Yazıyaz Forum RSS beslemesi
Bu nedir?
 


"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.

Yeni Üyelerimizin Dikkatine!

 



Geri Dön Yazıyaz Forum > İnançlar ve Dinler > Kitaplı Dinler - Tarikatlar > Arşiv

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

 
 
Konu Araçları
Eski10-09-06, 02:18  #1
hancı
Onay bekleyen
Yazar Adayı
 
hancı'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 833
Tesettür'ün Kuran ve Sünnetteki yeri.



Mealler diyanet Mealinden alınmıştır.

Konuyla İlgili Ayetler:

Nur Suresi

30- Mü'min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Bu davranış onlar için daha nezihtir. Şüphe yok ki, Allah onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır.

31- Mü'min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. görünen kısımlar müstesna, zînetlerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Zinetlerini, kocalarından, yahut babalarından, yahut, kocalarının babalarından yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut müslüman kadınlardan, yahut sahip oldukları kölelerden, yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü'minler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz!

32- Sizden bekar olanları, kölelerinizden ve cariyelerinizden durumu uygun olanları evlendirin. Eğer bunlar yoksul iseler, Allah onları lütfuyla zenginleştirir. Allah lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

Ahzap Suresi

59- Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, bedenlerini örtecek elbiselerini giysinler. Bu onların tanınıp incitilmemelerine de daha uygundur. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

Nur suresi

60- Artık evlenme ümidi beslemeyen, hayızdan ve doğumdan kesilmiş yaşlı kadınların zinetlerini göstermeksizin dış elbiselerini çıkarmalarında kendileri için bir günah yoktur. Ama yine sakınmaları onlar için daha hayırlıdır. Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.


Hadisler


(Ebü Davud, Libas, 31)

Hz. Aişe'den rivayete göre bir gün Hz. Ebü Bekr'in kızı Esma (ö. 73/692) ince bir elbise ile Rasülullah (s.a.s)'ın huzuruna girmişti. Hz. Peygamber ondan yüz çevirdi ve şöyle buyurdu:
"Ey Esma! Şüphesiz kadın erginlik çağına ulaşınca onun şu ve şu yerlerinden başkasının görünmesi uygun değildir". Hz. Peygamber bunu söylerken yüzüne ve avuçlarına işaret etmişti.


(İbn Mace Tahare, 132; Ebû Davud, Salat, 84; Tirmizi, Salat, 160; Ahmed b. Hanbel, IV, 151, 218, 259.)
Yine Hz. Aişe'den nakledilen başka bir hadiste; "Allahü Teala ergin kadının namazını baş örtüsüz kabul etmez" buyurulmuştur.

Hz aişe anlatıyor "..........Bu sefer hicab ayeti nazil olduktan sonra idi. Ben deve sırtındaki tahtırevânımda taşınıyordum..................(SAfvan Geceleyin bulunduğum yere geldiğinde benim karartımı gördü. ve dikkat edince beni tanıdı. O beni örtünme ayetinden önce gördüğü için beni rahatlıkla tanıdı.........."
hancı is offline  
Eski10-09-06, 02:39  #2
hancı
Onay bekleyen
Yazar Adayı
 
hancı'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 833

Elmalılı Mealinden


30 - (Resulüm!) Mümin erkeklere, gözlerini (harama) dikmemelerini, ırzlarını da korumalarını söyle. Çünkü bu, kendileri için daha temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarından haberdardır.
31 - Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunan (köleleri), erkeklerden, kadına ihtiyacı kalmamış (cinsî güçten düşmüş) hizmetçiler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye, ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler! Hep birden Allah'a tevbe ediniz ki, kurtuluşa eresiniz.

32 - Aranızdaki bekarları, kölelerinizden ve cariyelerinizden iyi davranışta olanları evlendirin. Eğer bunlar fakir iseler, Allah kendi lütfu ile onları zenginleştirir. Allah, (lütfu) geniş olan ve (her şeyi) bilendir.

Ahzap suresi
59 - Ey peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına hep söyle de cilbablarından (dış elbiselerinden) üzerlerini sımsıkı örtsünler. Bu onların tanınmalarına, tanınıp da eziyet edilmemelerine en elverişli olandır. Bununla beraber Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.


Nur suresi

60 - Bir nikah ümidi kalmayan, çocuktan kesilmiş yaşlı kadınların ise, zinetlerini (yabancı erkeklere) göstermeksizin dış elbiselerini çıkarmalarında kendilerine bir vebal yoktur. Yine de iffetli olmaları kendileri için daha hayırlıdır. Allah işitendir, bilendir.
hancı is offline  
Eski10-09-06, 02:50  #3
hancı
Onay bekleyen
Yazar Adayı
 
hancı'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 833

Bu konularda kimin ne ititrazı varsa buyursun. Tartışalım.
hancı is offline  
Eski10-09-06, 04:41  #4
NİSAN
Yazar Adayı
 
NİSAN'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 3

selam

Bu konuda en güzel verilecek cevap budur diye düşünüyorum

KURAN’DA BAŞI KAPAMAK GEÇMİYOR
Mümin kadınlara da söyle: Bakışları ölçülü olsun ve cinsel organlarını korusunlar. Süslerini, kendiliğinden görünenler hariç açmasınlar. Örtülerini yaka açıklarına koysunlar. Süslerini şu kişilerden başkasına göstermesinler: Kocaları, yahut babaları, yahut kocalarının babaları, yahut oğulları, yahut kocalarının oğulları, yahut kardeşleri, yahut kardeşlerinin oğulları, yahut kendi kadınları, yahut ellerinin altında bulunanlar, yahut kadına ihtiyaç duymaz olmuş erkeklerden kendilerinin hizmetinde bulunanlar, yahut kadınların mahrem yerlerini henüz anlayacak yaşa gelmemiş çocuklar. Gizledikleri süsleri bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler, hepiniz topluca Allah’a tövbe edin ki kurtuluşa erebilesiniz.
24 Nur Suresi 31

Kadını kendi zihniyetine göre yaşatmak isteyen zihniyetin çarpıttığı ayetlerin başında bu ayet gelir. Bu ayetteki “hımar” kelimesi geniş manalı bir kelime olup örtü manasına gelir. Eski Arap yazılarına bakılırsa hımarın yere konulan, masaya örtülen veya herhangi bir örtüyü tarif edebileceğini görürüz. Hımar, başı örterse başörtüsü olur, masaya konursa masa örtüsü olur. Allah eğer “hımar” kelimesi ile başın örtülmesini isteseydi “hımarürres” gibi bir vurgulama ile başörtüsü diyebilirdi: Böylece “res” kelimesi ile baş bölgesi vurgulanır ve örtü kelimesi olan “hımar” ile beraber başörtüsü net bir şekilde anlaşılırdı. Nitekim abdest alınmasıyla ilgili ayette başın sıvazlanması söyenirken, baş kelimesi Arapça karşılığı ‘res’ ile vurgulanır.


Üstelik ayette kapatılacak yerin yaka açığı olduğu geçer. Yani hımarın başı kapatması değil, ayette açıkça yaka dekoltesini örtmesi istenir. (Yaka açığı manasına gelen ‘cuub’ kelimesi hem bu ayette kapanılacak bölgeyi belirtmek için, hem Hz. Musa’nın yaka açığına elini soktuğunu belirten ayetlerde geçer.) “Hımar” kelimesi sırf başörtüsü manasına gelse bile bu ayetten başı örtmek değil, yine yaka dekoltesini kapatmak anlaşılacaktı. Üstelik başörtüsünü Kuran’a maletmek isteyen zihniyet, açık bir saptırma yaparak “felyedribne” fiilini “salsınlar” diye tercüme etmeye kalkmıştır. Böylece ayeti okuyan “başörtüsünü yaka açıklarına salsınlar” şeklinde okuyacaktır. Oysa hiçbir şekilde “darabe” kökünden türeyen “felyedribne” fiili “salsınlar” manasına gelmez. Bu fiille örtünün yaka açığına konulması yani kapatılması anlatılır. Kuran’da salsınlar, indirsinler manasında “felyüdnine” kelimesi kullanılır. Allah böyle bir ifade kullanmak isteseydi “felyedribne” fiili yerine “felyüdnine” fiilini kullanabilirdi. Bu örnek bize gelenekçi zihniyetin, kendi fikirlerini doğru çıkartmak uğruna gereğinde Kuran’daki kelimelerin manasını kaydırmaktan çekinmediğini göstermektedir.


Ayette diğer dikkat etmemiz gereken nokta “süsler” kelimesi ile neyin kastedildiğidir. Bizim kanaatimize göre “süsler” kelimesi ile özellikle “göğüsler” kastedilmektedir. Çünkü ayetteki tüm noktalarla mantıklı bir şekilde göğüs bölgesinin uyum sağladığı kanaatindeyiz. Birincisi, ayette yaka açıklarının kapatılması geçiyor, yaka açıklarından ise göğüsler gözükür. İkincisi, ayette gizlenen süslerin belli edilmesi için ayakların yere vurulmaması geçiyor. Ayaklar yere vurulduğunda vücutta belli olacak yer özellikle göğüslerdir. (sütyenin o dönemde icad edilmediğini düşünürsek bu daha da iyi anlaşılır.) Üçüncüsü, ayetten kendiliğinden görünenler hariç süslerin kapanması söylenmektedir. Ne kadar kapatılmaya çalışılırsa çalışılsın özellikle iri göğüsler, çeşitli fiziksel hareketlerde, hatta rüzgarın esmesiyle elbise yapışınca bile kendini belli edebilir. Ayetten bunun doğal olduğu anlaşılır. Dördüncüsü, ayette süslerin kimlerin yanında açılabileceği söylenir. Kuran’daki diğer ayetlerden kadınların bir kısmının iki yıl gibi uzun bir süre çocuklarını emzirdiğini görüyoruz. Kadının, babası gibi yakınlarının yanında, çocuğu acıktığında ve ağladığında onu emzirmesi gerekebilir. Ayetteki bu açıklamanın özellikle bu konuda kadınlara büyük kolaylık sağlayacağı kanaatindeyiz. Tüm bu izahlara göğüs gibi uyan başka bir bölge bulunmadığı için süslerle özellikle göğüslerin kastedildiği sonucuna varabiliriz. Süsler kelimesinden ziynet, takı gibi maddelerin anlaşılamayacağı ayetin bütünsel olarak ele alınmasıyla açığa çıkar. Çünkü ayette kadınların süslerini kendi kadınları yanında açabileceği geçiyor. Takı gibi maddeler tahrik unsurundan daha çok hava atma unsuru olabilir. Eğer bu hava atma olayı engellenilmeye çalışılsaydı, buna ilk karşı cins erkekler yerine, aynı cinsten olan kadınlar dahil edilirdi. Ayrıca ayakları yere vurunca hangi ziynet, takı eşyası belli olur? Kendiliğinden gözüken ziynet, takı ne olabilir? Araf suresi 31’de ziynet eşyalarının mescid yanında giyilebileceğinin söylenmesi, takıların cami yanı gibi en kalabalık yerlerde de teşhir edilebildiğini, yani saklanmasına gerek olmadığını gösterir. Görüldüğü gibi mantıksal bir elemeyle gidildiğinde ayetin özellikle göğüs bölgesinin kapanmasını vurguladığı anlaşılır.


Daha evvel açıkladığımız gibi ayette kapatılacak yerin yaka açığı olduğu söylenir, baştan bahsedilmez. “Arapça’da kadınların başlarına örttükleri şeyin özel adı “hımar” değil “mikna” ve “nasıyf”tır. Hangi Arapça sözlüğe bakılırsa bakılsın “mikna(çoğulu mekani)” ve “nasıyfın” hanımların başlarını örttükleri kumaşın adı olduğu yazılıdır.”


http://www.kurandakidin.net/


iyi günler
NİSAN is offline  
Eski10-09-06, 15:05  #5
cevyil
 
Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 271

Bu kadar meal okudum ama bana en garip geleni www.kurandakidin.net adresinde bulunan mealdi.
Sözüm ona ilmi bir çalışma yapmışlar ancak kaynak nerede, meal kimin. Belli değil. Bu yazı bana geçenlerde çıkıp belli çevreleri memnun etmek adına başörtüsü Yahudi geleneğidir diyen ilahiyatçıyı hatırlattı.

Halbuki kendi sitelerinde bulunan Diyanet, Elmalılı Hamdi Yazır, Ali Bulaç ve Süleyman Ateş'in meallerini okumamışlar anlaşılan. Ya da kendilerini çürütecek kaynakları neden sitelerine koymuşlar. Çok mu objektifler ya da basiretlerimi bağlanmış.

Ve dahası Peygamber Efendimiz'in, yani Kuran'ı en iyi tefsir edenin sünnetini bir kenara koymuşlar ve işi tamamen ırkçılık kayganlığı üzerine oturtmaya çalışmışlar.

Bir şeyleri işine gelidiği gibi anlamak isteyince insan, tebeşire silgi, silgiye de tebeşir diyebiliyor daha ötesine giderek silgiyle yazı yazmaya kalkıyor.

Saygılarımla...
__________________
“Ya öğrenen ol, ya öğreten ol, ya da dinleyen ol: Sakın dördüncüsü olma, helak olursun!” Hz.MUHAMMED(SAV)
cevyil is offline  
Eski10-09-06, 15:30  #6
yazarkedi
 
yazarkedi'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Aug 2006
Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 696

Bu konu çok prim yapıyor herhalde değişik isimlerle sürekli açılıyor. Ama kimsenin en ufak bir kademe bile ilerlediği yok. Herkes bildiğini okuyor, birbirlerinin yazdıklarını önemsemiyor. Acaba mantıklı olabilir mi diye düşünmüyor.

Saçların bir telinin bile görünmemesi bir takım dincilerin uydurdukları bir uygulamadır! Evet, uydurmadır!!! Böyle bir emir yoktur!!! Varsa gösterin ayeti de görelim. Saç gözükmeyecek diyen tek bir ayet yok!!!

Baş örtüsü Arap toplumunda zaten olan bir örtü. Hayat kadınıyla namuslu kadını ayırdetmek için kullanılıyor. Aynı zamanda güneşten korunmak için takılıyor. Kuran'dan önce de vardır. Kuran başlarınızı örtün dememiştir! Başlarınızın örtülerini göğüs yarıklarınızı kapatacak şekilde takın demiştir. Amaç göğüslerin örtülmesidir. Saçın değil! Allah'ın kadının saçıyla bir derdi yok anlayın artık bunu!!! Azıcık aklınızı çalıştırıp öyle okuyun ayetleri. Akıl süzgecinizden geçirin!!!

Zinet kavramına gelince... Bu forumda 40 kişiye sorsanız 40 ayrı tanım alırsınız zinet kavramı için. Kuran'da da bu kavramın tanımı yoktur. Eğer kesin belli bir tanımı olsaydı Kuran bunun tanımını yapardı. Tanımı yoktur, çünkü her toplumun örf ve adetlerine göre değişir. Türk toplumunun zinet anlayışı ile Arap toplumunun zinet anlayışı aynı değildir. Hangi toplumda yaşıyorsanınz o toplumun zinet anlayışına göre kapanmalıdır. Türk toplumunda saç tahrik unsuru değildir bu nedenle kapanması gerekmez. Ama Arap toplumu tahrik olacak yer aradığı için (iklimden olsa gerek) saçı da tahrik unsuru olarak kabul etmektedir. O toplumun zinet anlayışı farklıdır. Dinciler tutup Arap toplumunun zinet anlayışını Türk toplumuna empoze etmeye çalışmaktadır. Bu bir emperyalizmdir, ve tıpkı Amerikan emperyalizmine karşı çıkılması gerektiği gibi karşı çıkılmalıdır.

Ayrıca nisan'a çok teşekkür ediyorum bu metni alıntıladığı için. Aynen http://www.kurandakidin.net/bolumler/22basortusu.htm sitesinde yazdığı gibi sorun geleneğin dinselleştirilmesidir.
__________________
"Cümleler doğrudur sen doğru isen,
Doğruluk bulunmaz sen eğri isen"

yazarkedi Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 10-09-06 15:37 .
yazarkedi is offline  
Eski10-09-06, 15:37  #7
noname
Uzaklaştırıldı
 
Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 400

Alıntı:
Sayın hancı şöyle demiş:

.


Hadisler


(Ebü Davud, Libas, 31)

Hz. Aişe'den rivayete göre bir gün Hz. Ebü Bekr'in kızı Esma (ö. 73/692) ince bir elbise ile Rasülullah (s.a.s)'ın huzuruna girmişti. Hz. Peygamber ondan yüz çevirdi ve şöyle buyurdu:
"Ey Esma! Şüphesiz kadın erginlik çağına ulaşınca onun şu ve şu yerlerinden başkasının görünmesi uygun değildir". Hz. Peygamber bunu söylerken yüzüne ve avuçlarına işaret etmişti.

Sadece yüz ve avuçlar açık kalacak anlamına geliyor demekki.O zaman da mı ayak fetişistliği vardı?
Cahiliyet dönemine göre yazılanlar o zamanda kaldı.Günümüzde hala bunlar konuşuluyorsa demekki bir adım bile ilerlenebilmiş değil.
saygılar..
noname is offline  
Eski10-09-06, 15:40  #8
phidas
 
phidas'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 5,634

Alıntı:
Sayın yazarkedi şöyle demiş:


Baş örtüsü Arap toplumunda zaten olan bir örtü. Hayat kadınıyla namuslu kadını ayırdetmek için kullanılıyor.
Bu dediğiniz arap toplumu için değil. Sümerliler ve eski mısır için geçerlidir.
Yanlış öğrenmişsiniz..
phidas is offline  
Eski10-09-06, 16:05  #9
hancı
Onay bekleyen
Yazar Adayı
 
hancı'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 833

Alıntı:
Saçların bir telinin bile görünmemesi bir takım dincilerin uydurdukları bir uygulamadır! Evet, uydurmadır!!! Böyle bir emir yoktur!!! Varsa gösterin ayeti de görelim. Saç gözükmeyecek diyen tek bir ayet yok!!!
Bunu ilk uyduran dinci de herhalde Hz. Muhammed (S.A.V.) di.

Bakın vaktim çok sınırlı. Ama dayamadım bir iki kelime yazıp çıkacağım.

Vusulsüzlüğümüz usulsüzlüğümüzdendir.

Kur'an'da yok demek nedir? Bir şeyin kuranda omayışlı neyi ifade eder?

Son yıllarda öyle bir hava oluşturuldu ki, Sanki kur'an bir fıkıh kitabı, ve ince ince herşeyi ayrıntısıyla anlatacak. Sınırlayacak.

Kur'an'ı anlamada nasıl bir yöntem uygulayacağız sayın yazarkedi?

Kur'an'da rakının haram olduğun a dair de bir ayet bulamazsınız, haram olan şaraptır.

Eroin kullananlara müjde, kuran'da eroin kullanmanın haram olduğuna dair de bir ayet bulamazsınız bana.

Eğer ayete geçen zinet, kelimesinin, hımar kelimesinin ne anlama geldiği, tesettürün nasıl uygulanması gerektiği konusunda bir araştırma yapacaksak, ilk başvuru kaynağımız Allah'ın rasuşüdür.

Tesettür farzdır. Yukardaki ayetlerde bu gayet açık. Bunun şeklinin ne olduğu konusunda ayetler de aslında gayet açık. Fakat art niyetle yapılan yorumlar nedenyile sulandırılmak isteniyor. Hımar masa örtüsü anlamına da gelirmiş. Salat da dua anlamına da gelir. O zaman namaz diye bir şey yok, böyle saçma bir yorum olmaz.
Yedribne kelimesinin ne anlmaa geldiğini de herkes bilir. Koymak örtmek anlamına gelir. Kyoulacak olan şey, başörtüsü olduğu için, onu arkaya bağlayıp göğüslerini açıkta bırakanlara başörtülerini sarkıtmaları emrediliyor.

Ahzap 59 da da dış elbiselerin "yüdnine aleyhinne" de tarif edildiği gibi örtülmesi gerekiyor. Ala'nın ne olduğunu arapça'nın a sını bilen herkes bilir. yüdninenin kökü olan idna ise örtmek, sarmak anlamına gelir. Buna en güzel meali elmalılı vermiş. "Sıkı sıkı örtünüp, sarmak" demiş. Bu "ala " ile bir araya gelince yukardan anlamı verir.

Yani sözün özü, sizin ssevdiğiniz tabirle, tepeden tırnağa örtülüp sarmalamak anlamı taşır.

Akşam vaktim olduğunda, arap dili konusunda bir zirve üstü zirve olan, kendisi de bir türk olan zemahşerinin anladığını burada size aktarayım.

"Ayet, kadınların, örtülerinin bir kısmını üzerlerine örtmelerini, yüzlerini ve bedenlerini örtmeleri manasına gelir" Keşşaf, cilt 11 s. 221

Devamını inşallah akşam konuşuruz.
hancı is offline  
Eski06-11-06, 16:58  #10
özedönüş
Uzaklaştırıldı
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,244

Kuranın anlatış biçimi genelde ana kural oluşturmaktır.Kuranın genel kuralları bağlamında olaya bakıldığında ve hz.Peygamberin pratik sünneti ve sahabelerin uygulamaları gözönünde bulundurulduğunda örtünmenin daha çok cinsel çekiciliklerin toplumu bozma ihtimaline karşı insanları bir terbiye altına almaktan ibarettir.Bu bağlamda bunu sadece saç telleriyle veya sadece kadınla sınırlandırmak yanlış bir tutumdur.Önemli olan karşı cinslerin kötü gözle birbirlerine bakmalarının bertaraf edileceği bir aile hayatının devreye sokulmasıdır.
saygılar
özedönüş is offline  
 


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Kur'an Öğüt müdür, Emir midir ? ugurozaltn Arşiv 105 09-04-07 04:52
Kur'an Bilimsel konulardan bahseder mi? ibra Arşiv 62 28-09-06 22:51
Dünya bir yaşam alanıdır,sınav yeri değil. Türesin Arşiv 10 11-09-06 04:53
kuran cozumlemeleri Bilim Arşiv 50 03-03-06 02:07


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 19:47.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz