|
|
||||||||||
| #1 | |
Onay bekleyen
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 833
| Mealler diyanet Mealinden alınmıştır. Konuyla İlgili Ayetler: Nur Suresi 30- Mü'min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Bu davranış onlar için daha nezihtir. Şüphe yok ki, Allah onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır. 31- Mü'min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. görünen kısımlar müstesna, zînetlerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Zinetlerini, kocalarından, yahut babalarından, yahut, kocalarının babalarından yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut müslüman kadınlardan, yahut sahip oldukları kölelerden, yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü'minler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz! 32- Sizden bekar olanları, kölelerinizden ve cariyelerinizden durumu uygun olanları evlendirin. Eğer bunlar yoksul iseler, Allah onları lütfuyla zenginleştirir. Allah lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir. Ahzap Suresi 59- Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, bedenlerini örtecek elbiselerini giysinler. Bu onların tanınıp incitilmemelerine de daha uygundur. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. Nur suresi 60- Artık evlenme ümidi beslemeyen, hayızdan ve doğumdan kesilmiş yaşlı kadınların zinetlerini göstermeksizin dış elbiselerini çıkarmalarında kendileri için bir günah yoktur. Ama yine sakınmaları onlar için daha hayırlıdır. Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. Hadisler (Ebü Davud, Libas, 31) Hz. Aişe'den rivayete göre bir gün Hz. Ebü Bekr'in kızı Esma (ö. 73/692) ince bir elbise ile Rasülullah (s.a.s)'ın huzuruna girmişti. Hz. Peygamber ondan yüz çevirdi ve şöyle buyurdu: "Ey Esma! Şüphesiz kadın erginlik çağına ulaşınca onun şu ve şu yerlerinden başkasının görünmesi uygun değildir". Hz. Peygamber bunu söylerken yüzüne ve avuçlarına işaret etmişti. (İbn Mace Tahare, 132; Ebû Davud, Salat, 84; Tirmizi, Salat, 160; Ahmed b. Hanbel, IV, 151, 218, 259.) Yine Hz. Aişe'den nakledilen başka bir hadiste; "Allahü Teala ergin kadının namazını baş örtüsüz kabul etmez" buyurulmuştur. Hz aişe anlatıyor "..........Bu sefer hicab ayeti nazil olduktan sonra idi. Ben deve sırtındaki tahtırevânımda taşınıyordum..................(SAfvan Geceleyin bulunduğum yere geldiğinde benim karartımı gördü. ve dikkat edince beni tanıdı. O beni örtünme ayetinden önce gördüğü için beni rahatlıkla tanıdı.........." |
| #2 | |
Onay bekleyen
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 833
| Elmalılı Mealinden 30 - (Resulüm!) Mümin erkeklere, gözlerini (harama) dikmemelerini, ırzlarını da korumalarını söyle. Çünkü bu, kendileri için daha temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarından haberdardır. 31 - Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunan (köleleri), erkeklerden, kadına ihtiyacı kalmamış (cinsî güçten düşmüş) hizmetçiler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye, ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler! Hep birden Allah'a tevbe ediniz ki, kurtuluşa eresiniz. 32 - Aranızdaki bekarları, kölelerinizden ve cariyelerinizden iyi davranışta olanları evlendirin. Eğer bunlar fakir iseler, Allah kendi lütfu ile onları zenginleştirir. Allah, (lütfu) geniş olan ve (her şeyi) bilendir. Ahzap suresi 59 - Ey peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına hep söyle de cilbablarından (dış elbiselerinden) üzerlerini sımsıkı örtsünler. Bu onların tanınmalarına, tanınıp da eziyet edilmemelerine en elverişli olandır. Bununla beraber Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. Nur suresi 60 - Bir nikah ümidi kalmayan, çocuktan kesilmiş yaşlı kadınların ise, zinetlerini (yabancı erkeklere) göstermeksizin dış elbiselerini çıkarmalarında kendilerine bir vebal yoktur. Yine de iffetli olmaları kendileri için daha hayırlıdır. Allah işitendir, bilendir. |
| #3 | |
Onay bekleyen
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 833
| Bu konularda kimin ne ititrazı varsa buyursun. Tartışalım. |
| #4 | |
Yazar Adayı
Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 3
| selam Bu konuda en güzel verilecek cevap budur diye düşünüyorum KURAN’DA BAŞI KAPAMAK GEÇMİYOR Mümin kadınlara da söyle: Bakışları ölçülü olsun ve cinsel organlarını korusunlar. Süslerini, kendiliğinden görünenler hariç açmasınlar. Örtülerini yaka açıklarına koysunlar. Süslerini şu kişilerden başkasına göstermesinler: Kocaları, yahut babaları, yahut kocalarının babaları, yahut oğulları, yahut kocalarının oğulları, yahut kardeşleri, yahut kardeşlerinin oğulları, yahut kendi kadınları, yahut ellerinin altında bulunanlar, yahut kadına ihtiyaç duymaz olmuş erkeklerden kendilerinin hizmetinde bulunanlar, yahut kadınların mahrem yerlerini henüz anlayacak yaşa gelmemiş çocuklar. Gizledikleri süsleri bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler, hepiniz topluca Allah’a tövbe edin ki kurtuluşa erebilesiniz. 24 Nur Suresi 31 Kadını kendi zihniyetine göre yaşatmak isteyen zihniyetin çarpıttığı ayetlerin başında bu ayet gelir. Bu ayetteki “hımar” kelimesi geniş manalı bir kelime olup örtü manasına gelir. Eski Arap yazılarına bakılırsa hımarın yere konulan, masaya örtülen veya herhangi bir örtüyü tarif edebileceğini görürüz. Hımar, başı örterse başörtüsü olur, masaya konursa masa örtüsü olur. Allah eğer “hımar” kelimesi ile başın örtülmesini isteseydi “hımarürres” gibi bir vurgulama ile başörtüsü diyebilirdi: Böylece “res” kelimesi ile baş bölgesi vurgulanır ve örtü kelimesi olan “hımar” ile beraber başörtüsü net bir şekilde anlaşılırdı. Nitekim abdest alınmasıyla ilgili ayette başın sıvazlanması söyenirken, baş kelimesi Arapça karşılığı ‘res’ ile vurgulanır. Üstelik ayette kapatılacak yerin yaka açığı olduğu geçer. Yani hımarın başı kapatması değil, ayette açıkça yaka dekoltesini örtmesi istenir. (Yaka açığı manasına gelen ‘cuub’ kelimesi hem bu ayette kapanılacak bölgeyi belirtmek için, hem Hz. Musa’nın yaka açığına elini soktuğunu belirten ayetlerde geçer.) “Hımar” kelimesi sırf başörtüsü manasına gelse bile bu ayetten başı örtmek değil, yine yaka dekoltesini kapatmak anlaşılacaktı. Üstelik başörtüsünü Kuran’a maletmek isteyen zihniyet, açık bir saptırma yaparak “felyedribne” fiilini “salsınlar” diye tercüme etmeye kalkmıştır. Böylece ayeti okuyan “başörtüsünü yaka açıklarına salsınlar” şeklinde okuyacaktır. Oysa hiçbir şekilde “darabe” kökünden türeyen “felyedribne” fiili “salsınlar” manasına gelmez. Bu fiille örtünün yaka açığına konulması yani kapatılması anlatılır. Kuran’da salsınlar, indirsinler manasında “felyüdnine” kelimesi kullanılır. Allah böyle bir ifade kullanmak isteseydi “felyedribne” fiili yerine “felyüdnine” fiilini kullanabilirdi. Bu örnek bize gelenekçi zihniyetin, kendi fikirlerini doğru çıkartmak uğruna gereğinde Kuran’daki kelimelerin manasını kaydırmaktan çekinmediğini göstermektedir. Ayette diğer dikkat etmemiz gereken nokta “süsler” kelimesi ile neyin kastedildiğidir. Bizim kanaatimize göre “süsler” kelimesi ile özellikle “göğüsler” kastedilmektedir. Çünkü ayetteki tüm noktalarla mantıklı bir şekilde göğüs bölgesinin uyum sağladığı kanaatindeyiz. Birincisi, ayette yaka açıklarının kapatılması geçiyor, yaka açıklarından ise göğüsler gözükür. İkincisi, ayette gizlenen süslerin belli edilmesi için ayakların yere vurulmaması geçiyor. Ayaklar yere vurulduğunda vücutta belli olacak yer özellikle göğüslerdir. (sütyenin o dönemde icad edilmediğini düşünürsek bu daha da iyi anlaşılır.) Üçüncüsü, ayetten kendiliğinden görünenler hariç süslerin kapanması söylenmektedir. Ne kadar kapatılmaya çalışılırsa çalışılsın özellikle iri göğüsler, çeşitli fiziksel hareketlerde, hatta rüzgarın esmesiyle elbise yapışınca bile kendini belli edebilir. Ayetten bunun doğal olduğu anlaşılır. Dördüncüsü, ayette süslerin kimlerin yanında açılabileceği söylenir. Kuran’daki diğer ayetlerden kadınların bir kısmının iki yıl gibi uzun bir süre çocuklarını emzirdiğini görüyoruz. Kadının, babası gibi yakınlarının yanında, çocuğu acıktığında ve ağladığında onu emzirmesi gerekebilir. Ayetteki bu açıklamanın özellikle bu konuda kadınlara büyük kolaylık sağlayacağı kanaatindeyiz. Tüm bu izahlara göğüs gibi uyan başka bir bölge bulunmadığı için süslerle özellikle göğüslerin kastedildiği sonucuna varabiliriz. Süsler kelimesinden ziynet, takı gibi maddelerin anlaşılamayacağı ayetin bütünsel olarak ele alınmasıyla açığa çıkar. Çünkü ayette kadınların süslerini kendi kadınları yanında açabileceği geçiyor. Takı gibi maddeler tahrik unsurundan daha çok hava atma unsuru olabilir. Eğer bu hava atma olayı engellenilmeye çalışılsaydı, buna ilk karşı cins erkekler yerine, aynı cinsten olan kadınlar dahil edilirdi. Ayrıca ayakları yere vurunca hangi ziynet, takı eşyası belli olur? Kendiliğinden gözüken ziynet, takı ne olabilir? Araf suresi 31’de ziynet eşyalarının mescid yanında giyilebileceğinin söylenmesi, takıların cami yanı gibi en kalabalık yerlerde de teşhir edilebildiğini, yani saklanmasına gerek olmadığını gösterir. Görüldüğü gibi mantıksal bir elemeyle gidildiğinde ayetin özellikle göğüs bölgesinin kapanmasını vurguladığı anlaşılır. Daha evvel açıkladığımız gibi ayette kapatılacak yerin yaka açığı olduğu söylenir, baştan bahsedilmez. “Arapça’da kadınların başlarına örttükleri şeyin özel adı “hımar” değil “mikna” ve “nasıyf”tır. Hangi Arapça sözlüğe bakılırsa bakılsın “mikna(çoğulu mekani)” ve “nasıyfın” hanımların başlarını örttükleri kumaşın adı olduğu yazılıdır.” http://www.kurandakidin.net/ iyi günler |
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 271
| Bu kadar meal okudum ama bana en garip geleni www.kurandakidin.net adresinde bulunan mealdi. Sözüm ona ilmi bir çalışma yapmışlar ancak kaynak nerede, meal kimin. Belli değil. Bu yazı bana geçenlerde çıkıp belli çevreleri memnun etmek adına başörtüsü Yahudi geleneğidir diyen ilahiyatçıyı hatırlattı. Halbuki kendi sitelerinde bulunan Diyanet, Elmalılı Hamdi Yazır, Ali Bulaç ve Süleyman Ateş'in meallerini okumamışlar anlaşılan. Ya da kendilerini çürütecek kaynakları neden sitelerine koymuşlar. Çok mu objektifler ya da basiretlerimi bağlanmış. Ve dahası Peygamber Efendimiz'in, yani Kuran'ı en iyi tefsir edenin sünnetini bir kenara koymuşlar ve işi tamamen ırkçılık kayganlığı üzerine oturtmaya çalışmışlar. Bir şeyleri işine gelidiği gibi anlamak isteyince insan, tebeşire silgi, silgiye de tebeşir diyebiliyor daha ötesine giderek silgiyle yazı yazmaya kalkıyor. Saygılarımla... __________________
“Ya öğrenen ol, ya öğreten ol, ya da dinleyen ol: Sakın dördüncüsü olma, helak olursun!” Hz.MUHAMMED(SAV) |
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2006 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 696
| Bu konu çok prim yapıyor herhalde değişik isimlerle sürekli açılıyor. Ama kimsenin en ufak bir kademe bile ilerlediği yok. Herkes bildiğini okuyor, birbirlerinin yazdıklarını önemsemiyor. Acaba mantıklı olabilir mi diye düşünmüyor. Saçların bir telinin bile görünmemesi bir takım dincilerin uydurdukları bir uygulamadır! Evet, uydurmadır!!! Böyle bir emir yoktur!!! Varsa gösterin ayeti de görelim. Saç gözükmeyecek diyen tek bir ayet yok!!! Baş örtüsü Arap toplumunda zaten olan bir örtü. Hayat kadınıyla namuslu kadını ayırdetmek için kullanılıyor. Aynı zamanda güneşten korunmak için takılıyor. Kuran'dan önce de vardır. Kuran başlarınızı örtün dememiştir! Başlarınızın örtülerini göğüs yarıklarınızı kapatacak şekilde takın demiştir. Amaç göğüslerin örtülmesidir. Saçın değil! Allah'ın kadının saçıyla bir derdi yok anlayın artık bunu!!! Azıcık aklınızı çalıştırıp öyle okuyun ayetleri. Akıl süzgecinizden geçirin!!! Zinet kavramına gelince... Bu forumda 40 kişiye sorsanız 40 ayrı tanım alırsınız zinet kavramı için. Kuran'da da bu kavramın tanımı yoktur. Eğer kesin belli bir tanımı olsaydı Kuran bunun tanımını yapardı. Tanımı yoktur, çünkü her toplumun örf ve adetlerine göre değişir. Türk toplumunun zinet anlayışı ile Arap toplumunun zinet anlayışı aynı değildir. Hangi toplumda yaşıyorsanınz o toplumun zinet anlayışına göre kapanmalıdır. Türk toplumunda saç tahrik unsuru değildir bu nedenle kapanması gerekmez. Ama Arap toplumu tahrik olacak yer aradığı için (iklimden olsa gerek) saçı da tahrik unsuru olarak kabul etmektedir. O toplumun zinet anlayışı farklıdır. Dinciler tutup Arap toplumunun zinet anlayışını Türk toplumuna empoze etmeye çalışmaktadır. Bu bir emperyalizmdir, ve tıpkı Amerikan emperyalizmine karşı çıkılması gerektiği gibi karşı çıkılmalıdır. Ayrıca nisan'a çok teşekkür ediyorum bu metni alıntıladığı için. Aynen http://www.kurandakidin.net/bolumler/22basortusu.htm sitesinde yazdığı gibi sorun geleneğin dinselleştirilmesidir. __________________
"Cümleler doğrudur sen doğru isen, Doğruluk bulunmaz sen eğri isen" yazarkedi Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 10-09-06 15:37 . |
| #7 | ||
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 400
| Alıntı:
Cahiliyet dönemine göre yazılanlar o zamanda kaldı.Günümüzde hala bunlar konuşuluyorsa demekki bir adım bile ilerlenebilmiş değil. saygılar.. | |
| #8 | ||
![]() Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 5,634
| Alıntı:
Yanlış öğrenmişsiniz.. | |
| #9 | ||
Onay bekleyen
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 833
| Alıntı:
Bakın vaktim çok sınırlı. Ama dayamadım bir iki kelime yazıp çıkacağım. Vusulsüzlüğümüz usulsüzlüğümüzdendir. Kur'an'da yok demek nedir? Bir şeyin kuranda omayışlı neyi ifade eder? Son yıllarda öyle bir hava oluşturuldu ki, Sanki kur'an bir fıkıh kitabı, ve ince ince herşeyi ayrıntısıyla anlatacak. Sınırlayacak. Kur'an'ı anlamada nasıl bir yöntem uygulayacağız sayın yazarkedi? Kur'an'da rakının haram olduğun a dair de bir ayet bulamazsınız, haram olan şaraptır. Eroin kullananlara müjde, kuran'da eroin kullanmanın haram olduğuna dair de bir ayet bulamazsınız bana. Eğer ayete geçen zinet, kelimesinin, hımar kelimesinin ne anlama geldiği, tesettürün nasıl uygulanması gerektiği konusunda bir araştırma yapacaksak, ilk başvuru kaynağımız Allah'ın rasuşüdür. Tesettür farzdır. Yukardaki ayetlerde bu gayet açık. Bunun şeklinin ne olduğu konusunda ayetler de aslında gayet açık. Fakat art niyetle yapılan yorumlar nedenyile sulandırılmak isteniyor. Hımar masa örtüsü anlamına da gelirmiş. Salat da dua anlamına da gelir. O zaman namaz diye bir şey yok, böyle saçma bir yorum olmaz. Yedribne kelimesinin ne anlmaa geldiğini de herkes bilir. Koymak örtmek anlamına gelir. Kyoulacak olan şey, başörtüsü olduğu için, onu arkaya bağlayıp göğüslerini açıkta bırakanlara başörtülerini sarkıtmaları emrediliyor. Ahzap 59 da da dış elbiselerin "yüdnine aleyhinne" de tarif edildiği gibi örtülmesi gerekiyor. Ala'nın ne olduğunu arapça'nın a sını bilen herkes bilir. yüdninenin kökü olan idna ise örtmek, sarmak anlamına gelir. Buna en güzel meali elmalılı vermiş. "Sıkı sıkı örtünüp, sarmak" demiş. Bu "ala " ile bir araya gelince yukardan anlamı verir. Yani sözün özü, sizin ssevdiğiniz tabirle, tepeden tırnağa örtülüp sarmalamak anlamı taşır. Akşam vaktim olduğunda, arap dili konusunda bir zirve üstü zirve olan, kendisi de bir türk olan zemahşerinin anladığını burada size aktarayım. "Ayet, kadınların, örtülerinin bir kısmını üzerlerine örtmelerini, yüzlerini ve bedenlerini örtmeleri manasına gelir" Keşşaf, cilt 11 s. 221 Devamını inşallah akşam konuşuruz. | |
| #10 | |
Uzaklaştırıldı Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,244
| Kuranın anlatış biçimi genelde ana kural oluşturmaktır.Kuranın genel kuralları bağlamında olaya bakıldığında ve hz.Peygamberin pratik sünneti ve sahabelerin uygulamaları gözönünde bulundurulduğunda örtünmenin daha çok cinsel çekiciliklerin toplumu bozma ihtimaline karşı insanları bir terbiye altına almaktan ibarettir.Bu bağlamda bunu sadece saç telleriyle veya sadece kadınla sınırlandırmak yanlış bir tutumdur.Önemli olan karşı cinslerin kötü gözle birbirlerine bakmalarının bertaraf edileceği bir aile hayatının devreye sokulmasıdır. saygılar |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Kur'an Öğüt müdür, Emir midir ? | ugurozaltn | Arşiv | 105 | 09-04-07 04:52 |
| Kur'an Bilimsel konulardan bahseder mi? | ibra | Arşiv | 62 | 28-09-06 22:51 |
| Dünya bir yaşam alanıdır,sınav yeri değil. | Türesin | Arşiv | 10 | 11-09-06 04:53 |
| kuran cozumlemeleri | Bilim | Arşiv | 50 | 03-03-06 02:07 |