| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
| #1 | ||
Onay bekleyen
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 833
| Alıntı:
Peygamber Efendimizin yapmış olduğu mücadeleyle ilgili olarak yukarıda yapmış olduğunuz açıklamalarda, O'nun dinini anlatırken Mekkede yaşadığı dönemde(1) Sadece Allah'ı anlattığı, insanlara İslam'ı bir siyasi mesele olarak aktarmadığından bahsetmişsiniz. Burada üzerinde titizlikle eğilinmesi gereken bazı noktalar var. Ancak öncelikle düşünmemize yardımcı olması için, bir kaç soruyla konuyu açmak ve derinlemesine bir analiz yapmak gerekir diye düşünüyorum. 1) Mekke'de puta tapmanayan ve Allah'ı birleyen sadece Hz. Muhammed ve islam dini miydi? 2) Mekkede Müşriklerin İslam'ın çağrısına bu denli sert çıkışlarının sebebi ne idi? 3) Puta tapmak, Şirk koşmak ve bunun reddedilmesi Mekke toplumu için ne ifade ediyordu? 4) Mekke nasıl bir yer idi? 5) Mekkeli müşrikler, Hristiyanlara ve Musevilere karşı gayet hoşgörülü iken, İSlam'a karşı neden bu kadar sert idiler? 6) İslam'ın yani Kur'an'ın putlar karşı ve Mekkeli müşriklere karşı ortaya koyduğu dil'in özelliklei nelerdi? 7) Mekkeliler Hz. Muhammed'den ne istiyorlardı? 8) Hz. Muhammed bütün baskı ve tacizlere rağmen neden onların tüm tekliflerini reddetti? Bu konuda kur'an ne diyordu? 9) Hz Muhammed'in "Allahtan başka ilah yoktur" davetinin anlamalrı nerelere uzanıyordu, Neleri rahatsız ediyordu? Bu soruları cevapladıkça yorumunuzda belirtmiş olduğunuz hususları da tek tek aydınlığa kavuşturmuş olacağız sanıyorum. ----------------- 1. Mekkede yaşadığı dönem diyorum, "Mekke dönemi"nde demiyorum. Çünkü bu tamlama ülkemizde ayrı bir kavramsallaşmaya sebep olmuştur. Bu başka bir tartışma konusudur. | |
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 5,505
| Bu soru yalnız banamı soruldu yoksa tüm forumamı? Elbette bunları cevaplayabilirm uygun bir anımda. Konuyu açış sebebinizi belirtebilseydiniz daha açık olurdu. |
|
|
| #3 | |
Yazıyaz Dergi Yazarı ![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 2,609
| Bir tane de ben sorayım. Bir müslaman için bildiğim kadarıyla Muhammed de sadece bir insandır, yanılıyor muyum? Öyleyse ona efendimiz demek, kula kulluk etmek, kendi içinde çelişen bir şey değil midir? Efendimiz demenin salt sembolik bir şey olduğu ileri sürülecektir muhtemelen, öyle olmadığını bunun ona verilen bir konumun yansıması olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla bunu yaparak ona "üstün" bir toplumsal statü verilmiş olmuyor mu? Başka sözcüklerle diğerlerine alt bir statü, boyun eğme ve kölelik.. __________________
küçük kara balık denizi düşünüyordu. bu düşünce onun zihninde birgün gerçekleştireceği bir amaçtı. ona göre hayat yalnızca yemek, uyumak, dünya sandığı küçücük bir gölde yaşamak değildi. küçükkarabalık Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 29-08-06 18:34 . |
| #4 | |
Onay bekleyen
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 833
| Sayın artena, "Efendimiz" kelimesinde takılacak bir şey yok. Hz. Muhammed bizim önderimizdir, Ümmetimizin başıdır. Bizler ona tabiyiz ve onu taklit ederiz. O nedenle bizden farklıdır. Farklı bir toplumsal statü dediiniz şey de doğal olarak var. Çünkü o liderdir. Toplumdan o yönüyle zaten farklıdır. Peygamber olması dahi farkı bir toplumsal statüyü doğal olarak verir. Çünkü o özel bir insandır. |
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 5,505
| Sn arteNA; Hz muhammed bizim için sevginin kaynağıdır. Aramızdaki ilişki bir efendi ve köle arasındaki gibi değildir. bizim efendimizdir. "biz seni ancak alemlere rahmet olsun diye gönderdik" bizimle beraber yer içer bizimle beraber inşaatta çalışır. Yemek yerken köleler gibi oturtmasını eleştiren bir sahabeye şu cevanı vermiştir. "ben zaten köleyim allahın kölesi" siz bu efendiliği feodal kölelik ile karıştırıyorsunuz. Bizimki bir hürmet ifadesidir. |
|
|
| #6 | ||
![]() Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 5,505
| Alıntı:
Fakat yüzeysel değerlendirme yapabilceğim. Mekke de islam öncesindede putlara tapmayan kimi küçük kesimler vardı .Hz ibrahimden geldiği bildirilen bir haniflik diyebileceğimiz bir inanç söz konusuydu. İnanç söz konusuydu diyorum ama bir doktrin elbette yoktu. Peygamberimizin de bu temelde yaşadığı bildirilmektedir. Gençlik yıllarından beri Hz Muhammed mekkenin şirk anlayışına tabi olmamış sık sık hira mağarasında tefekküre(felsefe) daldığı bilinmektedir. Her ne kadar muhalif kimi kaynaklar olsada ilk vahiyinde burada indirildiği birçok kaynakta geçmektedir. Mekkede bu putperest olmayan kişilere karşı(bu bölümde yazacaklarımda yanılmalar olabilir ancak bildiğim kadarı ile yazabilirim) mekkelilerin herhangi bir saldırı veya tacizide bulunmamaktaydı. Mekkeli müşriklerin bunlar ile herhangi bir zıtlaşmaları elbette yoktu fakat. Hz Muhammede gelince durum değiş ti ... NEDEN? Mekke döneminde putlar özellikle büytük bereket tanrıları kabul eidlen lat- uzza -menat- hubel gibi putlar bulunmaktaydı. Tüm arap yarımadasından oraya kervanlar gelmekteydi. Bundfa büyük putların mekkede kabenin içerisinde olmasının payıda büyüktü. çünkü arap yarımadasındaki putperestlik gereği putlara hürmet ve ziyaret ticaretle birleşmişti. Hz. Muhammed kendisine gelen emir üzeri artık gizli ibadet ve tebliğinden açık ibadet vew tebliğe geçmişti. Bu bilindik anlamda süregelen bir değişimden öte bir konsept belirleme ve dini ilan etme şeklinde olmuştur. Bunun ilk adımını peygamber akrabalarını toplayarak atmıştır. Hz<. Peygamberin mekke de dini duyurma evresinde bir tek amacı vardı .Putlara ibadetin kaldırılması onun yerine tek bir allah inancının hakim kılınmasıydı. Ancak elbette o dönemlerdede kimi toplumsal dikteler sözkonusuydu. Kız çocuklarının öldürülmelerine engel olma ayeti indirilmiştir. Bu bile kuranın putlar ile mücadele ederken bile aleni bir zulme karşı durmayı diretmesindendir. İslam zulüm konusunda ilk günlerinden beri taviz vermemektedir. Hz .peygamber bu tebliğ aşamasında sürekli başarılı olmuştur. Her geçen gün sayıları artmış kimi köle ve fakirler ile başlayan islam güneşi zamanla mekkede sevilen ve saygıdeğer bulunan kişileri kapsamaya başlamıştı. Bu mekkenin ticari hayatına ve zalimlerin sultanlığına karşı ilk başkaldırıydı. Köleler efendilerle birlikte konuşabiliyor ibadet edebiliyor birçok şartlarda bir yakınlaşma başlıyor ve Mekkeliler bu durumdan rahatsız oluyorlardı... not:İşyeri kapanıyor. ara ara bu konuda yazmaya çalışacağım... | |
|
|
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| "Diyarbakır" Doğru Yazılışı ve Yazım Kılavuzu Kullanma | cemuzan | Arşiv | 65 | 03-07-07 16:21 |
| Altınçağ'a doğru | cembaran | Arşiv | 1 | 06-05-07 15:54 |
| Diabette Egzersiz | solfej | Arşiv | 0 | 31-01-06 01:38 |