| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Düşük beyanlara inceleme/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye ve Dünya Ekonomisi, Döviz, Faiz, Borsa |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2005 Ülke / Şehir: İzmir
Mesajlar: 692
| Düşük beyanlara inceleme Gelir İdaresi Başkanvekili Osman Arıoğlu, vergi beyanlarında terslik bulunanların mutlaka inceleneceğini belirterek, ''Vergi kaçıranların bir süre sonra kaçacakları delik kalmayacak'' dedi. Arıoğlu, bu yıl verilen gelir vergisi beyannamelerinde de, bazı mükelleflerin düşük beyan yoluyla az vergi ödeme alışkanlığını sürdürdüğünün görüldüğünü söyledi. Türkiye'de alışkanlıkların kolay değişmediğine dikkati çeken Arıoğlu, ''Aksi halde ülkenin hiçbir sorunu kalmazdı. Ancak bizim görevimiz de, vergi kaçırmayı alışkanlık haline getirenleri bulup çıkarmak. Bunu da yapacağız'' diye konuştu. Vergi kayıp ve kaçağı ile daha etkin mücadele için yoğun bir faaliyet içinde bulunduklarını kaydeden Gelir İdaresi Başkanvekili, bumücadeledeki en önemli aracın ise ''Veri Ambarı'' olduğunu anlattı. Son dönemdeki çalışmalarıyla Veri Ambarını, her türlü bilgiyle donatılmış zengin bir istihbarat merkezine kavuşturduklarını ifade eden Arıoğlu, buraya, başta finans kesimi olmak üzere tapu, trafik, noterler ve diğer ilgili birimlerden yoğun bir bilgi akışı sağlandığını bildirdi. Arıoğlu, mal ve para hareketlerinin kolaylıkla izlenebileceği Veri Ambarının sadece hiç vergi vermeyenler değil, düşük gelir beyan ederek, az vergi ödeyenlerin takibi açısından da önemli bir araç durumuna geldiğini kaydetti. Gelir İdaresi Başkanvekili Arıoğlu, şöyle devam etti: ''Burada çapraz kontrol yolu ile vergideki kayıp ve kaçaklar çok daha kolay şekilde ortaya çıkarılabilecek. Vergideki düşük beyanlar için meslek odaları ile işbirliği içinde yeni bir çalışma da yürütüyoruz. Bunu İstanbul'da uygulamaya koyduk. Şimdi pilot nitelikte gerçekleştirdiğimiz bu çalışma, kısa sürede tüm Türkiye'de uygulanacak. Bu çalışmada, düşük beyanda bulunan ve Veri Ambarındaki bilgiler ile beyanı örtüşmeyen mükellefleri, idareye çağırıyoruz. Meslek odası temsilcisinin de bulunduğu bir ortamda kendisine (Bak arkadaş. Senin bu beyanın bize gerçekçi gelmedi) diyerek, beyan düzeltme talebimizi iletiyoruz. Kişi, haklı bir gerekçe ortaya koyamıyor ve beyanını düzeltmeye de yanaşmıyorsa, bu defa onu incelemeye alıyoruz.'' Bu çalışma sonucunda gelir vergisi beyanlarında terslik bulunanların çok daha kısa sürede belirlenebileceğini de vurgulayan Arıoğlu, bu yıl dahil verilen beyannamelerde, durumunda çarpıklık, terslik olanların kesinlikle inceleneceğini belirtti. Arıoğlu, kayıt dışı ekonominin yanı sıra düşük beyanda bulunarak da devletten vergi kaçıranların ortaya çıkarılmasına dönük diğer yasal ve idari tedbirler sonucunda, yeni dönemde vergi kaçıranların kaçacakları alanların daralacağını, bir süre sonra ise kaçılacak deliklerin kalmayacağını söyledi. HAMİLİNE ÇEK KALKIYOR Gelir İdaresi Başkanvekili Arıoğlu, hamiline çekin kaldırılmasına dönük çalışmanın da sürdüğünü bildirdi. Söz konusu çalışmanın yetişmesi halinde, hamiline çeki kaldıran düzenlemeye, TBMM Genel Kurul gündeminde bulunan Kamu Alacaklarının Tahsiline ilişkin tasarıda yer verebileceklerini söyleyen Arıoğlu, ''Yetişmemesi halinde bu konu bir başka düzenlemeye de girebilir. Ancak kesin olan bir şey var, hamiline çek olayının neden olduğu sorunlara mutlak surette bir tedbir düşünmeliyiz. Bunu da yapacağız'' dedi. Arıoğlu, sigaradan alınan nispi ve maktu özel tüketim vergisi konusundaki çalışmanın da devam ettiğini kaydetti. Firmaların bu konuda çeşitli talepleri olduğuna işaret eden Arıoğlu, ''Biz, artık istismara yol açmayacak, diğer yandan da devletin hakkını gözeten bir düzenleme istiyoruz. Bu çalışmayı da kısa sürede tamamlamayı planlıyoruz'' şeklinde konuştu. |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2005 Ülke / Şehir: İzmir
Mesajlar: 692
| Bir sene de düşük beyanlara inceleme yapmayın lütfen! Nedir bu anlayamıyorum yahu. Her sene inceleniyorlar bu adamlar ama hiçbir sonuç yok. Geçenlerde yayınlanan rakamlara dayanarak söylüyorum bunu, belki nispi iyileşme sağlanmıştır. Ancak benim bir vatandaş olarak kanaatim şu ki, bu iş bu şekilde çözülmez. Daha doğru düzgün uygulamalar lazım. Ya da devlet de aldığı vergilerin çok olduğunu düşünüp aslında buna göz yumuyorsa da böyle açıklamalarla sinir katsayımızı denemesinler. Bu konunun özellikle uzmanı olan sayın Petricli'nin de fikirlerini sabırsızlıkla bekliyorum. Bu konuda teknik zorluklar mı sorunun temeli, yoksa devletin isteksizliği mi? |
|
| #3 | |
Mesajlar: n/a
| Sayın ışık, Benim hakkımdaki iltifatınıza teşekkür ederim. Sorunuza gelince... Bunun bir çok sebebi var ve aslında hepsinin ayrı ayrı incelenmesinin gerektiğini düşünüyorum. Sistem açısından: Türkiye bir sistemsizlik ülkesi. Hiç bir şeyde olmadığı gibi ekonomi ve maliye konusunda da düzgün çalışan bir sisteme sahip değiliz. Çok başlılık sebebiyle bir sistem oturtulmasına da imkan bulunmamakta. İki ay kadar önce Başbakan ve Maliye Bakanı'nın katıldığı özel bir toplantıda konuşmacının çok başlılık konusundaki sözünü "bir dakika" şeklinde kesip Maliye Bakanı'na bakarak; "Bu vergi denetimi olayı, özellikle denetimdeki çok başlılık, benim de canımı sıkıyor. Maliye müfettişi, hesap uzmanı, gelirler kontrolörü ve denetmen gibi ayrımlara karşıyım. Bakın, Maliye Bakanı yanımda, kendisine bu sorunu çözmesi ve denetim birimlerini birleştirmesi için talimat, bunun için de 6 ay süre verdim. Bu sorun 6 ay içinde kesinlikle çözümlenecek." şeklinde taahhüdü vardı. Kaldı 4 ay !.. Denetimin sağlıklı yapılıp yapılamadığı sistem bozukluğunun bir yansıması. Devlet yakaladığını inceliyor!.. Bir profesörün karısı, eşinin görevi nedeniyle gittiği Fransa’da bazı harcamalar yapmış. Bu harcamalar, izleyen aylarda da devam edince ilginç bir gelişme olmuş. Profesörün eşini, vergi dairesine çağırmışlar ve kendisine; ‘Siz şu tarihte Fransa’ya geldiniz. Geldiğinizden bu yana 5 ay geçti. 5 aylık geliriniz şu kadar Euro, buna karşılık aynı dönemde yaptığınız harcamalar, gelirinizin çok üstünde. Bu nasıl oluyor, bizce bilinmeyen bir geliriniz mi var?’ diye sormuşlar. Yukarıdaki olayı, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Hesap Uzmanları Kurulu’nun 60. kuruluş yıldönümü nedeniyle düzenlenen ‘Kayıtdışı Ekonomi’ konulu panelin, açılış konuşmasını yaparken anlattı. Ardından konuşmasına şöyle devam etti; "Türkiye’de böyle bir olay yok. Adamın geliri 100 harcaması 1500. ‘Değirmenin suyu nereden geliyor?’ diye sorulmuyor. Bundan sonra, harcamaların izahı istenilecek. Adamı çağırıp soracağız ‘Arkadaş senin gelirin şu, harcamaların ise gelirinden çok fazla, bize aradaki farkı açıkla’ diyeceğiz. Fransa’da profesörün eşine sordukları gibi, biz de burada soracağız." Maliye Bakanı’nın verdiği bu mesaj, çok önemli. |
|
| #4 | |
Mesajlar: n/a
| Ekonomik açıdan : Vergilerin yüksek olması sebebiyle vergi mükellefleri ayakta kalabilmek için vergi kaçırmak zorunda kalmaktadır. Devlette vergi oranlarını artırınca daha fazla gelir elde edebileceği gibi çarpık bir inanış söz konusu. Hangi hükümet gelirse gelsin bu değişmedi. Bütçe açıklarını kapatmak - ya da en aza indirmek - için her hükümet vergi oranlarını artırdı. Kimileri yeni vergiler icat etti. Mükellefin yüklendiği vergi borcuna baktığınızda eğer vergi kaçırmazsa bir çok sektörde rekabet etme gücünü kaybedeceğini görürsünüz. Maliyetin artması sebebiyle satılan mal ya da hizmetin fiyatı yükselmekte bu ise aynı malı daha ucuza satanın işi götürmesine sebep olmaktadır. Kıyasıya bir rekabetin yaşandığı Türkiye piyasalarında vergiden kaçırmayan firmalar rekabet güçlerini kaybettiklerinden olay sonunda iflasa kadar gidebilmektedir. Vergilerin oranlarının düşürülmesi; 1 - Maliyetlerin düşmesine sebep olacaktır. Maliyetin düşmesi karın artması demek olduğundan vergilerde yükselme olacaktır. 2 - Mükelleflerin yurtdışından satış yapan firmalar karşısında rekabet gücü artacağından satışın artmasına sebep olacaktır. Daha fazla satış daha fazla kar demektir. Bu ise vergileri yükseltecektir. 3 - Düşük vergi oranında kayıt dışı ekonomi kayıt altına alınacak bu ise vergi gelirlerini artıracaktır. Şu anda her yüz YTL'nın 60 YTL'sı kayıt dışıdır. Görüldüğü gibi vergi oranında indirim yapmak vergi gelirlerini düşürmemekte tam tersine artırmaktadır. |
|
| #5 | |
Mesajlar: n/a
| Psikolojik ve sosyolojik açıdan : İşlevsel düzgün bir sistemin olmaması vergisini düzenli ödeyen mükellefler arasında da zamanla vergi verme konusunda ihmallere yol açmaktadır. Vergisini vermeyenden hesap sorulmaması / sorulamaması sebebiyle vergisini düzenli ödeyen mükellefler açısından kendilerini aptal hissetmelerine sebep olmakta. Toplum vergi kaçırılmasına olağan, normal bir olay gözüyle bakmakta. Toplumda vergi konusunda duyarlığın kaybolması vergi ödememe sonucunu doğurmakta. Vergi aflarının her geçen gün artması da aynı şekilde sonuçlanmakta, sanki vergi kaçıran değil de vergi ödeyen cezalandırılmakta!.. Politik açıdan : Bir çok politikacı, kendi üzerlerinde görünmesede (genelde yakın akrabası ve ya çok güvendiği dostlarının üzerine kayıtlı olan) şirket sahibidirler. Her ne kadar politikacıların şirket sahibi olmaları engellenmişse de, bu şekilde şirketleri yönetmelerinin önüne geçilememektedir. Şirket sahibi bir politikacının kendi aleyhine kanunlar çıkarmasını düşünmek safdillik olur bence. Kurt sisli havayı sever sözünü hatırlatırcasına, onların sisteminin sistemsizlik olduğunu düşünüyorum. |
|
| #6 | |
Mesajlar: n/a
| Sonuç : Tüm bunları özetlediğimizde, devletin kendi görevlerini yerine getirmeden yani; a) İşlevsel bir sistem kurmadan, b) Adaletli bir vergi tahsilatı yapmadan, c) Vergi afları ile gelir sağlayacağım diye altın yumurtlayan tavuğu kesmeden, d) Rüşvet, adam kayırma gibi şeyleri ortadan kaldırmadan, e) İşi ehline bırakmadan, f) Vergi oranını indirmeden, Vergi tahsilatını gereğince yapamayacaktır. Tahsilat azalınca göz dağı vermek, kaybettiği prestijini bu şekilde yeniden sağlamak amacı ile vergi denetimlerine sığınmaktadır. Oysa kendisi görevlerini yerine getirmeden mükelleften görev beklemesi istenilen sonucu hiç bir zaman vermeyecektir. Vergi incelem ve vergi kaçırma konusunda ayrıca; http://www.turmob.org.tr/turmob/basin/09-06-2005(1).htm http://www.turmob.org.tr/turmob/basin/07-06-2005.htm linklerini incelemenizi öneririm. Saygılarımla, |
|
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2005 Ülke / Şehir: İzmir
Mesajlar: 692
| Sayın Petricli çok teşekkür ederim. Dediğiniz gibi temelden önce bir anlayış değişikliği, daha sonra uygulama gerekiyor. Bu da yakın zaman da pek mümkün görülmemekte. Açıkları gene borç alarak kapatmaya devam edeceğiz anlaşılan. |
|
| #8 | |
Mesajlar: n/a
| Ortada bir gerçek var gelişmemiş az gelişmiş ve ya gelişmekte olan ülkelerde doğru ya da yanlış yoktur olması gereken vardır bizim sistemimize şöyle bir bakalım önce insanlarımıza bakalım hepsi kendi işini yapma sevdasındalar patron olma sevdasındalar geçen bir şirket kurdum ticaret sicil numarası 250 binlerden başlıyor bilmiyorum petricli istanbulda kaçtır yani sadece vergiye kayıtlı 250 binden fazla şirket var şahıs şirketi ltd a.ş. koll.şti. koop.var doktorları bakkalları avukatları say say bitmeyecek meslekleri de saysan toplam ortaya 500 binden fazla vergiye kayıtlı mükellef çıkacak bunlardan alınan vergi dolaysız vergi yani direk gelirlerden alınan vergi dolaysız vergilerin bir özelliği var vergiyi alırken belli bir maliyeti var onun için vergi daireleri açacak her biri 800-900 bin ytl maaş verilecek bilgisayarlar elektrik su bakım onarım derken toplanan dolaysız vergiler anca maliyeti kurtardığı bir gerçek düşünebiliyormusunuz cirosu düşük olan manavla dev şirketin devlete vergi açısından maliyeti aynı ankara'da kaçtane vergi denetçisi var biliyormusunuz?600 tane 500 bin mükellefe 600 vergi denetcisi ne kadar komik değil mi?hayır hiçte komik değil yukarıda ki yazımda dedim ya olması gereken doğru ve yanlış hiç birşey ifade etmiyor şimdi diyeceksiniz ki o kadar vergiyi nereden alıyorlar o zaman dolaylı vergilerden alıyorlar dolaylı vergiler kesinti yoluyla alınan vergi yani vergi kaynağından kesiliyor dolaylı vergilerin maliyeti yoktur olsa da çok azdır oto kontrolü kolay sağlanır kaçırılması zordur ve dolaylı vergi incelemelerinde devlet çok ciddidir orada vergi kaçırmayı hiç affetmez özellikle akaryakıtta dolaylı vergi kaçıracağın zaman yakalanma ihtimalin çok fazladır o yüzden devlet maliyeti az olan zahmetsizce toplanan dolaylı vergiler üzerine yükleniyor nedir bu dolaylı vergiler sigara 2 ytl ise vergisi 1,5 ytl bira 1,5 ytl ise vergisi 1 ytl sinema 6 ytl ise vergisi 3,50 ytl noter tasdikde 10 ytl ise vergisi 8 ytl benzin 2 ytl ise vergisi 1,60 ytl araba yabancı araba ise neredeyse yarısı vergi yerilerde ise %40'ı vergi içki ve sigarada ki son zamanlar da ki artışlar vergisel artışlardır şimdi diyeceksiniz ki vergide adalet yok işçi ile koca göbekli patron sigara alırken aynı vergiyi ödeyecek olmaz böyle adaletsizlik hayır ortada olması gereken var dedim ya gelişmekte olan toplumlarda doru veya yanlış hiçbirşey ifade etmiyor şu patron olma sevdasından vazgeçsek işçi olmayı düşünsek ortada 2000 tane şirket büyük şirket olacak onlarında incelenmesi çok kolay olacak çünkü sayısı az maliyet düşecek çünkü yine sayısı az ve böylece sigaradan v.s. alınan dolaylı vergiler düşecek ve vergi adaleti sağlanacak sayısı az olan patronlar vergi kaçırmakta zorlanacak ama patron olma sevdasından kurtulup işçi gibi düşünmeye başlarsak ben her konuda hiç bir zaman devleti suçlamam kendim dahil devletin insanını suçlarım bu konuda maalesef suçlu biziz ve ve bu gelişmekte olan sistemde olması gereken şu an uygulamaya konulmuş vergi politikalarıdır spartaküs Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 17-09-05 13:45 . |
|
| #9 | |
Mesajlar: n/a
| ha bu arada yeni bir dolaylı vergi şişelenderilmiş su vergisi geliyor ee sizin tabirinizle allahın suyundan da vergi alacaklar |
|
| #10 | |
Yazıyaz Dergi Yazarı ![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 2,604
| Anca gecekonduları yıkarlar güpegündüz konan gökdelenlere dokunamazlar.Ancak esnafın,ufak nalburcunun üstünde inceleme yaparlar..Büyük şirketler'in trilyonlarca hırsızlığına yan bile bakmazlar.Adalet dedikleri bu işte..Gelişen Türkiye değil Patronların cepleri..Orta ve Küçük Esnafı,İşçiyi,Köylünün kemerini sıka sıka kemiğe geldi,değişen bir şey yok neden..Herkes biliyor paraların nereye gittiğini..Cepleree! __________________
küçük kara balık denizi düşünüyordu. bu düşünce onun zihninde birgün gerçekleştireceği bir amaçtı. ona göre hayat yalnızca yemek, uyumak, dünya sandığı küçücük bir gölde yaşamak değildi. |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|