Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Geri Dön Yazıyaz Forum > Edebiyat > Ustalardan Seçkiler

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Halikarnas Balıkçısı

/

konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Ustaların şiir, roman gibi edebi eserleri


Cevapla
 
Konu Araçları
Eski06-09-06, 09:06  #1
il_bilge
 
il_bilge'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 2,255
Halikarnas Balıkçısı



...Cevat Şakir, daha Robert Kolej'in son sınıfında iken İkdam gazetesinde yazmaya başladı, çeviriler yayınladı (1904). İngiltere'den döndükten sonra yazı ve çevirilerini sürdüren Cevat Şakir'in ilk öyküleri heyecan öğesini öne çıkaran magazin öyküleridir. Kendisi şöyle demektedir:

"İsmini cismini unuttuğum bir çok yerlere de yazılar yazıyor, resim ve karikatürler yapıyordum. Fakat bunların çoğu istediğim gibi değildi. Kendi gönlüme göre yazdıklarım için, bunları halk anlamaz diyorlardı. Benim istediğim gibi değil, başkalarının istediği gibi yazmanın tadı kalmıyordu."

Cevat Şakir, yazar kimliğini de düşünce adamı kimliğini de asıl anlamda Bodrum'da kalebentliğe mahkum edilmesinden sonra bulacaktır. 1926 yılından itibaren Halikarnas Balıkçısı imzasıyla yazmaya başlayacak olan Cevat Şakir, Bodrum'a varışından sonra kendisinde meydana gelen bu dönüşümü şöyle anlatmaktadır:


"Heyy! Açılan kapı, birdenbire gözlerime ve gönlüme açık denizleri, kıyı ve adaları verdi. (...) Çocukluktan beri ilk defa çocuk gibi hıçkıra hıçkıra ağlayarak! Şükran! Kıyamet kopuyar. Parmaklarımı yosunlara, kumlara daldırdım. Güzel dünyanın kumlarını, deniz çakıllarını, başıma avuç avuç akıttım.(...) Dizüstü düşmek, bir çeşit fırlamak, havalanmaktır. Babıâli yokuşunun boyunduruğuna vurulmuş olan Cevat, boş bir kalıp olarak yerde yığıla dururken, onun ortasında- içinde bir milyar kuş sanki sevinçle cıvıldaşarak- Halikarnas Balıkçısı irkilip, dikilmeye koyuluyordu. Yerde bir kalıp kalıyordu. Onun içinden başka bir insan kalkıyordu."


Bu başka insan, hem o günlere kadar yazınımızda hemen hiç görülmeyen denizi, deniz insanlarını benzersiz bir şiirsellikle anlatacak bir öykücü / romancı hem de sonraki yıllarda Mavi Hümanizma diye nitelenecek bir hareketi başlatan bir kültür adamı olacaktır. Onun Anadolu uygarlığına ilişkin ilginç görüşleri ve sonraki yıllarda turistik nitelik kazanacak olan "Mavi Yolculuk" gezileri dolayısıyla Bodrum, uluslararası bir üne kavuşacaktır.

Mavi Yolculuğun Öyküsü

Mavi yolculuğun öyküsü Gökova Körfezi’nde başladı. Cevat Şakir Kabaağaçlı (Halikarnas Balıkçısı) Bodrum’da 3 yıl kalebentliğe mahkum edildi. Cevat Şakir’in Bodrum günleri cezadan çok keyfe dönüştü ve bu nedenle onu tekrar İstanbul’a aldılar.

Cevat Şakir, cezasını tamamladıktan hemen sonra Bodrum’a yerleşti. Bodrum’un antik adından esinlenerek Halikarnas Balıkçısı takma adıyla çok sayıda yazı yazdı. Yazılarında Gökova körfezindeki gezilerini, yaşamından kesitleri, insanları anlattı. Bu yolculukların bir bölümüne Sebahattin Eyüboğlu, Azra Erhat gibi dostları da katıldılar. Ve Gökova körfezinde önceleri çok mütevazı koşullarda başlayan bu bir kaç günlük turlara “mavi yolculuk” adını verdiler.

Yapıtları
Roman

1946 Aganta Burina Burinata
1956 Ötelerin Çocuğu
1962 Uluç Reis
1966 Turgut Reis
1969 Deniz Gurbetçileri,

Öykü
1939 Ege Kıyılarından,
1947 Merhaba Akdeniz,
1952 Ege'nin Dibi,
1954 Yaşasın Deniz,
1957 Gülen Ada,
1972 Ege'den (Önceki kitaplardan seçmeler ve yeni öyküler),
1973 Gençlik Denizlerinde

İnceleme
1954 Anadolu Efsaneleri,
1955 Anadolu Tanrıları,
1971 Anadolu'nun Sesi
19.. Asia Minor
19.. The Civilization of Western Asia Minor
19.. An Outline of History of Turkey
1976 Mektuplarıyle Halikarnas Balıkçısı (Haz: A. Erhat)
1981 Düşün Yazıları (Haz: A. Erhat )


Kaynak: http://www.kultur.gov.tr
http://www.geziturkiye.com





__________________
Senden vazgeçmeden ölürüm belki...
il_bilge is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski06-09-06, 09:15  #2
il_bilge
 
il_bilge'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 2,255

Ne güzeldir cümleleri, öyküleri.. Antik Yunan mitolojisini ne hoş anlatır. İlk mitolojiyle tanışmamdır Halikarnas Balıkçısı, zevk alarak okuyuşumdur daha küçükken.. Anadolu uygarlığına yeni bir anlam yüklemiş, farkedilemeyenleri tekrar göstermiş, hümanizme farklı bir boyut kazandırmış, sahip olduğumuz zengin kültürün değerini anlatmıştır.

Benim en hoşuma giden (ve bir defadan fazla okuduğum) kitabı Aganta Burina Burinata. Anadolu Efsaneleri de apayrıdır tabi benim için.

"Balıkçılar, sünger avcıları, dalgıçlar, gemiciler... Halikarnas Balıkçısı'nın hikaye ve romanlarıyla gelen bu tipler, sadece edebiyata ilk kez geldikleri için ilginç değillerdir. Balıkçı, denize bağlı olarak, güzelliği, özgürlüğü, başkaldırıyı, insanoğlunun geçmişteki ve gelecekteki arayışlarını, kayıplarını, bunalımlarını, korkularını, ışığı kırar gibi kendiliğinden alabildiğine etkin bir anlatımla ortaya koyarak, çağdaş insancıl bakışla eski uygarlıklar arasındaki bağları göstermiştir."

Onun doğa ve insan sevgisi, özgürlüğe yeni bir mana addetmesi, müzik gibi tatlı dili, yazdığı birbirinden güzel eserlerle bambaşka bir edebiyat ve kültür insanı...
__________________
Senden vazgeçmeden ölürüm belki...
il_bilge is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski12-09-06, 15:12  #3
il_bilge
 
il_bilge'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 2,255
Balıkçı..

Nükhet Everi'den
...
Nisan yapar, insan övünür diyeceğim neredeyse. Muhteşem bir insan gelmiş dünyaya bu ayda: Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabaağaçlı.

Sahip çıkmadığımız, çıkamadığımız Anadolu’muzun Sesidir ‘O’. Sahip çıkmadığımız, çıkamadığımız tarihimizin babasıdır ‘O’. Türk Turist Rehberlerinin piridir, dünya çapında bir rehberlik mesleğinin ortaya çıkmasında, tanınmasında ilk isimdir ‘O’. Araştırmalarıyla, yazdıkları ve çizdikleriyle arkeologların önünü açan adamdır ‘O’.

Manevi evladı Şadan Gökovalı’nın dediği gibi, ‘Ne mutlu Anadolu’ya ki Balıkçısı, ne mutlu Balıkçıya ki Anadolu’su var!’

Sabahattin Eyüboğlu’nun deyimiyle Anadolu denen hazineyi Balıkçı denen altın anahtarla açalım bakalım, alın size onun o eşsiz üslubuyla minik bir örnek:

“Yıl, İ.Ö. 586... Dört mavi limanlı Miletos kentinin deniz kenarında bir melengeç ağacı gölgesinde güleç yüzlü birkaç yaşlı insan oturuyordu. Kadınlar, kızlar, flüt ötüşü gibi uzun amforlarını omuzlarına dayamışlar,uzun İyonya pelopslarını yelpirdete yelpirdete çeşmeye (ninfeon’a) su doldurmaya gidiyorlardı. Denizde kuğu süzülüşlü kadırgalar, limana, açığa kayıyorlardı upuzun. Kentin güneş yanığı yolları kaynaşan bir Lidyalı, Panfilyalı, Eolyalı kalabalığıyla fıkır fıkırdı. İhtiyarların biri, yanındaki güleç yüzlü ihtiyara, ‘Thales, seni her günkünden neşeli görüyorum, yoksa bu yıl yine tüm yağhaneleri mi kiraladın?’ diye sordu. Thales denilen yaşlı, güle güle cevapladı: ‘Hayır a canım, geçen yıl, senin gibi bir Fusiyologos (*) ticaretten ne anlar, dediler de... Ticarete aklımı versem çok zengin olacağımı ispat etmek için yağhaneleri kiralamıştım. Çünkü o yıl zeytinyağı ürününün bereketli olacağını sezmiştim. Böylece zeytinyağı fiyatını dilediğim gibi yükseltmiştim ki; görsünler; bir Fusiyologos, aklını para yapıcılığa verince n’olurmuş? Ama onu bir kez yaptım, o kadar...’ Öteki ihtiyar, ‘öyleyse şimdi neye seviniyorsun?’ Thales cevap verdi: ‘Önümüzdeki yıl güneş, şu şu tarihte, tam olarak tutulacak. Bugün, tutulma gününün hesaplarını yaptım. Ona seviniyorum işte...’

Böylece, Anadolu’da, İyonya’nın şen ve esen kenti Miletos’ta İsa’dan önce Altıncı Yüzyılda, dünya tarihinde ilk olarak insanoğlu, kozmosa salt doğasal yorumlama yolundaki ilk yaman davranışını yapmıştı.

Thales (İ.Ö. 640 – 550) böylece, İ.Ö. 28 Mayıs 585 günü olacak güneş tutulmasını bir yıl önce hesaplamıştı. Böyle bir hesabın yapılabilmesi, ancak yüzyıllardan beri bilginin birikmiş olmasıyla mümkündü. Bu bilgi, başka yerde değil, Anadolu’da birikmişti ve Doğudan gelmişti...( ) Zaten Herodotos Thales’in ırk itibarıyla Fenikeli olduğunu yazar (Kitap I, 168-70). Belki de Fenikeli değildi, ama böyle deyişin doğru olması ihtimali vardı ki, böyle diyebiliyordu... ( ) İyonlardan önce Mısır ve Sümerlerin ampirik buluşları, bir sürü büyüsel kaba saba mitolojiyle yüklüydü. Anadolu kafası o yükleri, mitolojinin kabasını da sabasını da söküp atmıştı...” (Anadolu’nun Sesi / Halikarnas Balıkçısı – İyonya –Anadolu)

25 Nisan 1965’de Azra Erhat’a yazdığı bir mektupta insanı bayağı düşündürecek bir konuya değinir. Kendisi de sonunda söyleyecektir, ben de belirtmek isterim, öyle bir hesap yapar ki, böyle bir hesabı bugüne kadar yapan olmamıştır.

“Felsefe Yunanistan’a geçince ethique ile meşgul oldu yüzyıllarca. Bu ethik felsefenin estetik’indeydi. İ.Ö. 4. yüzyıldan beri ethike hemen hemen hiç yeni bir şey ilave edilmemiştir. Çünkü ethik dinlere geçmiştir. Physiologia belki dört yüzyıl yaşadı İonya’da, Yunanistan’da onun yerini Theologia’lar aldılar. Sonra Bağdad ve İspanya Araplarında iki yüz yıl fen ilerlemiş, sonra gene durmuş. 18. ve 19. yüzyıllarda Avropa gene ilerlemiş. Demek ki İonya 4, Bağdad ve Araplar 2, Avrupa 2 yüzyıl, topu topu 8 yüz yıl uğraşılmış fen için. Bu da 26 yüzyıl içinde. 18 yüzyıl süresince ise Theologia –başka başka dinler şeklinde- insanları birbirine kırdırmış. Bu kırdırmada milyonlarca insan öldürülmüş. Belki de fen ile uğraşılan yüzyıllarda, fen ile uğraşanlar topu topu 50.000 kişiydi. Yani 24 yüzyılda 50.000 kişidir ki günümüzün maddeci uygarlığına bizi ulaştırdı – böyle bir hesabı şimdiye değin yapan olmadı.” (Azra Erhat / Mektuplarıyla Halikarnas Balıkçısı)

(*) Fusiyologos: Fen bilimci, atomist.
...


tamamı:

http://www.izedebiyat.com/yazi.asp?id=35777
__________________
Senden vazgeçmeden ölürüm belki...
il_bilge is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski12-09-06, 15:20  #4
orkhun
 
orkhun'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Nov 2005
Ülke / Şehir: antalya/ankara
Mesajlar: 1,178

lise 2'ye kadarki koskoca okul hayatımda birkaç sayılı kitap okuyarak geçmiştir.. kitap okumayı sevmiyordum; ta ki lisedeki edebiyat öğretmenim halikarnas balıkçısı'nın bir kitabını elime tutuşturana kadar.. bana kitap okumayı sevdiren iki kişiden birisidir kendisi..
__________________
öğrenci görünümlü müzik insanı
orkhun is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 17:11.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz