| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
İmam Hatipliler laikliğe karşı bir tehlike değildir. Çünkü...../konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Ayrıldı
Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 820
| Öncelikli not: Sadece başlığa bakarak ‘bırakınız yapsınlar’ anlayışında olan radikal liberallerden, 2.cumhuriyetçilerden olduğum düşünülmesim. İmam hatipliler ile ilgili düşüncelerim onları desteklemek yada masum göstermek değil, laiklikle ilgili bir analiz hatasını göstermek istedim. Tezim şu: İmam Hatipliler laikliğe tehlike değildir. Çünkü islamiyetin dina adamlarının yetişme tavrı, cemaatle ilişkisi tamemen dünyevidir, sekülerdir. Gelin Müslüman ve Hristiyan din adamlarının en temel etkinliklerinin basit bir karşılaştırma yapalım. Aşağıdaki düşüncelerin genelleme olduğunun akıldan çıkarılmamasını umuyorum. 1-Bir rahibin eğitim süreci çok katıdır ve bir kliseye girip 24 saat, 7 gün eğitim alır. Bir imam hatipli ise sabah okula gider, akşam evine gelir. Haftanın 5 günü okula gider cumartesi / pazar tatil yapar. 2- Bir rahip görev aldığı yerleşim yerinin tüm toplumsal ilişkilerine müdahale hakkı vardır. Bir imamın görevi ise sadece cami ile sınırlıdır. (Osmanlı da bile) Toplumsal ilişkilere müdahale edem imam değil şeyhtir, müriddir, tarikattır. 3-Bir rahip evlenemez. Bir imam evlenmekle kalmaz köylerde tarımlada uğraşır. Ticaret en dünyevi olaydır. 4-Bir rahip hem kendisinin hem cemaatinin ruhani işlere yönelmesine gerektiğinde zor kullanarak (aforaz tehdidi gibi) ikna etmeye çalışır. Bir imam ise ruhani işler için sadece rehberdir. Yaptırım gücünü ahirete bırakır. 5-Bir rahip eğitim kurumlarının yaptığı işlere müdahale edemezsebile laf söyleme hakkı vardır. Bir imam ise eğitim kurumunun işlerine değil müdahale etmek dönüp bakmaz bile. 5- Hristiyanlardaki tarikatların hedefi klisenin egemenliğini ele geçirmektir. İslamiyette ise her tarikat kendisini bulunduğu yerin egemeni olarak görür, gösterir. Ülkemizde son yıllarda laik kesim yanlış yönlendirme ile laisizmin baş düşmanı olarak imam hatipleri göstermiştir. İmam hatipliler hem dini anlamda hem de toplumsal anlamda laiklik karşısında en zayıf, en az etkili olandır. Evet imam hatiplerin bu kadar çok açılması ile ruban sınıfın benzemeyen ama onları gibi olması istenen bir durum yaratılmak istenmişse de, gerek islamiyetin gerekse imamlığın doğasının dünyevi olması nedeni le gerçekleşmeyen bir proje olmuştur. Laisizmin tepkisi bu projeye yönelik olmuştur. Ancak ölü doğan projenin ölmüş olduğunu hala kavramadıkları için esas hedefi bulmakta hala zorlanmaktadırlar. Laisizmin tehlikesi tarikatlardır. Çünkü mürid islamiyetin değil, şeyhinin temsilcisidir ve ruhani amaç için çalışır. Ruhani amaçı gerçekleştirmek için de önünde bulunan tüm kurumları işgal etmek ister. Bir imamım bir tarikatın üyesi olması dikkate alınanmayacak kadar ender bir durumdur. Ancak bir tarikatın üyesinin dünyevi kurumları ruhanileştirme çabası daha gerçekçidir. 30/05/2006 BF... __________________
Kitleler sustuğunda ya da susturulduğunda, tarihi kişilerin yaptığı sanılır. Tarihi bizzat kitleler yapar, kişiler sadece kitlenin bilincine sahip figürlerdir. |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 116
| sn.balikcifilozof; tespitlerinizin bazı yerlerine katılmakla beraber bazı yerlerine katılmıyorum. öncelikle tarikatlar dünyalıktan daha ziyade ahiretle ilgilenir.tairkata üye olunabilmesi için 40 gün, 1 metreküplük karanlık bir odanın içinde sadece kuru ekmek ve su içerek geçirirlermiş.amaç nefsi öldürmek .tarikata girmek iiçin bütün farzların yerine getirilmesi ve üzerinizde hiç farz borcunun olmaması gerekli imiş.tabii bu anlattıklarımın hepsi eskidendi.şimdilerde yoldan geçen herkezi kapıyorlar. demek istediğim tarikatla uğraşan kişi dünyayı tamamen bırakır ve ahirete yönelir. bu tespiti yaptıktan sonra asıl konuya dönebiliriz.imam hatiplilerin önünü kesmeye çalışanlar, sanıyorlarki dinini yaşayanlar sadece imam hatipliler.ama tabiki çok yanılıyorlar.şunu kimse unutmasınki her insanın içinde bir inanç duygusu vardır.ve bunu kimse yok edemez. ayrıca laikliği zorla dayatmaya çalışanlar şunu unutmamalı ki kendi kendilerini baltalıyorlar.tarihe bir fikri zorla kabul ettirmeye çalışanların mezarlarıyla doludur.ve bu fikirlerin hepsi çürüyüp gitmiştir. ağer bizde laikliği böylesine baskı aracı yaparsak korkarım ki laikliğin sonuda aynı olacak.onun için bence laikliği millet olarak bir an önce tartışmaya açmalız. (dolayısı ile bütün özgürlüklerin önünü açmalıyız). __________________
KORKMA!SÖNMEZ BU ŞAFAKLARDA YÜZEN ALSANCAK... |
|
| #3 | ||
![]() Giriş Tarihi: Jun 2006
Mesajlar: 3,205
| Alıntı:
Emek sarfederek hazırladığın yazı için teşekkürler. Burada bir kaç konuya değinmek istiyorum.Laik birisi olarak bu güne kadar İmamhatipler olmasın gibi bir düşünceye asla kapılmadım.İhl leri prb. yapan yine kendileri.Birinci problemleri nedir?Liseden sonra, brincisi harp okullarına girebilmeleri.Zaten kendilerininde savundukları görüş;Biz imamhatibe meslek lisesi olduğu için değil iyi bir din eğitimi veren bir okulda okumak.Pekala din adamı olarak kalmak istemiyorsanız,bu kadar uzun süreli din eğitimi almak şartmı?Yada ülkedeki tüm liseleri kapatıp sadece ihl lerimi kalsın? Amaç bir müslümana,dininin gerektirdiği vecibeleri yerine getirecek kadar dini bilgiler öğrenmekse!Bunun için 4 yıl lise eğitimi gerekirmi?Müslümanlık dini öğrenilmesi için bu kadar zor olmasa gerek değilmi?Müslümanlığın özü ve kendisi Kuran da tamamen yazılıdır.Kutsal kitabı okuyarak tüm dinini öğrenebilerler bence.Amaç iyi bir müslüman olmaksa şayet.Amaç Ülkenin imam ihtiyacına yanıt verebilcek kadar imam yetiştermek ise bu kadar İHL nede gerek yok.Aslında yapılacak en doğru iş İHL lerini meslek lisesi statüsünden çıkarmak.İktidardakiler cesurca bu karararı alıp bu kaaso son verebilirler.Meslek lisesi statüsünden çıkarılırsa bu tartışmaların çoğu yaşanmayacaktır.aynı zamanda diğer meslek liseleride rahatlayacaktır. hristiyanlardaki tahrikatlara gelince;vatikanda Ana 3 mezhep bulunur. 1.si : Kliseyi üstün güç olarak görenler,2.si : Papalık makamını üstün güç olarak görenler,3.sü : Hristiyanlığı üstün güç olarak görenler saygılarımla seha Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 29-08-06 10:39 . | |
|
| #4 | ||
Ayrıldı
Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 820
| Alıntı:
Eğer tarikatların dünyevi olduğuna dair cümlemi yada ifademi bana gösterirsenzi hemen düzeltirim. Sn. Mahir2005'de İHL'lilerin harp okullarına girmelerinden bahsetmiş. Daha sonra yazmayı düşündüğüm ve orduya farklı bir bakış açıcı ile el alan düşüncelerim var. Ancak hemen belirteyim, ordunun refleksleri de var. YAŞ gibi. Ben bugüne kadar İHL mezunu olupta general olan duymadım. Varsa söyleyin. Ayrıca sadece YAŞ değil, okul giriş sınavlarında da aynı şey geçerli. Bakın 2005 yılında Manisa'nın Turgutlu ilçesinde Körfez dersanesi askeri liseye sokmak istediği öğrenciyi kayıtlı olarak göstermemiştir. Çünkü Körfez dersanesi öğrencilerin büyük çoğunluğu yazılı sınavı kazansa bile eleniyor. Ama benim sorunum öncelikle ordu ile de ilgili değil. İHL mezunu bir kişi avukat olsun diyelim, seküler hukuku nasıl değiştirbilir ki, değiştirdiler mi ? İHL mezunu birisi doktro olsun ameliyat yerine dua mı okuyacak. Zor biraz hastalık anında insanlar buna pek göz yummaz. Laiklerin İHL ile hedef şaşırdığını düşünüyorum. Ayrıca insanlara laiklik adına burjuva yozluğu, burjuva medya anlayışını sunarsanız insanlar savunma mekanizması olarak inançlarına geri döner, sım sıkı sarılır. İnsanlara laiklik adına laikliğin kanlı tarihini hiçe sayarak sadece aklı sürersenzi benimsenemezsiniz. Mihri Belli'nin bir anısı vardır. 60'larda Bulgaristan'a gider. 60'larda hala camilerin, kliselerin açık olduğunu görür. Ve bütün şaşkınlığı ile 'bunları neden kapamadız diye sorar'. Aldığı yanıt ilginçtir. Biz Kemalist değiliz, komünistiz. Enver Hoca'nın Arnavutluğunda 1974'e kadar inanç yerleri açıktır. Yeni bir kuşağın yetişdiğini kabul ederek AEP inanç yerlerien savaş açar. Daha öncesinde değil. Hatırlatmak isterim. Halkevleri Kemalist politikaların halk tarafından benimsenilmediğin itirafıdır. Menemen olayları sonrası halka devrimerli istediğimiz gibi benismemenin getirdiği düşübce ile bir araç oluşturulması gerektiğini savunarak halkevlerini kurmuştur. Halkevlerinin öncelikli amacı Kemalist devrimleri benismetmek olmuştur. Yoksa yeni bir halk kültürü yaratmak değil. BF... __________________
Kitleler sustuğunda ya da susturulduğunda, tarihi kişilerin yaptığı sanılır. Tarihi bizzat kitleler yapar, kişiler sadece kitlenin bilincine sahip figürlerdir. | |
|
| #5 | ||
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,340
| Alıntı:
![]() Yani yanit bence ilginc degil, bu günün bulgaristanin basina gelenler o günlerin bir sekilde sonucu gibi bir seydir...??? __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal | |
|
| #6 | ||
![]() Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 116
| Alıntı:
Benim bu cümlelerden anladıklarım tarikatın dünyevi olduğunu ,ahireti kazanmak için dünyevi bütün kurumların ele geçirilmesi gerektiğini, düşündüklerini var saymanızdır.Bende cevaben tarikatların böyle birşey yapma haklarının olmadığını söylüyorum.Hatta bununla beraber size bir anekdot iletmek istiyorum. Fatih Sultan Mehmet Şeyh Ebul Vefa nın dergahına girmek ister. Bunun üzerine Şeyh Ebul Vefa ret cevabı gönderir.(Dikkat edin lütfen.Koskoca padişahtan söz ediyoruz!)FSM nedenini sorunca, dergaha geldiğinde dünya işlerini unutabilirsin, artık dünyaya önem vermezsin, devlet işlerini aksatırsın diye karşı cevap verilir ve dergaha alınmaz. Şunuda yeri gelmişken belirtmek isterimki zaman tarikat zamanı değildir.Yukarıdaki yazımı okursanız ne demek istediğimi anlarsınız.Kısaca şunu söyleyebilirimki tarikatın gereklerini şimdiki zamanda yapmak imkansız denecek kadar zordur. sn balikcifilozof; Eğer yazdıklarınızı yanlış yorumladıysam yinede özür dilerim.Fakat bu yazılanlar dan bunu anlıyorum. Saygılar.... __________________
KORKMA!SÖNMEZ BU ŞAFAKLARDA YÜZEN ALSANCAK... | |
|
| #7 | ||
![]() Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 756
| Alıntı:
İmam-hatiplerin laiklik için bir tehlike olmadğı yönündeki tezinizle bu tezinizin açıklamaları çelişiyor. Tarikatlerin hiçbir siyasi amacı yoktur. Hatta "Siyasetten Allah'a sığınırım" şeklindeki duayı sürekli tekrarlar bir çok tarikat üyesi. Yani tarikatler insanların gönülelrine hitap ederler. Ama İmam hatipliler (imamlar demiyorum. çünkü imam-hatip mezunlarının çok küçük bir kısmı imam oluyor) hem dünya hem de ahiret için çalışırlar. Siyasete de girerler (Erdoğan gibi) ticarette yaparlar, polis de olurlar, memur da. Yani bu durum laikçiler açısından hiç de istenmeyen bir durumdur. Dini eğitim almış, dindar bir kişinin başbakan olması, genel müdür, başkomiser olması çok kolay hazmedilemiyor. Laikçiler de biliyorlar ki Allah'ın kanunlarını özümsemiş bir müslüman etkin konumlara geldiğinde bunları unutacak değildir. Laikçilerin bakış açısı böyle ve haklılık payları da aslında. | |
|
| #8 | ||
Onay bekleyen
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 833
| Alıntı:
Biraz anlatırsanız sevineceğim Bulgaristan'ın başına ne gelmiş? Ve bunun ibadethanelerin açık oluşuyla ne ilgisi var? Varsa bunu bilmek isterim. | |
|
| #9 | ||
![]() Giriş Tarihi: Jun 2006
Mesajlar: 3,205
| Alıntı:
![]() Başına gelen nemi?Biz müzakere başlangıç tarihi aldık diye gündüz gözü ile havai fişekler attık Bulgarlar ise 2007 de AB nin içinde ![]() saygılarımla ![]() | |
|
| #10 | |
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Aug 2006 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 1,468
| Sayın Mahir, Sayın Yolcu'nun sorduğu soruya verdiğiniz cevabı anlayamadım!.. Gerçekten de, Bulgaristan ile imam hatibin ne alakası var? Bende anlayamadım!.. Saygılar, __________________
Bilimsiz din kör, dinsiz bilim topaldır. Albert Einstein |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|