| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Birlikte Yazalım/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Öykü - Deneme Çalışmalarınız... |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 2,255
| Adam-Kadın Sandalyeye bıraktı ağırlığını genç kadın... Usulca bacak bacak üzerine attı. Sakindi, etrafına sessizce göz atarken farkedilmiyordu ufak hareketleri. Güneş ışığı vuruyordu ince çoraplı bacaklarına.. Güven veren bir cesaretle eteğiyle uğraştı bir süre. Rahatsızlığından değildi bu, elleri anlatıyordu. Pencere pervazının yıllanmış kirliliğine takıldı gözleri bir ara. Boşverircesine camın dışına yönlendi bir süre sonra. Bahçe ona daha cazip gelmişti belki de. Belli etmedi ama. Siyahlar içerisinde kendinde farklı bir güven buluyordu. Ya da böyle düşünmek hoşuna gidiyordu kendince. Kafasından hızla geçen onca düşünce gibi bu da öylesine geçip gitmişti bir anda. Çok üstünde durmadı. . . . Bir gölge çöktü dizlerinin önüne. İlginç geldi bu görüntü bir an. Bakakaldı adamın alacalı gözlerine. "Hala tam bir isim bulamayacağım renklerine" diye düşündü sessizce adama gülümserken. Bu gülümsemenin büyüsünü biliyordu. Bunu bilmenin etkisi daha da güçlendirmişti bu gizemi. "Sen benim gözlerimin rengini yıllar önce de söylemiştin" . . . "Oysa ben..." Adama hiçbir şey söylemedi. Uzun süren bu sessizlikte hiçbir harekette bulunmamış olduğunu farketti birdenbire. Yavaşça elini kaldırıp adamın yüzüne doğru uzattı. Bu el yüzüne dokundu adamın, şefkatliydi, sıcaktı. Saçlarını okşadı uzunca, usulca... Adam mutluydu. Hissediyordu kadın... . . . Bu garip, vazgeçilmesi zor olan büyülü dakikaların bitmemesini istedi adam. Dudaklarının ucuna kadar gelen tüm cümleler yetmeyecekti sanki ona. Yıllardır söylediği onca şey sanki artık doğru bulunmayacaktı. Bir huzursuzluk vardı şimdi yüreğinde. Bunu bir türlü yenemiyordu... Üzülüyordu. Oysa, dedi, o burda... Ne düşünüyor diye merak etti, bakışlarına da yansıdı bu merak. Kadın daha da gizemli bir tebessümle cevap verdi bu bakışlara. Hayır, birşey soramayacaktı ona. Kadın 'soru işaretli tüm cümlelere cevap benim' diyordu sanki adama. Her zaman duyguların en yoğunuydu o. En karmaşık, en çatışan, hiç anlaşılamayan düşünce düğümleriydi gözleri. Adam biliyordu. Kabul edici bir gülümsemeyle kadına bakarken, kadının da bakışlarının ortama rahatlatan bir hava verdiğini duyumsadı. . . . Kadın yüzündeki belli belirsiz gülümsemeyle kalktı yavaşça yerinden... __________________
Senden vazgeçmeden ölürüm belki... |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 2,255
| Sonra ne oldu... Ne yaptı kadın, ne düşündü adam... Bu öyküye ben başladım ama hiç bitiremedim. İçinizden geldiği gibi, nasıl devam ediyorsa sizin öykünüz, yazın buraya... Birlikte yazalım, İl_bilge __________________
Senden vazgeçmeden ölürüm belki... |
|
| #3 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış
Giriş Tarihi: May 2006
Mesajlar: 458
| aslında kadın bu sahneyi tasarlamıştı. yüzlerce kere kurmuştu beyninde. Nasıl davranacağını, neler söyleyeceğini hepsini ayrı ayrı kurmuştu kafasında. Kurarkan bile asla düşündüğü şeylere uymayacağını asla planladığı gibi davranmayacağını bile bile. Yine doğaçlama davranacaktı. Öncesinde sayısız plan kurup o an geldiğinde yine hissettiklerine bırakacaktı kendini. Siyah giymesinin sebebi de buydu. Kendinden emin ve iyi hissettiği zamanlarda siyaha bürünürdü. Adam bütün güvensizliğine rağmen aslında onda ki bu belirsizliği seviyordu. Onunla bu garip ilişkiyi yıllardır sürdürmesinin belkide tek sebebi bu belirsizlik, bir hamle sonra ne olacağını asla kestirememesi bilememesi idi. Bazen haftalarca, aylarca görüşmedikleri,asla bir daha bir araya gelemeyecek kadar birbirlerine kötü hissettirdikleri anlar olurdu. O anların ertesinde ne olacağını her ikisi de bilmezdi. Belki ilişkilerini dayandığı nokta bir mayın tarlası gibi tehlikeliydi ya da en olmaz zaman da tekrar devam edeceklerdi. Ayrı ayrı yaşamlarda birbirlerinden uzak ve farklı yaşıyorlardı. Kadın başlarda adamın bütün sorularına, sorgulamalarına ısrarla cevap vermemişti. Onun yanına geldiğinde başka bir yaşamdan soyunup sanki mantosunu vestiyere asıp salona rahat bir giriş yapar gibi giriyordu adamın yaşamına. |
|
| #4 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış
Giriş Tarihi: May 2006
Mesajlar: 458
| sayın İl bilge ; küçük bir başlangıç. Devam etmek isterseniz memnun olurum. |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 27
| Ne söyleyeceğini bilmiyordu.Birşeyler söylemek gerekiyormuydu onu da bilmiyordu.Bir an O'nu tanımadığı yıllara ,geçmişine geri gitti.Adana'nın bir köyünde dünyaya gelmişti.Babası imamdı.Annesi bütün anneler gibi ...Altı kardeşin en küçüğüydü.Hastalıklı bir çocukluk geçirmiş ,kimse yaşayacağına inanmamıştı. Herşey okula yeni atanan bir öğretmen sayesinde değişti.Öğretmen genç ,idealist bir adamdı. |
|
| #6 | ||
![]() Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 2,255
| Alıntı:
Vazgeçilmezdi bu belirsizlik. Gizemliydi herşey bu kurulan tuhaf ama davetkar dünyada. Ne tamamen girebilir ne tamamen çıkabilirdi adam. Biliyordu içten içe. Asla söylenmemiş ve belki de söylenmeden kalacak gibi duran dilsiz kurallardı bunlar. Ne hissedilirse hissedilsin "vazgeçilmezlik" herşeye hakim oluyordu sonuçta. Kadın bilincindeydi tutkunun. Yalanlar bile kendini gerçeğe dönmüş buluyorlardı birdenbire. Kendi gerçeğini reddeden bazen de herşeyden daha fazla sahiplenen hisler sarıyordu kadını. Fakat durmuyordu yüreğine akanlar, ve yüreğinden çıkanlar. Susuyordu en çok. En suskun olduğu zamanlar en çok anlattığı zamanlardı aslında. Ne olduğunu anlamasa da, -algılamıştı- adam. Belki o da susmalıydı. Belki oda kaçmalıydı kendince. Kaçmak... Kadın ordaydı. Yanında, yanıbaşında. Onun için kullandığı, kullanmış olduğu yüzlerce kelime arasından hangisi en doğrusuydu acaba, diye geçirdi içinden. Karar veremedi. Yine soru işaretleri, yine sessiz sitemler yankılandı avuç içlerinde... Elleri yöneldi kadına, hayır, onsuz olmazdı işte. Çocuk gibiyim belki, dedi. Belki de değil... Ama o, yanımda olmalı... __________________
Senden vazgeçmeden ölürüm belki... | |
|
| #7 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış
Giriş Tarihi: May 2006
Mesajlar: 458
| çocuk gibi. Belki kadın yüzlerce kelime düşünse arasa bulsa bulduklarının içinde belki onu tanımlayan, ona en çok yakışan bu kelime olurdu. Ne yaparsa yapsın, ne dese, söylese, affedilmeyi kabul edilmeyi bekleyen, dileyen hatta emreden bir çocuk. Bazen kelimeleri ok gibi ona saplamaktan canını yakmaktan çekinmezdi kadın. Ama sadece bir tek an bütün yaptıklarından hatta hayatına girdiği günden bile pişman olduğu tek bir an; sadece onun çok üzüldüğünde çocuklaşan gözlerini gördüğünde hissettikleriydi. Onun dışında oynadıkları oyundan, yakıp yıkmaktan, birbirlerine diş bilemekten, alt etmekten, edilmekten, bu belirsizlikten sürekli kapılarının önünde çöreklenen kaybetme korkusundan kimi zaman bunalsalarda sür git giden onları gün be gün eriten hayata birbirlerine tutunmadan bir gün daha dayanamayacaklarını biliyorlardı. Emin oldukları tek gerçek buydu. Ve onlara yeten tek gerçek. lamira Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 10-09-06 15:13 . |
|
| #8 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış
Giriş Tarihi: May 2006
Mesajlar: 458
| sayın il bilge yazım bu kadar değil yarın devamını ekleyeceğim. |
|
| #9 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 2,255
| Ben de yarını bekleyeceğim Sn Lamira.. Güzel gidiyor.. __________________
Senden vazgeçmeden ölürüm belki... |
|
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 243
| Kadın yüzündeki belli belirsiz gülümsemeyle kalktı yerinden. sanırım ben seni gözlerimdeki çocuğa hapsetmiştim,sakindin hiç beklemediğim kadar...tutsaklığın kadar hakim oldun dünyama. şimdi ben isim bulamadığım renklerine karıştırdığım kendi renklerimi arıyorum. en zor olan da artık hangi rengin sana hangisini de bana ait olduğunu bilmiyorum'' dedi Kadın gitme fikrinden vazgeçti,sandalyeye tekrar oturduğunda artık biliyordu.ellerini saçlarına götürdü kendi saçlarını sevmeyeli ne kadar çok olmuştu .biraz önce eteklerini çekiştirirken anlatıcı görevi yüklenen elleri şimdi yalnızca sevmek istiyordu.... adama baktı .... adam bu bakışta kadının artık kendi yüreğine gülümsediğini farketti, kadın konuşmaya başladığında adam bir eli ile diğer elini kavramaya çalışıyordu, ''karmaşa ve çatışma gördüğün düşünce düğümleri değildi düşünce ebru larıydı .ben sende onaylanmayı istemedim.yalnızca dengeler dünyasının kabul ettiği ve öldürdüğü çocuk sevincime,yüreğimin her atışına aynı hesapsızlıkla cevap verecek, karşıcı değil karşılayıcı deseni oluşturmak istedim. kadın gülümsedi.... galiba ''içimdeki deseni bozmadan araya giren renklerini sevdim'' dedi Adam ellerinin birini hissetmediğini farketti...Ne garip bir duygu bu.... sol elim neden yokmuş gibi geliyor bana?... Sayın il-bilge ilk kez deniyorum öykü yazmayı ve bilgisayar kullanma konusunda çok acemiyim. imla kuralları konusunda hep sınıfta kaldım.Dilde kelimelerin anlamını aradım ,bu nedenle yazım yanlışlarından dolayı özür diliyorum. |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| İnsanın Ortaya Çıkışı | melnur | İnsan Bilimleri | 59 | 29-01-07 12:18 |