Edebi felsefe
Felsefenin kendi içindeki dilbilimsel özellikleri bile tartışma konusu olan felsefi bir etkinliktir. Çoğu kez felsefi yazılarda veya kişisel tercihlerin aktarıldığı yazılarda gördüğüm bir tehlike var. O da kullanılan kelimelerin birden fazla manaya gelmesi veya kurulan cümlelerin estetik olması ve daha iyi görünmesi uğruna geniş bir anlama sahip olmasıdır. Edebiyata karşı bir antipati duymuyorum hatta bazen benim de yapmış olduğum gibi düşünce yazılarını basit bir senaryo tarzında anlatmanın anlaşabilmek bakımından daha verimli olabileceğini kabul edebilirim ( ortak duygulara sahip olabilmek okunulan yazının anlaşılabilmesi bakımından daha büyük bir istek yaratır ) . Fakat eğer yazı belirli bir senaryo tarzıyla yazılmamış fakat üslup bakımından araştırma yazısı gibi ise kullanılan kelimeleri seçerken daha dikkatli olmak ve cümleleri kurarken de mümkün olduğunca iyi analiz edebilmek gerekir. Ancak bu sayede birbirimizin ne düşündüğünü ve yazdıklarının genelinde neyi amaç edindiklerini isabetli bir şekilde kavrayabiliriz. Fakat hissiyatlar çok farklıdır. Kullanılan kelimeler ve kurulan cümleler ne kadar geniş bir alana yayılırlarsa insanlar o kadar geniş bir ortak duygu alanına sahip olabilirler. Felsefi yazılar edebi bir üslupla ele alındığında sağlayabileceği tek bir yarar olduğunu düşünüyorum, o da kişinin hayal gücünü geliştirir ve belki de okunulan yazıdan çok daha farklı bir anlam bütünlüğü elde edilebilir(yazıya gösterilen toleransın etkisi burada vardır). Fakat kişileri mantık platformunda aynı anlayış içine alabilmek için kelimeler terim anlamıyla kullanılmalı ( aksi durumda hangi anlamda kullanıdığı eğer net değilse bu belirtilmeli ) ve cümleler de temsil ettikleri bütünlük bakımından iyi analiz edilmelidir. |