| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
İstemesem de seviyorum seni (Bir şiddet-dışılık aşığından Hizbullah’a aşk şiiri)/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Dünya'daki gelişmeler, Dış ilişkiler, Avrupa Birliği |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Yazıyaz Dergi Yazarı ![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 2,609
| Amos Oz’a yazdığım açık mektubu okuyanlardan bazıları, İsrail’i yok etme çağrısı yapan bir grupla nasıl uzlaşılacağına dair sorular yöneltiyorlar. Bana, İsrail’in Sol tarafından varoluşu itibariyle şer olarak tanımlanmasından bıktıklarını anlatıyorlar. Ben İsrail’de, onun hükümetinde, ordusunda ve en net olarak da İsrailli sivillerde “doğuştan şer” olduğuna inanmıyorum. Hizbullah ya da Hamas’ta da doğuştan şer olduğuna inanmıyorum. Ama şerrin bir hasıl olma yolu vardır, tohumlar başka niyetle ekildiyse bile. Irkçılık karşıtı çalışmadan aldığım en büyük derslerden birisi, ırkçılık sistemin içine kurulduğunda ırkçı amaçlarınız olmadan da ırkçı olabileceğinizdir. Aynı şey sömürgecilik için de geçerlidir. Kurulmuş bir sistem vardır. İşlerin nasıl buraya vardığına uzun uzun ve büyük bir gayretle bakabiliriz, insanların ne yaptığına, hangi amaçlara sahip olduklarına ya da olmadıklarına; ama hangi cevaplara varırsak varalım, orada sitemin durduğu gerçeği kalır. İsrail’in yok edilmesi çağrıları bana acı veriyor. Çok derinden. Ne var ki, İsrail sömürgeciliğinin yok edilmesi çağrıları, ne kadar yüksek olursa olsun buna [bana acı vermeye] yetmez. Okurlar bana şöyle sordular: “Savaş nasıl bertaraf edilebilir? Bir çatışmadan kaçınmak emre amade bir seçenek değil; çünkü, öğrendiğimiz gibi, saldırılar geri dönecek ve silahlanma azalmadan devam edecek. İsrail tekrar karşılık vermeyerek daha fazla zafiyet mi göstermeli?” Cevaplıyorum: hayır, İsrail çatışmadan kaçınmamalı. İsrail karşılık vermeli, ama gerçekten savaşı bertaraf etmeye bakıyorsa, neden onu ortadan kaldırmak isteyen insanların varolduğu sorusunu ciddiyetle ele alması gerekiyor. Geçen seferki, Gazze’den çekilme sürecinin kapsamından çok daha fazla işlere girişmesi, sömürgelikten çıkarması gerekiyor. Bu, inanıyorum ki, komşularıyla birlikte onun da uzun vadedeki kurtuluşunu sağlayacaktır. ... devamı; http://sendika.org/yazi.php?yazi_no=7062 işte o şiir; İstemesem de Seviyorum Seni Ecelsiz doğdun kafesli bir hayata İnsanların bombasız da öldüğü Sömürgeciliğin armağanı Açta açıkta şiddetle bilenen Yüreğin ve dileğin daha da güçlenecek Beni korkutuyorsun Sadece korkmam söylendiği için değil Sadece tekrar, tekrar ve tekrar anlattıkları Amerikanların Lübnanlılardan daha kıymetli olduğunu anlatan 1983 hikayesi yüzünden de değil Bana neden Jihad al Bina’yı asla anlatmıyorlar Senin ne çok yarattığını Ne çok hayat kurtardığını Ne çok iş başardığını Beni korkutuyor Kendime itiraf ettiğimde Sensiz daha da çok korkacağımı Daha görecek günüm varsa Açlığında, açığında Sömürgeciliğin Yerden gökten fışkıran şiddeti daha da görecek günüm varsa Korkutuyor beni Umudumun çetrefilleşmesi Asla kabullenmek istemeyeceğim eylemlerde Ama bugünlerde pek uyuyamıyorum Ve çok uğraştım Ama Bana onların dinleyeceği umudunu verecek Hiçbir şey bulamadım Tekrar, tekrar, tekrarlıyorlar Gazze’den çekilişin hikayesini Pek çok yoldan öldüren Ve süre giden şiddeti Görmeyeceğimizi umut ederek Onu o an destekleyeceğimizi Ya da sonunda bakmayı keseceğimizi umut ederek Konuşacak kimse olmayınca Söz işe yaramaz diye tutturuyorlar Bir muhatap bulmak zor gerçekten de Eğer dinlemek istemiyorsanız Görmek Duymak istemiyorsanız Konuşmanın işe yarayacağına nasıl inanabilirsin ki? Onlar işe yaramaz diye tutturmuşken Senin sayende umut etmeyi öğreniyorum Asla kabul edemeyeceğim o olaylardan Çok daha fazla, seni görmeyi öğreniyorum Beni şaşırtıyorsun. Ecelsiz çocuğu kafesli bir hayatın Sömürgeciliğin yükselttiği Mahpusluğu doğal saymadın Açlığı adalet saymadın Kabul etmedin Pek çok yoldan aralıksız öldürmesini Yakınındakilerin Ya da ırağındakilerin Sana aşığım Ama asla senin olmayacağım Seni içimde istemiyorum Bana göre çok erkeksin Ve ben o sesi, isteye isteye, tamamen susturamam: “Bazı ölümlere onay verdin Bazıları da dinliyordu o ölenlerin” İşte bu yüzden, bütün yazı bana soru işaretleriyle bakıyor: Üzgünüm, ama Hizbullah sayesinde umut etmeyi öğreniyorum Bu belki de toyluğu Öyle birinin ki, hayatı doğrudan tehdit edilmemiş asla Ben hala inanıyorum: Dünyada görmek istediğin değişimin kendisi olmaya __________________
küçük kara balık denizi düşünüyordu. bu düşünce onun zihninde birgün gerçekleştireceği bir amaçtı. ona göre hayat yalnızca yemek, uyumak, dünya sandığı küçücük bir gölde yaşamak değildi. |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|