| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Baykal kendini bitiriyor.../konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Mar 2005
Mesajlar: 1,650
| Baykal kendini bitiriyor... ''Türbanlı cumhurbaşkanı olur mu olur... Olur ama bu, devlete türban giydirmek olur. Bununla türban resmiyet kazanır, kolaylaşır, bunun doğru olduğunu devlet söylemiş olur. Onu takmayanlar önce azınlık, sonra da bu konuda teslim olması gerekenler gibi algılanır. Devlet o anlayışın bir parçası olur. Geçmişe dönüş olur. İran'a, Afganistan'a dönelim diyorsanız yapalım o zaman. Ama bu doğru ve iyi olmaz." --- Yukarıdaki sözler Müslüman Türk halkını yönetmeye talip bir partinin başkanının sözleri. Öyle kıyıda köşede marjinal bir partide değil bu. CHP nin başkanının sözleri. Türk halkı seçimlerde kendisine gereken cevabı verecektir. Mantıksızlıklarla dolu olan yukarıdaki yazıyı daha sonra inceleyeceğim... __________________
Beni öldürmeyen her şey, beni daha güçlü yapar. Beyin Fırtınası Geri Döndü |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2005 Ülke / Şehir: İzmir
Mesajlar: 692
| CHP'nin şimdiden işi gücü bırakıp cumhurbaşkanlığı seçimlerine odaklanması TR açısından gerçekten üzücü. AKP'nin yeterli olamadığı konularda çözümler üreterek iktidara gelme şansına bu kadar yakın CHP-AKP'nin başka alternatifi olmayışı dolayısıyla- gene saplanıp kaldığı lüzumsuz konularla bu şansı yok ediyor. Türban konusuna girmiyorum bile. Diyelim ki CHP'nin dediği oldu, herkes peruk taktı, ama her türban takanın gizli emelleri var ya CHP'ye göre, bu ortadan kalkacak mı? CHP artık değişmek zorunda, artık halka tepeden bakmayı bırakmak zorunda, ya da ilelebet muhalefet olarak kalacaklar. |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2005
Mesajlar: 56
| bana türbanla baş örtüsü arasındaki farkı söyleyecek olan var mı?... şuan devlet yönetimine şöyle bir bakarsanız akp ne derse o oluyor... adam medyayı ele geçirdi.. her kanal pohpohluyor falan... bundan yıllar önce turban meselesi yüzünden refah partisi ve fazilet partisi kapanmadı mı? peki bunlar neden kapanamıyor? nedeni medya artık eskisi gibi değil... partiyi kapatan devlet kolları bile akpnin eline geçiyor yavaşça.. adamlar sistemi güzel oturtuyorlar burada halkımız daha duyarlı olmalı... işsizlik- yolsuzluk rekorunun akp tarafından kırlıdığını ve şuan türkiyenin borcu olan 325milyar doların 100 milyar doların bu yönetim tarafından eklendiğini hatırlatırım.. son olarak şu dünya merkez bankası başkanına gönderilen akıl almaz mektup bana akp mi chp mi CHP dedirtiyor! peki chp nasıl bir imaj ciziyor... devletin dini olmaz milletin dini olur anlayışını savunmak istiyor fakat bunu biraz saptırıyor... bu gun devletin dini olursa aleviler azınlıktır.. anlayışı çıkacak... chpnin tek korkusu var eeskiye dönmek... bu korku yüzünden işni yüzüne bulaştırıyor... inşallah sonumuz akpsiz olur.. |
|
| #4 | |
Mesajlar: n/a
| Sayın unforego, Ben partiler üstü bir insanım. Hiç bir partiye bağlı değilim. Bir ara AKP benim fikrime yakın gibi gelse de baktım ki yanılmışım. Bunları aşağıda yazacaklarımın yanlış anlaşılmaması için yazıyorum. Konuya gelirsek; Baş örtüsü ve türbanın farkı nedir? Başa bağlanış şekli dışında bir fark yok. (Fiziki ölçüleri ve örüldüğü malzemeyi dikkate almıyorum.) Bunun dışında başa bağlanan yemeni , yazma vb. gibi bir çok baş örtüsü var. Bizim oralarda baş örtüsü değil de eşarp denilir onlara. Baş örtüsü hepsinin ortak adıdır. Türkiye'de her zaman olduğu gibi karvram kargaşası çıkararak halkın kafası karıştırlıyor. Oysa asıl önemli olan düşüncedir, fikirdir. Bir insan başını açınca fikri mi değişecek? Hayır. Peki neden bu kadar üstüne gidiliyor? Psikolojik baskı amacıyla bahane ediliyor. Anayasada din ve inanç özgürlüğü vardır. Başını kapatan insan devlete ve rejime karşı anlamına nasıl gelebilir ki? DHKP'ciler, TİKKO'cular, PKK'cılar devlete ve rejime karşı çıkmak için başınımı kapatıyor? Bırakalım halkın inancıyla dalga geçmeyi. Halkının geleneklerini, inançlarını hiçe sayan devlet yanlış yoldadır. Unutulmamalıdır ki devleti devlet yapan halktır. Halk olmadan devlet olamayacağına göre Devleti yönetenler bunlarla uğraşmayı bırakıp asıl problemlere çare aramalıdır. O kadar çok problemimiz var ki!.. İlk aklıma gelenleri sayacak olursam; 1 - İşsizlik, 2 - Yoksulluk, 3 - Gelir dağılımında adaletsizlik, 4 - Toprak reformu 5 - Vergi mevzuatındaki hatalar, yanlışlıklar, 6 - Eğitim, 7 - İç ve dış borçlar, 8 - A.B. üyeliği, 9 - Kıbrıs problemi, 10 - Kamu çalışanlarının denetlenmesi, 11 - Rüşvet, 12 - Torpil, adam kayırma, 13 - İşi ehline vermeme, 14 - Politik çıkarlarını devletin çıkarlarının üstünde görme, 15 - Tembellik, 16 - Bananecilik, 17 - Taklitçilik, 18 - Kültür yozlaşması, 19 - Türk - Kürt meselesi 20 - Alevi - sünni meselesi, 21 - Ermeni meselesi, 22 - PKK meselesi, 23 - Hükümet olmaya layık parti olmaması, 24 - Bilime önem verilmemesi, 25 - İnsan hakları ve birey haklarının eksik olması, 26 - Kadın hakları, 27 - İnanç özgürlüğü, 28 - Fikir özgürlüğü, Ve daha neler neler... Dikkat ederseniz içlerinde türban meselesini saymadım bile. Ayrıca yaptığım sıralama önemine göre değildir. Aklıma geliş sırasına göredir. Gelelim AKP'ye... Yukarıda da belirttiğim gibi bana göre hükümet olmaya layık hiç bir parti yok. Ama içlerinde kötünün iyisi olarak AKP'yi görüyorum. Özellikle dış politikalarını hiç sevmiyorum. Bazen beni korkutuyor... Ama daha iyisini göremiyorum. Hükümet olma şansı açısından en yakınıdaki parti CHP. Onun durumu da ortada. Saygılar, |
|
| #5 | ||||||||
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Mar 2005
Mesajlar: 1,650
| Sayın Baykal, yukarıdaki sizleriyle vedahi şu ana kadarki politik mesaj içerikli fikirleriyle partisini seçimden önceki yumuşama ikliminden çıkarıp marjinalleştirmeye doğru götürüyor. Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
__________________
Beni öldürmeyen her şey, beni daha güçlü yapar. Beyin Fırtınası Geri Döndü | |||||||
|
| #6 | ||
![]() Giriş Tarihi: Apr 2005
Mesajlar: 56
| Alıntı:
Ordu'nun söylem ve eylemlerine dikkat!.. Hıristiyan dünyasının Haç'ı yasaklayabileceğini düşünebilir misiniz?. Düşünün.. Yasakladılar.. Özel bir haç şeklini yasakladılar. Üzerinizde bir Gamalı Haç simgesi ile sokağa çıkmayı deneyin bakalım herhangi bir Avrupa ülkesinde başınıza neler gelir?. Gamalı Haç, bir haçtır.. Ama siyasal bir haçtır. Bu haçı simge yapan siyasal görüş dünyaya felaket getirmiştir. Bu haç bu yüzden, vicdanlarda lanetli, hukukta yasaklıdır. Yasak olan haç değil, onun siyasal alanda kullanılmasıdır. Yasak olan bir siyasal simgeye dönüşen Gamalı Haç'tır.. Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın sözleri medyada gereken yankıyı yaratmadı. Niye yaratmadığını tahmin ediyorum. Siz de edersiniz. Büyükanıt Paşa "Eşarba hiç kimse bir şey demez" dedi. Bir asker olarak bu kadar söyleyebilirdi. Birkaç satır sonra çok önemli bir açıklama da getirdi, sözleri daha iyi süzülsün diye.. "Bazı şeylerde kararlı olmak lazım. O çizgiyi yöneticilerin uygun yerden çizmesi lazım.." Dünkü gazetelerde Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nin (GATA) diploma töreni haberleri vardı. Yani askeri bir tören.. Ve resimlere baktım.. Tören salonu baş örtülü kadınlarla doluydu. Ordu baş örtüsüne kesinlikle karşı çıkmıyor, tam tersine baş örtülü kadınlarımızı kucaklıyordu. Asker söylemleri ve eylemleri ile çizgiyi çizmişti. "İslama evet.. Siyasal İslama hayır!.." Baş örtüsü bir simge değildir. Pek çok ülkede vardır. Anadolu da vardır. Anadolu insanının yaşam biçimidir. Bir zamanlar Anadolu'nun erkekleri de kasket giyerlerdi. Karikatürlerde bile Anadolu erkeği kasketle simgelenirdi. Giderek yok olmaya başladı. Baş örtü duruyor.. Köylerde, kasabalarda baş örtü duruyor. Çizginin içinde duruyor.. Kimse karşı çıkmıyor, kimse yadırgamıyor. Hiçbir yerde de yasaklanmıyor. Yasak olan ne?.. Anayasa Mahkemesi kararı ile yasak olan ne?. Sıkma Baş!.. Köy değil, tam tersine kent kadınlarında "Aniden" görülmeye başlayan sıkma baş.. Türban değil.. Medya bu ismi yanlış olarak yerleştirdi. Türban bir zamanlar bütün dünyada moda olan bir kadın başlığının adıydı. Hint kökenliydi.. Bir şalın, Osmanlı sarığı gibi başa dolanmasıyla oluşurdu. Amaç saçın bütün kıllarını saklamak değil, hoş bir baş görüntüsü yaratmaktı. Çıktığı Hint tarikatını saymazsanız, herhangi bir dinle uzaktan yakından alakası yoktu. Saç saklama krizi üniversitelerde ilk defa doğduğunda zamanın YÖK Başkanı hatta "Türban taksınlar izin verelim" demişti. Medya Doğramacı'nın sözlerini poposundan anlayınca, Sıkma Baş'ın adı Türban olarak kaldı. Bugün, başlarını örtmek isteyen kadınlar gerçekten Türban bağlasalar, hiçbir yerden tepki görmezler, hatta alkış alırlar. Türban hiçbir siyasal din simgesi olmayan, şık bir kadın başıdır. Sıkma Baş ve onun hemen yanında yer alan uzun ve çeşitli renklerdeki pardösü benzeri giysiler, bir Anadolu yaşam tarzı değil. Ne Türkler'de, ne Anadolu mozayığında böyle bir başlık ve kılık yok.. Kökenine inerseniz, fanatik ortodoks Yunan kadınlarında ve bir Lübnan müslüman tarikatında sıkma başa rastlarsınız. Türkiye'de gelişme, Necmettin Erbakan'ın kurduğu, hemen hepsi kapatılan partilerle başladı. Sıkma Baş bu partilerin siyasal simgesi idi. Pardösülerin renkleri ise bağlı olunan tarikatları açıklıyordu. Türkiye'de dini siyasete sokmak Anayasa ile yasaktı. Erbakan partileri bu yüzden kapatılıyordu. Tarikatçılık ise Devrim Yasaları ile yasaklanmıştı. Sıkma Baş ve üniforma gibi giyilen bu pardösüler, dinin değil, siyasetin simgesi idiler. Bu ülkede dine ve inançlara karşı çıkacak insan bulmak zor. Ama dinin siyasete alet edilmesine, dini simgelerle oy avcılığına çıkılmasına ve geniş kitlelere "Din devleti kurma" amacı aşılanmasına karşı olanların, yani Cumhuriyete sahip çıkanların sayısı ve gücü tartışılmaz. Bu güçlerin başında da Atatürk'ün ordusu geliyor. Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Büyükanıt "Eşarp özgürdür" sözleri, ardından GATA'da yapılan uygulama da, Askerin Anadolu insanı ile nasıl bütünleştiğini gösteriyor. Çizgiyi doğru yerde çizmek, işte tam da budur!. | |
|
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2005
Mesajlar: 56
| Yukarıda da belirttiğim gibi bana göre hükümet olmaya layık hiç bir parti yok. Ama içlerinde kötünün iyisi olarak AKP'yi görüyorum. Özellikle dış politikalarını hiç sevmiyorum. Bazen beni korkutuyor... Ama daha iyisini göremiyorum. Hükümet olma şansı açısından en yakınıdaki parti CHP. Onun durumu da ortada. Saygılar, kötünün iyisi dediğin AKP terk telekomu araplara peşkeş çekti... 80'lerde özal efendi satarken 40 milyar dolar fiyat biçilen, 90'larda yaşanan ilk kriz ile fiyatı 27 milyar ,ikinci kriz ile 21 milyar dolara inen, 28 şubat kriziydi, koalisyon hükümetleri bunalımlarıydı, ekonomik istikrarsızlıktı, sektörel doyumdu derken 6 milyar 550 milyon dolara paramızla rezil olduk muamelesi gören, devlet elinde vasat hizmet versede KARlılığı ayrı ÖNEMİ apayrı tekel vaziyetindeki güzide kurumun bedavaya satılması... memleketi parca parca yabancilara satma eyleminin ilk adimlarindan biri. yabancilara arsa ve ulkenin komunikasyon altyapisini satmadan sonraki adim tv, radyo, gazete, dergi, fabrika vs.. diye gider, sonunda da cumhurbaskani olarak john bilmemne oturuverir koltuga... bugunlerde yapacak olduğu kanun değişiklikleri ile muhalefetin sesini iyice kısacak demokresiyi bile tehlikeye atan AKP kötünün iyisi midir? CHP diyorum ben... sana saygılar |
|
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2005
Mesajlar: 56
| Son olarak bir ülkede belli kurallar vardır avrupada da haç giymek suç... türban meselesi ilk olarak refah partisi zamanında gelmiştir 80 lerden önce türban meselesi var mıydı? bu bir siyasi işaret olarak algılanıyor... ben bir tıp öğrencisiyim.. hastanede şhort ve t-hirtle hasta muhayene etmek şsterim sizce mümkün mü? belli kuralar varsa uymak zorundasın... unutmayalım özgürlük başkasının özgürlüğününü kestiği anda sona erer.... burası özgürlükler ülkesi amerika değil anadolu insanının yoğrulduğu türkiye... AKP sürekli türbanı kaşıyor bunda prim sağlıyor halkın dini duygularıyla oynayarak iktidar olmak istiyor... çözüm: üniversitede isteyen istediği gibi giyinir fakat ilk öğretimde kurallara uyulmalı... devlet kurumları içinde yine yasaklanmalı... saygılar saygılar.... |
|
| #9 | |
Mesajlar: n/a
| Dostum, Dünya'da herkesin fikirleri farklıdır. Böyle olmalıdır zaten. Senin fikrin Chp olur benim fikrim bir başkası olur. Burada ne sen beni ne de ben seni eleştiremem. Ben Akp iyidir demiyorum. Kötünün iyisi diyorum. Chp'nin Akp'den iyi olduğunu düşünmüyorum. Öncelikle Baykal'ın partiden ayrılması gerekir. Arkasından da Sarıgül'ün... Ondan sonra Türk halkına bakış açılarını yeniden gözden geçirmeleri gerekir. Bu işler yapıldıktan sonra oturur düşünürüz. Ama bunlar yapılmadan Chp'nin düzelmesi imkansızdır. Saygılar, |
|
| #10 | ||
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Mar 2005
Mesajlar: 1,650
| Türban veya başörtüsü veya eşarp, Sayın Petriçlinin de dediği gibi, sadece isimleri farklı. Tamamen estetik açıdan kişinin yapacağı seçime bağlı neyi nasıl takacağı. Böyle düşünüyorum. Alıntı:
Eğer yukarıdaki yazıdaki görüşlerine bağlıysa, gerçekten yazdığı fikirleri yaşıyorsa, kendi giydiği elbieselerin kaynağını kökenini nereye bağlayacak. Mesela takım elbisesinin, kravatının kökenini hangi hangi Anadolu yaşam tarzında bulmuş. Yukarıdaki cümlesinden hareketle diyebilirmiyiz ki "toplum, kendi kültürünün getirdiği giyinme biçimleri dışında başka bir elbise giyemez, takamaz." Pekala diyemeyiz. Böyle olunca, insan isterse Bir tarikatın ortaya çıkardığı şekliyle türbanı, eşarbı, başörtüsünü... veya şapkayı, veya kravatı, pantolonu, şalvarı vs... istediği giysiyi giymede özgürdür. Tıpkı, kendisinin ve tüm insanların, istediği model, renk, biçimdeki giysileri giyebildiği gibi, bazı bayanlar da istediği başörtüsünü, pardesüsünü, rengini desenini vs.. seçmeye özgürdür. Yoksa değil midir Sayın Hıncal Uluç. Anayasa da sosyal hayatın güvence altına alınması gibi, dini inanışlar ve dinini yaşama özgürlüğü de güvence (!) altına alınmıştır. __________________
Beni öldürmeyen her şey, beni daha güçlü yapar. Beyin Fırtınası Geri Döndü | |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|