| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Bedirhan Gökçe/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Ustaların şiir, roman gibi edebi eserleri |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Yazıyaz Dergi Yazarı ![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 2,604
| Bedirhan Gökçe'nin sesinden ve klibi http://www.youtube.com/watch?v=T4rxgEkeaWo&NR merhaba anne, yine ben geldim. merak etme okuldan çıktım da geldim. anneler de babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama ali, "okula gitmezsem annem çok kızar, merak eder." demişti de onun için söylüyorum. geçen hafta öğretmen, sağ elimde sarımsak, sol elimde soğan dedirte dedirte öğretti sağımı solumu. ben biliyorum artık anne, sağım neresi, solum neresi ağrıyan yanımın neresi olduğunu. şimdi iyi biliyorum anne. hani geçen geldiğimde: şuram acıyor işte, şuram demiştim de bir türlü söyleyememiştim ya acıyan yanımı anne bak şimdi söylüyorum. şuram işte, sol yanım çok acıyor anne. hem de her gün acıyor anne her gün. dün sabah annesi ayşe'nin saçlarını örmüştü. elinden tutup okula getirdi. yakası da danteldi. zil çalınca öptü, hadi yavrum sınıfa dedi. ben de ağladım, ağladım hiç de utanmadım. öğretmen ne oldu dedi? düştüm, dizim çok acıyor dedim. yalan söyledim anne. dizim acımıyordu ama sol yanım çok acıyordu anne. bugün ben de saçım örülsün istedim. babam ördü ama onunki gibi olmadı. dantel yaka istedim. babam; "ben bilmem ki kızım." dedi. bari okula sen götür dedim. "kızım, iş..." dedi. ben de bana ne dedim, ağladım. "kızım, ekmek" dedi babam. sustum ama okula giderken yine ağladım anne. ha, bi de sol yanım yine çok acıdı anne. herkesin çorapları bembeyaz, benimkiler gri gibi. zeynep, "annem, beyazlara renkli çamaşır katmadan yıkıyormuş" dedi. babam hepsini birlikte yıkıyor. babam çamaşır yıkamasını bilmiyor mu anne? uffff, babam, her gün domates peynir koyuyor beslenmeme. üzülmesin diye söylemiyorum ama arkadaşlarım her gün kurabiye, börek, pasta getiriyor. biliyorum babam pasta yapmasını bilmez anne. hava kararıyor, ben gideyim anne. babam bilmiyor kaçıp kaçıp sana geldiğimi. duyarsa kızmaz ama çok üzülür biliyorum. kim bozuyor toprağını, çiçeklerini kim koparıyor? izin verme anne, ne olur toprağına el sürdürme! eve gidince aklıma geliyor bi de bunun için ağlıyorum anne. bak, kavanoz yanımda, toprağından bir avuç daha alayım. biliyor musun anne? her gelişimde aldığım topraklarını şu kavanozda biriktirdim. üzerine de resmini yapıştırıp başucuma koydum. her sabah onu öpüyor kokluyorum. kimseye söyleme ama anne bazen de konuşuyorum onunla. ne yapayım seni çok özlüyorum anne. ha unutmadan, öğretmen yarın anneyi anlatan bir yazı yazacaksınız dedi. ben babama yazdıracağım. öğretmen anlarsa çok kızar ama bana ne kızarsa kızsın. ben seni hiç görmedim ki neyi, nasıl anlatacağım anne. senin adın geçince sol yanım acıyor anne. hiç bir şey yutamıyorum. bazen de dayanamayıp ağlıyorum. kağıda da böyle yazamam ya anne. ben gidiyorum anne, toprağını öpeyim, sen de rüyama gel beni öp. mutlaka gel anne, sen rüyama gelmeyince sol yanımın acısıyla uyanıyorum anne. sol yanım acıyor anne. işte tam şurası, sol yanım çok acıyor anne. seni çok özledim anne, çooook... __________________
küçük kara balık denizi düşünüyordu. bu düşünce onun zihninde birgün gerçekleştireceği bir amaçtı. ona göre hayat yalnızca yemek, uyumak, dünya sandığı küçücük bir gölde yaşamak değildi. |
|
| #2 | |
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Aug 2006 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 1,448
| Sevgili artena, İlk dinlediğimde (ne kadar engel olmaya çalışsam da) gözlerimden yaşların süzülmesine engel olamamıştım. Gerçekten çok güzel şiir. Ama şiire güzellik katan en önemli öge bence Bedirhan Gökçe'nin şahane yorumu. Sizce de öyle değil mi? Saygılar, bad-ıŞimal Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 17-10-07 17:44 .Sebep: . |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2006 Ülke / Şehir: istanbul
Mesajlar: 216
| bende ilk dinlediğimde tüylerim diken diken oldu boğazım düğümlendi ve direk annemin yanına gidip pamuk yanaklarından bi buse aldım o da şaşırdı ...kıymetini bilmek lazım dedim bir kere daha öptüm... __________________
...Pencereleri açmalı, kitapları düzenlemeliyim Belki bir yağmur yağar akşama doğru Yarıda bıraktığım şiirleri tamamlarım...ahmet telli |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 18
| Dokuz ayın acısını çıkarıyoruz gibi annelerimizden .Ya doğarken yaptığımız gibi ya da okurken anneye yazılan şiirleri.. __________________
Death is certain , Life is not.. |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2007 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 774
| Bu şiiri Bedirhan GÖKÇE bir kasedine alarak, onun kitlelere yayılmasını sağlamıştır ancak şiir Bedirhan GÖKÇE'nin değildir. Şiir İmam Hatip Liseli bir kız öğrencinin ödül kazanmış şiiridir. Şiiri bilenlerin çoğunluğunun (ben de dahil) şiirin yaratıcısı yerine Bedirhan GÖKÇE'nin sanması benim de sol yanımı acıtıyor... ![]() __________________
Su da yandı Sel bastı su dayandı Üstüme su serptiler Tutuştu su da yandı |
|
| #6 | |
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Mar 2005
Mesajlar: 1,650
| Şiir sanırım Ayla Aldemir'in. Burada da farklı bir ağızdan dinleyebilirsiniz. http://www.youtube.com/watch?v=GGDFg...elated&search= __________________
Beni öldürmeyen her şey, beni daha güçlü yapar. Beyin Fırtınası Geri Döndü |
|
| #7 | |
Dergi İşçi Günlüğü Sorumlusu ![]() Giriş Tarihi: Jan 2007 Ülke / Şehir: Dünyadan
Mesajlar: 3,867
| Türkü Gözlüm Kar yağıyor türkü gözlüm Kar yağıyor buralara. Uzun hava ağıt gibi, Dökülüyor bulvarlara. Sen de gittin buralardan, Böyle bir karlı havada. Okul bittikten sonra 95'in yılbaşında, Gelmiş özlemiştin beni, Sarılmıştın hıçkırıkla, Kar yağarken dilek tutmuş, Kar yemiştin avucumda. Nasıl gittin türkü gözlüm, Mahzun kaldım buralarda. Gülüşlerimiz geliyor, Ağlıyorum buralarda. Sen bir öğretmensin şimdi, 657 devlet memuru. Kıt kanaat geçinirsin, Seni beklediğim gibi, Beklersin ay sonunu. Belki de evlisin şimdi, Bunca yıl geçti aradan. Sen beni unuttun belli, Türkü gözlüm çık hatrımdan. Oralara da kar yağar mı, Güneş çıkar mı ardından? Saçaklardan su damlar mı, Su girer mi papucundan? Yokluk kötü türkü gözlüm, Yokluğun çıkmaz aklımdan. Varlık güzel türkü gözlüm, Varlığın yitti yanımdan. Okulun bittiği yıl tayinin çıktı doğuya. Belki yazarsın diye, Bir kalem almıştım sana. O kalemle mektup yazmış, O kalemle ağlamıştın. Ama o son mektubunda, Sen ne kadar değişmiştin... Sözlerin de değişmişti... Değiştiğin belliydi ki, Kalemin de değişmişti... Ah benim türkü gözlüm Ne oldu birden sana? And içmiştik gündüz gece, And içmiştik kopmamaya. Hacı Bayram'da dua ettik, Ayırmasın Allah diye... Bir fakire para verdik, Belki dua eder diye... Fakir mi dua etmedi, Sen mi yalancı çıktın? O fakiri göremedim, Gelmedi namaz vakti. Çok oturdum musallada, Her tabutta kendim vardım, Dua ettim ardım sıra... Şimdi en arabesk duygularla Dudağımda o türkü, Yürüyorum bulvarlarda... Ellerim üşürken hep Ellerin gelir aklıma. Yüreğim ağlıyor şimdi, Yanıyorum buralarda... Kar yağarken hazin hazin, Ölüyorum türkü gözlüm, Ölüyorum buralarda... Bedirhan Gökçe __________________
Her Mayis´ta vurdular bizi Yinede yaşattık kendimizi.. 18 Mayıs'ı UNUTMADIK!!! |
|
| #8 | |
Dergi İşçi Günlüğü Sorumlusu ![]() Giriş Tarihi: Jan 2007 Ülke / Şehir: Dünyadan
Mesajlar: 3,867
| Küfrüm Edebimi Aştı Bu Gece Sen benim gözümde bir hiçsin artık, Nefretim aşkımı aştı bu gece Bugün ki sözlerin söz müydü artık Son sözün sabrımı aştı bu gece Kolayca bitsin bu diyemedin de Salladın savurdun basiretsizce Hiç mi ders almadın onca gezdik de Yağmurun rahmeti aştı bu gece Yürümeyen neydi,ilişkimiz mi? Günüm sensiz bomboş deyişimiz mi? Sensiz yaşayamam çelişkimiz mi? Yalanın doğrunu aştı bu gece Evlenmek hayali kapımda idi Giriş kat evimin boyası yeni Mobilyan,takımın, alınmış idi Vuslatım tadını aştı bu gece Yemedim yedirdim ne varsa sana Üç kuruşum olsa verirdim daha Memurdum yoksuldum hatırlasana Hafızam haddini aştı bu gece Ayakların donmuş,üşümüştün de Gece yatamamış üzülmüştüm de Bir ay oruç tutup yememiştim de O çizmen boyunu aştı bu gece Yapılan söylenmez, gelmezmiş dile Allahtan beklenir kul bilmese de Kızgınlığım buna, sebep ise de Sabrım miadını aştı bu gece Onca gez toz benle,seviyorum de Sonra git nişanlan bir de ona de Şerefsizlik değil, nedir bu söyle Küfrüm edebimi aştı bu gece Sana son bir sözüm, nasihatım var Aldığım ahlakla bir terbiyem var Seni doğurana ana deyip geçmek var Saygım adabımı tuttu bu gece Gönlümün romanı bitti bu gece Hangisine yansam şimdi gün gece Ömrümden beş yıl gitti bu gece Bedirhan Gökçe __________________
Her Mayis´ta vurdular bizi Yinede yaşattık kendimizi.. 18 Mayıs'ı UNUTMADIK!!! |
|
| #9 | |
Dergi İşçi Günlüğü Sorumlusu ![]() Giriş Tarihi: Jan 2007 Ülke / Şehir: Dünyadan
Mesajlar: 3,867
| Git Ayrılığın nağmesi bu duyduğumuz, Bakışların gönlümü caydırmadan git. Ne bir hatıran kalsın ne de bir umut, Duruşların gönlümü yandırmadan git. Bütün resimlerini sök at duvardan, Sana ait ne varsa çıkart odamdan. Kitabın arasında şöyle canından, Bir gül bırakmıştın ya soldurmadan git. Hani bir şarkı vardı mazide kalan, Öyle içten acıklı, öylesi nalan. Göğsüme yaslanıp da sevince boğan, Yeşermiş tüm aşkları kurutmadan git. Nasıl güzeldi herşey hatırlasana, Nasıl gülüşürdük biz dert ortasında. Ekmek paramız yokmuş ne gam, ne tasa, Güzel hatıraları zehretmeden git. Hani mevsimlerden, hep biri bahardı, Hani gökten her cemre bize yağardı, Hani kış ortasında mevsim bahardı, Şu inanmış gönlümü, kandırmadan git. Allah aşkına bırak, öldürmeden git... Bedirhan Gökçe __________________
Her Mayis´ta vurdular bizi Yinede yaşattık kendimizi.. 18 Mayıs'ı UNUTMADIK!!! |
|
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007 Ülke / Şehir: Muhacerette
Mesajlar: 331
| ZİLAN Bu kara yazgıdır Zilan; Topraksız olmak, yetim kalmak yetmezmiş kimin Sensiz de olmak kara yazgıdır kurban... Bilisen Kaç gece kaç gündüz adını sayıklamışam İçimden atamamışam Köçelerde yolunu gözlemişem El etmişem, işmar etmişem Sen gülmüş geçmişsen Zilan... Ne zaman büyümüşsen farketmemişem Ne zaman ellerin büyümüş Ne zaman gözlerin büyümüş Ne zaman bürünmüşsen kara çarşafa Bir gözlerin görmüşem ceylan kimin vurulmuşam. Sen gülmüş geçmişsen Zilan... Daracık köçelere sığmamış sevdam Seni Halilrahman'da sormuşam Anzılha'da Urfa kalasında Nemrut köşküne adını kazımışam Sen gülmüş geçmişsen Zilan... Şimdi gelin olisen telli duvaklı Yine gülü misen biye? Kara Şar'dan gelen deli oğlan deyi misen? Sevdanı içime gömdüm bilesen Bu kentin hampara taşlarına sır sakladım. Üç kuruşluk başlık parasına değer miydi Zilan... Bilirem dahlin yoktur bu işde. Töreler böyle demiş, yazgılar böyle çizmiş. Kim karşı gelmiş ki sen de gelesen. Atalar boynumuz kıldan incedir demiş... Her şafak seninle sökerdi Zilan. Sıcak yaz geceleri seninle eserdi. Ben siye şiirler okurdum. Sen biye Urfa türkülerini... Yediveren gülleri kimin açılırdın baharla Karakoyun deresinden çiçekler getirirdin. Önceleri inanmamıştım sevdiğine. Fakat anladım zamanla. Seni yitirmek kor kimin yaktı yüreğimi; Acımı anla... Kar ender yağardı Urfa'ya Sevdamız yağan kar kimin aktı. Hatırlı misen bir de tutkumuz Yağmurda "çömçe gelin" oynamaktı... Şimdi sen mi gelin olisen Zilan? Sevgin bir yanda Töreler diğer yanda Duydum ki "KUMA" olmişsen Akar suda saman çöpü gibi çaresiz Ve de köle kimin itaatkar, sessiz gidisen Oldu mu ya?... Kaçıncı asrını yaşamakta Harran'da toprak? Bu kenti terkediyem Zilan. Anzılha'da kutsal balıklar şahidim olsun ki, Bu kenti terkediyem... Yasak mayın tarlalarını, Kaçakda kol verenleri, Can verenleri terkediyem... Efsunlu akrepleri, çıyanları Urfa kalasında kenetlenen efsane şahmaranı Kümbetlerde barınan sahipsiz insanları, terkediyem. Körpecik bedenine uzanan hoyrat elleri itmediğin için Yıllardır söylenen ninniyi yazgı bellidiğin için Bu kenti terkediyem... Bu sana son satırlarım Zilan... Biliyem unutacaksan beni. "Unutmam" deme biye Davullar uranda unutmalısan. Yoksa nasıl yaşayabilir insan... Hani ağaçları çiçek açardı ya Hani Urfa divanı çalınırdı sıra gecelerinde. İşte ben Her çiçek açanda nar ağaçları Ve söylenende Urfa türküleri Seni ve gülüşünü hatırlayacağam... Bundan böyle cigaramda dumansın Kaçak tütünden sarılmış... Her içime çekişde ağun yakacak beni. Kendini düşünmedin, beni düşünmedin Sevdanı düşünmedin, çocuklarını düşün. Seni tutsak, beni esrik eden töreler; Çocuklarını da yakacak bir gün... Bu kara yazgı değildir ZİLAN... Topraksız olmak, yetim kalmak yetmezmiş kimin Sensiz olmak da kara yazgı değildir kurban... Bu çağlar boyu insanları kul eden Bağnazlıktır ki, yıkılacak. Bilisen ZİLAN. Sen görmesen de Ben görmesem de Ceylan gözlü çocukların görecek ZİLAN... __________________
Ben daha çok BABAMI sevdim.... ''içimdeki romantik hergeleyi bana miras bıraktığı için'' ^^^^ SUSTUM VE PERDE KAPANDI^^^^ |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Gökçe'nin düş zerrecikleri | gökçeşair | Şiirleriniz | 131 | 25-02-08 11:41 |
| Yusuf Hayaloğlu... | küçükkarabalık | Ustalardan Seçkiler | 35 | 25-12-07 20:26 |