13:10 .
mayıs is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Demirel'den Erdoğan'a cevap, Kızları Türkiye'de okutun. Okutun, buyurun iktidarsınız. GeceKuşu Türkiye Siyaseti 5 04-05-06 16:09
TMSF Başkanı Ertürk'e 11 teklif sunuldu, cevap bile verilmedi! cemuzan Türkiye Siyaseti 2 17-04-06 22:55
Öyle soruya böyle cevap ugurozaltn Arşiv 19 12-02-06 15:25


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 06:29.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz