10-08-06, 15:37 |
#1 |
Siyaset&Bilim
Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 1,394
| Büyüyerek kaybeden, kaybederek büyüyen Türk muhafazakârlığı
Kaynak: www.radikal.com.tr
Alıntı:
1940'lı yıllardan bu yana gelişen, çeşitli dönemsel tanım ve kavramlarla günümüze kadar gelen muhafazakârlık, isminin çağrıştırdığı ölçüde muhafaza edici bir muhtevaya sahip değildir. Esasen muhafazakârlığı statükoyu savunmak diyebileceğimiz çok genel bir tanımdan hareket ederek ifade edersek Türk muhafazakârlığı Batı'daki örneklerin tersine sistemle ciddi problemler yaşamıştır ve yaşamaktadır. Batı'da muhafazakârlık varlıklı ve soylu kesimlerin dünya görüşü olarak
var olurken Türkiye'de dar ve orta gelirli büyük çoğunluğun mensup olduğu bir yaşama tarzıdır.
Bu yüzden muhafazakârlık, sistemin içinde kendine sosyal, kültürel ve siyasal meşruiyet aradığı her seferde sistem dışına itilmek gibi bir trajediyi yaşamak zorunda kalmıştır. İşte Türk muhafazakârlığının Batı muhafazakârlığından ilginç ve önemli farkları burada aranabilir. Batı'da sistem muhafazakârlığa değil bu tutuma aykırı akımlara karşı mesafeli dururken bizde muhafazakârlık hep rahatsız edici bir sapma ve gelişmemişlik gibi görülmüştür.
Bu yüzdendir ki, muhafazakâr düşünce ve siyaset ne kendi üzerinde, ne de düşünsel ve siyasal karşıtları hakkında kendini ifade eden, eleştiren, bir imkâna sahip olamamıştır. Ne yazık ki; devletçi, seçkinci ve bürokratik koalisyonun sert tepkileri ve düşünce özgürlüğü ile ilgili sorunlu ortamdan dolayı meşruiyet kazanmayı daha öncelikli bir ihtiyaç olarak görmüş, bugüne kadar bütün enerjisini bu önceliğe harcamıştır. | Alıntı:
| Sol ve sosyalist akımlara karşı itikadi; liberal ve kapitalist siyasetlere karşı ahlaki reaksiyon halinde olmak, | Alıntı:
| Türk muhafazakârlığı bir aydın ve gençlik hareketi ya da fikri bir akım olarak ortaya çıkmamıştır. Tarihiyle, değerleriyle ve duyarlıklarıyla var olmak ve yaşamak isteyen toplumun dar ve orta gelirli büyük çoğunluğunun kendiliğinden diyebileceğimiz bir akışla böyle bir kavramla ifade edebileceğimiz ortak tutumda birleşmesidir. Önceleri tek parti dönemi CHP'sine, sonraları sol ve sosyalist düşüncelere, bu arada zaman zaman kapitalizme ve iç politikayı etkilediği ölçüde Batılı ülkelere karşı duyulan reaksiyondan hareketle muhafazakârlık, siyasal, kültürel, sosyal hatta entelektüel karşılıklarını oluşturmuştur. | yazının devamı için: http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=195243
Sadece statukonun devamını isteyen,korumacı bir zihniyete sahip ve kendinden olamayana,yani karşıtlarına, söz hakkı vermeyen,geleneksel değerleri özümsemeyen ve bu değerlere uzak olan Türk muhafazakarlığı hakında yazılmış bu haberi paylaşmak istedim. |
| |