Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Geri Dön Yazıyaz Forum > Siyaset > Türkiye Siyaseti

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Baykal kendini bitiriyor...

/

konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler


Cevapla
 
Konu Araçları
Eski15-06-05, 18:45  #1
ibra
Forum Kurucu Üyesi
 
ibra'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Mar 2005
Mesajlar: 1,650
Baykal kendini bitiriyor...



''Türbanlı cumhurbaşkanı olur mu olur... Olur ama bu, devlete
türban giydirmek olur. Bununla türban resmiyet kazanır, kolaylaşır,
bunun doğru olduğunu devlet söylemiş olur. Onu takmayanlar önce
azınlık, sonra da bu konuda teslim olması gerekenler gibi algılanır.
Devlet o anlayışın bir parçası olur. Geçmişe dönüş olur. İran'a,
Afganistan'a dönelim diyorsanız yapalım o zaman. Ama bu doğru ve iyi
olmaz."
---
Yukarıdaki sözler Müslüman Türk halkını yönetmeye talip bir partinin başkanının sözleri. Öyle kıyıda köşede marjinal bir partide değil bu. CHP nin başkanının sözleri. Türk halkı seçimlerde kendisine gereken cevabı verecektir.
Mantıksızlıklarla dolu olan yukarıdaki yazıyı daha sonra inceleyeceğim...
__________________
Beni öldürmeyen her şey, beni daha güçlü yapar.

Beyin Fırtınası Geri Döndü
ibra is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski19-06-05, 18:11  #2
ışık
 
Giriş Tarihi: Apr 2005
Ülke / Şehir: İzmir
Mesajlar: 692

CHP'nin şimdiden işi gücü bırakıp cumhurbaşkanlığı seçimlerine odaklanması TR açısından gerçekten üzücü. AKP'nin yeterli olamadığı konularda çözümler üreterek iktidara gelme şansına bu kadar yakın CHP-AKP'nin başka alternatifi olmayışı dolayısıyla- gene saplanıp kaldığı lüzumsuz konularla bu şansı yok ediyor.

Türban konusuna girmiyorum bile. Diyelim ki CHP'nin dediği oldu, herkes peruk taktı, ama her türban takanın gizli emelleri var ya CHP'ye göre, bu ortadan kalkacak mı? CHP artık değişmek zorunda, artık halka tepeden bakmayı bırakmak zorunda, ya da ilelebet muhalefet olarak kalacaklar.
ışık is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski22-06-05, 00:39  #3
unforego
 
Giriş Tarihi: Apr 2005
Mesajlar: 56

bana türbanla baş örtüsü arasındaki farkı söyleyecek olan var mı?...

şuan devlet yönetimine şöyle bir bakarsanız akp ne derse o oluyor...
adam medyayı ele geçirdi.. her kanal pohpohluyor falan... bundan yıllar önce turban meselesi yüzünden refah partisi ve fazilet partisi kapanmadı mı? peki bunlar neden kapanamıyor? nedeni medya artık eskisi gibi değil... partiyi kapatan devlet kolları bile akpnin eline geçiyor yavaşça.. adamlar sistemi güzel oturtuyorlar burada halkımız daha duyarlı olmalı...
işsizlik- yolsuzluk rekorunun akp tarafından kırlıdığını ve şuan türkiyenin borcu olan 325milyar doların 100 milyar doların bu yönetim tarafından eklendiğini hatırlatırım.. son olarak şu dünya merkez bankası başkanına gönderilen akıl almaz mektup bana akp mi chp mi CHP dedirtiyor!
peki chp nasıl bir imaj ciziyor...
devletin dini olmaz milletin dini olur anlayışını savunmak istiyor fakat bunu biraz saptırıyor...
bu gun devletin dini olursa aleviler azınlıktır.. anlayışı çıkacak... chpnin tek korkusu var eeskiye dönmek...
bu korku yüzünden işni yüzüne bulaştırıyor... inşallah sonumuz akpsiz olur..
unforego is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski22-06-05, 11:20  #4
petricli
 
Mesajlar: n/a

Sayın unforego,

Ben partiler üstü bir insanım. Hiç bir partiye bağlı değilim. Bir ara AKP benim fikrime yakın gibi gelse de baktım ki yanılmışım. Bunları aşağıda yazacaklarımın yanlış anlaşılmaması için yazıyorum.

Konuya gelirsek;

Baş örtüsü ve türbanın farkı nedir? Başa bağlanış şekli dışında bir fark yok. (Fiziki ölçüleri ve örüldüğü malzemeyi dikkate almıyorum.) Bunun dışında başa bağlanan yemeni , yazma vb. gibi bir çok baş örtüsü var.

Bizim oralarda baş örtüsü değil de eşarp denilir onlara. Baş örtüsü hepsinin ortak adıdır. Türkiye'de her zaman olduğu gibi karvram kargaşası çıkararak halkın kafası karıştırlıyor.

Oysa asıl önemli olan düşüncedir, fikirdir. Bir insan başını açınca fikri mi değişecek? Hayır. Peki neden bu kadar üstüne gidiliyor? Psikolojik baskı amacıyla bahane ediliyor.

Anayasada din ve inanç özgürlüğü vardır. Başını kapatan insan devlete ve rejime karşı anlamına nasıl gelebilir ki?

DHKP'ciler, TİKKO'cular, PKK'cılar devlete ve rejime karşı çıkmak için başınımı kapatıyor?

Bırakalım halkın inancıyla dalga geçmeyi. Halkının geleneklerini, inançlarını hiçe sayan devlet yanlış yoldadır. Unutulmamalıdır ki devleti devlet yapan halktır. Halk olmadan devlet olamayacağına göre Devleti yönetenler bunlarla uğraşmayı bırakıp asıl problemlere çare aramalıdır.

O kadar çok problemimiz var ki!..

İlk aklıma gelenleri sayacak olursam;

1 - İşsizlik,
2 - Yoksulluk,
3 - Gelir dağılımında adaletsizlik,
4 - Toprak reformu
5 - Vergi mevzuatındaki hatalar, yanlışlıklar,
6 - Eğitim,
7 - İç ve dış borçlar,
8 - A.B. üyeliği,
9 - Kıbrıs problemi,
10 - Kamu çalışanlarının denetlenmesi,
11 - Rüşvet,
12 - Torpil, adam kayırma,
13 - İşi ehline vermeme,
14 - Politik çıkarlarını devletin çıkarlarının üstünde görme,
15 - Tembellik,
16 - Bananecilik,
17 - Taklitçilik,
18 - Kültür yozlaşması,
19 - Türk - Kürt meselesi
20 - Alevi - sünni meselesi,
21 - Ermeni meselesi,
22 - PKK meselesi,
23 - Hükümet olmaya layık parti olmaması,
24 - Bilime önem verilmemesi,
25 - İnsan hakları ve birey haklarının eksik olması,
26 - Kadın hakları,
27 - İnanç özgürlüğü,
28 - Fikir özgürlüğü,

Ve daha neler neler...

Dikkat ederseniz içlerinde türban meselesini saymadım bile. Ayrıca yaptığım sıralama önemine göre değildir. Aklıma geliş sırasına göredir.

Gelelim AKP'ye...

Yukarıda da belirttiğim gibi bana göre hükümet olmaya layık hiç bir parti yok. Ama içlerinde kötünün iyisi olarak AKP'yi görüyorum.

Özellikle dış politikalarını hiç sevmiyorum. Bazen beni korkutuyor... Ama daha iyisini göremiyorum.

Hükümet olma şansı açısından en yakınıdaki parti CHP. Onun durumu da ortada.

Saygılar,
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski23-06-05, 10:58  #5
ibra
Forum Kurucu Üyesi
 
ibra'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Mar 2005
Mesajlar: 1,650

Sayın Baykal, yukarıdaki sizleriyle vedahi şu ana kadarki politik mesaj içerikli fikirleriyle partisini seçimden önceki yumuşama ikliminden çıkarıp marjinalleştirmeye doğru götürüyor.

Alıntı:
Bununla türban resmiyet kazanır,
bugün elbisenin resmi veya resmi olmayanı mı var acaba. Varsa eğer resmiyet kazanan elbiseler hangileridir, resmiyet kazanmayan elbiseleri giyenlerin durumu nedir?
Alıntı:
kolaylaşır,
sosyal devletin en başta gelen görevi, halkın yaşamını her açıdan kolaylaştırmaktır. Böyle olmayınca "Bu ülkede Cumhurbaşkanı İslamköy'den bile çıkar" gerçeğini nereye oturtacağız. Yani, kolaylaştırılan haklar, özgürlükerin kullanımı vatandaşa giydikleri elbiselere göre mi değişecek? Veya devlet türbanı zorlaştırmalı mı? Yapması gereken devlet görevi bunu mu gerektiriyor?
Alıntı:
''Türbanlı cumhurbaşkanı olur mu olur... Olur ama bu, devlete
türban giydirmek olur.
Devleti en başta Baykal laik kabul etmiyor. Devletin dini veya düşüncesi olabileceğini sanıyor. Sistemin oturduğunu kendisi kabul etmiyor. Türban giyen devlet türbanlıların devletiyse, şu anki devlet hangi halkın devleti acaba. Devleti kendi tekeline alan bu zihniyet, "devleti ancak ben yönetirim" zihniyeti Baykal'a hiçbirşey kazandıramayacak.
Alıntı:
bunun doğru olduğunu devlet söylemiş olur.
Türbanın doğru veya yanlış olup olmadığını devlet veya Sayın Baykal belirleyemez. Tıpkı namazın nasıl kılınacağını belirleyemeyeceği gibi.
Alıntı:
Onu takmayanlar önce azınlık, sonra da bu konuda teslim olması gerekenler gibi algılanır.
Devlet türban giyince, türban takmayanlar azınlık olacağına göre şöyle diyebilirmiyiz. Şu an türban takmayan bir devlette türban takanlar azınlıktamıdır. Ve kendilerinin -sosyal manada devlete karşı ve inanç noktasında- teslim olması gerektiğini mi düşünmeliler.
Alıntı:
Geçmişe dönüş olur. İran'a, Afganistan'a dönelim diyorsanız yapalım o zaman.
Basit, sıradan politik söylemlerden arınamamış bir politikacı izlenimi veriyor.
Alıntı:
Ama bu doğru ve iyi olmaz."
Kraldan çok kralcı olmanın ta kendisi, bırakın halk (kişiler) neyin doğru neyin yanlış olacağını kendileri belirlesin. Halk kendisi için neyin iyi neyin kötü olduğunu seçimlerde gösteriyor zaten...
__________________
Beni öldürmeyen her şey, beni daha güçlü yapar.

Beyin Fırtınası Geri Döndü
ibra is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski07-07-05, 12:42  #6
unforego
 
Giriş Tarihi: Apr 2005
Mesajlar: 56

Alıntı:
Sayın petricli şöyle demiş:

Sayın unforego,

Ben partiler üstü bir insanım. Hiç bir partiye bağlı değilim. Bir ara AKP benim fikrime yakın gibi gelse de baktım ki yanılmışım. Bunları aşağıda yazacaklarımın yanlış anlaşılmaması için yazıyorum.

Konuya gelirsek;

Baş örtüsü ve türbanın farkı nedir? Başa bağlanış şekli dışında bir fark yok. (Fiziki ölçüleri ve örüldüğü malzemeyi dikkate almıyorum.) Bunun dışında başa bağlanan yemeni , yazma vb. gibi bir çok baş örtüsü var.


Saygılar,
Hıncal Uluç un 22-06-2005 Sabah gazetesindeki köşe yazısı...



Ordu'nun söylem ve eylemlerine dikkat!..

Hıristiyan dünyasının Haç'ı yasaklayabileceğini düşünebilir misiniz?. Düşünün.. Yasakladılar.. Özel bir haç şeklini yasakladılar. Üzerinizde bir Gamalı Haç simgesi ile sokağa çıkmayı deneyin bakalım herhangi bir Avrupa ülkesinde başınıza neler gelir?.
Gamalı Haç, bir haçtır.. Ama siyasal bir haçtır. Bu haçı simge yapan siyasal görüş dünyaya felaket getirmiştir. Bu haç bu yüzden, vicdanlarda lanetli, hukukta yasaklıdır.
Yasak olan haç değil, onun siyasal alanda kullanılmasıdır. Yasak olan bir siyasal simgeye dönüşen Gamalı Haç'tır..


Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın sözleri medyada gereken yankıyı yaratmadı. Niye yaratmadığını tahmin ediyorum. Siz de edersiniz.
Büyükanıt Paşa "Eşarba hiç kimse bir şey demez" dedi. Bir asker olarak bu kadar söyleyebilirdi. Birkaç satır sonra çok önemli bir açıklama da getirdi, sözleri daha iyi süzülsün diye..
"Bazı şeylerde kararlı olmak lazım. O çizgiyi yöneticilerin uygun yerden çizmesi lazım.."


Dünkü gazetelerde Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nin (GATA) diploma töreni haberleri vardı. Yani askeri bir tören.. Ve resimlere baktım.. Tören salonu baş örtülü kadınlarla doluydu.
Ordu baş örtüsüne kesinlikle karşı çıkmıyor, tam tersine baş örtülü kadınlarımızı kucaklıyordu.
Asker söylemleri ve eylemleri ile çizgiyi çizmişti.
"İslama evet.. Siyasal İslama hayır!.."


Baş örtüsü bir simge değildir. Pek çok ülkede vardır. Anadolu da vardır. Anadolu insanının yaşam biçimidir. Bir zamanlar Anadolu'nun erkekleri de kasket giyerlerdi. Karikatürlerde bile Anadolu erkeği kasketle simgelenirdi. Giderek yok olmaya başladı. Baş örtü duruyor.. Köylerde, kasabalarda baş örtü duruyor. Çizginin içinde duruyor.. Kimse karşı çıkmıyor, kimse yadırgamıyor. Hiçbir yerde de yasaklanmıyor.
Yasak olan ne?.. Anayasa Mahkemesi kararı ile yasak olan ne?.
Sıkma Baş!.. Köy değil, tam tersine kent kadınlarında "Aniden" görülmeye başlayan sıkma baş..
Türban değil.. Medya bu ismi yanlış olarak yerleştirdi. Türban bir zamanlar bütün dünyada moda olan bir kadın başlığının adıydı. Hint kökenliydi.. Bir şalın, Osmanlı sarığı gibi başa dolanmasıyla oluşurdu. Amaç saçın bütün kıllarını saklamak değil, hoş bir baş görüntüsü yaratmaktı. Çıktığı Hint tarikatını saymazsanız, herhangi bir dinle uzaktan yakından alakası yoktu.
Saç saklama krizi üniversitelerde ilk defa doğduğunda zamanın YÖK Başkanı hatta "Türban taksınlar izin verelim" demişti. Medya Doğramacı'nın sözlerini poposundan anlayınca, Sıkma Baş'ın adı Türban olarak kaldı.
Bugün, başlarını örtmek isteyen kadınlar gerçekten Türban bağlasalar, hiçbir yerden tepki görmezler, hatta alkış alırlar. Türban hiçbir siyasal din simgesi olmayan, şık bir kadın başıdır.


Sıkma Baş ve onun hemen yanında yer alan uzun ve çeşitli renklerdeki pardösü benzeri giysiler, bir Anadolu yaşam tarzı değil. Ne Türkler'de, ne Anadolu mozayığında böyle bir başlık ve kılık yok.. Kökenine inerseniz, fanatik ortodoks Yunan kadınlarında ve bir Lübnan müslüman tarikatında sıkma başa rastlarsınız.
Türkiye'de gelişme, Necmettin Erbakan'ın kurduğu, hemen hepsi kapatılan partilerle başladı. Sıkma Baş bu partilerin siyasal simgesi idi. Pardösülerin renkleri ise bağlı olunan tarikatları açıklıyordu.
Türkiye'de dini siyasete sokmak Anayasa ile yasaktı. Erbakan partileri bu yüzden kapatılıyordu. Tarikatçılık ise Devrim Yasaları ile yasaklanmıştı.
Sıkma Baş ve üniforma gibi giyilen bu pardösüler, dinin değil, siyasetin simgesi idiler.


Bu ülkede dine ve inançlara karşı çıkacak insan bulmak zor. Ama dinin siyasete alet edilmesine, dini simgelerle oy avcılığına çıkılmasına ve geniş kitlelere "Din devleti kurma" amacı aşılanmasına karşı olanların, yani Cumhuriyete sahip çıkanların sayısı ve gücü tartışılmaz.
Bu güçlerin başında da Atatürk'ün ordusu geliyor.
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Büyükanıt "Eşarp özgürdür" sözleri, ardından GATA'da yapılan uygulama da, Askerin Anadolu insanı ile nasıl bütünleştiğini gösteriyor.
Çizgiyi doğru yerde çizmek, işte tam da budur!.
unforego is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski07-07-05, 12:46  #7
unforego
 
Giriş Tarihi: Apr 2005
Mesajlar: 56

Yukarıda da belirttiğim gibi bana göre hükümet olmaya layık hiç bir parti yok. Ama içlerinde kötünün iyisi olarak AKP'yi görüyorum.

Özellikle dış politikalarını hiç sevmiyorum. Bazen beni korkutuyor... Ama daha iyisini göremiyorum.

Hükümet olma şansı açısından en yakınıdaki parti CHP. Onun durumu da ortada.

Saygılar,

kötünün iyisi dediğin AKP terk telekomu araplara peşkeş çekti...
80'lerde özal efendi satarken 40 milyar dolar fiyat biçilen, 90'larda yaşanan ilk kriz ile fiyatı 27 milyar ,ikinci kriz ile 21 milyar dolara inen, 28 şubat kriziydi, koalisyon hükümetleri bunalımlarıydı, ekonomik istikrarsızlıktı, sektörel doyumdu derken 6 milyar 550 milyon dolara paramızla rezil olduk muamelesi gören, devlet elinde vasat hizmet versede KARlılığı ayrı ÖNEMİ apayrı tekel vaziyetindeki güzide kurumun bedavaya satılması...

memleketi parca parca yabancilara satma eyleminin ilk adimlarindan biri.
yabancilara arsa ve ulkenin komunikasyon altyapisini satmadan sonraki adim tv, radyo, gazete, dergi, fabrika vs.. diye gider, sonunda da cumhurbaskani olarak john bilmemne oturuverir koltuga...
bugunlerde yapacak olduğu kanun değişiklikleri ile muhalefetin sesini iyice kısacak demokresiyi bile tehlikeye atan AKP kötünün iyisi midir?
CHP diyorum ben...
sana saygılar
unforego is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski07-07-05, 12:51  #8
unforego
 
Giriş Tarihi: Apr 2005
Mesajlar: 56

Son olarak bir ülkede belli kurallar vardır
avrupada da haç giymek suç...
türban meselesi ilk olarak refah partisi zamanında gelmiştir 80 lerden önce türban meselesi var mıydı? bu bir siyasi işaret olarak algılanıyor... ben bir tıp öğrencisiyim.. hastanede şhort ve t-hirtle hasta muhayene etmek şsterim sizce mümkün mü?
belli kuralar varsa uymak zorundasın...
unutmayalım özgürlük başkasının özgürlüğününü kestiği anda sona erer....
burası özgürlükler ülkesi amerika değil anadolu insanının yoğrulduğu türkiye... AKP sürekli türbanı kaşıyor bunda prim sağlıyor halkın dini duygularıyla oynayarak iktidar olmak istiyor...
çözüm: üniversitede isteyen istediği gibi giyinir fakat ilk öğretimde kurallara uyulmalı... devlet kurumları içinde yine yasaklanmalı...
saygılar
saygılar....
unforego is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski07-07-05, 13:18  #9
petricli
 
Mesajlar: n/a

Dostum,

Dünya'da herkesin fikirleri farklıdır. Böyle olmalıdır zaten. Senin fikrin Chp olur benim fikrim bir başkası olur.

Burada ne sen beni ne de ben seni eleştiremem. Ben Akp iyidir demiyorum. Kötünün iyisi diyorum.

Chp'nin Akp'den iyi olduğunu düşünmüyorum. Öncelikle Baykal'ın partiden ayrılması gerekir. Arkasından da Sarıgül'ün...

Ondan sonra Türk halkına bakış açılarını yeniden gözden geçirmeleri gerekir.

Bu işler yapıldıktan sonra oturur düşünürüz. Ama bunlar yapılmadan Chp'nin düzelmesi imkansızdır.

Saygılar,
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski07-07-05, 15:00  #10
ibra
Forum Kurucu Üyesi
 
ibra'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Mar 2005
Mesajlar: 1,650

Türban veya başörtüsü veya eşarp, Sayın Petriçlinin de dediği gibi, sadece isimleri farklı. Tamamen estetik açıdan kişinin yapacağı seçime bağlı neyi nasıl takacağı. Böyle düşünüyorum.

Alıntı:
Sıkma Baş ve onun hemen yanında yer alan uzun ve çeşitli renklerdeki pardösü benzeri giysiler, bir Anadolu yaşam tarzı değil. Ne Türkler'de, ne Anadolu mozayığında böyle bir başlık ve kılık yok..
Hıncal Uluç'a sormak lazım,
Eğer yukarıdaki yazıdaki görüşlerine bağlıysa, gerçekten yazdığı fikirleri yaşıyorsa, kendi giydiği elbieselerin kaynağını kökenini nereye bağlayacak. Mesela takım elbisesinin, kravatının kökenini hangi hangi Anadolu yaşam tarzında bulmuş. Yukarıdaki cümlesinden hareketle diyebilirmiyiz ki "toplum, kendi kültürünün getirdiği giyinme biçimleri dışında başka bir elbise giyemez, takamaz." Pekala diyemeyiz.
Böyle olunca, insan isterse Bir tarikatın ortaya çıkardığı şekliyle türbanı, eşarbı, başörtüsünü... veya şapkayı, veya kravatı, pantolonu, şalvarı vs... istediği giysiyi giymede özgürdür. Tıpkı, kendisinin ve tüm insanların, istediği model, renk, biçimdeki giysileri giyebildiği gibi, bazı bayanlar da istediği başörtüsünü, pardesüsünü, rengini desenini vs.. seçmeye özgürdür.
Yoksa değil midir Sayın Hıncal Uluç.
Anayasa da sosyal hayatın güvence altına alınması gibi, dini inanışlar ve dinini yaşama özgürlüğü de güvence (!) altına alınmıştır.
__________________
Beni öldürmeyen her şey, beni daha güçlü yapar.

Beyin Fırtınası Geri Döndü
ibra is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 07:56.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz